2025/6 KGK Bağımsız Denetçilik Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı Soruları ve Çözümleri

2025/6 dönemi KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı: Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı dersinden çıkan 34 soru, her birinin resmî cevabı ve adım adım çözümü.

Soru 1 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

“Teminat olarak gösterilen bina karşılığı kredi veren banka, söz konusu binayı sigorta ettirebilir.” Yukarıdaki ifadeye karşılık gelen prensip aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Azami iyi niyet prensibi
  • B)Sigortalanabilir menfaat prensibi
  • C)Tazminat prensibi
  • D)Halefiyet prensibi
  • E)Hasara katılım prensibi
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B) Sigortalanabilir menfaat prensibidir.

Banka, kredi kullandırdığı bina üzerinde maddi bir çıkar (menfaat) taşır. Bina hasar görürse bankanın alacağı riske girer. Bu nedenle, menfaatin varlığı sigorta sözleşmesinin geçerliliği için zorunludur. Banka, kendi menfaati ölçüsünde bu binayı sigorta ettirebilir. Bu durum, 5521 sayılı Sigorta Sözleşmeleri Kanunu ve genel sigorta hukuku ilkeleri gereği, sigortalının sigortalı olabileceği bir menfaate sahip olması gerektiğini gösterir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A) Azami iyi niyet: Tarafların sözleşme öncesi tüm önemli bilgileri dürüstçe bildirmesi kuralıdır, menfaat ilişkisini düzenlemez.
  • C) Tazminat: Hasar durumunda sigortalının sadece gerçek zararını karşılayarak zenginleşmemesi kuralıdır.
  • D) Halefiyet: Sigorta şirketinin tazminat ödedikten sonra, sigortalının üçüncü kişilere karşı haklarını devralması kuralıdır.
  • E) Hasara katılım: Birden fazla sigortacının varlığında hasarın oranlı olarak paylaşılması kuralıdır.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta yaptırabilmenin temel şartı, sigortalının sigortalı olabileceği maddi veya manevi bir menfaatinin bulunmasıdır.

Soru 2 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

“………………………, herhangi bir riske ilişkin olarak sigortacının vermiş olduğu teminata karşılık olmak üzere sigortalı veya sigorta ettiren tarafından para olarak ödenen bedeldir.” Yukardaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  • A)Sigorta bedeli
  • B)Prim
  • C)Tazminat
  • D)Güvence bedeli
  • E)Kuvertür bedeli
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. 5434 sayılı Özel Emeklilik Kanunu ve 11/1/2008 tarihli Sigortacılık Kanunu’na göre prim, sigortacının riski üstlenmesine karşılık sigortalı veya sigorta ettiren tarafından ödenen paradır. Bu tanım, sorudaki boşluğu tam olarak karşılar.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu şöyledir: A) Sigorta bedeli, sigortalı menfaat veya malın değerini ifade eder, ödenen para değil. C) Tazminat, sigorta olayı gerçekleştiğinde sigortacı tarafından yapılan ödemedir, başlangıçta ödenen bedel değildir. D) Güvence bedeli, özel emeklilikte birikimlerin garanti edilmesini sağlayan meblahtır, prim tanımı değildir. E) Kuvertür bedeli, teminat limitlerini aşan riskler için ödenen ek primdir, genel prim tanımı değildir.

Bilinmesi gereken kural: Prim, sigorta sözleşmesinin kurulması ve geçerliliği için sigorta ettirenin sigortacıya borçlu olduğu, riske karşılık ödenen ana bedeldir.

Soru 3 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigorta şirketleri tarafından teminat verilen riziko sayısı arttıkça, hasar oranının, o olaya ilişkin genel hasar olasılığı yüzdesine daha çok yaklaşacağını öngören istatistik prensibi aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Analitik hiyerarşi süreci
  • B)Alternatif risk transferi
  • C)İstatistiksel süreç kontrolü
  • D)Büyük sayılar kanunu
  • E)Bağıl değerlendirme sistemi
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D) Büyük sayılar kanunu'dur.

Neden Doğru? Büyük sayılar kanunu, istatistiğin temel prensiplerinden biridir. Sigortacılıkta, teminat verilen riziko (sigorta konusu) sayısı arttıkça, gerçekleşen hasırların ortalaması, teorik olarak beklenen genel hasar olasılığına (matematiksel beklentiye) daha da yaklaşır. Bu sayede sigorta şirketleri gelecekteki zararları daha güvenilir bir şekilde tahmin edebilir ve primleri belirleyebilir.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) Analitik hiyerarşi süreci: Çok kriterli karar verme yöntemidir, hasar olasılığı tahmini ile doğrudan ilgili değildir.
  • B) Alternatif risk transferi: Sigorta dışı finansal araçlarla risk transferini ifade eder, istatistiksel bir prensip değildir.
  • C) İstatistiksel süreç kontrolü: Üretim veya hizmet süreçlerindeki değişkenliği izlemek içindir, riziko sayısının etkisini açıklamaz.
  • E) Bağıl değerlendirme sistemi: Performans veya değerleme metodolojileridir, istatistiksel yakınsama prensibini tanımlamaz.

Bilinmesi gereken kural: Sigortanın işleyişinin temeli, riziko sayısının artmasıyla birlikte gerçekleşme sıklığının teorik olasılığa yakınsamasını sağlayan Büyük Sayılar Kanunu’na dayanır.

Soru 4 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigortacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi güvence hesabına başvurulabilecek hallerden birisi değildir?

  • A)Sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar
  • B)Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar
  • C)Sigorta şirketinin malî bünye zaafiyeti nedeniyle sürekli olarak bütün branşlarda ruhsatlarının iptal edilmesi halinde ödemekle yükümlü olduğu maddî ve bedensel zararlar
  • D)Yeşil Kart Sigortası uygulamaları için faaliyet gösteren Türkiye Motorlu Taşıt Bürosunca yapılacak ödemeler
  • E)Hastalık ve ferdi kaza sigortası yapan sigorta şirketlerinin rücu talepleri
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sigortacılık Kanunu’nun 132. maddesi, güvence hesabının hangi hallerde devreye gireceğini açıkça sıralar. Bu maddeye göre; sigortalının tespit edilememesi, sigortasız araçların yarattığı zararlar, sigorta şirketinin iflası veya ruhsatının iptali gibi durumlarda güvence hesabı devreye girer. Ayrıca Yeşil Kart uygulaması kapsamında Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’na yapılacak ödemeler de bu kapsamdadır. Ancak, hastalık ve ferdi kaza sigortası yapan şirketlerin rücu talepleri, kanunda sayılan güvence hesabı başvuru halleri arasında yer almaz. Bu nedenle E şıkkı doğru cevaptır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Sigortalının tespit edilememesi halinde bedensel zararlar güvence hesabına başvurulabilecek haller arasındadır. B) Sigortasız araçların neden olduğu bedensel zararlar, kanunda açıkça belirtilen güvence hesabı kapsamındadır. C) Sigorta şirketinin ruhsatının iptali durumunda oluşan zararlar, güvence hesabının devreye girdiği durumlardandır. D) Yeşil Kart uygulamaları için Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu’na yapılacak ödemeler, güvence hesabı kapsamındadır.

Bilinmesi gereken kural: Güvence hesabı, maddi ve bedensel zararların karşılanması için belirlenen özel hallerde devreye girer; hastalık ve ferdi kaza sigortası rücu talepleri bu kapsamda değildir.

Soru 5 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigortacılık Kanununa göre sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri için gerekli özsermayenin en az üçte birine denk düşen tutara ne ad verilir?

  • A)Asgari teminat tutarı
  • B)Minimum garanti fonu
  • C)Makul güvence oranı
  • D)Riskten korunma bedeli
  • E)Özkaynak koruma oranı
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B) Minimum garanti fonu'dur. Sigortacılık Kanunu’nun ilgili maddelerine göre, sigorta ve reasürans şirketlerinin özkaynaklarının en az üçte birine denk gelen tutara "Minimum Garanti Fonu" denir. Bu fon, şirketin mali yapısının sağlamlığını ve yükümlülüklerini karşılayabilme kapasitesini temin etmek amacıyla yasal olarak zorunlu kılınmıştır. Şirketler, bu tutarı sürekli olarak korumakla yükümlüdür.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır:

  • A) Asgari teminat tutarı: Bu kavram, poliçe başına veya risk başına belirlenen minimum sigorta tutanı ifade eder, özkaynak yapısıyla doğrudan ilgili değildir.
  • C) Makul güvence oranı: Sigortacılık mevzuatında bu isimde bir yasal tanım veya kavram bulunmamaktadır; uydurma bir seçenektir.
  • D) Riskten korunma bedeli: Bu ifade, reasürans primi veya risk primi gibi kavramlarla karıştırılabilir ancak yasal bir özkaynak karşılığı tanımı değildir.
  • E) Özkaynak koruma oranı: Mevzuatta bu isimde bir oran tanımı yoktur; şirketlerin özkaynak yeterliliğini ölçen yasal terim "Minimum Garanti Fonu"dur.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta ve reasürans şirketlerinin özkaynaklarının en az üçte biri, yasal zorunluluk olan "Minimum Garanti Fonu"nu oluşturur.

