Soru 1 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi Güvence Hesabına başvurulabilecek zarar veya ödemeler arasında yer almaz?
- A)Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen maddi zararlar.
- B)Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle iflası halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar.
- C)Çalınmış veya gasp edilmiş bir aracın karıştığı kazada, işletenin sorumlu tutulmadığı hallerde, kişiye gelen bedensel zararlar.
- D)Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler.
- E)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar.
Çözümü göster — doğru cevap A
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi, Güvence Hesabı’nın kapsamını net bir şekilde belirler. Doğru cevap A şıkkıdır.
Neden Doğru? Güvence Hesabı, sigorta şirketinin iflası veya teminat yükümlülüğünü yerine getirememesi gibi durumlarda sigortalıyı korumak için kurulmuştur. Ancak, sigortalının kimliğinin tespit edilememesi durumu, sigorta şirketinin mali iflası veya teminat yetersizliği ile ilgili değildir. Bu nedenle, sigortalının kimliği belirlenemeyen kişilere gelen maddi zararlar Güvence Hesabı kapsamına girmez. Hesap, sigorta sözleşmesinin varlığı ve şirketin ödeme yapamaması şartına dayanır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B: Şirket iflası halinde maddi ve bedensel zararlar doğrudan kapsamdadır.
- C: Kasko veya trafik sigortası kapsamı dışı kalan, ancak üçüncü şahıs bedensel zararları (belirli şartlarla) kapsayabilir.
- D: Yeşil Kart uygulamaları için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’nun ödemeleri mevzuatla güvence altına alınmıştır.
- E: Sigortasız araçların neden olduğu bedensel zararlar, Güvence Hesabı’nın temel koruma alanlarından biridir.
Bilinmesi gereken kural: Güvence Hesabı, sigorta şirketinin mali yetersizliğinden kaynaklanan zararları karşılar; sigortalının kimlik belirsizliği gibi idari veya tespit eksikliği durumlarını kapsamaz.
Soru 2 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta şirketlerinin bir yıldan uzun vadeli hayat ve benzeri sigortalar için istatiksel ve aktüeryal yöntemlerle ayırdığı karşılıklar ile bu karşılıkların yatırıma yönlendirilmesi sonucu elde edilen gelirden sigortalılara ayrılan payların toplamı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Muallâk tazminat karşılığı
- B)Devam eden riskler karşılığı
- C)Matematik karşılık
- D)Dengeleme karşılığı
- E)Kazanılmamış primler karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5549 sayılı Özel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu ve ilgili tebliğlere göre, bir yıldan uzun vadeli hayat sigortalarında aktüeryal yöntemlerle hesaplanan ve sigortalıya ait olan bu tutuma Matematik Karşılık denir. Bu karşılık, gelecekteki tazminat yükümlülüklerini karşılamak amacıyla sigorta şirketlerinin ayırdığı teknik karşılıkların temelini oluşturur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Muallâk tazminat karşılığı, tazminat talebi gelmiş ancak henüz ödenmemiş tutumlardır. B) Devam eden riskler karşılığı, poliçe süresi içindeki risklere ait primlerin henüz kazanılmamış kısmını karşılar. D) Dengeleme karşılığı, primlerin normalden yüksek veya düşük olduğu dönemlerdeki dalgalanmaları dengelemek için ayrılır. E) Kazanılmamış primler karşılığı, poliçe süresinin henüz tamamlanmamış kısmına isabet eden prim tutarıdır.
Bilinmesi gereken kural: Uzun vadeli hayat sigortalarında aktüeryal yöntemle hesaplanan ve sigortalıya ait olan teknik karşılık "Matematik Karşılık"tır.
Soru 3 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre sigorta sözleşmelerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları çözen kişi sigorta hakemidir.
- B)Sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkların çözümü amacıyla şikâyetler üzerinde ön inceleme sigorta raportörü tarafından yapılır.
- C)Kooperatiflerin, üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapabilmesi için bu hususun ana sözleşmelerinde açıkça yer alması gerekir.
- D)Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan risklerin açıkça belirtilmesi gerekirken, kapsam dışı bırakılmış risklerin ayrıca açıklanması gerekli değildir.
- E)Üyeleri dışındaki kişilerle sigorta sözleşmesi yapmayan kooperatif şeklinde kurulan sigorta şirketlerinin mütüel (karşılıklı) sigortacılık yapması zorunludur.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5684 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca, sigorta sözleşmelerinde hem kapsama giren riskler hem de istisna edilen (kapsam dışı bırakılan) riskler açıkça belirtilmek zorundadır. Bu nedenle, kapsam dışı risklerin açıklanmasının gerekli olmadığı yönündeki D seçeneği mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sigorta hakemlerinin görev tanımı kanunda bu şekilde tanımlanmıştır, ifade doğrudur. B) Sigorta raportörlerinin şikayetlere ön inceleme yapma yetkisi kanunla verilmiştir, ifade doğrudur. C) Kooperatiflerin üyeleri dışıyla işlem yapabilmeleri için ana sözleşmede açık hüküm bulunması gerekir, ifade doğrudur. E) Üyeleri dışıyla işlem yapmayan kooperatif sigorta şirketlerinin mütüel sigortacılık yapması zorunludur, ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta sözleşmelerinde sadece hangi risklerin güvence altında olduğu değil, hangi risklerin istisna edildiği de açıkça yazılmalıdır; aksi halde sözleşmede belirsizlik doğar.
Soru 4 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- A)Sigorta şirketleri, sigortacılık işlemleri ve bunlarla doğrudan bağlantısı bulunan işler dışında başka işle iştigal edemez.
- B)Sigorta şirketleri hem hayat hem de hayat dışı sigorta gruplarında birlikte faaliyet gösterebilir.
- C)Anonim şirket şeklinde kurulacak sigorta şirketlerinin kurucularının müflis veya konkordato ilan etmiş olmaması zorunludur.
- D)Sigorta şirketlerinin yönetim kurulları genel müdür dâhil beş kişiden, denetçiler ise iki kişiden az olamaz.
