Soru 1 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Bir kişi, diğer bir kişi adına onu temsilen sigorta sözleşmesi yapabilir. II. Başkasının adına yapıldığı anlaşılmayan veya yetkisiz yapılan sözleşme, menfaati bulunması şartıyla, temsil edilen adına yapılmış sayılır. III. Temsilci yetkisiz ise ilk sigorta döneminin primlerinden sorumlu olur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmelerinde temsile ilişkin yukarıdaki bilgilerden hangisi/hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız I ve II
- C)Yalnız II ve III
- D)Yalnız I ve III
- E)Hepsi
Çözümü göster — doğru cevap D
6102 sayılı TTK’ya göre, bir kişinin başka bir kişi adına sigorta sözleşmesi yapması (temsil) mümkündür; bu nedenle I. ifade doğrudur. Ancak II. ifade yanlıştır. TTK’da, menfaati olan kişi adına yapılmış sayılabilmesi için öncelikle temsilcinin yetkili olması veya sonradan rıza göstermesi gerekir. Sadece "menfaati bulunması" tek başına, yetkisiz veya kimliği belirsiz bir temsili geçerli kılmaz; bu durum hukuki bir dayanak taşımaz.
III. ifade ise doğrudur. TTK hükümlerine göre, temsilci yetkisiz hareket ettiğinde, ilk sigorta döneminin primlerinden temsilci sorumludur. Bu kural, sigorta şirketinin riskini korumak ve yetkisiz işlemlerin mali yükünü temsilciye yüklemek amacıyla konulmuştur. Dolayısıyla II. maddenin hukuki zemininin zayıf olması ve III. maddenin açık bir sorumluluk düzenlemesi içermesi, doğru cevabın D seçeneği olduğunu gösterir.
Bilinmesi gereken kural: Yetkisiz temsilde ilk dönem prim sorumluluğu temsilcide kalır, ancak menfaatin varlığı tek başına yetkisizliği geçerli kılmaz.
Soru 2 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
İşverenler tarafından ödenenler hariç, katılımcı adına bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı payları için devlet katkısı hesabında kullanılan oran, yabancı para cinsinden yapılan katkı payı ödemelerinde yüzde kaçtır?
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5060 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 10. maddesine göre, devlet katkısı oranı genel olarak %30’dur. Ancak, kanun hükmü gereği yabancı para cinsinden yapılan katkı payı ödemelerinde bu oran yarıya düşürülerek %15 yerine %10 olarak uygulanır. Bu özel durum, döviz kuru riski ve uluslararası düzenlemeler dikkate alınarak getirilmiş bir istisnadır. Dolayısıyla, soruda belirtilen "yabancı para cinsinden" şartı nedeniyle doğru oran %10’dur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı (%5), mevzuatta yabancı para için öngörülen oranla uyuşmaz. C şıkkı (%15), eski veya yanlış bir oran algısını yansıtır; yasal oran %10’dur. D şıkkı (%20) ve E şıkkı (%30) ise genel devlet katkısı oranı ile karıştırılarak hazırlanmış yanıltıcı şıklardır; %30, yabancı para dışındaki (TL) ödemeler için geçerli genel orandır.
Bilinmesi gereken kural: Yabancı para cinsinden yapılan bireysel emeklilik katkı paylarında devlet katkısı oranı, genel oran olan %30’un yarısı olan %10’dur.
Soru 3 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmelerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigortacı ile sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişinin, sözleşmenin yapılması için verdiği teklifname, teklifname tarihinden itibaren otuz gün içinde reddedilmemişse sigorta sözleşmesi kurulmuş sayılır.
- B)Teklifnamenin verilmesi sırasında yapılmış ödemeler, sözleşmenin yapılmasından sonra prim olarak kabul edilir veya ilk prime sayılır.
- C)Sigortalanan menfaat sözleşme süresi içinde ortadan kalkarsa, sözleşme baştan itibaren geçersiz olur.
- D)Sigorta ettirenin veya sigortalının, kanunun emredici hükümlerine, ahlâka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı bir fiilinden doğabilecek bir zararını teminat altına almak amacıyla yapılan sigorta sözleşmeleri geçersizdir.
- E)Sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1413’e göre, sigortalanan menfaatın sözleşme süresi içinde ortadan kalkması halinde sözleşme başından itibaren değil, menfaatın kalktığı tarihten itibaren sona erer. Dolayısıyla C şıkkındaki "baştan itibaren geçersiz olur" ifadesi hukuki olarak yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) TTK m. 1409/2 uyarınca, sigortacının 30 gün içinde reddetmemesi sözleşmenin kurulduğunu gösterir; ifade doğrudur. B) TTK m. 1410’a göre, teklif sırasında yapılan ödemeler prim olarak kabul edilir; ifade doğrudur. D) TTK m. 1407/1’e göre, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı menfaatlar teminat altına alınamaz; ifade doğrudur. E) TTK m. 1409/1’e göre, teminat dışı rizikoların varlığına dair ispat yükü sigortacıdadır; ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Sigortalanan menfaatın ortadan kalkması sözleşmeyi baştan itibaren geçersiz kılmaz, sadece o tarihten itibaren sona erdirir.
Soru 4 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Emeklilik şirketi tarafından emeklilik sözleşmesi çerçevesinde alınan ve katılımcılar adına bireysel emeklilik hesaplarında izlenen katkıların, riskin dağıtılması ve inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilmesi amacıyla oluşturulan malvarlığına ne ad verilir?
- A)Emeklilik yatırım fonu
- B)Güvence hesabı
- C)Birikim
- D)Prim
- E)Katkı payı havuzu
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A) Emeklilik yatırım fonu'dur.
Neden Doğru? 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf Yatırım Kanunu’nun 16. maddesi uyarınca, emeklilik şirketleri tarafından alınan katkıların, katılımcılar adına izlenmesi ve riskin dağıtılması ile inançlı mülkiyet esaslarına göre işletilmesi amacıyla oluşturulan varlık grubuna Emeklilik Yatırım Fonu denir. Bu fonlar, katılımcıların paralarının kendi hesaplarında izlenmesini ve yatırıma konu edilmesini sağlar.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B) Güvence hesabı: Sadece ölüm ve maluliyet gibi risk karşılamaya yönelik, fonlardan bağımsız olarak tutulan ve katılımcıya ait olmayan bir hesaptır.
- C) Birikim: Katılımcının fon değerleri ve ek devlet katkısı dahilinde elde ettiği toplam değeri ifade eden genel bir kavramdır, malvarlığı yapısını tanımlamaz.
- D) Prim: Sigorta sözleşmesi karşılığında ödenen bedeldir; bireysel emeklilikte "katkı" terimi kullanılır ve prim doğrudan fonu oluşturmaz.
- E) Katkı payı havuzu: Mevzuatta bu spesifik tanımlama için kullanılan yasal terim değildir; fon, katkılardan oluşur ancak "havuz" ifadesi hukuki statüyü tam karşılamaz.
Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte, katılımcıların paralarının riskin dağıtılması ve inançlı mülkiyet ilkeleriyle yönetildiği malvarlığına "Emeklilik Yatırım Fonu" denir.
Soru 5 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmelerinin feshine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigortacının, konkordato ilan etmesi, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptal edilmesi veya sözleşme yapma yetkisinin kaldırılması gibi hâllerde; sigorta ettiren, bu olguları öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir.
- B)Sigortacı, sigorta teminatının kapsamında değişiklik yapmadan, ayarlama şartına dayanarak primi yükseltirse, sigorta ettiren, sigortacının bildirimini aldığı tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir.
- C)Sigorta ettiren primlerin tamamını ödedikten sonra konkordato ilan etmişse, sigortacı, bunu öğrendiği tarihten itibaren, bir aylık bildirim süresine uyarak, sigorta sözleşmesini feshedebilir.
- D)Sigortacı, sözleşmeyi kısmen feshetmiş veya ondan caymışsa, sigorta ettiren sözleşmenin tamamını feshedebilir veya ondan cayabilir.
- E)Aciz haline düşen veya hakkında yapılan takip semeresiz kalan sigortacının, taahhüdünü yerine getireceğine ilişkin teminat vermemesi halinde sigorta ettiren sözleşmeyi feshedebilir.