Soru 6 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

“Sigorta şirketleri ile reasürans şirketleri kendi borçları veya sigorta işlemlerinden doğanlar hariç olmak üzere personeli, ortakları, iştirakleri veya diğer kişi ve kurumlar lehine mal varlığını teminat olarak gösteremez, kefil olamaz ve kredi sağlayamaz.” Sigortacılık Kanununa göre yukarıdaki ifadeye karşılık gelen yasak aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Üçüncü kişi lehine işlem yasağı
  • B)Kendi paylarını taahhüt yasağı
  • C)Şirketle işlem yapma yasağı
  • D)Aktifi azaltıcı işlem yasağı
  • E)Rekabet yasağı
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Sigortacılık Kanunu’nun 14. maddesi, sigorta şirketlerinin mal varlığını korumak amacıyla, borç teminatı gösterme, kefil olma veya kredi sağlama gibi işlemleri yasaklar. Bu yasaklar, şirketin aktifini (varlıklarını) haksız yere azaltacak veya riske atacak tüm hareketleri kapsar. Bu nedenle, ifadede belirtilen davranışlar doğrudan "Aktifi azaltıcı işlem yasağı" kapsamında değerlendirilir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Üçüncü kişi lehine işlem yasağı, şirketin kendi lehine olmayan belirli sözleşmeleri ifade eder, bu genel yasakla örtüşmez. B) Kendi paylarını taahhüt yasağı, şirketin kendi hisselerini teminat göstermesini engeller, ancak sorudaki tüm yasakları kapsamaz. C) Şirketle işlem yapma yasağı, yöneticilerin şirketle çıkar çatışması yaratacak işlemlerini kısıtlar, mal varlığı koruması odaklı değildir. E) Rekabet yasağı, piyasa haksız rekabetini önlemeyi hedefler, aktif korumasıyla doğrudan ilgili değildir.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketlerinin aktifini riske atacak her türlü teminat, kefalet ve kredi işlemi, Sigortacılık Kanunu’na göre kesinlikle yasak olan "aktif azaltıcı işlemler" kapsamındadır.

Soru 7 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigortacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi yurt dışında yaptırılabilecek sigortaların kapsamını genişletmeye yetkilidir?

  • A)Cumhurbaşkanı
  • B)Bakanlar Kurulu
  • C)Hazine ve Maliye Bakanı
  • D)Sigorta Düzenleme ve Denetleme Kurulu
  • E)Sigorta Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. 598 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 12. maddesi, yurt dışında yaptırılabilecek sigorta türlerinin kapsamının Cumhurbaşkanı tarafından genişletilebileceğini açıkça hükme bağlar. Bu yetki, kanun koyucu tarafından doğrudan Cumhurbaşkanlığı makamına devredilmiştir.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Bakanlar Kurulu, bu spesifik yetkiye sahip değildir; yetkileri kanunlarla sınırlıdır. C) Hazine ve Maliye Bakanı, idari işlemleri yürütür ancak sigorta kapsamı genişletme yetkisi yoktur. D) Sigorta Düzenleme ve Denetleme Kurulu (SDDK), denetim ve düzenleme organıdır, kanun kapsamı belirleme yetkisi tanınmamıştır. E) Sigorta Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı, tek başına bu tür bir yetkiye sahip değildir.

Bilinmesi gereken kural: Yurt dışı sigorta kapsamı genişletme yetkisi, 598 sayılı Kanun’un 12. maddesi uyarınca yalnızca Cumhurbaşkanına aittir.

Bu soruda karıştırılmaması gereken nokta, denetim yetkisi olan SDDK ile kanunla belirlenen özel yetkilerin (Cumhurbaşkanı, Bakanlar Kurulu vb.) ayrımıdır. Sınavlarda "kapsam genişletme" gibi temel yapısal değişiklikler genellikle Cumhurbaşkanlığı veya Bakanlar Kurulu yetkisindedir; SDDK ise teknik denetim ve lisanslama konularında yetkilidir. Bu ayrımı netleştirmek, benzer sorularda hızlı ve doğru karar vermenizi sağlar.

Soru 8 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Gün esası Sekizde bir esası Brüt marj esası Sigortacılık Kanununa göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kazanılmamış primler karşılığının hesaplanmasına ilişkin esaslardan değildir?

  • A)Yalnız I
  • B)Yalnız III
  • C)I, II
  • D)I, III
  • E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap B

Sigortacılık Kanunu’nun 147. maddesi uyarınca, kazanılmamış prim karşılığının hesaplanmasında kullanılan yasal esaslar; gün esası, sekizde bir esası ve brüt marj esasıdır. Dolayısıyla, soruda listelenen I, II ve III numaralı seçeneklerin tamamı, mevzuata göre kullanılan geçerli hesaplama yöntemleridir. Soru ise bunlardan hangisinin kullanılmadığını sorduğu için, listedeki tüm seçenekler yanıt olarak elenmelidir. Ancak sorunun şık yapısı ve "EMEKLİLİK MEVZUATI" notu dikkatle incelendiğinde, sorunun aslında "Hangisi kullanılır?" şeklinde olması veya şıkların hatalı olması muhtemeldir. Fakat resmî cevap anahtarı B (Yalnız III) olarak verilmiştir. Bu durum, sorunun metnindeki "değildir" ifadesinin, muhtemelen "brüt marj esası"nın özel emeklilik veya farklı bir bağlamda (örneğin genel sigortacılık dışı durumlarda) tartışmalı veya sorunun kurgusunda "kullanılanlar" sorulmuş gibi algılanmasıyla ilgili bir tutarsızlık yaratabilir. Ancak sınav mantığında, eğer cevap B ise, sorunun aslında "Hangisi kullanılır?" sorulmuş veya "brüt marj"ın bu bağlamda dışlandığı özel bir durum kastedilmiş olabilir. Genel sigortacılıkta üçü de doğrudur.

Diğer şıkların yanlışlığı: A) I ve II kullanıldığı için "yalnız I" ifadesi yanlıştır. C) I ve II kullanıldığı için bu şık yanlıştır. D) I kullanıldığı için bu şık yanlıştır. E) Üçü de kullanıldığı için "hepsi değildir" ifadesi yanlıştır.

Bilinmesi gereken kural: Sigortacılık Kanunu’na göre kazanılmamış prim karşılığı; gün esası, sekizde bir esası ve brüt marj esası ile hesaplanır.

Soru 9 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Gider Vergileri Kanununa göre sigorta acenteleri tarafından yapılan sigorta işlemlerinde verginin mükellefi aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Sigortalılar
  • B)Sigorta acenteleri
  • C)Sigorta şirketleri
  • D)Sigorta brokerleri
  • E)Reasürans şirketleri
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Gider Vergileri Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, sigorta acenteleri tarafından yapılan sigorta işlemlerinde verginin mükellefi sigorta şirketleridir. Acenteler, sigorta şirketlerinin yetkili temsilcileri olarak hareket eder; bu nedenle acente üzerinden tahsil edilen primler, aslında sigorta şirketinin geliridir. Kanun, bu tür işlemlerde vergi mükellefiyetini doğrudan sigorta şirketine yükler. Acenteler ise sadece vergiyi tahsil edip devlet hazinesine bildiren ve ödeyen "tebliğ ve tahsilat görevlisi" konumundadır. Dolayısıyla, acente kendi adına işlem yapmadığı için vergi mükellefiyeti ona ait değildir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Sigortalılar, prim ödeyenlerdir ancak vergi mükellefiyeti sigorta sözleşmesinin tarafı olan şirkete aittir. B) Sigorta acenteleri, vergiyi tahsil edip ödeyen aracı kurumlardır, mükellef değildir. D) Sigorta brokerleri, acenteler gibi aracıdır ve vergi mükellefiyeti sigorta şirketine aittir. E) Reasürans şirketleri, prim acenteleri üzerinden yapılan birincil sigorta işlemlerinin vergi mükellefiyeti değildir.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta acentesi üzerinden yapılan işlemlerde vergi mükellefiyeti her zaman sigorta şirketine aittir.

Soru 10 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

“İşletmenin sigorta sözleşmesi hizmetleri sağladığı süredir. Bu süre, sigorta sözleşmesi sınırı içinde kalan tüm primlerle ilgili sigorta sözleşmesi hizmetleri kapsar.” TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri kapsamında yukarıda tanımlanan terim aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)Teminat süresi
  • B)Tazmin süresi
  • C)Sigortalı koruma süresi
  • D)Sigorta kefalet süresi
  • E)Prim güvence süresi
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A) Teminat süresidir. TFRS 17 standardına göre "teminat süresi", işletmenin sigorta sözleşmesi hizmetlerini sağladığı dönemdir. Bu tanım, sözleşme kapsamındaki tüm primler karşılığında verilen güvencenin aktif olduğu zaman dilimini ifade eder. Standardın temel prensibi, gelirlerin (primlerin) bu hizmetlerin sağlandığı süreye (teminat süresine) isabet etmesidir.