- E)Kuruluş işlemlerinin tamamlanmasından itibaren bir yıl içinde ruhsat başvurusunda bulunmamış sigorta şirketleri, ticaret unvanlarında sigorta şirketi ibaresini kullanamaz.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, sigorta şirketleri hayat ve hayat dışı sigorta işlerini ayrı ayrı yapmak üzere kurulur. Bir şirket, aynı anda her iki grupta da faaliyet gösteremez; bu nedenle "birlikte faaliyet gösterebilir" ifadesi kanuna aykırıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kanun, sigorta şirketlerinin sadece sigortacılık ve doğrudan bağlantılı işlerle uğraşmasını zorunlu kılar (11. madde). C) Kurucuların müflis veya konkordato ilan etmemesi, şirketin sağlıklı kuruluşu için yasal bir zorunluluktur (12. madde). D) Yönetim kurulu en az 5 (genel müdür dahil), denetçiler ise en az 2 kişiden oluşmalıdır (14. madde). E) Ruhsat başvurusu yapılmayan şirketler, unvanlarında "sigorta şirketi" ibaresini kullanamaz (16. madde).
Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketleri, 5684 sayılı Kanun gereği hayat ve hayat dışı sigorta işlerini ayrı ayrı yapmak üzere kurulur; aynı şirket her iki branşta da aynı anda faaliyet gösteremez.
Soru 5 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre sigorta acenteleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigorta acenteliği gerçek veya tüzel kişilerce yapılır.
- B)Bankalar ile özel kanunla kurulmuş ve kendisine sigorta acenteliği yapma yetkisi tanınan kurumların Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğince tutulan Levhaya kayıtlı olmaları zorunludur.
- C)Sigorta acentesi, Levhaya yazılmasını müteakip altı ay içinde faaliyete geçmezse Levhadan kaydı silinir.
- D)Sigorta şirketlerinin yönetim ve denetiminde bulunan kişiler, sigorta acentelerinin yönetim ve denetim kurullarında görev alamazlar.
- E)Levhadan silinme nedenlerinin ortadan kalktığını ispat eden sigorta acentesi, Levhaya yeniden yazılma hakkı kazanır ve yeniden kayıt sırasında ücret alınmaz.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca, bankalar ile özel kanunla kurulmuş ve sigorta acenteliği yapma yetkisi tanınan kurumlar, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Levhasına kayıtlı olmak zorunda değildirler. Bu kurumlar, sigorta acenteliği yetki belgelerini doğrudan Sigorta ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (SDDK) alırlar ve kayıt yükümlülükleri farklı bir prosedüre tabidir. Dolayısıyla, bu özel kurumlara TOBB Levhası kaydı zorunluluğu getiren B şıkkı mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifade olduğu): A) Kanun, acenteliğin gerçek veya tüzel kişi tarafından yapılmasına izin verir. C) Faaliyete geçiş için 6 aylık süre tanınmış, geçilmemesi halinde silinme öngörülmüştür. D) Çıkmaz kuralı gereği, sigorta şirketlerinin yönetim/ denetim elemanları acente yönetiminde görev alamaz. E) Silinme nedeni ortadan kalktığında yeniden kayıt ücretsizdir.
Bilinmesi gereken kural: Bankalar ve özel kanunla yetkili kurumlar, TOBB Levhası’na kayıtlı olmak zorunda değildir; yetki belgelerini SDDK’dan alır.
Soru 6 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Bir gerçek kişi sigorta eksperi birden fazla büro açabilir. II. Gerçek kişi sigorta eksperleri, sigorta acenteliği ve brokerlik faaliyetinde bulunabilir ancak sigorta acentelerinin ve brokerlerin ortakları sigorta eksperliği yapamaz. III. Sigorta eksperlerinin ortakları, bunların yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ve bunlar adına imza atmaya yetkili olanlar sigorta hakemliği yapamaz. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre sigorta eksperleri ile ilgili olarak yukarıdakilerden hangisi veya hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)I, II
- E)II, III
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 111. maddesi uyarınca, sigorta eksperlerinin ortakları, yönetim ve denetiminde bulunan kişiler ile bunlar adına imza atmaya yetkili olanların sigorta hakemliği yapması yasaktır. Bu nedenle III. ifade doğrudur.
I. ifade yanlıştır; çünkü kanun, gerçek kişi sigorta eksperlerinin birden fazla büro açmasına izin vermemektedir. II. ifade yanlıştır; zira gerçek kişi sigorta eksperleri, sigorta acenteliği ve brokerlik faaliyetinde bulunmaları da yasaktır.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta eksperleri, eksperlik dışında acentelik/brokerlik yapamaz, çoklu büro açamaz ve eksperin yöneticileri/ortakları hakem olamaz.
Soru 7 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmelerinin genel hükümlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigortacı, sigorta ettiği menfaati, dilediği şartlarla, tekrar sigorta ettirebilir.
- B)Sigorta ettirenin veya sigortalının, kanunun emredici hükümlerine ve kamu düzenine aykırı bir fiilinden doğabilecek bir zararını teminat altına almak amacıyla sigorta yapılamaz.
- C)Karşılıklı sigorta faaliyeti ancak kooperatif şirket şeklinde yürütülebilir.
- D)Sigorta sözleşmesinin yapılması anında, sigortalanan menfaat mevcut değilse, sigorta sözleşmesi geçersizdir.
- E)Teklifnamenin verilmesi sırasında yapılmış ödemeler, sözleşmenin yapılmasından sonra prim olarak kabul edilemez.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. TTK Madde 866/2’ye göre, teklifname verilmesi sırasında yapılan ödemeler, sözleşme kurulmasından sonra prim olarak kabul edilir. Bu nedenle "kabul edilemez" ifadesi hukuki gerçekle bağdaşmaz ve ifade yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) TTK Madde 867 uyarınca sigortacı, menfaati dilediği şartlarla yeniden sigorta ettirebilir; bu ifade doğrudur. B) TTK Madde 868’e göre, kanuna ve kamu düzenine aykırı fiillerden doğan zararlar teminat altına alınamaz; bu ifade doğrudur. C) 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’na göre karşılıklı sigorta faaliyetleri sadece kooperatif şeklinde yürütülebilir; bu ifade doğrudur. D) TTK Madde 865’e göre, sözleşme anında sigortalanan menfaat mevcut değilse sözleşme geçersizdir; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta teklifi sırasında yapılan ödemeler, sözleşme kurulduğunda prim niteliği kazanır ve sigortacı tarafından tahakkuk ettirilir.
Soru 8 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Türk Ticaret Kanununa göre sigorta ettirenin prim ödeme borcuna ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Sigortacı prim alacağını, ödenecek tazminattan veya bedelden düşemez.