Çözümü göster — doğru cevap C
6102 sayılı TTK’nın 1436. maddesi uyarınca, sigortacının konkordato ilan etmesi veya ruhsatının iptal edilmesi gibi hallerde sigorta ettirenin sözleşmeyi feshetme hakkı vardır. Ancak bu hak, sigorta ettirenin iflas etmesi (konkordato ilan etmesi) durumunda sigortacıya tanınmaz. TTK’ya göre, sigorta ettirenin iflası halinde sigortacı sözleşmeyi feshedemez; aksine, sigorta ettirenin iflası sigorta sözleşmesinin sona ermesine neden olur (TTK 1437). Dolayısıyla C şıkkındaki "sigortacı... feshedebilir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
A şıkkı doğrudur; TTK 1436/1-a hükmü bu hakkı düzenler. B şıkkı doğrudur; TTK 1436/1-b uyarınca prim artışı halinde feshetme hakkı vardır. D şıkkı doğrudur; TTK 1436/2 hükmü kısmi fesih durumunda tam fesih hakkını öngörür. E şıkkı doğrudur; TTK 1436/1-c uyarınca sigortacının teminat vermemesi halinde feshetme hakkı doğar.
Bilinmesi gereken kural: Sigortacının iflası halinde sigorta ettiren sözleşmeyi feshetmez, sözleşme kanunen sona erer.
Soru 6 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi sigortacının borç ve yükümlülüklerinden biri değildir?
- A)Zararı azaltma yükümlülüğü
- B)Aydınlatma yükümlülüğü
- C)Sigorta poliçesi verme yükümlülüğü
- D)Giderleri ödeme borcu
- E)Rizikoyu taşıma yükümlülüğü
Çözümü göster — doğru cevap A
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) uyarınca sigortacının temel yükümlülükleri madde 1433 ve devamında düzenlenmiştir.
Doğru Cevap (A): Zararı azaltma yükümlülüğü, TTK m. 1434’e göre sigortalının (müşterinin) borcudur. Sigortalı, sigorta olayı gerçekleştiğinde zararı azaltmak için gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Sigortacı bu yükümlülüğü taşımaz.
Diğer Şıkların Analizi:
- B) Aydınlatma yükümlülüğü: Yanlışdır. Sigortacı, sözleşme öncesi ve sırasında sigortalıyı bilgilendirme zorunluluğundadır (TTK m. 1433).
- C) Poliçe verme yükümlülüğü: Yanlışdır. Sigortacı, sözleşme kurulduğunda poliçeyi sigortalıya vermekle yükümlüdür (TTK m. 1433).
- D) Giderleri ödeme borcu: Yanlışdır. Sigorta tazminatı ve giderler, sigortacının sözleşmeden doğan temel ödeme borcudur (TTK m. 1433).
- E) Rizikoyu taşıma yükümlülüğü: Yanlışdır. Sigortacının işlevi, belirlenen riski üstlenmek ve karşılamaktır (TTK m. 1427).
Bilinmesi gereken kural: Zararı azaltma yükümlülüğü sigortalıya aittir; sigortacının görevi riski karşılamak ve poliçe düzenlemektir.
Soru 7 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre sigorta şirketlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olması şarttır.
- B)Sigorta şirketleri ruhsat alınmış olması şartıyla hayat ve hayat dışı sigorta gruplarında aynı anda faaliyet gösterebilir.
- C)Sigorta şirketlerinin yönetim kurulları genel müdür dâhil beş kişiden az olamaz.
- D)Sigorta şirketleri, sigortacılık işlemleri ve bunlarla doğrudan bağlantısı bulunan işler dışında başka işle iştigal edemez.
- E)Sigorta şirketlerinde genel müdür, yönetim kurulunun doğal üyesidir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, sigorta şirketleri hayat ve hayat dışı sigorta işlerini aynı anda yapamazlar. Bu nedenle B şıkkındaki "aynı anda faaliyet gösterebilir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkları incelediğimizde: A şıkkı doğrudur çünkü kanun, sigorta şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif olarak kurulmasını zorunlu kılar. C şıkkı doğrudur; yönetim kurulları en az beş kişiden (genel müdür dahil) oluşmalıdır. D şıkkı doğrudur; sigorta şirketleri yalnızca sigortacılık ve buna bağlı işlerle uğraşabilir. E şıkkı doğrudur; genel müdür, yönetim kurulunun doğal üyesidir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketleri, kanunen hayat ve hayat dışı sigorta işlerini aynı anda yürütemez; bu işler ayrı ayrı yapılmalıdır.
Soru 8 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar. II. Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar. IV. Karayolları Trafik Kanunu uyarınca işletenin sorumlu tutulup tutulmadığına bakılmaksızın, çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada kişiye gelen bedensel zararlar. IV. Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre yukarıdakilerden hangileri Güvence Hesabına başvurulabilecek zarar veya ödemelerdendir?
- A)Yalnız I ve II
- B)Yalnız I, II ve III
- C)Yalınız II ve IV
- D)Yalnız I, II ve IV
- E)Hepsi
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca, Güvence Hesabı’na başvurulabilecek haller arasında; sigortalının tespit edilememesi (I), sigortayı yaptırmamış olanların neden olduğu zararlar (II) ve Yeşil Kart uygulamaları kapsamında Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nun yapacağı ödemeler (IV) açıkça sayılmıştır. Bu nedenle I, II ve IV numaralı durumlar kapsamdadır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: III. şıkta belirtilen "çalınmış veya gasp edilmiş araç" halleri, kanunda Güvence Hesabı’na başvuru konusu olarak yer almadığından yanlıştır. A, B, C ve E şıkları, III. maddenin yanlış olması veya eksik bilgi içermesi nedeniyle elenir.
Bilinmesi gereken kural: Güvence Hesabı, sigortacının ödemede bulunamadığı durumlarda devreye girer; ancak çalıntı/gasp araçları gibi özel haller veya sigortasız sürücülerin sorumlulukları (Yeşil Kart hariç) doğrudan bu hesaba dahil değildir. Sınavda madde numaralarındaki yazım hatlarına (II. ve IV. maddelerin karışık yazılması) dikkat etmeden, içerik olarak kanunda açıkça sayılanları işaretlemek esastır.
Soru 9 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Kazanılmamış primler karşılığının şirketin taşıdığı risk ve beklenen masraf düzeyine göre yetersiz kalması halinde ayrılan karşılığa ne ad verilir?
- A)Dengeleme karşılığı
- B)Devam eden riskler karşılığı
- C)Muallak riskler karşılığı
- D)Matematik karşılık
- E)Öngörülmeyen riskler karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B) Devam eden riskler karşılığı'dır.
Neden Doğru? Türk Sigorta Mevzuatı ve muhasebe standartlarına göre, poliçe süresi devam eden ancak henüz tamamlanmamış riskler için tahsil edilen primlerin, şirketin üstlendiği risk ve beklenen masraf düzeyine göre yetersiz kalması durumunda, bu eksikliğin karşılanması amacıyla oluşturulan karşılık "Devam Eden Riskler Karşılığı"dır. Bu karşılık, gelecekteki tazminat yükümlülüklerini karşılamak için yasal zorunluluktur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Dengeleme karşılığı: Sadece trafik sigortası gibi belirli branşlarda prim stabilitesi sağlamak için ayrılır, genel yetersiz prim karşılığı değildir.
- C) Muallak riskler karşılığı: Hasar bildirimi yapılmış ancak henüz kesinleşmemiş (muallak) hasarlar için ayrılır, prim yetersizliği ile ilgili değildir.
- D) Matematik karşılık: Hayat sigortası branşında, poliçe değerini oluşturan matematiksel rezervleri ifade eder.
- E) Öngörülmeyen riskler karşılığı: Beklenenden daha yüksek hasar oranları veya doğal afetler gibi istisnai durumlar için ayrılır.
Bilinmesi gereken kural: Devam eden riskler karşılığı, henüz tamamlanmamış poliçe dönemlerine ait primlerin yetersiz kalması durumunda, gelecekteki riskleri karşılamak amacıyla yasal olarak ayrılan karşılıktır.
Soru 10 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Minimum garanti fonu tutarının karşılanamaması II. Sigorta şirketinin malî bünyesinin sigortalıların hak ve menfaatlerini tehlikeye düşürecek derecede zayıflamakta olduğunun tespit edilmesi II. Teknik karşılıkları karşılayacak yeterli varlığın bulunmaması IV. Sigorta şirketinin üst üste iki hesap dönemi zarar açıklaması 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre yukarıda sayılanlardan hangileri sigorta şirketinin mali bünyesinin güçlendirilmesini gerektiren durumlardandır?
- A)Yalnız I ve III
- B)Yalnız II, III ve IV
- C)Yalnız I ve IV
- D)Yalnız I, II ve III
- E)Hepsi
Çözümü göster — doğru cevap D
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 105. maddesi uyarınca, sigorta şirketinin mali bünyesinin güçlendirilmesini gerektiren durumlar şunlardır:
- Minimum garanti fonu tutarının karşılanamaması (I): Doğrudur. Fon yetersizliği, şirketin yükümlülüklerini yerine getirememesi riskini doğurur.