Diğer şıklar neden yanlıştır?

  • B) Tazmin süresi: TFRS 17’de bu terim, prim tahakkukunun dağıtıldığı kavram olarak kullanılmaz; genellikle zararın oluşup ödenme sürecini ifade eder.
  • C) Sigortalı koruma süresi: Bu, hukuki veya ticari bir tabir olsa da TFRS 17’nin muhasebeleştirme için kullandığı teknik terim değildir.
  • D) Sigorta kefalet süresi: Kefalet, sigorta sözleşmesinden farklı bir hukuki ilişkidir ve bu bağlamda geçerli bir TFRS 17 terimi değildir.
  • E) Prim güvence süresi: Bu ifade standartta tanımlanan "teminat süresi"nin eşdeğeri olarak kullanılmaz; teknik terminoloji hatasıdır.

Bilinmesi gereken kural: TFRS 17’de primlerin gelir olarak tanınması, sigorta hizmetlerinin sağlandığı "teminat süresi"ne orantılı olarak gerçekleşir.

Soru 11 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri kapsamında sigorta hasılatına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Bir sigorta sözleşmeleri grubunun toplam sigorta hasılatı, sözleşmelerin bedelidir.
  • B)Kâr veya zararda sunulan sigorta hasılatı, her türlü yatırım bileşenini kapsam dışında bırakır.
  • C)İşletme bir dönemde hizmetler sağladığında, kalan teminat yükümlülüğünü sağlanan hizmetler kadar azaltır ve sigorta hasılatını finansal tablolara alır.
  • D)Sigorta hasılatı, sağlanan teminatı ve sigorta sözleşmeleri grubundan doğan diğer hizmetleri, işletmenin söz konusu hizmetler karşılığında hak etmeyi beklediği bedeli yansıtan tutarda gösterir.
  • E)Sigorta hasılatı, işletmeye ödenen primlerin gerçekleşen hasarlara ilişkin yükümlülük etkisine göre düzeltilmiş tutarıdır.
Çözümü göster — doğru cevap E

TFRS 17’e göre sigorta hasılatı, işletmenin sigorta sözleşmesi grubundan sağladığı hizmetler karşılığında hak ettiği bedeli yansıtır. Bu nedenle E şıkkı yanlıştır. Hasılat, ödenen primlerin hasar yükümlülüğüne göre "düzeltilmiş tutarı" değil; sağlanan teminat ve diğer hizmetler karşılığında edinilen hak ediştir. A, B, C ve D şıkları TFRS 17’nin hasılat tanımını ve muhasebeleştirme ilkelerini doğru şekilde ifade eder. B şıkkı, hasılattan yatırım bileşenlerinin ayrıştırıldığını, C şıkkı ise kalan teminat yükümlülüğünün azaltılmasıyla hasılatın tanındığını belirtir.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta hasılatı, primlerin hasara indirgenmesiyle değil, sağlanan sigorta hizmeti ve diğer hizmetler karşılığında hak edilen bedel esas alınarak hesaplanır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu:

  • A: Doğrudur; hasılat, sözleşme grubunun toplam bedelini temsil eder.
  • B: Doğrudur; yatırım bileşenleri hasılattan hariç tutulur.
  • C: Doğrudur; hizmet sağlandıkça kalan yükümlülük azalır ve hasılat tanınır.
  • D: Doğrudur; hasılat, sağlanan hizmet karşılığında hak edilen bedeli gösterir.

Soru 12 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

“………………… bireysel emeklilik hesabındaki katkılar ile bunların getirilerinin toplamını ifade eder.” Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu uyarınca yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  • A)Katkı payı
  • B)Emeklilik yatırım fonu işletim geliri
  • C)Birikim
  • D)Emeklilik sistemi katılım geliri
  • E)Devlet katkısı getirisi
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. 5579 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 11. maddesine göre, “Birikim”; bireysel emeklilik hesabındaki katkılar ile bunların getirilerinin toplamını ifade eder. Bu tanım, mevzuatta net bir şekilde yapılmıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Katkı payı, sadece sigortalı ve işveren tarafından ödenen ana paradır, getirileri içermez. B) Emeklilik yatırım fonu işletim geliri, fonların yönetimi için alınan ücrettir, birikim tanımı değildir. D) Emeklilik sistemi katılım geliri, kanunda bu bağlamda kullanılan bir terim değildir. E) Devlet katkısı getirisi, sadece devlet tarafından sağlanan ek geliri ifade eder, toplam birikimi kapsamaz.

Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte biriken toplam tutar, ana para (katkılar) ve bu paranın getirisinin (faiz/kâr payı) toplamına “Birikim” denir.

Soru 13 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

I. Sigortalılardan alacaklar II. Üretim komisyonu giderleri III. Brüt yazılan primler IV. Acentelerden alacaklar V. Acentelere borçlar Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre prim tahsilat yetkisi olan acente vasıtasıyla poliçe düzenlenmesi durumunda sigorta şirketinin yapması gereken prim üretimi tahakkukuna ilişkin yevmiye kaydında yukarıdaki hesaplardan hangileri borçlandırılır?

  • A)I, II
  • B)II, III
  • C)II, IV
  • D)I, II, IV
  • E)I, III, V
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sigorta muhasebesi standartlarına göre, prim tahsilat yetkisi olan acente üzerinden poliçe düzenlendiğinde, şirket prim üretimini (geliri) kaydederken acenteye ödenecek komisyonu gider olarak karşılık gösterir. Bu işlemde "Üretim komisyonu giderleri" (II) gider mahiyetinde borçlandırılırken, acentenin şirket nezdindeki alacağı niteliğindeki "Acentelerden alacaklar" (IV) alacak hesabı olarak borçlandırılır. Bu sayede şirket, acenteden tahsil edeceği net prim tutarını ve komisyon giderini aynı anda yevmiye kaydında yansıtır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: I şıkkındaki sigortalı alacakları, prim tahsilat yetkisi olmayan acente veya doğrudan tahsilat durumlarında geçerlidir, bu senaryoda borçlandırılmaz. III şıkkındaki brüt primler, net prim ve komisyon ayrımı yapıldığı için doğrudan borçlandırılan tek kalem değildir; aksine net alacak ve gider ayrımı esastır. V şıkkındaki acentelere borçlar, acentenin şirkete borcu değil, şirketin acenteye olan borcu (komisyon) niteliğindedir ve bu durumda alacak hesabı kullanılır.

Bilinmesi gereken kural: Prim tahsilat yetkisi olan acentelerde, prim üretimi kaydında komisyon gideri ve acente alacağı birlikte borçlandırılır.

Soru 14 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu uyarınca devlet katkısına ilişkin olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)7 yıl bireysel emeklilik sisteminde kalanlar devlet katkısı hesabındaki tutarın yüzde otuz beşine hak kazanır.
  • B)Devlet katkısı hesabındaki hak kazanılan tutarlar sistemden ayrılma durumunda katılımcıya ödenir.
  • C)Katılımcıların devlet katkısı hesabındaki tutarın belli oranlarına hak kazanmasına ilişkin sürelerin hesabında emeklilik sözleşmesi esas alınır.
  • D)Bireysel emeklilik sisteminden malûliyet nedeniyle ayrılanların hak kazandığı devlet katkısı tutarı sistemde kalınan süre itibarıyla belirlenir.
  • E)Devlet katkısı hesabındaki tutarlar iflas masasına dahil edilemez.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır.

Neden Doğru? Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, katılımcı malûliyet nedeniyle sistemden ayrıldığında, hak kazandığı devlet katkısı tutarı sistemde kalınan süreye bakılmaksızın tam olarak katılımcıya ödenir. Dolayısıyla, D şıkkındaki "süre itibarıyla belirlenir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: 7 yıl kalanlar için devlet katkısı oranı %35’tir; bu ifade doğrudur.
  • B: Hak kazanılan tutarlar, sözleşme süresi dolmadan ayrılsa bile katılımcıya ödenir; bu ifade doğrudur.
  • C: Hak kazanım süreleri, sözleşmenin akdi ve devamı esas alınarak hesaplanır; bu ifade doğrudur.
  • E: Devlet katkısı tutarları, katılımcının borçlarından veya iflasından korunmak amacıyla iflas masasına dahil edilemez; bu ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Malûliyet halinde devlet katkısı, sistemde kalınan süreden bağımsız olarak tam olarak katılımcıya iade edilir.

Soru 15 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Aşağıdakilerden hangisi sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin 1/1/2025 ve sonrasında başlayan hesap dönemlerine ait finansal tablolarının bağımsız denetimlerini üstlenebilecek bağımsız denetim kuruluşlarında aranan şartlardan birisi değildir?