- B)Sigorta priminin taksitle ödenmesinin kararlaştırıldığı hâllerde, riziko gerçekleşince, ödenecek tazminata veya bedele ilişkin primlerin tümü muaccel olur.
- C)İlk taksidi veya tamamı bir defada ödenmesi gereken prim, zamanında ödenmemişse, sigortacı, ödeme yapılmadığı sürece, sözleşmeden üç ay içinde cayabilir.
- D)Sigorta ettiren, sigortacının sorumluluğu başlamadan önce, kararlaştırılmış primin yarısını ödeyerek sözleşmeden cayabilir.
- E)Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksidin, sözleşme yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. TTK 877. maddeye göre, sigortacı prim alacağını, ödenecek tazminattan veya bedelden düşebilir. Bu nedenle A şıkkındaki "düşemez" ifadesi mevzuata aykırıdır ve sorunun istediği yanlış ifadeyi içerir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifadeler olduğu): B) TTK 878. madde uyarınca, taksitli prim ödemelerinde riziko gerçekleştiğinde kalan tüm primler muaccel hale gelir. C) TTK 879. maddeye göre, prim ödenmediğinde sigortacı 3 ay içinde sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. D) TTK 880. maddeye göre, sorumluluk başlamadan önce primin yarısı ödenerek sözleşmeden çıkılabilir. E) TTK 881. maddeye göre, taksitli primlerde ilk taksit poliçe tesliminde ödenmelidir.
Bilinmesi gereken kural: Sigortacı, prim alacağını tazminat veya bedelden düşebilir; bu hak TTK 877. maddede açıkça tanınmıştır.
Soru 9 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması halinde, meydana gelen kısmi zararın sigorta bedelinin sigorta değerine oranı üzerinden karşılanması durumu aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Aşkın sigorta
- B)Takseli sigorta
- C)Müşterek sigorta
- D)Eksik Sigorta
- E)Birden çok sigorta
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D) Eksik Sigorta'dır.
Neden Doğru? Türk Sigorta Sözleşmeleri Kanunu (TSK) m. 116’ya göre, sigorta bedelinin sigorta değerinden düşük olması halinde, meydana gelen kısmi zarar, sigorta bedelinin sigorta değerine oranında karşılanır. Bu duruma "Eksik Sigorta" denir. Sigortalı, primini de orantılı olarak az öder.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Aşkın sigorta: Sigorta bedelinin sigorta değerinden yüksek olması durumudur.
- B) Takseli sigorta: Tarafların sigorta değerini sözleşmede önceden kararlaştırdığı durumdur.
- C) Müşterek sigorta: Zararın birden fazla sigortacı tarafından karşılandığı durumdur.
- E) Birden çok sigorta: Aynı risk ve menfaat için birden fazla poliçe düzenlenmesidir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta bedeli, sigorta değerinden düşükse oluşan eksik sigorta durumunda zarar, bedel/değer oranında ödenir.
Soru 10 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununa göre emeklilik şirketlerine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Bireysel emeklilik sisteminde faaliyet göstermek üzere ruhsat almış emeklilik şirketleri, hayat ve ferdi kaza sigortaları branşlarında da ruhsat alabilir.
- B)Emeklilik şirketlerinin hisse senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması şarttır.
- C)Emeklilik şirketlerinin anonim şirket ya da limited şirket şeklinde kurulması gerekir.
- D)Emeklilik şirketinin yönetim kurulu beş kişiden az olamaz.
- E)Emeklilik şirketinin başka bir emeklilik şirketi ile birleşmesi, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun iznine tâbidir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5549 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 10. maddesine göre, emeklilik şirketleri sadece anonim şirket şeklinde kurulabilir. Limited şirket kurulması yasaktır. Bu nedenle C şıkkındaki "ya da limited şirket" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani doğru ifadeler): A) Emeklilik şirketleri, hayat ve ferdi kaza sigortası branşlarında da faaliyet gösterebilir (Kanun md. 10). B) Hisse senetleri nakit karşılığı çıkarılır ve nama yazılıdır (Kanun md. 10). D) Yönetim kurulu en az beş kişiden oluşur (Kanun md. 10). E) Birleşme işlemleri SDDK iznine tabidir (Kanun md. 10).
Bilinmesi gereken kural: Emeklilik şirketleri zorunlu olarak anonim şirket statüsünde kurulur; limited şirket formu bu sistemde geçerli değildir.
Soru 11 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
5684 sayılı Sigortacılık Kanununa göre, sigorta veya reasürans yaptırmak isteyenleri temsil eden, onların hak ve menfaatlerini gözeterek uygun sigorta şirketini tarafsız ve bağımsız şekilde seçen, sözleşme öncesi hazırlıkları yürüten ve gerektiğinde sözleşmenin uygulanması ile tazminatın tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişiye ne ad verilir?
- A)Broker
- B)Aktüer
- C)Reasürör
- D)Sigorta eksperi
- E)Sigorta katılımcısı
Çözümü göster — doğru cevap A
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, sigorta veya reasürans yaptırmak isteyenleri temsil eden, onların hak ve menfaatlerini gözeterek uygun sigorta şirketini tarafsız ve bağımsız şekilde seçen kişiye Broker denir. Broker, sözleşme öncesi hazırlıkları yürütür ve tazminat süreçlerinde yardımcı olur. Bu tanım, sorudaki tüm görevleri tam olarak karşıladığı için A şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- B) Aktüer: Sigorta şirketlerinin matematiksel ve istatistiksel risk analizlerini yapan, prim ve karşılık hesaplayan uzmandır; aracı değildir.
- C) Reasürör: Sigorta şirketlerinin kendi risklerini başka sigorta şirketlerine aktardığı (sigortayı sigortalayan) kuruluştur.
- D) Sigorta eksperi: Hasar tespitinde, zararın miktarının belirlenmesinde ve tazminatın hesaplanmasında tarafsız bilirkişi olarak görev yapar.
- E) Sigorta katılımcısı: Sigorta veya özel emeklilik sözleşmesi yapan gerçek veya tüzel kişidir; temsilci değildir.
Bilinmesi gereken kural: Broker, sigortalının menfaatlerini koruyan bağımsız aracı iken, acente sigorta şirketini temsil eder.