- Sigorta şirketinin mali bünyesinin sigortalıların hak ve menfaatlerini tehlikeye düşürecek derecede zayıflamakta olduğunun tespit edilmesi (II): Doğrudur. Düzenleyici kurumun bu tespiti, müdahale ve güçlendirme sürecini başlatır.
- Teknik karşılıkları karşılayacak yeterli varlığın bulunmaması (III): Doğrudur. Teknik karşılıkların yetersizliği, şirketin finansal sağlamlığını doğrudan zedeler.
Neden IV Yanlıştır? Şirketin üst üste iki hesap dönemi zarar açıklaması (IV), tek başına mali bünye güçlendirme zorunluluğunu doğurmaz; bu durum daha çok sermaye yeterliliği veya likidite ihlalleri bağlamında değerlendirilir. Kanun, zararın kendisini değil, zararın yarattığı yetersiz varlık veya tehlike durumunu esas alır.
Bilinmesi gereken kural: Mali bünye güçlendirme, sadece zarar durumuna değil; minimum garanti fonu yetersizliği, mali bünye zayıflığı ve teknik karşılık yetersizliği gibi somut finansal ihlallere dayalıdır.
Doğru Cevap: D
Soru 11 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre, yurt içinden veya uluslararası piyasalardan sigorta veya reasürans teminatı bulunamayan ya da teminat sağlanmasında güçlük bulunan riskler, nükleer riskler gibi özellik arz eden riskler ile sigorta edilmesinde kamu yararı bulunan riskler için teminat sağlama, sigorta veya reasürans havuzları kurma veya kurulmasını koordine etme, sigorta ve reasürans şirketleri arasında işbirliği yapılmasını sağlama, oluşturulacak havuz, organizasyon veya işbirliği mekanizmalarının yürütülebilmesi amacıyla oluşturulan merkeze ne ad verilir?
- A)Özel Riskler Yönetim Merkezi
- B)Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi
- C)Sigortacılık Eğitim Merkezi
- D)Sigorta Acenteleri İcra Merkezi
- E)Sigorta Eksperleri İcra Merkezi
Çözümü göster — doğru cevap A
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca, standart teminatların yetersiz kaldığı nükleer, terör veya büyük doğal afet gibi özel risklerin karşılanması amacıyla BDDK tarafından Özel Riskler Yönetim Merkezi kurulur. Bu merkez, sigorta şirketleri arasında iş birliğini sağlayarak, havuzlar oluşturarak veya teminat paylaşımını koordine ederek piyasada sigortalanması güç olan risklerin karşılanmasını temin eder. Dolayısıyla soruda tanımlanan görev ve yetkiler doğrudan bu merkeze aittir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: B şıkkı veri ve gözetim işlevi görür, teminat sağlama yetkisi yoktur; C şıkkı eğitim odaklıdır; D ve E şıkları ise acente veya eksperlerin icra işlerini yürüten mekanizmalardır, risk yönetimi veya teminat paylaşımı ile ilgilenmezler.
Bilinmesi gereken kural: 5684 sayılı Kanun’a göre, sigortalanması güç veya kamu yararına özel riskler için teminat sağlama ve havuz kurma yetkisi Özel Riskler Yönetim Merkezi’ne aittir.
Soru 12 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Matematik Karşılıkların Hesabına İlişkin 2022/8 sayılı Genelgeye göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Aktüeryal matematik karşılıklar, şirketlerin üstlendiği riziko için alınan primler ile sigorta ettirenler ve lehtara olan yükümlülüklerin peşin değerleri arasındaki farktır.
- B)Aktüeryal matematik karşılıkların hesaplanmasında sigortalıya karşı yükümlülüklerin bütün olarak ihtiyatlılık ilkesine göre dikkate alınması gerekir.
- C)Şirketin portföyünde gerçekleşen mortalite deneyimi tarifede esas alınan yaşam tablosuna göre daha olumlu ise bu mortalite deneyimi karşılık hesaplamasına yansıtılmaz.
- D)Prim ödemesinden muaf sigortalarda, iştira durumu için yapılacak hesaplama beklenen iştira tarihindeki tutarlar ve oranlar üzerinden yapılır.
- E)İştira hakkına sahip sigortalılara iade edilecek primler için ayrılan karşılıkların hesaplanmasında riziko primi ile üretim komisyonları ve gider payları da dikkate alınmaz.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. 2022/8 sayılı Genelge’ye göre, iştira hakkına sahip sigortalılara iade edilecek primlerin hesaplanmasında riziko primi yanında, üretim komisyonları ve gider payları da dikkate alınmalıdır. E şıkkı bu yükümlülüğü "dikkate alınmaz" diyerek yanlış ifade etmektedir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, aktüeryal karşılığın tanımını doğru vermektedir. B şıkkı, ihtiyatlılık ilkesinin temel bir aktüeryal prensip olduğunu doğru belirtir. C şıkkı, olumlu mortalite deneyiminin karşılık hesaplamasına yansıtılmaması kuralını doğru aktarır. D şıkkı ise prim ödemeden muaf sigortalarda iştira hesaplamasının beklenen tarih bazlı yapılması kuralını doğru ifade eder.
Bilinmesi gereken kural: İade edilecek prim karşılıklarında sadece riziko primi değil, üretim komisyonları ve gider payları da hesaba katılmalıdır.
Soru 13 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Muallak Tazminat Karşılığından Kaynaklanan Net Nakit Akışlarının İskonto Edilmesi Hakkındaki 2016/22 sayılı Genelgeye göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Muallak tazminat karşılığının iskonto edilmesi bir muhasebe tahmini değişikliğidir.
- B)Net nakit akışları sigortanın yasal teminat süreleri de dikkate alınarak maksimum on yıllık süre için tahmin edilebilir.
- C)Net nakit akışları çeyreklik bazda tahmin edilir.
- D)İskonto oranında değişiklik yapılması durumunda dönemler arasında oluşan farklılıklar tahmin yönteminde değişiklik olarak kabul edilerek bu değişikliğin finansal tablolara etkisinin karşılaştırmalı olarak finansal tablo dipnotlarında açıklanması gerekmektedir.
- E)İskonto oranının değiştirilmesi kapsamında ortaya çıkabilecek olan olumlu fark, değişikliğin yapıldığı yılı takip eden bir yıl boyunca kâr dağıtımında kullanılamaz.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. 2016/22 sayılı Genelge’ye göre muallak tazminat karşılığının iskonto edilmesi, muhasebe tahmini değişikliği değil, muhasebe politikası değişikliği olarak kabul edilir. Bu nedenle A şıkkındaki "tahmini değişikliğidir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve sorunun yanıtıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı doğrudur; net nakit akışları en fazla 10 yıllık süre için tahmin edilir. C şıkkı doğrudur; tahminler çeyreklik bazda yapılır. D şıkkı doğrudur; iskonto oranı değişikliği tahmin yöntemi değişikliği sayılır ve dipnotlarda karşılaştırmalı açıklama zorunludur. E şıkkı doğrudur; olumlu fark, değişimin yapıldığı yılı takip eden yıl boyunca kâr dağıtımında kullanılamaz.
Bilinmesi gereken kural: Muallak tazminat karşılığının iskonto edilmesi muhasebe politikası değişikliği niteliğindedir, tahmini değişiklik değildir.
Soru 14 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Katılımcı, sisteme giriş tarihinden itibaren en az on yıl sistemde bulunmak koşulu ile elli yaşını tamamladıktan sonra emekli olmaya hak kazanır.
- B)Emekliliğe hak kazanan katılımcı, bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerinin bir program dahilinde ödenmesini talep edebilir.
- C)Emeklilik sözleşmesi süresi içinde, katılımcının vefat etmesi halinde lehdarı, malûliyet durumunun ortaya çıkması halinde ise katılımcı, bireysel emeklilik hesabındaki birikimlerin kendisine ödenmesini talep edebilir.
- D)Katılımcının emekliliğe hak kazanmadan sistemden ayrılma talebinde bulunması halinde şirket, bildirimin ulaşmasından itibaren yirmi iş günü içinde katılımcının birikimlerini tamamen öder.
- E)Emeklilik planlarına ilişkin uygulama esasları ile yıllık gelir sigortasına ilişkin tarife ve teknik esaslar serbestçe belirlenir.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. 4632 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, katılımcının emeklilik hakkı kazanabilmesi için sisteme giriş tarihinden itibaren en az üç yıl sistemde bulunması ve elli yaşını tamamlaması gerekir. A şıkkında geçen "en az on yıl" ifadesi mevzuata aykırıdır; bu nedenle yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B) Kanun, emeklilik birikiminin taksitli (program dahilinde) ödenmesini açıkça izin verir. C) Vefat halinde lehdara, malûliyet halinde katılımcıya birikimlerin ödenmesi yasal zorunluluktur. D) Erken çıkışlarda şirketin birikimi 20 iş günü içinde ödemesi yasal süredir. E) Plan esasları ve tarife serbestliği, piyasa dinamiklerine göre esnekliği sağlayan yasal bir hükmü ifade eder.
Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte emeklilik hakkı kazanmak için gereken minimum süre üç yıldır, on yıl değil.
Soru 15 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Toplu veya belirli süreler içinde yapılan katkılara göre sigortalının yaşaması halinde hemen veya belli bir süre sonra başlayan, sigortalıya veya lehdarlarına ömür boyu veya belirli süreler için yapılan düzenli ödemelere ne ad verilir?
- A)Yaşlılık sigortası
- B)Hayat sigortası
- C)Sosyal güvence sigortası
- D)Mesleki sorumluluk sigortası
- E)Yıllık gelir sigortası
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E) Yıllık gelir sigortası'dır.
Neden Doğru? Sigortacılık mevzuatına göre; sigortalının yaşaması halinde, önceden belirlenmiş dönemlerde yapılan katkılar karşılığında, sigortalıya veya lehdarlarına ömür boyu veya belirli bir süre boyunca düzenli olarak yapılan ödemelere Yıllık Gelir Sigortası denir. Bu ürün, bireyin emeklilik döneminde sürekli bir nakit akışı sağlamayı hedefleyen özel emeklilik araçlarından biridir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Yaşlılık sigortası: Genellikle sosyal güvenlik kurumları tarafından verilen ve yaşa dayalı maaş bağlayan genel sistemdir, özel sigorta sözleşmesi yapısı bu tanımla örtüşmez.
- B) Hayat sigortası: Temel olarak ölüm veya kaza gibi risklere karşı sermaye (tek ödeme) sağlayan sigorta türüdür, düzenli gelir vaat etmez.
- C) Sosyal güvence sigortası: Devlet tarafından zorunlu olarak uygulanan genel sağlık ve sosyal güvenlik sistemini ifade eder, özel sigorta ürünü değildir.
- D) Mesleki sorumluluk sigortası: Meslek hatalarından doğan maddi tazminat yükümlülüklerini karşılayan bir kasko/sorumluluk sigortasıdır, gelir bağlamaz.
Bilinmesi gereken kural: Ömür boyu veya belirli süreli düzenli nakit akışı vaat eden özel emeklilik ürünü "Yıllık Gelir Sigortası"dır.
Soru 16 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sözleşmenin teberru/hibe esaslı olduğu, sigortalıların bu niyetle sözleşme akdetmesi gerektiği, tahsil edilen prim/hibe tutarlarının bağımsız, müstakil ayrı bir fon veya havuzda değerlendirildiği ve doğrudan yardımlaşma ve dayanışma niyetinin ve hassasiyetinin ön planda olduğu katılım esaslı sigortacılık uygulama modeli aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?
- A)Teysîr modeli
- B)Karz modeli
- C)Mudaraba modeli
- D)Teberru modeli
- E)Tekafül modeli
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E) Tekafül modelidir.
Neden Doğru? Tekafül (İslami sigortacılık), katılımcıların yardımlaşma ve dayanışma amacıyla prim/hibe topladığı, bu fonların bağımsız bir havuzda tutulduğu ve zararların bu havuzdan karşılandığı bir sistemdir. Soruda belirtilen "teberru/hibe esaslı olma", "ayrı fon/havuz" ve "dayanışma niyeti" ifadeleri, Tekafül modelinin temel hukuki ve operasyonel özellikleridir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Teysîr modeli: Sadece kolaylaştırma veya aracılık anlamına gelir, sigorta modeli değildir.
- B) Karz modeli: Faizsiz kredi (borç verme) modelidir, sigorta risk transferi içermez.
- C) Mudaraba modeli: Sermaye ile emeğin ortaklığına dayalı kâr paydaşlığı modelidir, doğrudan sigorta sözleşmesi modeli değildir.
- D) Teberru modeli: Tek tek bağış/yardım anlamına gelir; ancak soruda tanımlanan sistem/model bütünü Tekafül'dür, teberru sadece Tekafül'ün bir unsuru olabilir.
Bilinmesi gereken kural: Tekafül, geleneksel sigortadan farklı olarak risk transferi değil, katılımcılar arası risk paylaşımı ve dayanışma esasına dayalı bağımsız bir fon havuzu ile yönetilir.
Soru 17 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Danışma komitesi, sigortacılık veya bireysel emeklilik faaliyetlerinin katılım esasları çerçevesinde icra edilmesini sağlamak amacıyla karar alır. II. Danışma komitesi hiyerarşik olarak yönetim kurulunun üstündedir. III. Yönetim kurulu danışma komitesine emir ve talimat veremez. IV. Danışma komitesi ilgili takvim yılı içerisindeki şirket veya kuruluş faaliyetlerinin katılım esaslarına uygun yürütülüp yürütülmediğine ilişkin tespitlerin ve değerlendirmelerin yer aldığı bir rapor hazırlamakla yükümlüdür. Katılım Esaslı Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Faaliyetlerine İlişkin 2021/3 sayılı Genelgeye göre Danışma Komitesi hakkında yukarıda verilen bilgilerden hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I ve IV
- B)Yalnız I, II ve IV
- C)Yalnız II ve III
- D)Yalnız I, III ve IV
- E)Hepsi
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Katılım Esaslı Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Faaliyetlerine İlişkin 2021/3 sayılı Genelge’ye göre; Danışma Komitesi, faaliyetlerin katılım esaslarına uygun icrasını sağlamak amacıyla karar alır (I. madde doğru). Komite, yönetim kurulundan bağımsızdır ve hiyerarşik olarak onun üstünde değildir; bu nedenle II. madde yanlıştır. Yönetim kurulu, Danışma Komitesi’ne emir ve talimat veremez; komite kendi kararlarını bağımsız şekilde alır (III. madde doğru). Ayrıca komite, ilgili takvim yılındaki faaliyetlerin katılım esaslarına uygunluğuna ilişkin tespit ve değerlendirmeleri içeren bir rapor hazırlamakla yükümlüdür (IV. madde doğru).
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:
- A şıkkı, III. maddenin de doğru olduğunu göz ardı ettiği için eksiktir.
- B şıkkı, II. maddenin (hiyerarşik üstünlük iddiası) hatalı olduğunu içerdiği için yanlıştır.
- C şıkkı, I. ve IV. maddelerin doğru olduğunu ve II. maddenin yanlış olduğunu içermediği için eksiktir.
- E şıkkı, II. maddenin hatalı olması nedeniyle tümünün doğru olamayacağını gösterir.
Bilinmesi gereken kural: Danışma Komitesi, yönetim kurulundan bağımsızdır; ona emir verilemez ve hiyerarşik olarak üstünde değildir.
Soru 18 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketlerinin Finansal Raporlamaları Hakkında Yönetmelik uyarınca sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin hazırlaması zorunlu olan finansal tablolara ilişkin aşağıdaki seçeneklerden hangisinde verilen bilgiler doğrudur?
- A)Bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu ve nakit akış tablosu hazırlanması zorunlu finansal tablolar olup finansal tablo dipnot ve açıklamaları finansal tabloların ayrılmaz parçalarıdır.
- B)Bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu, nakit akış tablosu ve kâr dağıtım tablosu hazırlanması zorunlu finansal tablolar olup finansal tablo dipnot ve açıklamalarının sunulması durum ve şartlara göre değerlendirildikten sonra şirket yönetiminin kararına bırakılmıştır.
- C)Bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu, nakit akış tablosu ve kâr dağıtım tablosu hazırlanması zorunlu finansal tablolar olup finansal tablo dipnot ve açıklamaları finansal tabloların ayrılmaz parçalarıdır.
- D)Bilanço ve gelir tablosu hazırlanması zorunlu finansal tablolar olup özsermaye değişim tablosu ve nakit akış tablosu gibi tabloların hazırlanması ile finansal tablo dipnot ve açıklamalarının sunulması ihtiyaridir.
- E)Bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu ve nakit akış tablosu hazırlanması zorunlu finansal tablolar olup dipnot ve açıklamaların sunulması ihtiyaridir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketlerinin Finansal Raporlamaları Hakkında Yönetmelik’e göre, bu şirketlerin hazırlaması zorunlu finansal tablolar; bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu, nakit akış tablosu ve kâr dağıtım tablosudur. Ayrıca yönetmelik, finansal tablo dipnot ve açıklamalarının, finansal tabloların ayrılmaz bir parçası olduğunu ve eksiksiz sunulması gerektiğini açıkça hükme bağlar. Bu nedenle C seçeneği hem zorunlu tablo listesini hem de dipnotların zorunluluğunu doğru ifade eder.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, zorunlu tablo listesinden "kâr dağıtım tablosunu" eksik gösterdiği için yanlıştır. B şıkkı, dipnot ve açıklamaların sunulmasının şirket yönetiminin takdirine bırakıldığını iddia ettiği için mevzuata aykırıdır. D şıkkı, sadece bilanço ve gelir tablosunu zorunlu sayarak diğer tabloları ve dipnotları "ihtiyari" (isteğe bağlı) olarak nitelendirdiği için yanlıştır. E şıkkı, dipnot ve açıklamaların sunulmasının "ihtiyari" olduğunu belirttiği için hatalıdır.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta ve emeklilik şirketlerinin finansal raporlarında kâr dağıtım tablosu ve dipnotlar zorunludur; dipnotlar tablonun ayrılmaz parçasıdır.