  • A)Bünyesinde son 10 yılda en az 5 tane sigorta, reasürans ya da emeklilik şirketinin bağımsız denetiminde fiilen denetçi, kıdemli denetçi veya sorumlu denetçi olarak görev almış olan en az 2 sorumlu denetçisinin bulunması
  • B)Teknik hesaplar ile karşılıkların incelenebilmesini teminen SEDDK nezdinde sicile kayıtlı olması kaydıyla aktüer çalıştırması veya bu konuda dışarıdan hizmet alması
  • C)Bünyesinde son 10 yılın en az 3 yılında sigorta, reasürans ya da emeklilik şirketleri nezdinde yürütülen bağımsız denetim çalışmalarında fiilen denetçi, kıdemli denetçi veya sorumlu denetçi olarak görev almış olan en az 2 sorumlu denetçisinin bulunması
  • D)Bünyesinde son 7 yılda, birbirinden farklı olmak kaydıyla, en az 3 tane sigorta, reasürans ya da emeklilik şirketinin bağımsız denetiminde fiilen denetçi, kıdemli denetçi veya sorumlu denetçi olarak görev almış olan en az 2 sorumlu denetçisinin bulunması
  • E)Bünyesinde son 3 yıl boyunca KGK tarafından yetkilendirilen herhangi bir bağımsız denetim kuruluşunda fiilen çalışmış olan en az 2 sorumlu denetçisinin bulunması
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır.

Neden Doğru? Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin bağımsız denetimini üstlenecek kuruluşlarda aranan şartlar, KGK’nın ilgili tebliğlerinde detaylandırılmıştır. D şıkkında belirtilen "son 7 yılda... en az 3 tane şirket" ifadesi mevzuatta yer almaz. Mevzuat, deneyim süresi olarak 10 yıl ve deneyim yılı sayısı olarak ise en az 3 yıl şartını öngörür. Dolayısıyla 7 yıl ve 3 şirket şartı hatalıdır.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A: Mevzuat, son 10 yıl içinde en az 5 farklı şirket deneyimi arar; bu ifade doğrudur.
  • B: Teknik hesaplar ve karşılıkların denetimi için aktüer desteği veya dışarıdan hizmet alınması zorunludur; bu ifade doğrudur.
  • C: Mevzuat, son 10 yılın en az 3 yılında fiilen görev yapmış olma şartını arar; bu ifade doğrudur.
  • E: Sorumlu denetçilerin KGK yetkilendirmesiyle çalışmış olması deneyim kriteri olarak aranır; bu ifade doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta/Emeklilik denetçisi adayları için deneyim şartı; son 10 yılın en az 3 yılında, toplamda en az 5 farklı şirkette fiili denetim deneyimi gerektirir.

Soru 16 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik uyarınca grup emekliliğe ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)İşveren tarafından bir işveren grup emeklilik sözleşmesine dayanarak katılımcıların ad ve hesabına ödenen katkı payları ile bunların getirileri, işveren grup emeklilik sözleşmesine bağlı olarak açılan katılımcılara ait bireysel emeklilik hesaplarında takip edilir.
  • B)Bireysel ya da gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmesi olarak açılan ve sözleşme süresi içinde katkı payının katılımcı dışındaki bir kişi tarafından ödendiği sözleşmelerde, katılımcı ile katılımcı ad ve hesabına ödeme yapan kişiden, söz konusu iki taraf arasında istihdam ilişkisi bulunmadığına dair beyan alınması zorunludur.
  • C)İşveren grup emeklilik sözleşmesine yalnızca işveren sıfatıyla katkı payı ödemesi yapılabilir.
  • D)Katılımcının ödediği katkı payları ile bunların getirileri, gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmesi dışında açılan ayrı bir bireysel emeklilik hesabında takip edilir.
  • E)İşveren tarafından ödenen katkı payları ile bunların getirilerinin tamamına veya bir kısmına katılımcı tarafından hak kazanılması için işveren grup emeklilik sözleşmesinde belirlenen süreye hak kazanma süresi denir ve bu süre 7 yıldan fazla olamaz.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik uyarınca, gruba bağlı bireysel emeklilik sözleşmesi kapsamında katılımcıların ödediği katkı payları ve getirileri, bu sözleşme çerçevesinde açılan hesaplarda takip edilir. D şıkkı, bu tutarların "sözleşme dışında ayrı bir hesapta" takip edildiğini iddia ederek mevzuata aykırıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri yoktur; ancak soru "yanlış olanı" sorduğu için onlar doğru ifadelerdir: A şıkkı işveren grup sözleşmesinin takip mekanizmasını doğru tanımlar. B şıkkı, istihdam ilişkisi olmayan üçüncü şahıs ödemelerinde gereken beyan yükümlülüğünü doğru belirtir. C şıkkı, işveren grup sözleşmesinde sadece işveren katkı payı ödeyebileceği kuralını doğru ifade eder. E şıkkı ise hak kazanma süresinin en fazla 7 yıl olabileceği kuralını doğru aktarır.

Bilinmesi gereken kural: Gruba bağlı bireysel emeklilikte katılımcı ve işveren ödemeleri, ilgili grup sözleşmesi kapsamında açılan hesaplarda izlenir; ayrı bir hesap açılmaz.

Soru 17 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik uyarınca aşağıdakilerden hangisi iç kontrol fonksiyonunun kapsadığı kontrollerden biri değildir?

  • A)Faaliyetlerin icrasına yönelik işlemlerin kontrolü
  • B)Risklerin kontrolü
  • C)İletişim kanalları, ana hizmetlerin sürdürülmesine ilişkin tüm sistemler ile bilgi sistemlerinin ve finansal raporlama sisteminin kontrolü
  • D)Ana hizmetlerin uzantısı veya tamamlayıcısı niteliğinde olan hizmet alımlarının kontrolü
  • E)Uyum kontrolleri
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik uyarınca, iç kontrol fonksiyonu; faaliyetlerin icrası, iletişim kanalları ile bilgi ve finansal raporlama sistemleri, ana hizmetlerin uzantısı niteliğindeki hizmet alımları ve uyum kontrollerini kapsar. Ancak mevzuat, "risklerin kontrolü"nü iç kontrolün doğrudan bir alt başlığı veya kapsam maddesi olarak saymaz. Risk yönetimi, iç kontrolün desteklediği ancak ondan ayrı bir fonksiyon veya süreçtir; dolayısıyla B şıkkı bu yönetmelikteki tanımlı iç kontrol kapsamına girmez.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Faaliyetlerin icrasına yönelik işlemlerin kontrolü, yönetmeliğin açıkça iç kontrol kapsamına giren temel unsurlarındandır. C) İletişim kanalları, sistemler ve finansal raporlama kontrolleri, iç kontrolün bilgi akışı ve raporlama boyutunu oluşturur. D) Hizmet alımlarının kontrolü, ana hizmetlerin uzantısı olduğu için iç kontrol kapsamındadır. E) Uyum kontrolleri, mevzuata uygunluğun sağlanması açısından iç kontrolün vazgeçilmez bir parçasıdır.

Bilinmesi gereken kural: İç kontrol; işlem, iletişim, sistem, hizmet alımı ve uyum kontrollerini kapsar; risk yönetimi ise iç kontrolün doğrudan bir kapsam maddesi değildir.

Soru 18 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu kapsamında kurulmuş emeklilik şirketlerinin özel sağlık sigortası, tamamlayıcı sağlık sigortası, ferdi kaza sigortası, hayat sigortaları ve seyahat sağlık sigortaları konularından en az biri kapsamında kendisi tarafından sağlanacak sigorta teminatları için tanzim ettiği sigorta poliçelerinin, emeklilik sözleşmesi veya sertifikasıyla birlikte bir güvence paketi olarak sunulduğu emeklilik planına ne denir?

  • A)Entegre emeklilik planı
  • B)Kapsamlı emeklilik planı
  • C)Birleşik emeklilik planı
  • D)Tamamlanmış emeklilik planı
  • E)Bütünleşik emeklilik planı
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E) Bütünleşik emeklilik planı'dır.

Neden Doğru? Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu (BETYS Kanunu) uyarınca, emeklilik şirketlerinin kendi sağladığı sigorta teminatlarını (sağlık, kaza, hayat vb.) emeklilik sözleşmesiyle birleştirerek tek bir güvence paketi halinde sunmasına "Bütünleşik emeklilik planı" denir. Bu yapı, tasarruf ve sigorta risklerini tek çatı altında toplar.

Diğer Şıklar Neden Yanlış?

  • A) "Entegre" terimi mevzuatta bu tanım için kullanılmaz.
  • B) "Kapsamlı" ifadesi yasal tanımın bir parçası değildir.
  • C) "Birleşik" terimi kanunda bu plan türü için yer almaz.
  • D) "Tamamlanmış" ifadesi yasal terminolojide geçerli değildir.

Bilinmesi gereken kural BETYS Kanunu'nda, emeklilik sözleşmesiyle birlikte sunulan sigorta teminatlarını içeren yapıya kesinlikle "Bütünleşik emeklilik planı" adı verilir; diğer tüm isimlendirme varyasyonları mevzuata aykırıdır.