Soru 12 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
TFRS 17 Sigorta Sözleşmelerinde, “Sözleşmenin hamilinden düzenleyene devredilen finansal risk dışındaki risktir.” şeklinde tanımlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Teminat riski
- B)Nakit akış riski
- C)Kredi riski
- D)Sigorta riski
- E)Likidite riski
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. TFRS 17 standardına göre Sigorta Riski, sigorta sözleşmesinin hamilinden düzenleyene devredilen, finansal risk dışındaki risktir. Bu tanım, bir sözleşmenin sigorta sözleşmesi sayılabilmesi için taşıması gereken temel unsurdur. Yani, sigortacının üstlendiği asıl yük, sigortalının maruz kaldığı hasar veya olay riskidir; bu riskin şirketin finansal varlıklarındaki piyasa değer değişimlerinden (finansal risk) ayrılması gerekir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A) Teminat riski: TFRS 17’de kullanılan resmi bir terim değildir; genel bir ifadedir.
- B) Nakit akış riski: Ödemelerin zamanlamasıyla ilgili risktir, sigorta riski tanımıyla örtüşmez.
- C) Kredi riski: Karşı tarafın ödeme yapamama riskidir, finansal risk kategorisindedir.
- E) Likidite riski: Varlıkların nakde çevrilmesindeki güçlük riskidir, finansal risktir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 17’de sigorta sözleşmesinin tanımı, finansal risk dışındaki riskin devredilmesine dayanır; bu nedenle soruda bu tanımı soran her durumda doğru cevap "Sigorta riski"dir.
Soru 13 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sürücü A’ya ait araç, trafikte seyir hâlindeyken sürücü B’nin kusurlu davranışı sonucu hasara uğramıştır. Sürücü A’nın aracı kasko sigortası kapsamında olup, meydana gelen zarar sigorta şirketi tarafından karşılanarak kendisine tazminat ödenmiştir. Sigorta şirketi, yaptığı ödemenin ardından zarara neden olan sürücü B’ye başvurarak ödediği tutarın tahsilini talep etmiştir. Yukarıda ifade edilen duruma göre, sigortacılığın temel prensiplerinden hangisinin uygulandığı söylenebilir?
- A)Azami iyi niyet prensibi
- B)Tazminat prensibi
- C)Halefiyet prensibi
- D)Hasara katılım prensibi
- E)Sigortalanabilir menfaat prensibi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Halefiyet (devir) prensibi, sigorta şirketinin sigortalıya zarar tazminatını ödedikten sonra, sigortalının zarar gören üçüncü kişilere (bu durumda kusurlu sürücü B) karşı sahip olduğu hakları ve alacakları devralması anlamına gelir. 5521 sayılı Zorunlu Trafik Sigortası Kanunu ve genel sigorta hukuku ilkelerine göre, sigortacı ödemeyi yaptıktan sonra "yerine geçer" ve tazminatı alacak kişi konumuna gelir. Bu sayede kusurlu üçüncü kişi sorumluluğundan kurtulamaz ve sigortacı hakkını arar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Azami iyi niyet, sözleşme öncesi bilgi verme yükümlülüğüne ilişkindir. B) Tazminat prensibi, sigortalının zarardan kâr etmemesini sağlar, üçüncü kişiye başvuruyu doğrudan tanımlamaz. D) Hasara katılım, prim ve tazminat dengesini ilgilendirir. E) Sigortalanabilir menfaat, sigortanın geçerliliği için gerekir, hak devrini açıklamaz.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketi tazminatı ödediği anda, sigortalının kusurlu üçüncü kişiye karşı olan alacak hakkını kendisine devralmış olur.
Soru 14 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre, jeran şirketi tarafından yapılması gereken prim üretim kaydında aşağıdaki hesaplardan hangisi borçlandırılır?
- A)Brüt Yazılan Primler
- B)Ödenecek Vergi ve Fonlar
- C)Sigorta Şirketlerine Borçlar
- D)Sigortalılardan Alacaklar
- E)Reasürans Komisyon Gelirleri
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigorta muhasebesinde prim üretim kaydı yapılırken, şirketin prim alacağı doğar. Bu nedenle Sigortalılardan Alacaklar hesabı borçlandırılır, Brüt Yazılan Primler hesabı ise alacaklandırılır. Bu işlem, şirketin prim gelirini ve buna karşılık olan alacağını yansıtır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Brüt Yazılan Primler, prim üretiminde alacaklandırılır, borçlandırılamaz. B) Ödenecek Vergi ve Fonlar, vergi hesaplaması sırasında ilgili olur, prim üretim kaydının ana hesabı değildir. C) Sigorta Şirketlerine Borçlar, reasürans veya diğer şirketlerle olan borç ilişkilerini gösterir, prim alacağıyla doğrudan ilgili değildir. E) Reasürans Komisyon Gelirleri, reasürans işlemlerinden elde edilen komisyonları gösterir, prim üretim kaydında borçlandırılmaz.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta prim üretim kaydı yapıldığında, Sigortalılardan Alacaklar hesabı borçlandırılır, Brüt Yazılan Primler hesabı alacaklandırılır.
Soru 15 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Emeklilik sözleşmesi kapsamında mesafeli satış yoluyla yapılan işlemlerde, katılımcı tarafından sözleşme teklifinin elektronik ortamda onaylanmaması durumunda sözleşme kurulmuş sayılmaz ve bu durumda ……… yapılamaz. Bununla birlikte, katılımcı tarafından fon tercihi yapılmamış olması halinde katılımcının birikimleri ……… yönlendirilir. Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik uyarınca yukarıda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A)katkı payı tahsilatı / katılımcının tercihine bırakılan fonlara
- B)fon alım işlemi / serbest fonlara
- C)herhangi bir tahsilat / standart emeklilik yatırım fonuna
- D)giriş aidatı tahsilatı / düşük riskli fonlara
- E)sözleşme iptali / Devlet katkısı fonlarına
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, mesafeli satışlarda katılımcının elektronik ortamda sözleşme teklifini onaylamaması halinde sözleşme kurulmamış sayılır. Sözleşme kurulmadığı için sistemde herhangi bir finansal işlem, yani herhangi bir tahsilat yapılamaz. Bu durum, taraflar arasında hukuki bir bağın oluşmadığı anlamına gelir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, sözleşme kurulmadığı için katkı payı tahsil edilemeyeceği için yanlıştır. B şıkkı, fon alım işlemi için geçerli bir sözleşme ve onay gerekir, bu nedenle yanlıştır. D şıkkı, giriş aidatı da bir tahsilat türü olduğu ve sözleşme yoksa alınamayacağı için yanlıştır. E şıkkı ise iptal işlemi, sözleşme kurulduktan sonra geçerli bir işlemdir, kurulmadığı için iptal söz konusu olamaz.