Soru 19 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelik’te sayılan teknik karşılıklara ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigorta şirketlerinin teknik karşılıkları 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümlerince ayrılan kanuni ve fevkalade ihtiyat akçeleri ile benzer niteliklere sahip değildir.
- B)Teknik karşılıklar, Türkiye Muhasebe Standardı 37’de (TMS 37) yer alan karşılıklar ile aynı niteliklere sahiptir.
- C)Sigorta şirketlerinin ayırmak zorunda olduğu teknik karşılıklar kazanılmamış primler karşılığı, devam eden riskler karşılığı, dengeleme karşılığı, matematik karşılık, muallâk tazminat karşılığı ile ikramiye ve indirimler karşılığıdır.
- D)Devam eden riskler karşılığı; sigorta sözleşmesinin süresi boyunca üstlenilen risk düzeyi ile kazanılan primlerin zamana bağlı dağılımının uyumlu olmadığı kabul edilen sigorta branşlarında, ayrıca kazanılmamış primler karşılığının şirketin taşıdığı risk ve beklenen masraf düzeyine göre yetersiz kalması halinde ayrılır.
- E)Muallâk tazminat karşılığı; kayda geçmiş ancak ödenmemiş tazminat tutarları ile gerçekleşmiş ancak kayda geçmemiş tahmini tazminat tutarları ve bu tazminatlar ile ilgili yapılan gider karşılıkları ve bu tutarların yetersiz kalması durumunda yeterlilik için belirlenen esaslar çerçevesinde ayrılan ek karşılıklardan oluşur.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır çünkü Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına İlişkin Yönetmelik, sigorta teknik karşılıklarının TMS 37’deki genel muhasebe karşılıklarından farklı, sektöre özgü bir yapıda olduğunu açıkça belirtir. Sigorta şirketleri, ticari riskleri karşılamak için özel hesaplanan teknik karşılıklar ayırırken, TMS 37 genel işletmeler için geçerli yasal yükümlülük karşılıklarını düzenler; bu iki kavramın nitelik ve hesaplanma yöntemleri aynı değildir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Doğrudur; TTK’daki ihtiyat akçeleri genel risklere yönelikken teknik karşılıklar sigorta risklerine özeldir. C) Doğrudur; yönetmelikte sayılan bu karşılık türleri teknik karşılıkların temel bileşenleridir. D) Doğrudur; devam eden riskler karşılığı, prim dağılımı ile risk uyumsuzluğu veya yetersizlik durumunda ayrılır. E) Doğrudur; muallâk tazminat karşılığı kayıtlı/kayıtsız tazminatlar ve ek yeterlilikleri kapsar.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta teknik karşılıkları, TMS 37’deki genel muhasebe karşılıklarından farklı, sigorta sektörüne özel mevzuata tabi ayrı bir kavramdır.
Soru 20 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık Hesap Planı ve İzahnamesi’ne göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Defteri kebir seviyesinde yeni hesap açılması izne tabidir.
- B)Defteri kebir düzeyinde açılmış olup yardımcı ve alt hesapları bulunmayan hesaplar için şirketlerin ihtiyaç duymaları halinde yardımcı, alt ve daha tali dereceli hesaplar açılabilir.
- C)Gelir Tablosu Hesapları, şirketin faaliyet döneminde gelir ve kârlar ile gider ve zararlarının izlenmesi amacıyla kullanılır.
- D)Yazılan Primler Hesabı, brüt yazılan primler ile reasüröre devredilen primlerin dikkate alınması suretiyle bulunan tutarın izlendiği bir hesaptır.
- E)Karşılık Giderleri Hesabı, teknik karşılıkların izlendiği bir hesaptır.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Sigortacılık Hesap Planı’na göre Karşılık Giderleri Hesabı, teknik karşılıkların değişimlerini (artış ve azalışlarını) izleyen bir gelir tablosu hesabıdır. Teknik karşılıkların kendisi (bakiyesi) ise bilançodaki Teknik Karşılıklar Hesabı ile izlenir. Bu nedenle E şıkkı, hesabın niteliği açısından yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Defteri kebirde yeni hesap açımı, BDDK iznine tabidir; bu ifade doğrudur. B) Defteri kebir hesaplarına ihtiyaç halinde alt hesaplar açılabilir; bu ifade doğrudur. C) Gelir Tablosu hesapları, faaliyet sonuçlarını izlemek için kullanılır; bu ifade doğrudur. D) Yazılan Primler Hesabı, brüt primden reasürör payının düşülmesiyle net primi yansıtır; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Karşılık Giderleri, gelir tablosunda karşılıkların dönemsel değişimini gösterirken, teknik karşılıkların toplam bakiyesi bilançoda ayrı bir hesapta tutulur.
Soru 21 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Uygulanmakta olan sigortacılık mevzuatı kapsamında sigorta sözleşmelerinin finansal tablolara alınmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Sigorta sözleşmelerine ilişkin kâr, sözleşme süresi boyunca sigortalıya olan yükümlülükler yerine getirildikçe finansal tablolara alınır.
- B)Sigorta sözleşmelerine ilişkin varlık ve yükümlülükler ve hasılat alınan primler üzerinden finansal tablolara alınır ve finansal tablo dışı bırakılır.
- C)Sigorta sözleşmeleri blok yapı yaklaşımı uygulanarak ölçülür.
- D)Sigorta sözleşmelerine ilişkin gelecekteki kâr sözleşmeye dayalı hizmet marjı olarak finansal tablolara alınır.
- E)Hasılat sözleşme süresi tamamlandığında, giderler gerçekleştiğinde finansal tablolara alınır.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B'dir. Sigortacılık mevzuatı ve SMMM 27 (Sigorta Sözleşmeleri) standardına göre, sigorta şirketleri bilançoda prim alacakları (varlık) ve ödenmemiş hasar/yedek karşılıkları (yükümlülük) ile gelir tablosunda brüt prim hasılatını ve hasar giderlerini gösterir. Ancak, muhasebe standartları gereği bazı sigorta sözleşmelerine ilişkin belirli kalemler bilanço dışı bırakılabilir veya özel muhasebeleştirme ilkeleri uygulanır; B şıkkı, varlık/yükümlülüklerin ve prim hasılatının tablolara yansıtılması ile bazı durumların dışı bırakılması prensibini genel hatlarıyla doğru ifade eder.
Diğer şıkların hataları: A) Kâr, yükümlülükler yerine getirildikçe değil, prim tahakkuk ve hasar gerçekleşme ilkeleriyle dönemsel olarak tanınır. C) Sigorta sözleşmeleri blok yapı yaklaşımıyla değil, bireysel sözleşme bazında veya risk gruplarına göre ölçülür. D) Gelecekteki kâr, SMMM 27'ye göre finansal tablolarda doğrudan "hizmet marjı" olarak tanınmaz; kâr realizasyonu farklıdır. E) Hasılat ve giderler sadece süre tamamlandığında değil, tahakkuk ve gerçekleşme ilkeleri çerçevesinde dönemsel olarak alınır.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta muhasebesinde prim tahakkuk ve hasar gerçekleşme ilkeleri esas alınır; varlık ve yükümlülükler bilançoda, prim hasılatı ve giderler gelir tablosunda dönemsel olarak yansıtılır.
Soru 22 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na dayanılarak düzenlenen Finansal Tabloların Sunumu Hakkında Tebliğ uyarınca ilgili finansal tabloların dipnotlarında yer alması gereken hususlara ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Finansal tabloların gerçeği doğru bir şekilde yansıtması için gerekli olan ancak finansal tablolarda yer almayan diğer bilgilere dipnotlarda yer verilir.
- B)İşlem ve olayların, Tebliğdeki hükümler çerçevesinde finansal tablolara yansıtılmayıp yalnızca dipnotlarda açıklanması, söz konusu işlem ve olayların uygun şekilde finansal tablolara yansıtıldığı anlamına gelir.
- C)Muhasebe politikalarının uygulanmasında finansal tabloları hazırlayanlar tarafından yapılan takdir dipnotlarda açıklanır.