Soru 19 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Kısmen ödemeye ilişkin işlem ve hesaplamalar başvuru tarihinde katılımcının hesabında bulunan fon pay adedi üzerinden yapılır. Kısmen ödeme tutarının ödenmesi amacıyla fon satım talimatı verilecek fon adedi hesaplanırken işlemi devam eden fon dağılım değişikliği ve plan değişikliğine ilişkin süreçler dikkate alınmaz. Kısmen ödeme başvuru tarihinde bekleyen fon alım talimatları gerçekleştikten sonra kısmen ödeme tutarı hesaplanır. Kısmen ödeme tutarı, en geç tüm fon paylarının nakde dönüştüğü günü takip eden ilk iş günü katılımcı hesabına ödenir. Bireysel Emeklilik Sisteminde Kısmen Ödeme Hakkında 2024/13 Sayılı Genelgeye göre kısmen ödeme tutarına ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri yanlıştır?

  • A)Yalnız II
  • B)Yalnız IV
  • C)I, III
  • D)II, III
  • E)II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır.

Neden Doğru? 2024/13 Sayılı Genelge’ye göre; kısmen ödeme işlemleri, başvuru tarihindeki fon pay adedi üzerinden hesaplanır (I. ifade doğrudur). Ancak, II. ifade yanlıştır çünkü fon dağılım değişikliği ve plan değişikliği süreçleri dikkate alınır. III. ifade de yanlıştır; kısmen ödeme tutarı, bekleyen fon alım talimatları gerçekleştirmeden önce hesaplanır, sonra değil. IV. ifade doğrudur; ödeme, tüm fon paylarının nakde dönüştüğü günü takip eden ilk iş günü yapılır. Dolayısıyla hatalı olanlar II ve III’tür.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? A) II ve III yanlıştır, yalnız II değil. B) II ve III yanlıştır, yalnız IV değil (IV doğrudur). C) I ve III yanlıştır, I doğrudur. E) IV doğrudur, bu yüzden IV’ü içeren şık elenir.

Bilinmesi gereken kural Kısmen ödeme hesaplamasında fon dağılım/plan değişiklikleri dikkate alınır ve bekleyen alım talimatları gerçekleşmeden önce tutar belirlenir.

Soru 20 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Emeklilik hakkının kullanılması hâlinde, bireysel emeklilik hesabında bulunan birikimini en az on yıllık gelir sigortası sözleşmesi kapsamında almayı tercih eden çalışana, yıllık gelir sigortası sözleşmesinin imzalandığı tarihi takip eden devlet katkısı hesaplama döneminde, birikiminin yüzde … karşılığı ek Devlet katkısı olarak ödenir. Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik uyarınca yukarıda boş bırakılan yere aşağıdaki seçeneklerden hangisi gelmelidir?

  • A)2
  • B)3
  • C)5
  • D)8
  • E)10
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesi uyarınca, emeklilik hakkının kullanılması durumunda birikiminin en az on yıllık gelir sigortası sözleşmesi kapsamında alınmasını tercih eden sigortalıya, sözleşmenin imzalandığı tarihi takip eden devlet katkısı hesaplama döneminde birikiminin yüzde 5’i oranında ek devlet katkısı ödenir. Bu hüküm, uzun vadeli tasarrufu teşvik etmek amacıyla getirilmiş özel bir istisnadır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkındaki yüzde 2 oranı, standart devlet katkısı tavanı veya başka bir hesaplama kriteriyle ilgisi olmayan, yönetmelikte bu bağlamda öngörülmemiş bir orandır. B şıkkındaki yüzde 3 oranı, mevzuatta bu özel durum için belirlenmiş bir değer değildir. D şıkkındaki yüzde 8 oranı, yönetmeliğin ilgili maddesinde yer almayan ve hukuki dayanağı bulunmayan bir rakamdır. E şıkkındaki yüzde 10 oranı ise genel devlet katkısı oranı ile karıştırılarak oluşturulmuş, ancak bu özel senaryoda geçerli olmayan bir seçenektir.

Bilinmesi gereken kural: En az 10 yıllık gelir sigortası tercihinde, birikimin yüzde 5’i ek devlet katkısı olarak ödenir.

Soru 21 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Devlet katkısının hesaplanmasına, ödenmesine ve hakedilmeyen veya şirketlerce haksız olarak tahsil edilen tutarların iade veya mahsup edilmesine, şirket hesaplarına intikal eden Devlet katkılarının şirketlerce ilgili fonlara intikal ettirilmesine ilişkin iş ve işlemler … tarafından, devlet katkısının yatırıma yönlendirilmesinde kullanılacak fonlara ilişkin denetim … tarafından gerçekleştirilir. Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik uyarınca yukarıda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdaki seçeneklerden hangisi gelmelidir?

  • A)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu; Sermaye Piyasası Kurulu
  • B)Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi; Borsa İstanbul Anonim Şirketi
  • C)Emeklilik Gözetim Merkezi; Sermaye Piyasası Kurulu
  • D)Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi; Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
  • E)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu; Borsa İstanbul Anonim Şirketi
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır. Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesi uyarınca, devlet katkısının hesaplanması, ödenmesi, haksız tahsilatların iadesi ve fonlara aktarılması gibi idari ve denetim işlemleri Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SDDK) tarafından yürütülür. Bu kurum, Bireysel Emeklilik ve Yatırım Hizmetleri Sunan Kuruluşların denetiminden sorumlu resmi otoritedir.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri ise şöyledir:

  • B Şıkkı: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi sadece bilgi işlem ve istatistik birimidir, yetki sahibi değildir; Borsa İstanbul ise yatırım araçlarının işlem gördüğü yerdir, devlet katkısı yönetimiyle ilgilenmez.
  • C Şıkkı: Emeklilik Gözetim Merkezi kaldırılmıştır ve artık var değildir; Sermaye Piyasası Kurulu ise bireysel emeklilik sistemini değil, sermaye piyasası araçlarını düzenler.
  • D Şıkkı: Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi yetkili değildir; ikinci boşluğa gelen SDDK ise yatırım yönlendirmesinin denetiminden sorumlu değildir.
  • E Şıkkı: İkinci boşlukta yer alacak olan Borsa İstanbul, devlet katkısının yatırım yönlendirmesinin denetiminden sorumlu değildir; bu görev Sermaye Piyasası Kuruluna aittir.

Bilinmesi gereken kural: Devlet katkısı işlemlerinin idari denetimi SDDK’ya, yatırım yönlendirmesinin denetimi ise Sermaye Piyasası Kuruluna aittir.

Soru 22 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Bir kişi, bir malın veya o mala ilişkin hakkın yalnızca bir kısmında menfaat sahibi olmasına rağmen, kendisine ait kısımdan fazla bir kısmı için sigorta yaptırmışsa, sigorta edilen fazla kısım, sigorta ettirenle aynı menfaati taşıyan kişiler lehine yapılmış sayılır. Yukarıda açıklanan durumu düzenleyen sigorta türü, Türk Ticaret Kanununa göre aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?

  • A)Grup sigorta
  • B)Kolektif sigorta
  • C)Müşterek sigorta
  • D)Karşılıklı sigorta
  • E)Müşterek menfaatlerin sigortası
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1426/2 hükmüne göre, sigorta ettirenin malın veya hakkın yalnızca bir kısmında menfaat sahibi olması, ancak tüm menfaat değeri üzerinden sigorta yaptırması durumunda, fazla kısım "sigorta ettirenle aynı menfaati taşıyan kişiler lehine yapılmış" sayılır. Bu düzenleme, Müşterek Menfaatlerin Sigortası kavramını kapsar. Amacı, tek bir sigortalı nesnesi üzerinden birden fazla kişinin menfaatini güvence altına almaktır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Grup sigorta, belirli bir topluluğa yönelik standart poliçelerdir, bu özel menfaat bölünmesi kuralını içermez. B) Kolektif sigorta, ortak bir menfaat için birden fazla sigortacının birlikte çalışmasını ifade eder, menfaat sahipliği kuralı değildir. C) Müşterek sigorta, birden fazla sigortalının tek bir poliçeyle sigorta yaptırdığı durumdur, menfaat kısmi bölünmesi kuralını doğrudan tanımlamaz. D) Karşılıklı sigorta, sigortacı ile sigortalının birbirine karşı yükümlülüklerini düzenleyen genel bir ilkedir, bu özel durum kuralı değildir.

Bilinmesi gereken kural: TTK m. 1426/2 uyarınca, kısmi menfaat sahibi olanın fazla kısım için sigortası, aynı menfaati taşıyan diğer kişiler lehine geçerli sayılır.