Son olarak, katılımcı sözleşme onaysa da fon tercihi yapmamışsa, mevzuat gereği birikimleri otomatik olarak standart emeklilik yatırım fonuna yönlendirilir. Bu kural, katılımcının pasif kalması durumunda birikimin değer kaybetmemesi ve yasal zorunluluk gereği belirlenmiştir.
Bilinmesi gereken kural: Mesafeli satışta elektronik onay yoksa sözleşme kurulmaz ve hiçbir tahsilat yapılamaz; fon tercihi yoksa birikimler standart fona aktarılır.
Soru 16 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik uyarınca iç kontrol birimine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)İç kontrol birimi tarafından risk değerlendirmelerine dayalı ve yıllık olarak iç kontrol planı hazırlanır.
- B)İç kontrol planı hakkında üst düzey yönetimin görüşü alınır.
- C)İç kontrol planları en geç ilgili yılın aralık ayı sonuna kadar yönetim kurulunun onayıyla yürürlüğe konulur.
- D)İç kontrol fonksiyonu kapsamında gerçekleştirilen faaliyet ve bulgulara ilişkin olarak iç kontrol birimi tarafından üçer aylık dönemler itibarıyla genel müdüre ve denetim komitesine raporlama yapılır.
- E)İç kontrol birimi, iç kontrol fonksiyonunu ve görevlerini yerine getirmesi kaydıyla uyum birimi ve benzeri isimlerle de kurulabilir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik hükümlerine göre, iç kontrol planının yönetim kurulu tarafından onaylanma süresi "ilgili yılın aralık ayı sonu" değil, ilgili yılın ilk çeyreği içinde belirlenmiştir. Dolayısıyla C şıkkındaki tarih bilgisi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A) Doğrudur; iç kontrol planı, risk değerlendirmelerine dayalı olarak yıllık olarak hazırlanır. B) Doğrudur; planın taslağı, üst düzey yönetimin görüşü alınarak hazırlanır. D) Doğrudur; faaliyet ve bulgulara ilişkin raporlama üçer aylık dönemler itibarıyla genel müdüre ve denetim komitesine yapılır. E) Doğrudur; iç kontrol birimi, uyum birimi veya benzeri isimlerle de kurulabilir.
Bilinmesi gereken kural: İç kontrol planı, ilgili yılın ilk çeyreği içinde yönetim kurulunca onaylanmak üzere sunulur.
Soru 17 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Devlet katkısı, emeklilik şirketleri tarafından hesaplanır. II. Katkı payına ilişkin veriler, emeklilik gözetim merkezine belirlenen süre içinde gönderilmezse ilgili katkı payı o dönemde Devlet katkısı hesabına dahil edilmez. III. Devlet katkısı hesabında izlenen tutarlar, katılımcının bireysel emeklilik hesabının bir alt hesabı niteliğindedir. IV. Bir katılımcının birden fazla sözleşmesi bulunması halinde Devlet katkısı, sözleşmeler arasında eşit olarak dağıtılır. Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik uyarınca devlet katkısının hesaplanmasına ilişkin yukarıdaki bilgilerden hangileri doğrudur?
- A)Yalnız II
- B)II, III
- C)I, II, III
- D)I, III, IV
- E)II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır.
Neden Doğru? Bireysel Emeklilikte Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; katkı payı verileri Gözetim Merkezine zamanında iletilmezse, o döneme ait devlet katkısı hesabına dahil edilmez (Madde 10). Ayrıca, devlet katkısı hesabında izlenen tutarlar, katılımcının bireysel emeklilik hesabının bir alt hesabı niteliğindedir (Madde 9). Bu nedenle II ve III. maddeler doğrudur.
Diğer Şıklar Neden Yanlış? I. Yanlış: Devlet katkısı tutarı, emeklilik şirketleri tarafından değil, Gözetim Merkezi tarafından hesaplanır. IV. Yanlış: Birden fazla sözleşme varsa devlet katkısı eşit dağıtılmaz; her sözleşmenin katkı payı üzerinden ayrı ayrı hesaplanır.
Bilinmesi gereken kural Devlet katkısı, Gözetim Merkezi tarafından hesaplanır ve zamanında iletilmeyen katkı paylarına ilişkin tutarlar bu hesaba dahil edilmez.
Soru 18 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu kapsamında sigorta acentelerinin elde ettiği gelirlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Sigorta acentelerinin komisyon gelirleri menkul sermaye iradı sayılır.
- B)Sigorta acentelerinin gelirleri serbest meslek kazancı sayılır.
- C)Sigorta acentelerinin gelirleri ticari kazanç olarak vergilendirilir.
- D)Sigorta acentelerinin gelirleri değer artış kazancı sayılır.
- E)Sigorta acenteleri elde ettikleri gelirler için beyanname vermez.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 70. maddesi uyarınca, sigorta acenteleri sigorta şirketlerine aracılık etmek suretiyle elde ettikleri komisyon gelirlerini ticari kazanç kapsamında değerlendirirler. Acenteler, bu faaliyetlerini bir işletme çatısı altında, sürekli ve düzenli olarak yürüttükleri için gelirleri ticari kazanç sayılır ve Gelir Vergisi Kanunu’na göre vergilendirilirler.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Komisyon gelirleri menkul sermaye iradı değil, ticari kazancın bir parçasıdır. B) Sigorta acenteliği serbest meslek faaliyeti değil, ticari faaliyettir. D) Gelirler değer artış kazancı değil, düzenli komisyon geliridir. E) Ticari kazanç elde eden acenteler, yasal süre içinde beyanname vermekle yükümlüdür.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta acenteleri, komisyon gelirlerini ticari kazanç olarak beyan eder ve vergilendirir.
Soru 19 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
6802 sayılı Gider Vergileri Kanununa göre aşağıdaki işlemlerden hangisi dolayısıyla alınan paralar banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna değildir?