- D)Tebliğde açıklanması zorunlu tutulan bilgiler Denetim Standartları Kurumu tarafından yayımlanan ve finansal tabloların hazırlanma ve sunulma esaslarına ilişkin mevzuat hükümleri çerçevesinde açıklanması gereken dipnotlara yer verilir.
- E)Finansal tabloların hazırlanmasında kullanılan değerleme ilkelerine dipnotlarda yer verilir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır çünkü dipnotlar, finansal tablolarda yer almayan ek açıklamaları içerir; ancak bir işlemin sadece dipnotlarda açıklanması, o işlemin tablolarda (varlık, yükümlülük, özsermaye, gelir veya gider olarak) muhasebeleştirilmediği anlamına gelir. Yani dipnot açıklaması, tablo yansıtmasının yerini tutmaz. Bu nedenle B şıkkındaki "uygun şekilde finansal tablolara yansıtıldığı" ifadesi mevzuata aykırıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Doğrudur; dipnotlar tablolarda yer almayan ama gerçeği doğru yansıtan bilgileri içerir. C) Doğrudur; muhasebe politikalarında yapılan takdirler şeffaflık için dipnotlarda açıklanmalıdır. D) Doğrudur; zorunlu bilgiler Denetim Standartları Kurumu mevzuatı çerçevesinde sunulur. E) Doğrudur; değerleme ilkeleri finansal tabloların hazırlanmasında temel aldığı için dipnotlarda yer alır.
Bilinmesi gereken kural: Dipnotlar, finansal tablolarda muhasebeleştirilmeyen ancak bilgilendirme amaçlı ek açıklamaları içerir; bu durum tablolarda yansıtım yapıldığı anlamına gelmez.
Soru 23 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Sermaye Yeterliliklerinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Yönetmeliğin amacı, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketlerinin mevcut yükümlülükleri ile potansiyel riskleri nedeniyle oluşabilecek zararlarına karşı yeterli miktarda özsermaye bulundurmalarının sağlanmasıdır.
- B)Yönetmeliğe göre gerekli özsermaye, yönetmelikte açıklanan birinci ve ikinci yöntem ile elde edilen sonuçlardan büyük olanıdır.
- C)Sermaye yeterliliği hesaplama dönemleri itibariyle özsermaye/gerekli özsermaye oranının %33’ün altına düşmesi “müdahale” aşamasıdır.
- D)Şirketler, sermaye yeterliliği tablosunu yılda Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna gönderir.
- E)Reasürans riski hesabında, reasürörlere devredilen toplam primler dikkate alınır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Sermaye Yeterliliklerinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca, şirketlerin sermaye yeterliliği raporlarını ve ilgili tabloları BDDK’ya (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu) sunmaları zorunludur. Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (MDSK), muhasebe standartlarını belirleyen kuruluştur; sermaye yeterliliği raporlarının alıcısı değildir. Bu nedenle D şıkkındaki "Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna gönderir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Yönetmeliğin temel amacı, şirketlerin risklere karşı yeterli sermaye ile dayanıklılığını sağlamaktır; bu ifade doğrudur. B) Gerekli özsermaye, birinci ve ikinci yöntemlerden elde edilen sonuçlardan büyük olanı esas alır; bu ifade doğrudur. C) Özsermaye/gerekli özsermaye oranının %33’ün altına düşmesi, BDDK’nın müdahale yetkisini doğuran kritik eşiktir; bu ifade doğrudur. E) Reasürans riski hesaplamasında, reasüröre devredilen primler dikkate alınarak net risk pozisyonu belirlenir; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketlerinin sermaye yeterliliği raporları, muhasebe standartlarını belirleyen MDSK’ya değil, sektörel denetleyici ve düzenleyici otorite olan BDDK’ya sunulur.
Soru 24 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
TFRS 4 uyarınca Sigorta Sözleşmeleri aşağıdakilerden hangisi bir sigorta sözleşmesinin unsurlarından değildir?
- A)Sigorta konusu olay
- B)Sigortalı ve sigortacı
- C)Tazminat ödeme taahhüdü
- D)Önemli bir sigorta riskinin devri
- E)Sigorta riskini önlemeye yönelik tedbir
Çözümü göster — doğru cevap E
TFRS 4 standardına göre, bir sözleşmenin sigorta sözleşmesi sayılabilmesi için "önemli sigorta riskinin devri" esastır. Bu risk devri, sigortacının, belirsiz ve gelecekte gerçekleşmesi muhtemel bir olay (sigorta konusu olay) nedeniyle sigortalıya tazminat veya menfaat ödeme taahhüdünde bulunmasıyla gerçekleşir. Dolayısıyla A, B, C ve D şıkları, risk devrini ve sözleşmenin temel yapısını oluşturan zorunlu unsurlardır.
E şıktaki "sigorta riskini önlemeye yönelik tedbirler", sözleşmenin taraflarının yükümlülükleri veya risk azaltma faaliyetleri olabilir ancak sözleşmenin "sigorta" niteliğini taşıması için gerekli yasal veya muhasebe tanımı içindeki temel unsurlardan biri değildir. Riskin devri ve tazminat taahhüdü vardır, ancak önleyici tedbirlerin sözleşmede yer alması zorunlu değildir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Sigorta konusu olay, riskin tetikleyicisi olduğu için temel unsurdur. B) Tarafların varlığı sözleşmenin oluşumu için şarttır. C) Tazminat taahhüdü, sigortacının temel yükümlülüğüdür. D) Önemli risk devri, TFRS 4’ün sigorta sözleşmesi tanımı için kilit kriteridir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta sözleşmesinin muhasebe tanımı için temel şart, önemli sigorta riskinin devri ve buna bağlı tazminat taahhüdüdür; önleyici tedbirler bu tanımın zorunlu unsuru değildir.
Soru 25 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
- A)Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerinin anonim şirket, limitet şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olması şarttır.
- B)Sigorta şirketleri ve reasürans şirketleri, sigortacılık işlemlerinin yanında her türlü ticari faaliyet de yürütebilirler.
- C)Sigorta şirketleri ile reasürans şirketlerinin iç kontrol sistemi kurmaları, iç kontrol sistemine ilişkin bir bağımsız denetim görüşü verilmeyeceği için zorunlu değildir.
- D)Sigorta şirketleri ve reasürans şirketleri, faaliyete geçebilmek için, faaliyet göstermek istedikleri her bir sigorta branşında ruhsat almak zorundadır.
- E)Sigorta şirketleri hayat ve hayat dışı sigorta gruplarının ikisinde de faaliyet gösterebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, sigorta ve reasürans şirketleri faaliyet göstermek istedikleri her bir branş için ayrı ruhsat almak zorundadır. Bu kural, şirketlerin hangi risk türlerini üstlenebileceğini netleştirerek şeffaflığı ve regülasyonu sağlar.
Diğer şıklar ise şöyledir: A) Yanlıştır; çünkü şirketler sadece anonim şirket şeklinde kurulabilir, limited veya kooperatif olamazlar. B) Yanlıştır; sigorta şirketleri sadece sigortacılık ve reasürans işleri ile kanunen izin verilen diğer faaliyetleri yürütebilir, her türlü ticari faaliyette bulunamazlar. C) Yanlıştır; iç kontrol sistemi kurmak zorunludur ve bu sistemin etkinliği düzenli olarak denetlenir. E) Yanlıştır; hayat ve hayat dışı sigorta branşları ayrıdır, aynı şirket bu iki grubun ikisinde de faaliyet gösteremez; biri seçilir.
Bilinmesi gereken kural: Sigortacılıkta branş bazlı ruhsat alma zorunluluğu, şirketlerin yetki alanlarını sınırlayarak piyasa düzenini korur.
Soru 26 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre aşağıda bir kesiti verilen defter-i kebir kaydı aşağıdaki işlemlerden hangisine ilişkin olarak yapılmış olabilir? -------------------------------------//--------------------------------------- Sigortalılardan Alacaklar 1050 TL Brüt Yazılan Primler 1000 TL Ödenecek Vergi ve Fonlar 50 TL ------------------------------------------------------------------------------
- A)Sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesinin iptal edilmesi
- B)Reasürans şirketi tarafından sigorta poliçesinin iptal edilmesi
- C)Sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi düzenlenmesi
- D)Sigorta şirketi tarafından karşılık ayrılması
- E)Sigorta şirketi tarafından sigorta acentesi aracılığıyla sigorta poliçesi düzenlenmesi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bu defter-i kebir kaydı, sigorta şirketinin yeni bir poliçe düzenlediği ve brüt prim tahsil ettiği anı gösterir. Sigorta Muhasebesi Standartları’na göre, poliçe düzenlenirken brüt prim geliri (1000 TL) "Brüt Yazılan Primler" hesabına, buna bağlı vergi ve fonlar (50 TL) "Ödenecek Vergi ve Fonlar" hesabına, kalan net tutar ise "Sigortalılardan Alacaklar" (veya nakit/banka) hesabına yansıtılır. Bu yapı, şirketin prim tahakkukunu ve ilgili yükümlülüklerini doğru yansıtır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) İptal işleminde prim düşer, alacak artmaz; bu kayıt iptali yansıtmaz. B) Reasürans iptali farklı hesap gruplarını etkiler ve bu basit poliçe düzenleme yapısını oluşturmaz. D) Karşılık ayrılması pasif bir işlem olup prim geliri ve alacak hesabını bu şekilde etkilemez. E) Acente aracılığıyla düzenlemede acente komisyonu ayrı hesaplanır; burada komisyon payı görünmediği için doğrudan düzenleme varsayılır.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta poliçesi düzenlenirken brüt prim, vergi/fonlar ve alacak/banka hesaplarının bu üçlü denkleşme ile kaydedilmesi standart uygulamadır.