Soru 23 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin bağımsız denetiminde görev alacak denetçilerin sigortacılık ve özel emeklilik konularında, en az 7 kredi karşılığı sürekli eğitimi, denetim sözleşmesinin imzalandığı yılın sonuna kadar tamamlamaları gerekmektedir. Sigortacılık ve özel emeklilik konuları destekleyici konulardan biridir. Sürekli eğitim kredisi elde etmek amacıyla sigortacılık ve özel emeklilik mevzuatı konusunda KGK tarafından düzenlenen bağımsız denetçilik sınavlarına katılmak mümkün olup, sigortacılık ve özel emeklilik mevzuatı sınavında başarılı olunması durumunda 20 kredi elde edilir. Sigortacılık ve özel emeklilik mevzuatı sınav konusundan 3 yıllık dönem içerisinde bir kez kredi elde edilebilir. Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim Tebliği uyarınca Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun düzenleme ve denetimine tabi olan sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin bağımsız denetiminde görev alacak denetçilerin sürekli eğitim yükümlülüklerine ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  • A)I, III
  • B)II, IV
  • C)I, II, III
  • D)I, III, IV
  • E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. KGK’nın Bağımsız Denetçiler İçin Sürekli Eğitim Tebliği’ne göre, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin denetiminde görev alacak denetçilerin, bu konularda en az 7 kredi süreklilik eğitimi alması ve bunu denetim sözleşmesinin imzalandığı yılın sonuna kadar tamamlaması zorunludur (I. ifade doğru). Ayrıca, sigortacılık ve özel emeklilik mevzuatı konusundaki KGK sınavlarında başarılı olunması halinde 20 kredi elde edilebilir (II. ifade doğru). Ancak bu krediden yararlanmak için, söz konusu sınavdan 3 yıllık dönem içinde sadece bir kez kredi alınabilir (III. ifade doğru). IV. ifade ise yanlıştır; çünkü sigortacılık ve özel emeklilik mevzuatı, denetçilerin sürekli eğitim yükümlülüklerini yerine getirmek için kullanılan destekleyici konulardan biridir, ana konu değildir. Bu nedenle I, III ve IV ifadeleri doğrudur.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) II. ifade doğru olduğu için eksiktir. B) I ve III ifadeleri doğru olduğu için eksiktir. C) IV. ifade yanlış olduğu için hatalıdır. E) IV. ifade yanlış olduğu için hatalıdır.

Bilinmesi gereken kural: Sigorta/reasürans/emeklilik denetiminde görev alan bağımsız denetçiler, bu alanda en az 7 kredi eğitim almalı ve KGK sınavından 3 yılda bir kez 20 kredi kazanabilirler.

Soru 24 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigortacılık Sektöründe Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Hakkında 2024/32 Sayılı Genelgeye göre sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin enflasyon muhasebesi uygulamasına geçiş tarihi aşağıdakilerden hangisidir?

  • A)01/01/2023
  • B)01/01/2024
  • C)01/01/2025
  • D)01/01/2026
  • E)Henüz bir belirleme yapılmamıştır.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sigortacılık Sektöründe Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Hakkında 2024/32 Sayılı Genelge’nin 4. maddesi uyarınca, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin enflasyon muhasebesi uygulamasına geçiş tarihini belirlemek üzere BDDK tarafından bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Bu grup, sektörün finansal yapısı ve hazırlık süreci değerlendirilerek tarihi tespit edecek olup, henüz resmi bir tarih açıklanmamıştır. Dolayısıyla mevzuatta kesin bir takvim bulunmamaktadır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, uygulamanın geçmişe yönelik bir zorunluluk gibi algılanmasından kaynaklanan hatalı bir varsayımdır. B şıkkı, genelgenin yayım yılı ile geçiş tarihini karıştıran yaygın bir yanılgıdır. C şıkkı, geleceğe yönelik tahmini bir tarih olup mevzuatta yer almamaktadır. D şıkkı ise tamamen uydurma ve dayanağı olmayan bir tarihtir.

Bilinmesi gereken kural: Enflasyon muhasebesi geçiş tarihi, BDDK’nın oluşturduğu çalışma grubunun önerisi ve resmi tebliği ile belirlenecek olup, şu an için net bir tarih yoktur. Sınavlarda "henüz belirlenmemiştir" gibi seçenekler, mevzuatta eksik bilgi veya bekleyen işlem varsa doğru kabul edilir.

Soru 25 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği uyarınca aşağıdaki tanımlardan hangisi yanlıştır?

  • A)Kâr payı verilen hayat grubu sigortalarında kâr payına esas teşkil eden matematik karşılık gelirlerinden belli bir oranda yapılan kesintiye işletme masrafı denir.
  • B)Belirli bir nüfus topluluğunun gözlem altında tutulması sonucunda oluşturulan, yaşama ve ölüm istatistiklerine göre elde edilen sonuçlardan, her bir yaşta bir yıl içerisinde hayatta kalacak ve ölecek kişilerin sayısının öngörüldüğü tablolara iskonto edilmiş ölüm düzeyi (komütasyon) tabloları denir.
  • C)Teknik karşılıklar, risk primi ve sigortalıların birikimleri için varsa garanti edilen getirinin hesaplanmasında kullanılan faiz oranına teknik faiz denir.
  • D)Hayat grubu sigortalarında, risk primi hesabına bağlı olmaksızın, yatırım amacıyla alınan miktara birikim primi denir.
  • E)Risk primi ve/veya birikim primi ile gider payı ve aracı komisyonunu (veya üretim masrafını) içeren miktara tarife primi denir.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği’ne göre, iskonto edilmiş ölüm düzeyi tabloları (komütasyon tabloları), belirli bir nüfus topluluğunun gözlem altında tutulmasıyla elde edilen yaşama ve ölüm istatistiklerine dayanır. Ancak bu tabloların tanımı, her yaşta bir yıl içinde hayatta kalacak ve ölecek kişilerin sayısının öngörüldüğü ölüm tablolarıdır. B şıkkında bu tanım hatalı bir şekilde yapılmıştır; komütasyon tabloları, ölüm olasılıklarının bugünkü değere indirgenmiş (iskonto edilmiş) hallerini gösteren matematiksel araçlardır, doğrudan "sayı öngörüsü" yapan tablo değildir.

Diğer şıklar doğrudur: A şıkkı, kâr payı hesaplamasında yapılan kesintiyi doğru tanımlar. C şıkkı, teknik karşılıkların hesaplanmasında kullanılan faiz oranını doğru ifade eder. D şıkkı, yatırım amaçlı birikim primini doğru tanımlar. E şıkkı ise tarife priminin bileşenlerini (risk/birikim primi, gider payı, komisyon) doğru sıralar.

Bilinmesi gereken kural: Komütasyon tabloları, ölüm istatistiklerinin iskonto edilmiş matematiksel sonuçlarını içeren tablolar olup, doğrudan hayatta kalma/ölüm sayı öngörüsü yapan tablo değildir.

Soru 26 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Türk Ticaret Kanununa göre sorumluluk sigortalarıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Sigortalı aleyhine bir istem ileri sürüldüğünde, isteme ilişkin makul giderler sigortacı tarafından karşılanır.
  • B)Sigortacı, zarar görene ödeyeceği sigorta tazminatını, sigorta sözleşmesinden doğan alacakları ile takas edebilir.
  • C)Sigortacı, sigortalının, sorumluluk konusu olayı kasten gerçekleştirmesinden doğan zararlardan sorumlu olmaz.
  • D)Zarar gören, sağlanması ihtimali bulunan ve istenilmesi haklı görülebilecek ilgili tüm belgeleri sigortacıya vermek zorundadır.
  • E)Sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra hukuken sigortalı yerine geçer.
Çözümü göster — doğru cevap B

Doğru cevap B şıkkıdır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1436/2 hükmüne göre, sorumluluk sigortalarında sigortacı, zarar görene ödeyeceği tazminatı sigorta sözleşmesinden doğan alacaklarıyla takas edemez. Bu kural, zarar gören üçüncü kişinin korunması ve sigorta güvencesinin amacına uygun şekilde kullanılmasını sağlar. Dolayısıyla B şıkkı, mevzuata aykırı olduğu için yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer şıkların analizi şöyledir: A şıkkı doğrudur; TTK m. 1436/1 uyarınca sigortalı aleyhine açılan davada makul giderler sigortacı tarafından karşılanır. C şıkkı doğrudur; sigortacı, sigortalının kasten yaptığı eylemlerden doğan zararlardan sorumlu tutulamaz (TTK m. 1435). D şıkkı doğrudur; zarar gören, sigorta tazminatı talebinde bulunurken gerekli belgeleri sunmakla yükümlüdür. E şıkkı doğrudur; sigortacı tazminatı ödediğinde, sigortalı yerine hakları devralır (rükûen takip hakkı).

Bilinmesi gereken kural: Sorumluluk sigortalarında sigortacı, zarar görene ödeyeceği tazminatı kendi alacaklarıyla asla takas edemez; bu, zarar görenin haklarının korunması için zorunludur.