- A)Nükleer rizikolara karşı yapılan sigortalar
- B)Zirai sigortalar
- C)Retrosesyon işlemleri
- D)Sigorta şirketlerinin iştiraklerinden elde ettiği kârlar
- E)Yangın sigortası poliçeleri
Çözümü göster — doğru cevap E
6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca, banka ve sigorta muameleleri vergisinden istisna olanlar arasında nükleer rizikolara karşı yapılan sigortalar, zirai sigortalar, retrosesyon işlemleri ve sigorta şirketlerinin iştiraklerinden elde edilen kârlar yer alır. Bu nedenle A, B, C ve D şıkları yasal istisna kapsamındadır. Ancak, Yangın sigortası poliçeleri bu genel istisnalar listesinde yer almadığından, bu poliçeler üzerinden alınan primler vergiye tabidir. Dolayısıyla, istisna dışı kalan işlem E şıkkıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı nükleer risk sigortaları istisna kapsamındadır. B şıkkı zirai sigortalar istisna kapsamındadır. C şıkkı retrosesyon işlemleri istisna kapsamındadır. D şıkkı iştirak kârları istisna kapsamındadır.
Bilinmesi gereken kural: Yangın sigortası poliçeleri, 6802 sayılı Kanun’un 15. maddesinde sayılan özel istisnalar arasında yer almadığı için banka ve sigorta muameleleri vergisinden muaft değildir, vergiye tabidir.
Soru 20 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği uyarınca aşağıdakilerden hangisi hayat grubu sigorta branşlarından biri değildir?
- A)Sağlık sigortası
- B)Evlilik/doğum sigortası
- C)Sermaye itfa sigortası
- D)Yatırım fonlu sigorta
- E)Hayat sigortası
Çözümü göster — doğru cevap A
Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği’nin 4. maddesi, hayat grubu sigortalarının branşlarını açıkça saymıştır. Bu maddeye göre branşlar; hayat sigortası, sağlık sigortası, evlilik/doğum sigortası, sermaye itfa sigortası ve emeklilik sigortasıdır. Dolayısıyla A şıkkındaki "Sağlık sigortası", yönetmelikte belirtilen ve dolayısıyla hayat grubu sigortası branşı olan bir koldur. Soru "hangisi değildir" diye sorduğu için, listede yer almayan şıkkı işaretlememiz gerekir. Ancak resmî cevap anahtarı A olarak verilmiştir. Bu durum, sorunun metnindeki "hayat grubu sigorta branşlarından biri değildir" ifadesinin, mevzuatta "Hayat Sigortası" ve "Sağlık Sigortası"nın ayrı ayrı branşlar olarak tanımlandığı gerçeğiyle çelişebilir; ancak sınav mantığında, Sağlık Sigortası'nın bazen hayat dışı branş olarak algılanması veya sorunun hatalı kurgulanması nedeniyle A şıkkı doğru kabul edilmiştir. Diğer şıklar (B, C, D, E) yönetmelikte açıkça hayat grubu sigortası olarak sayıldığı için yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği uyarınca hayat grubu sigortası branşları; hayat, sağlık, evlilik/doğum, sermaye itfa ve emeklilik sigortalarıdır.
Soru 21 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Mali Bünyelerine İlişkin Yönetmelik uyarınca aktif azaltıcı işlem yasağı kapsamında aşağıdaki işlemlerden hangisi yasaktır?
- A)Şirketin, çalışanlarına genel kurul veya yönetim kurulu kararıyla belirlenen esaslar çerçevesinde avans ödemesi yapması
- B)Şirketin, ortaklarından birinin borcu için kefil olması
- C)Şirketin, kendi sigorta işlemlerinden doğan bir borç nedeniyle mal varlığını teminat olarak göstermesi
- D)Şirketin, topluluk içindeki bir ortaklığa ilişkin sigortayı piyasa rayicine uygun primle yapması
- E)Şirketin, borsada işlem gören bir sigorta şirketinin paylarına %10 oranında iştirak etmesi
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Mali Bünyelerine İlişkin Yönetmelik uyarınca, sigorta ve emeklilik şirketleri kendi nam ve hesabına olmak kaydıyla, başkalarının borçları için kefil olamazlar, rehin ve teminat oluşturamazlar. Bu kural, şirketin aktiflerini riske atmamak ve mali istikrarı korumak amacıyla konulmuş katı bir yasaktır. Dolayısıyla, şirketin ortaklarından birinin borcu için kefil olması açıkça yasaklanan "aktif azaltıcı işlem" kapsamındadır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Yönetmelik, genel kurul veya yönetim kurulu kararıyla belirlenen esaslara uygun avans ödemelerine izin verir. C) Şirketin kendi sigorta işlemlerinden doğan borçlar için mal varlığını teminat göstermesi, ticari faaliyetin doğal bir parçasıdır ve yasak değildir. D) Topluluk içindeki işlemler, piyasa rayici esas alınarak ve uygun prosedürlerle yapıldığında yasak değildir. E) Borsada işlem gören sigorta şirketlerine %10’a kadar iştirak etmek, yönetmelik kapsamında izin verilen yatırımlardandır.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta ve emeklilik şirketleri, başkalarının borçları için asla kefil olamazlar; bu durum mali bünye yönetmeliği tarafından kesinlikle yasaklanmıştır.
Soru 22 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
ABC Sigorta A.Ş.’nin 31/12/2025 tarihli finansal tablolarının bağımsız denetimini yürüten Denetçi E, denetim kapsamında şirketin teknik karşılıkları karşılamak üzere gösterdiği varlıklara ilişkin çalışma kâğıtları ile yardımcı hesap dökümlerini incelemiştir. Bu inceleme sonucunda aşağıdaki tespitlere ulaşmıştır: I. Şirket, matematik karşılıklarının bir kısmını gayrimenkuller ile gayrimenkul hariç diğer maddi duran varlıklar arasında teknik karşılıkları karşılayan varlıklar olarak göstermiştir. II. Şirket, kâr payı verilen hayat grubu sigortalarına ilişkin teknik karşılıklarının bir kısmını, kredi kartı bloke hesapları, esas faaliyetlerden alacaklar ve ertelenmiş vergi varlıkları arasında teknik karşılıkları karşılayan varlıklar olarak göstermiştir. III. Şirket, üçüncü kişilerden olan bazı alacakları, aynı kişi ve gruplara olan borçları ile netleştirmeksizin teknik karşılıkları karşılayan varlıklar olarak dikkate almıştır. IV. Şirket, temerrüde düşen bazı alacakları, temerrüde düşülmesini takip eden ilk iki aylık sürenin dışında da teknik karşılıkları karşılayan varlıklar olarak göstermiştir. Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelik hükümleri çerçevesinde yukarıdaki tespitlerden hangileri Denetçi E tarafından mevzuata uyumsuzluk olarak değerlendirilmelidir?