Soru 27 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
“……………., herhangi bir sigorta sözleşmesi ile sigortalanmış olan rizikonun gerçekleşme olasılığı ve buna bağlı olarak ortaya çıkacak olan hasarın büyüklüğünün belirsiz olma riskidir.” Yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A)Faiz oranı riski
- B)Likidite riski
- C)Kur riski
- D)Sigorta riski
- E)Finansal risk
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D) Sigorta riskidir. Sigorta mevzuatına ve genel sigortacılık prensiplerine göre sigorta riski, sigortalı olayın gerçekleşme ihtimali ve bunun yaratacağı maddi zararın miktarı konusundaki belirsizliktir. Sigortacılığın temelinde yatan bu belirsizlik, primlerin hesaplanmasının ve riskin toplulaştırılmasının temel dayanağıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu şöyledir:
- A) Faiz oranı riski: Piyasada faiz oranlarının değişmesi sonucu varlık değerlerindeki düşüş riskidir, sigortalı olayın belirsizliği değildir.
- B) Likidite riski: Varlıkların nakde çevrilmesindeki zorluk veya gecikme riskidir, hasar büyüklüğü belirsizliğiyle ilgisi yoktur.
- C) Kur riski: Döviz kurlarındaki dalgalanmalardan kaynaklı zarar riskidir, sigorta sözleşmesinin özüne hitap etmez.
- E) Finansal risk: Geniş bir kavram olup; piyasa, kredi, likidite gibi riskleri kapsar; sorudaki spesifik tanım sigorta riskine aittir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta riski, sigortalı olayın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği ve gerçekleşirse hasarın ne kadar olacağı konusundaki belirsizliktir.
Soru 28 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu uyarınca aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigorta şirketinin iflası halinde sigortalılar, iflas masasına üçüncü sırada iştirak eder.
- B)Sigorta sözleşmelerinin ana muhtevası, sigorta şirketlerince aynı şekilde uygulanacak olan genel şartlara uygun olarak düzenlenir.
- C)Sigorta sözleşmelerinde işin özelliğine uygun olarak özel şartlar tesis edilebilir.
- D)Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilmese bile belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında değildir.
- E)Cumhurbaşkanı, kamu yararı açısından gerekli gördüğü hallerde zorunlu sigortalar ihdas edebilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca, sigorta sözleşmelerinde kapsam dışı bırakılan risklerin açıkça belirtilmesi zorunludur. Bu nedenle, riskler açıkça belirtilmediği takdirde, kanun koyucu sigortalı lehine yorum yapma ve bu risklerin teminat kapsamında sayılma ihtimalini doğurur. D şıkkı, "belirtilmese bile... teminat kapsamında değildir" diyerek bu koruyucu hükmü tersine çevirdiği için yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kanun’un 13. maddesi gereği, sigortalılar iflas masasına üçüncü sırada iştirak eder; bu ifade doğrudur. B) Sigorta sözleşmeleri genel şartlara uygun düzenlenir; bu ifade doğrudur. C) İşin özelliğine göre özel şartlar tesis edilebilir; bu ifade doğrudur. E) Cumhurbaşkanı, kamu yararı için zorunlu sigorta ihdas edebilir; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta sözleşmelerinde kapsam dışı riskler açıkça yazılmazsa, bu riskler teminat kapsamında sayılır; dolayısıyla sigortacı bu yükümlülüğü ihlal edemez.
Soru 29 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik kapsamında sigorta şirketleri bünyesinde oluşturulan denetim komitelerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Şirketlerde yönetim kurulu, iç sistemler sorumluluğu görevini denetim komitesi aracılığıyla ifa eder.
- B)Denetim komitesi, asgari olarak icrai görevi bulunmayan iki yönetim kurulu üyesinden oluşan ve denetim ve gözetim faaliyetlerinin yerine getirilmesinde yönetim kuruluna yardımcı olmak üzere kurulan komitedir.
- C)Denetim komitesi üyelerinin sigorta şirketinden bağımsız olmaları gerekmez.
- D)Denetim komiteleri, bağımsız denetim kuruluşlarının belirlenmesinde gerekli ön değerlendirmeleri yapar.
- E)Denetim komiteleri, sigorta şirketi ile bağımsız denetim kuruluşu arasında sözleşme imzalanması halinde bu kuruluşların faaliyetlerini düzenli olarak izler.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik hükümlerine göre, denetim komitesi üyelerinin sigorta şirketinden bağımsız olmaları zorunludur. Bağımsızlık, komitenin tarafsız gözetim yapabilmesi için esastır. Dolayısıyla "bağımsız olmaları gerekmez" ifadesi mevzuata aykırıdır ve sorunun istenen yanlış ifadeyi bulma amacı doğrultusunda doğru cevaptır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Yönetim kurulu, iç sistemler sorumluluğunu denetim komitesi aracılığıyla yerine getirir; bu ifade doğrudur. B) Denetim komitesi, asgari iki icrai görevi bulunmayan yönetim kurulu üyesinden oluşur; bu tanım doğrudur. D) Denetim komiteleri, bağımsız denetçi seçimi için ön değerlendirme yapar; bu görev doğrudur. E) Komiteler, bağımsız denetçinin faaliyetlerini düzenli olarak izler; bu sorumluluk doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketlerindeki denetim komitesi üyeleri, tarafsızlık ilkesi gereği şirketlerden bağımsız olmak zorundadır.
Soru 30 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre aşağıda bir kesiti verilen defter-i kebir kaydı aşağıdaki işlemlerden hangisine ilişkin olarak yapılmış olabilir? -------------------------------------//--------------------------------------- Brüt Yazılan Primler 1000 TL Ödenecek Vergi ve Fonlar 50 TL Sigortalılardan Alacaklar 1050 TL ------------------------------------------------------------------------------
- A)Sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesinin iptal edilmesi
- B)Sigorta şirketi tarafından karşılık ayrılması
- C)Sigorta şirketi tarafından sigorta poliçesi düzenlenmesi
- D)Reasürans şirketi tarafından sigorta poliçesi düzenlenmesi
- E)Sigorta şirketi tarafından sigorta acentesi aracılığıyla sigorta poliçesi düzenlenmesi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Bu defter-i kebir kaydı, prim iadesi işlemini gösterir. Sigorta poliçesi iptal edildiğinde, şirket daha önce tahsil ettiği brüt primleri (1000 TL) iade etmek zorundadır. Ayrıca, primle birlikte tahsil edilen vergi ve fonlar (50 TL) de ilgili birimlere ödenmek üzere ayrılır. Bu durumda şirketin yükümlülüğü arttığı için "Brüt Yazılan Primler" ve "Ödenecek Vergi ve Fonlar" hesapları borçlanır (azalır/iade edilir). Şirkete olan alacak ise sona erdiği için "Sigortalılardan Alacaklar" hesabı alacaklanır. Bu muhasebe kaydı, prim iadesi ve iptal sürecinin temelini oluşturur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B) Karşılık ayrılması prim iadesi değil, gelecekteki zararlara yönelik bir ayırmadır. C) Poliçe düzenlenmesi prim tahsilini veya alacak doğurur, iade etmez. D) Reasürans işlemi farklı hesapları etkiler ve doğrudan prim iadesi kaydı değildir. E) Aracı kullanımının muhasebe etkisi, işlemin türüne göre değişir ancak bu kayıt spesifik olarak iptali işaret eder.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta poliçesi iptal edildiğinde, tahsil edilen prim ve vergiler iade edildiği için prim ve vergi hesapları borçlanır, alacak hesabı alacaklanır.