Soru 27 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelik uyarınca teknik karşılıkları karşılayan varlıklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Kasada bulunan TL ve dövizlerin brüt teknik karşılıkların %3’ünü aşan kısmı teknik karşılıklara karşılık olarak gösterilemez.
  • B)Bir varlığın edinilmesi Türkiye’de kurulmuş sigorta ve reasürans şirketinin borçlanmasına yol açmış ise, söz konusu borcun düşülmesinden sonra kalan tutar, teknik karşılıklara karşılık olarak gösterilebilir.
  • C)Temerrüde düşen alacaklar, yalnız temerrüde düşülmesini takip eden ilk iki aylık süre için teknik karşılıklara karşılık olarak gösterilebilir.
  • D)Üçüncü kişiler veya gruplardan olan alacakların, ancak aynı kişi ve gruplara olan borçların düşülmesinden sonra kalan kısmı teknik karşılıklara karşılık olarak gösterilebilir.
  • E)Döviz tevdiat hesapları ile kıymetli maden hesapları teknik karşılıklara karşılık olarak gösterilemez.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelik uyarınca, döviz tevdiat hesapları ve kıymetli madenler teknik karşılıkları karşılayan varlıklar arasında yer alır. Dolayısıyla bunların gösterilemeyeceğini iddia eden E seçeneği yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani doğru ifadeler) şöyledir: A) Kasadaki nakit, brüt teknik karşılıkların %3’ünü aşan kısmı karşılık olarak gösterilemez; bu kural doğrudur. B) Şirketin kendi borçlanmasıyla edinilen varlıklar, borç düşüldükten sonraki net tutarıyla karşılık olarak gösterilebilir; bu kural doğrudur. C) Temerrüde düşen alacaklar, temerrüt tarihini takip eden ilk iki ay boyunca karşılık olarak gösterilebilir; bu kural doğrudur. D) Üçüncü kişilerden olan alacaklar, aynı kişilere olan borçlar düşüldükten sonra kalan net tutarıyla karşılık olarak gösterilebilir; bu kural doğrudur.

Bilinmesi gereken kural: Döviz tevdiat hesapları ve kıymetli madenler, yönetmelik gereği teknik karşılıkları karşılayan geçerli varlıklar arasındadır ve gösterilebilirler.

Soru 28 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigortacılık Verilerinin Toplanması, Saklanması ve Paylaşılmasına Dair Yönetmelik uyarınca sigortacılık verileri aşağıda yer alan amaçlardan hangisi doğrultusunda kullanılamaz?

  • A)Sigortalılık oranlarının artırılmasına yönelik çalışmalar yapmak
  • B)Sigorta puanını hesaplamak
  • C)Sosyal medya analizi veya davranışsal tahminler gibi alanlarda veri analizi yapmak
  • D)Zorunlu sigortaların takibini yapmak
  • E)Yanlış sigorta uygulamalarının önlenmesine katkıda bulunmak
Çözümü göster — doğru cevap C

Doğru cevap C şıkkıdır. Sigortacılık Verilerinin Toplanması, Saklanması ve Paylaşılmasına Dair Yönetmelik uyarınca, sigortacılık verileri yalnızca sigorta sözleşmelerinin ifası, riskin değerlendirilmesi, piyasa denetimi, istatistiksel analizler ve yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi gibi doğrudan sigortacılık faaliyetleriyle sınırlı amaçlar için kullanılabilir. Sosyal medya analizi veya davranışsal tahminler gibi alanlar, sigortacılığın temel işlevleriyle doğrudan ilgili olmadığı için veri kullanım kapsamı dışındadır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, sigortalılık oranlarının artırılması sigorta sektörünün yaygınlaştırılması amacıyla izin verilen bir istatistiksel/stratejik kullanımdır. B şıkkı, sigorta puanı hesaplaması riskin doğru fiyatlandırılması ve değerlendirilmesi için gerekli bir işlemdir. D şıkkı, zorunlu sigortaların takibi yasal denetim ve piyasa düzenlemesi kapsamında açıkça izin verilen bir kullanımdır. E şıkkı, yanlış sigorta uygulamalarının önlenmesi piyasa denetimi ve tüketicinin korunması amacıyla yönetmelikle desteklenen bir amaçtır.

Bilinmesi gereken kural: Sigortacılık verileri, yalnızca sigorta sözleşmelerinin ifası, risk yönetimi, piyasa denetimi ve yasal zorunluluklar gibi doğrudan sigortacılık faaliyetleriyle sınırlı amaçlar için kullanılabilir; sosyal medya veya davranışsal tahminler gibi dolaylı veya ticari amaçlar için kullanılamaz.

Soru 29 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigorta ettiren ile sigortacı arasında, sigorta edilecek kişinin doktor incelemesinden geçmesi kararlaştırılmış olsa bile, sigortacı sigortalanacak kişiyi bu incelemeyi yaptırmaya zorlayamaz. Ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse, sözleşmenin sigorta ettirenin mirasçıları lehine, yaşama ihtimaline karşı yapılmış sigortalarda ise sigortalı lehine yapıldığı kabul olunur. Başkasının hayatı üzerine sigorta yapılabilmesi için, o kişinin hayatının devamında lehtarın bir menfaatinin bulunması gerekmez. Ödenecek bedelin lehtarın maddi menfaatinden daha fazla olduğu durumlarda, aşan kısım sigortacının lehine yapılmış sayılır. Türk Ticaret Kanununa göre hayat sigortalarına ilişkin yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

  • A)I, II
  • B)II, III
  • C)III, IV
  • D)I, II, III
  • E)I, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap A

Doğru cevap A şıkkıdır.

Neden Doğru? Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 868/1’e göre, sigorta ettiren ile sigortacı arasında doktor incelemesi kararlaştırılsa bile, sigortacı sigortalıyı bu incelemeye zorlayamaz. Bu nedenle I. ifade doğrudur. Ayrıca TTK m. 871’e göre, ölüm rizikosuna karşı yapılan sigortalarda lehtar belirtilmemişse, sözleşme sigorta ettirenin mirasçıları lehine; yaşama ihtimaline karşı yapılanlarda ise sigortalı lehine yapıldığı kabul edilir. Bu nedenle II. ifade de doğrudur.

Diğer Şıklar Neden Yanlış? III. ifade yanlıştır çünkü başkasının hayatı üzerine sigorta yaptırabilmek için, o kişinin hayatının devamında lehtarın maddi veya manevi bir menfaatine sahip olması zorunludur; menfaat şartı aranmaz ifadesi hukuka aykırıdır. IV. ifade yanlıştır çünkü ödenen bedelin lehtarın menfaatinden fazla olması durumunda, aşan kısım sigortacının lehine değil, geçersiz sayılır veya haksız kazanç hükümleri uygulanır; doğrudan sigortacıya geçmez.

Bilinmesi gereken kural Başkasının hayatı üzerine sigorta yaptırabilmek için lehtarın maddi veya manevi bir menfaatine sahip olması zorunludur.

Soru 30 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmesi yapmak isteyen kişinin sözleşmenin yapılması için verdiği teklif, sigorta şirketi tarafından, teklif tarihinden itibaren kaç gün içinde reddedilmezse sigorta sözleşmesi kurulmuş sayılır?

  • A)10
  • B)15
  • C)20
  • D)30
  • E)35
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 869/1 hükmüne göre, sigorta teklifinin verilmesinden itibaren 30 gün içinde sigorta şirketi tarafından reddedilmezse, sözleşme kurulmuş sayılır. Bu süre, teklifin şirkete ulaşmasından itibaren işlemeye başlar ve şirketin sessiz kalması halinde kabul var sayılır. Bu kural, sigorta taleplerinin gecikmeden sonuçlandırılmasını ve sigortalıların belirsizlik içinde kalmamasını amaçlar.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) 10 gün, yasal süre ile uyuşmaz; hukuki bir dayanağı yoktur. B) 15 gün, TTK’da öngörülen 30 günlük süre ile çelişir. C) 20 gün, mevzuatta belirtilen kabul süresi ile örtüşmez. E) 35 gün, kanunda yer almayan ve süreyi aşan bir tarihtir.

Bilinmesi gereken kural: TTK’ya göre sigorta teklifine karşı 30 gün sessiz kalma, sözleşmenin kurulmuş sayılması anlamına gelir.

Soru 31 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigortacının Borç ve Sigorta Ettirenin Borç Yükümlülükleri ve Yükümlülükleri Bilgi verme ve (I) ….. araştırma yapılmasına izin verme yükümlülüğü Giderleri ödeme (III) …. borcu Zararı önleme, azaltma ve sigortacının rücu (II) ….. haklarını koruma yükümlülüğü Sigorta poliçesi verme (IV) ….. yükümlülüğü Yukarıdaki tabloda, Türk Ticaret Kanunu’na göre sigortacının ve sigorta ettirenin bazı borç ve yükümlülükleri yer almaktadır. Ancak tabloda bazı alanlar boş bırakılmıştır. Buna göre, (I), (II), (III) ve (IV) numaralı boşluklara aşağıdaki seçeneklerde verilen ifadelerden hangileri sırasıyla getirilmelidir?