- A)I, II
- B)III, IV
- C)I, III, IV
- D)II, III, IV
- E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Sigorta Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına İlişkin Yönetmelik’e göre, teknik karşılıkları karşılayan varlıkların nitelikleri ve sınırlamaları sıkı bir şekilde düzenlenmiştir.
I. Şıkta gayrimenkul ve diğer maddi duran varlıkların gösterilmesi yanlıştır; mevzuat bu tür varlıkların teknik karşılık karşılama amaçlı kullanılmasına izin vermez. II. Şıkta kredi kartı bloke hesapları, alacaklar ve ertelenmiş vergi varlıklarının gösterilmesi yanlıştır; bunlar likidite veya nitelik gereği kabul edilmez. III. Şıkta netleştirme yapılmaması yanlıştır; yönetmelik, aynı kişi ve gruplara ait alacak ve borçların netleştirilmeden varlık olarak gösterilmesini yasaklar. IV. Şıkta temerrüde düşen alacakların iki aydan uzun süre gösterilmesi yanlıştır; temerrüt sonrası ilk iki ay dışında kalan kısımlar teknik karşılık karşılama varlığı olarak dikkate alınmaz.
Bilinmesi gereken kural: Teknik karşılıkları karşılayan varlıklar, yönetmelikte açıkça izin verilen likit ve nitelikli varlıklarla sınırlıdır; gayrimenkul, netleştirilmemiş alacaklar ve temerrüde düşen alacaklar bu kapsam dışındadır.
Soru 23 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ve Reasürans Şirketleri ile Emeklilik Şirketlerinin Konsolide Finansal Tablolarının Düzenlenmesine İlişkin Tebliğ uyarınca aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Ana ortaklık şirketler, satış amaçlı olmayan gruba dahil tüm bağlı ortaklık, iştirak ve birlikte kontrol edilen ortaklıkların finansal tablolarını kural olarak konsolide etmek zorundadır.
- B)Gruba dahil ortaklıkların farklı sektörlerde faaliyet göstermesi, konsolide finansal tablo düzenlenmesine engel teşkil eder.
- C)Konsolide finansal tabloların hazırlanması, ana ortaklık şirketin konsolide olmayan finansal tablolar hazırlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
- D)Aktif toplamı belirli eşiklerin altında kalan bağlı ortaklıklar, önemlilik ilkesi dikkate alınarak konsolidasyon kapsamı dışında bırakılabilir.
- E)Konsolidasyon işlemleri Türkiye Muhasebe Standartları uygulanarak gerçekleştirilir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Sigorta ve Reasürans Şirketleri ile Emeklilik Şirketlerinin Konsolide Finansal Tablolarının Düzenlenmesine İlişkin Tebliğ’e göre, konsolide finansal tablo düzenleme yükümlülüğü, gruba dahil şirketlerin faaliyet gösterdiği sektörlerden bağımsızdır. Yani farklı sektörlerde faaliyet göstermek konsolidasyonu engellemez; bu nedenle B şıkkı yanlıştır.
Diğer şıkların neden doğru olduğunu ve B’nin neden tek yanlış olduğunu şu şekilde özetleyebiliriz:
A şıkkı doğrudur çünkü ana ortaklık, satış amaçlı olmayan tüm bağlı ortaklık, iştirak ve birlikte kontrol edilen ortaklıkları kural olarak konsolide etmek zorundadır. C şıkkı doğrudur; konsolide tablo hazırlamak, ana ortaklığın kendi başına (konsolide olmayan) finansal tablolarını hazırlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. D şıkkı doğrudur; önemlilik ilkesi gereği, aktif toplamı belirli eşiklerin altında kalan bağlı ortaklıklar konsolidasyon kapsamı dışında bırakılabilir. E şıkkı doğrudur; konsolidasyon işlemleri Türkiye Muhasebe Standartları (TMS/TFRS) çerçevesinde yapılır.
Bilinmesi gereken kural: Konsolide finansal tablo düzenleme yükümlülüğü, gruba dahil şirketlerin faaliyet gösterdiği sektörlerden bağımsızdır.
Soru 24 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Bireysel emeklilik sistemi mevzuatı çerçevesinde aşağıdaki tanımlardan hangisi doğrudur?
- A)Katkı payı: Emeklilik sözleşmesi kapsamında yapılan giriş aidatı dahil olmak üzere tüm ödemeleri ifade eder.
- B)Birikim: Katılımcının bireysel emeklilik hesabında bulunan toplam tutar olup Devlet katkısı ve buna ilişkin getirileri de kapsar.
- C)Devlet katkısı hesabı: Katılımcının bireysel emeklilik hesabından tamamen bağımsız ayrı bir hesap olup sistem dışında izlenir.
- D)Katılımcı: Emeklilik sözleşmesine göre adına bireysel emeklilik hesabı açılan gerçek kişidir.
- E)Fon: Katılımcıların katkı paylarının doğrudan emeklilik şirketi bilançosunda değerlendirildiği yatırım aracıdır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D'dir. 5579 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’na göre katılımcı, emeklilik sözleşmesine taraf olan ve adına hesap açılan gerçek kişidir. Bu tanım, mevzuattaki yasal karşılığıdır.
Diğer şıkların hataları şöyledir: A) Katkı payı, giriş aidatını dahil etmez; sadece düzenli ödemelerdir. B) Birikim, katılımcının kendi katkı payları ve getirileridir; devlet katkısı dahil değildir. C) Devlet katkısı hesabı, bireysel emeklilik hesabının bir parçasıdır, ayrı ve bağımsız değildir. E) Fonlar, katılımcıların paralarının varlık yönetim şirketi tarafından yönetildiği araçlardır, şirket bilançosunda yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte "birikim" kavramı devlet katkısını içermez; devlet katkısı ayrı bir hak olup birikim tutarının hesaplanmasında dikkate alınmaz. Bu ayrım, çıkışta vergi ve devlet katkısı hakları açısından kritik önem taşır. Sınavlarda "toplam birikim" ifadesi geçtiğinde, devlet katkısının bu tutara dahil edilmediğini hatırlayın.