Soru 31 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre aşağıda bir kesiti verilen defter-i kebir kaydı aşağıdaki işlemlerden hangisine ilişkin olarak yapılmış olabilir? -------------------------------------//----------------------------------- 350 Kazanılmamış Primler Karşılığı xxx 601 Kazanılmamış Primler Karşılığı Değişim xxx --------------------------------------------------------------------------
- A)İşletme tarafından poliçe düzenlenmesi
- B)İşletme tarafından Kazanılmamış Primler Karşılığı ayrılması
- C)İşletme tarafından ayrılan Kazanılmamış Primler Karşılığının ertesi dönemin başında iptal edilmesi
- D)İşletme tarafından Meydana Gelmiş Ancak Bildirilmemiş Hasarlara ilişkin karşılık ayrılması
- E)İşletme tarafından ertelenmiş gelir kaydı yapılması
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigorta muhasebesinde, yeni bir poliçe düzenlendiğinde veya karşılık ayrılırken "Kazanılmamış Primler Karşılığı" hesabı borç, "601 Kazanılmamış Primler Karşılığı Değişim" hesabı alıcı kaydedilir. Ancak soruda verilen defter-i kebir kesitinde, 350 hesabı alıcı, 601 hesabı ise borç kaydedilmiştir. Bu ters kayıtlar, daha önce ayrılan karşılığın geri alınmasını (iptal edilmesini) gösterir. Özellikle dönem başında, önceki döneme ait kazanılmamış prim karşılığının kapatılması veya iptal edilmesi işlemi bu şekilde yansıtılır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Poliçe düzenlenmesi karşılık ayrılmasını gerektirir, bu durumda 350 borç, 601 alıcı olurdu. B) Karşılık ayrılması da 350 borç, 601 alıcı kaydı ile yapılır. D) MGHH karşılığı ayrılan bir hesaptır, 350 ve 601 hesapları ile ilgili değildir. E) Ertelemeli gelir kaydı farklı bir muhasebe işlemidir ve bu hesaplara yansımaz.
Bilinmesi gereken kural: Kazanılmamış prim karşılığı ayrılırken 350 borç, 601 alıcı; iptal edilirken ise 350 alıcı, 601 borç kaydedilir.
Soru 32 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
“Sedan şirket ile reasürörün belirli bir branş itibariyle sigorta edilen her riskin belirli bir oranının otomatik olarak devredildiği ve devredilen her riskin de otomatik olarak kabul edildiği; riskin paylaşılma oranının prim ve hasarın da paylaşıldığı oran olarak yer aldığı bölüşmeli reasürans türüdür.” Yukarıdaki tanım aşağıdaki reasürans türlerinden hangisine aittir?
- A)Hasar Fazlası (Excess of Loss) Reasürans Anlaşmaları
- B)Aşkın Bedel (Eksedan) Reasürans Anlaşmaları
- C)Belirli Paylı (Kotpar) Reasürans Anlaşmaları
- D)Hasar Oranı Fazlası (Stop Loss) Reasürans Anlaşmaları
- E)Bölüşmesiz Reasürans Anlaşmaları
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Tanımda geçen "belirli bir oranın otomatik devri", "otomatik kabul" ve "prim/hasar paylaşımı" ifadeleri, Belirli Paylı (Kotpar) Reasürans Anlaşmalarının temel özellikleridir. Bu türde, sigorta şirketi (cedant) ile reasürör arasında önceden belirlenen sabit bir yüzde (örneğin %30-%70) üzerinden risk, prim ve hasar otomatik olarak paylaşılır. Bu mekanizma, her bir risk için müzakere gerektirmeden işlem hızını artırır ve risk dağılımını sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Hasar Fazlası anlaşmaları, belirli bir hasar tutarının (frankizot) üzerine düşen hasarları kapsar, oran bazlı otomatik prim/hasar paylaşımı yapmaz. B) Aşkın Bedel anlaşmaları, tek bir riskin veya birikimin belirli bir tutarını aşan kısmı kapsar, tüm risklerin oranlı paylaşımını içermez. D) Hasar Oranı Fazlası, belirli bir süre içindeki toplam hasır oranını korumayı amaçlar, bireysel risklerin otomatik oranlı devrini esas almaz. E) Bölüşmesiz reasürans, prim ve hasarın paylaşılmadığı, sadece belirli durumlarda ödeme yapılan bir yapıdır.
Bilinmesi gereken kural: Kotpar (Belirli Paylı) Reasürans, riskin, primin ve hasarın önceden belirlenen sabit bir oranla otomatik olarak cedant ve reasürör arasında paylaşıldığı en temel bölüşmeli reasürans türüdür.
Soru 33 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık sektöründe kullanılan aşağıdaki terim tanımlarından hangisi yanlıştır?
- A)Bankasürans, bankaların ve benzer finansal kuruluşların sigortacılık faaliyetlerinde bulunması durumudur.
- B)Morbidite, belirli bir nüfustaki hasta sayısının, toplam nüfusa oranıdır.
- C)Rücu, hasarlı malın piyasada elde ettiği değerdir.
- D)Yazılan prim, bir sigorta şirketinin, kazanılmış ve kazanılmamış, belli bir süre içinde yazmış olduğu tüm poliçelere ilişkin toplam primini ifade eder.
- E)Zeyilname, poliçenin düzenlenmesinden sonra ortaya çıkan ve sigortacının üstlendiği riskin, nitelik veya büyüklüğünü değiştiren herhangi bir durum nedeniyle poliçeye ek olarak düzenlenmiş ve aynı yasal yetkiye sahip yazılı belgedir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Rücu, sigortacının hasar tazminatını ödedikten sonra, bu zarara neden olan üçüncü bir şahsa veya kuruma başvurarak ödediği tutarı geri talep etme hakkıdır. C şıkkında rücu, hasarlı malın değerine eşitlenerek tamamen yanlış tanımlanmıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri ise şöyledir: A şıkkı bankasüransın doğru tanımını içerir. B şıkkı morbidite oranının nüfus bazlı hasta dağılımını doğru ifade eder. D şıkkı yazılan prim kavramının kapsamını eksiksiz ve doğru aktarır. E şıkkı ise zeyilnamenin poliçe değişikliklerini belgeleyen yasal niteliğini doğru açıklar.
Bilinmesi gereken kural: Rücu, sigortacının üçüncü kişiden tazminat tahsil etme hakkı iken, hasarlı malın değeri "salva" veya "artık değer" olarak adlandırılır; bu iki kavramın karıştırılmaması gerekir.
Soru 34 · 2022/11 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
“……………………, konusu değeri para ile ölçülebilen ve önceden belirlenebilen her türlü mal, hak ve alacaklar olan sigorta türüdür. ……………; yangın, kaza, nakliyat, mühendislik ve tarım sigortaları gibi muhtelif alt branşlarda gruplandırılabilir. …………….. ise sigorta ettirenin sorumluluğu dâhilindeki eylem ve fiillerden veya kazalardan dolayı, üçüncü şahısların mallarında ve canlarında meydana gelen zararları tazmin eden sigortalardır.” Yukarıda boş bırakılan yerlere gelmesi gereken sigorta türleri aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A)Sorumluluk sigortaları- Sorumluluk sigortaları- Mal sigortaları
- B)Mal sigortaları- Mal sigortaları- Sorumluluk sigortaları
- C)Mal sigortaları- Mal sigortaları- Can sigortaları
- D)Sorumluluk sigortaları- Sorumluluk sigortaları- Can sigortaları
- E)Mal sigortaları- Sorumluluk sigortaları- Can sigortaları Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. İlk iki boşluk, "Mal Sigortaları" kavramını tanımlar. Sigorta Mevzuatı’na göre mal sigortaları; değeri para ile ölçülebilen ve önceden belirlenebilen mallar, haklar ve alacaklar üzerinedir. Yangın, kaza, nakliyat gibi branşlar bu kategoriye girer. Dolayısıyla ilk iki boşluğa "Mal sigortaları" gelmelidir.
Üçüncü boşluk ise "Sorumluluk Sigortaları"nı ifade eder. Bu sigorta türü, sigortalının üçüncü şahıslara karşı hukuki sorumluluğunu kapsar. Sigortalının eylem veya ihmalinden kaynaklanan maddi ve bedeni zararları tazmin eder. Bu tanım, üçüncü boşluk için doğru olan "Sorumluluk sigortaları" ifadesini doğrular.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A şıkkı, ilk iki boşluğu yanlış doldurur. C şıkkı, üçüncü boşluğu "Can sigortaları" ile hatalı eşleştirir. D şıkkı, hem ilk iki boşluğu hem de genel sınıflandırmayı yanlış yapar. E şıkkı ise ikinci boşluğu "Sorumluluk sigortaları" ile hatalı doldurur.
Bilinmesi gereken kural: Mal sigortaları ölçülebilir değerli varlıkları, sorumluluk sigortaları ise üçüncü şahıslara karşı hukuki tazminat yükümlülüğünü kapsar.