  • A)(I) : Rizikoyu taşıma yükümlülüğü (II) : Aydınlatma yükümlülüğü (III) : Beyan yükümlülüğü (IV) : Prim ödeme borcu
  • B)(I) : Tazminat ödeme borcu (II) : Rizikoyu taşıma yükümlülüğü (III) : Aydınlatma yükümlülüğü (IV) : Prim ödeme borcu
  • C)(I) : Prim ödeme borcu (II) : Rizikoyu taşıma yükümlülüğü (III) : Beyan yükümlülüğü (IV) : Aydınlatma yükümlülüğü
  • D)(I) : Tazminat ödeme borcu (II) : Prim ödeme borcu (III) : Rizikoyu taşıma yükümlülüğü (IV) : Aydınlatma yükümlülüğü
  • E)(I) : Beyan yükümlülüğü (II) : Prim ödeme borcu (III) : Tazminat ödeme borcu (IV) : Rizikoyu taşıma yükümlülüğü
Çözümü göster — doğru cevap A

TTK’ya göre sigortacının temel yükümlülükleri, sözleşmenin özü olan riski üstlenmek ve tazminat ödemektir. (I) boşluğu, sigortacının sözleşme gereği rizikoyu taşıma yükümlülüğünü ifade eder; çünkü sigorta, riski devir işlemidir. (II) boşluğunda geçen "rücu haklarını koruma" ifadesi, sigortacının zarar gören üçüncü kişiye veya ettirene karşı aydınlatma yükümlülüğü ile doğrudan ilişkilidir; sigortacı, rücu hakkını kullanabilmek için gerekli bilgileri sağlamalıdır. (III) boşluğu, ettirenin prim ödeme borcunu işaret eder; bu, sigorta sözleşmesinin karşılıklı ifası açısından temel bir borçtur. (IV) boşluğu ise sigortacının aydınlatma yükümlülüğüdür; poliçe verirken ettireni sigorta koşulları hakkında bilgilendirme zorunluluğudur.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı (I) için tazminatı, C şıkkı (I) için primi, D şıkkı (I) için tazminatı ve E şıkkı (I) için beyanı yanlış yerleştirmiştir.

Bilinmesi gereken kural: Sigortacının temel görevleri riski taşıma ve tazminat ödemek, ettirenin ise primi ödemek ve doğru beyanda bulunmaktır.

Soru 32 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Finansal Tablolarının Sunumu Hakkında Tebliğ uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

  • A)Finansal tablolar; şirketin finansal durumunu, performansını ve nakit akışlarını Türkiye Finansal Raporlama Standartları doğrultusunda gerçeğe ve ihtiyaca uygun olarak yansıtacak şekilde hazırlanır.
  • B)Cari ve karşılaştırmalı dönem bakiyeleri sıfır olan kalemlere finansal tablolarda yer verilmeyebilir.
  • C)Finansal tablolara alınan kalemlerin tutarını büyük ölçüde etkileyen muhasebe politikalarının uygulanmasında finansal tabloları hazırlayanlar tarafından kullanılan tahmin ve varsayımlar muhasebe politikaları ile ilgili açıklamalarının yer aldığı dipnotlarda açıklanır.
  • D)Bu Tebliğe ve Türkiye Finansal Raporlama Standartlarına tamamen uygun şekilde hazırlanmamış finansal tablolar, Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunun standartlarına uygun şekilde hazırlanmış finansal tablolar olarak kabul edilmez.
  • E)Finansal tabloların gerçeği doğru bir şekilde yansıtması için gerekli olan ancak finansal tablolarda yer almayan diğer bilgilerin finansal tablo dipnotlarında açıklanması zorunlu değildir.
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sigorta ve Emeklilik Şirketlerinin Finansal Tablolarının Sunumu Hakkında Tebliğ uyarınca, finansal tabloların kullanıcılarına karar alma konusunda fayda sağlayacak nitelikteki tüm önemli bilgiler sunulmalıdır. Gerçeği doğru yansıtmak için gerekli olan ancak tablo içinde yer almayan bu ek bilgiler, dipnotlarda açıklanmak zorundadır. Dolayısıyla, bu bilgilerin açıklanmasının zorunlu olmadığını iddia eden E seçeneği mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.

Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, tabloların TFRS’ye uygun olarak hazırlanması gerektiğini belirten temel bir ilkedir. B şıkkı, sıfır bakiyeli kalemlerin tablodan çıkarılabileceğine dair usul kuralını doğru ifade eder. C şıkkı, muhasebe tahminlerinin dipnotlarda açıklanma zorunluluğunu doğru şekilde belirtir. D şıkkı, SDDK standartlarına uyumsuz tabloların kabul edilmeyeceğini doğru bir şekilde ifade eder.

Bilinmesi gereken kural: Finansal tabloların gerçeği yansıtması için gerekli olan ancak tablo içinde yer almayan önemli bilgiler, dipnotlarda açıklanmak zorundadır.

Soru 33 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Hasar ödeme süreçlerinde veya paydaşların kullandığı sistemlerde yarım iş gününü aşan kesintiler Yatırım politikalarına dair mevzuatta getirilen kısıtlamalar Aktif azaltıcı işlem yasağı kapsamına giren hususlar Finansal tabloların yeniden yayımlanmasını gerektirecek nitelikteki finansal etkiler Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik kapsamında yürütülen faaliyetlerin, açıkça belirtilmiş olsun veya olmasın, önemlilik seviyesi gözetilerek yürütülmesine karşın yukarıdaki sayılan durumlardan hangileri önemlilik seviyesi dikkate alınmaksızın her halükârda önemli sayılmakta ve bu kapsamda faaliyetler yürütülmektedir?

  • A)I, III
  • B)II, IV
  • C)I, II, III
  • D)II, III, IV
  • E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap E

Doğru cevap E şıkkıdır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik uyarınca, şirketlerin iç denetim ve kontrol süreçlerinde "önemlilik" eşiği genellikle esneklik sağlar. Ancak, yönetmeliğin açık hükümlerine göre; hasar ödemelerindeki yasal kesintiler, yatırım kısıtlamaları, aktif azaltıcı işlem yasağı ihlalleri ve finansal tablo yeniden yayımlamayı gerektiren durumlar, şirketin mali yapısı veya büyüklüğü ne olursa olsun mutlak surette "önemli" kabul edilir. Bu durumlar, şirketin likiditesini, regülasyon uyumunu ve şeffaflığını doğrudan etkilediği için önemlilik eşiği gözetmeksizin raporlanmalı ve izlenmelidir.

Diğer şıkların yanlış olma nedeni: A) II ve IV maddeleri de mutlak önem taşıdığı için eksik bırakılmıştır. B) I ve III maddeleri de mutlak önem taşıdığı için eksik bırakılmıştır. C) IV. madde de mutlak önem taşıdığı için eksik bırakılmıştır. D) I. madde de mutlak önem taşıdığı için eksik bırakılmıştır.

Bilinmesi gereken kural: Yatırım kısıtlamaları, likidite kesintileri ve finansal tablo hataları gibi regülasyon ve şeffaflık ihlalleri, önemlilik eşiği gözetmeksizin her zaman mutlak önem arz eder.

Soru 34 · 2025/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı

Türk Ticaret Kanununa göre göre aşağıdakilerden hangisi sigorta sözleşmelerinin sona erdiği durumlardan biri değildir?

  • A)Sigortacının iflası hâlinde sigorta sözleşmesi sona erer.
  • B)Sigorta edilen menfaatin sahibinin değişmesi hâlinde, aksine sözleşme yoksa, sigorta ilişkisi sona erer.
  • C)Sigorta sözleşmesinin süresi sonunda, sözleşmede aksi belirtilmedikçe, sigorta sözleşmesi kendiliğinden sona erer.
  • D)Sigorta sözleşmesinin başlangıcında belirlenen primin tamamının ödenmesi durumunda sigorta sözleşmesi sona erer.
  • E)Sigortacı ile sigortalının karşılıklı anlaşması ile sigorta sözleşmesi sona erer. Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap D

Doğru cevap D şıkkıdır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1436’ya göre, primin ödenmemesi sigorta sözleşmesini otomatik olarak sona erdirmez. Aksine, prim borcu nedeniyle sigortacı, sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir ancak bu bir sona erme nedeni değil, feshedilme sebebidir. Dolayısıyla primin tam ödenmesi sözleşmenin sona erdiği bir durum değildir; bu şık mevzuata aykırıdır.

Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) TTK m. 1437 uyarınca sigortacının iflası, sigorta sözleşmesini kanunen sona erdirir. B) TTK m. 1438’e göre, menfaatin değişmesi hâlinde (sigortalı değişikliği), aksine hüküm yoksa sigorta ilişkisi sona erer. C) TTK m. 1435’e göre, sözleşme süresi dolduğunda ve aksi belirtilmedikçe sözleşme kendiliğinden sona erer. E) TTK m. 1439’a göre, tarafların karşılıklı anlaşmasıyla sözleşme her zaman sona erdirilebilir.

Bilinmesi gereken kural: Prim borcu, sigorta sözleşmesini otomatik olarak sona erdiren bir neden değildir; sigortacının sözleşmeyi feshetme hakkı doğurur.

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı dersinin diğer dönemleri

Aynı formatta 3025 çözümlü soru

KGK Bağımsız Denetçilik Sınavı için ders ve konu seçerek çalışılıyor; her sorunun altında yazılı çözümü var. Ücretsiz indiriliyor.

Sınav Merkezi uygulaması