Soru 25 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Bir sigorta şirketi, sigortalıya ait bir hasar için 200.000 TL tazminat ödemesi yapmıştır. Hasara konu varlık üzerinde yapılan inceleme sonucunda 50.000 TL tutarında sovtaj bedeli oluşmuş ve bu tutarın tahsil edilebilirliği kesinleşmiş olmakla birlikte henüz tahsil edilmemiştir. Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre sovtaj tutarının muhasebeleştirilmesine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Sovtaj tutarı tahsil edilinceye kadar muhasebe kayıtlarına alınmaz.
- B)Sovtaj tutarı tahsil edilinceye kadar nazım hesaplarda izlenir.
- C)Sovtaj tutarı tahakkuk ettiği anda alacak olarak muhasebeleştirilir.
- D)Sovtaj tutarı doğrudan diğer faaliyet gelirleri olarak muhasebeleştirilir.
- E)Sovtaj tutarı hasar gideri ile ilişkilendirilmeden doğrudan gelir olarak muhasebeleştirilir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Sovtaj, sigorta şirketinin hasar tazminatı ödedikten sonra, hasara neden olan üçüncü şahıslardan veya reasürörlerden geri almayı hak ettiği tutardır. Sigorta muhasebesi ilkelerine göre, sovtaj tutarının tahsil edilebilirliği kesinleştiği anda (yani hak kazanıldığı anda), şirket için bir alacak doğar. Bu nedenle, paranın henüz banka hesabına girmemiş olması durumu, muhasebe kaydının ertelenmesini gerektirmez. Tutar, tahakkuk ettiği anda "Sovtaj Alacakları" hesabı üzerinden aktifte alacak olarak kaydedilir. Bu yaklaşım, varlık tanımına ve tahakkuk esasına uygun olup, bilançonun gerçeği yansıtmasını sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) Tahsil bekleme şartı yoktur, hak kazanma yeterlidir. B) Nazım hesaplar, tahakkuk etmiş ancak kesinleşmemiş veya şüpheli durumlarda kullanılır, kesinleşmiş sovtaj ana kayıtlara alınır. D) Sovtaj bir gelir değil, varlık (alacak) niteliğindedir. E) Sovtaj, hasar giderinin bir kısmını karşıladığı için doğrudan gelir değil, alacak olarak kaydedilir.
Bilinmesi gereken kural: Sovtaj, tahsil edilebilirliği kesinleştiği anda tahakkuk ettiği tarihte alacak olarak muhasebeleştirilir.
Soru 26 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ve Reasürans Şirketleri ile Emeklilik Şirketlerinin Finansal Raporlamaları Hakkında Yönetmelik uyarınca aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Bilançoda yer alan aktif ve pasif hesaplar kendi aralarında mahsup edilemez.
- B)Tutarı kesin olarak saptanamayan alacaklar için tahakkuk işlemi yapılmaz ve bu alacaklar dipnotlarda açıklanır.
- C)Gelir ve giderler, tahakkuk ettikleri dönemde muhasebeleştirilir.
- D)Gelir tablosunda yer alan gelir kalemleri, ilgili gider kalemleri ile netleştirilerek gösterilebilir.
- E)Yükümlülükler, ekonomik kaynak çıkışına yol açacak bir edimin bulunması ve bu edimin yerine getirilmesi için gerekli tutarın güvenilir şekilde ölçülebilmesi halinde bilançoda gösterilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigorta ve Reasürans Şirketleri ile Emeklilik Şirketlerinin Finansal Raporlamaları Hakkında Yönetmelik’in 15. maddesi uyarınca, gelir tablosunda yer alan gelir ve gider kalemleri netleştirilerek gösterilemez. Bu kural, finansal tabloların şeffaflığını ve karşılaştırılabilirliğini korumak amacıyla getirilmiştir. Dolayısıyla D seçeneğindeki "netleştirilerek gösterilebilir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve sorunun yanıtıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü bilanço hesapları mahsup edilemez; B şıkkı doğrudur çünkü kesin olmayan alacaklar tahakkuk ettirilmez; C şıkkı doğrudur çünkü gelir ve giderler tahakkuk esasına göre kaydedilir; E şıkkı doğrudur çünkü yükümlülüklerin tanımına ve tanım kriterlerine uygundur.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta ve emeklilik şirketlerinin finansal raporlamasında gelir ve gider kalemleri asla netleştirilemez, brüt tutarlarla sunulmak zorundadır.
Soru 27 · 2026/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Katılım Esasları Çerçevesinde Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik uyarınca; faaliyetlerin ilgili mevzuat ile danışma komitesi kararlarına uygun olarak yürütüldüğü hususunda yılda en az bir defa düzenlenen rapor aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Katılım iç denetim raporu
- B)Danışma komitesi uygunluk raporu
- C)İç kontrol raporu
- D)Katılım uygunluk raporu
- E)Katılım uyum raporu Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin 36) Sermaye Yeterliliklerinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca aşağıdakilerden hangisi aktif riski hesabında risk hesabına esas alınan tutarı azaltır? A) İlişkili taraflardan alacakların artması B) Topluluk içi şirketlere verilen kredilerin artması C) BIST’te işlem görmeyen pay senetlerinin porföyde artması D) Banka teminat mektuplarının bulunması E) Yatırım amaçlı türev araçların senetlerinin porföyde artması
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A'dır. Katılım Esasları Çerçevesinde Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik uyarınca, faaliyetlerin ilgili mevzuat ve danışma komitesi kararlarına uygunluğu hususunda yılda en az bir defa Katılım iç denetim raporu düzenlenir. Bu rapor, katılım esaslarına uyumun bağımsız bir denetimle teyit edilmesini sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B) Danışma komitesi uygunluk raporu, mevzuatta bu kapsamda zorunlu kılınan yıllık rapor türü değildir. C) İç kontrol raporu, genel iç kontrol süreçlerini kapsar ancak katılım özel raporlaması değildir. D) Katılım uygunluk raporu, yönetmelikte geçen resmi terminoloji değildir. E) Katılım uyum raporu, yönetmelikte geçen resmi terminoloji değildir.
Bilinmesi gereken kural: Katılım şirketlerinde mevzuata ve danışma komitesi kararlarına uyumun yıllık teyidi için düzenlenen rapor "Katılım iç denetim raporu"dur.