Soru 1 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Sigortacı, sözleşmeyi kısmen feshetmişse sigorta ettiren sözleşmenin tamamını feshedebilir. II. Sigorta priminin ödenmesinden önce iflas eden sigorta ettirenden, sigortacı, prim ödeme borcunun yerine getirileceğine ilişkin teminat isteyebilir. III. Sigortacının, ilgili sigorta dalına ilişkin ruhsatının iptal edilmesi durumunda, sigorta ettiren, bunu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sigorta sözleşmesini feshedebilir. IV. Prim ödemesinden muaf hâle gelmiş can sigortalarında, sigorta ettiren konkordato ilan etmişse, sigortacı, bunu öğrendiği tarihten itibaren, bir aylık bildirim süresine uyarak, sigorta sözleşmesini feshedebilir. Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmelerinin feshine ilişkin yukarıdaki bilgilerden hangileri doğrudur?
- A)I, II
- B)II, III
- C)I, II, III
- D)I, III, IV
- E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır.
Neden Doğru? Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 147/1 uyarınca, sigortacı sözleşmeyi kısmen feshetirse, sigorta ettiren sözleşmenin tamamını feshedebilir (I. madde doğru). TTK m. 147/2’ye göre, prim ödenmeden önce sigorta ettiren iflas ederse sigortacı teminat isteyebilir (II. madde doğru). TTK m. 147/3’e göre, sigortacının ruhsatı iptal edilirse sigorta ettiren bunu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir (III. madde doğru).
Neden Yanlış? IV. madde yanlıştır çünkü prim ödemesinden muaf can sigortalarında sigorta ettiren konkordato ilan etse dahi sigortacının feshetme hakkı yoktur; bu hak sadece sigorta ettirenin konkordato ilan etmesi durumunda sigortacıya aittir, ancak burada durum farklıdır ve IV. maddedeki "sigortacının feshedebilir" ifadesi mevzuata aykırıdır (aslında konkordato durumunda feshetme hakkı sigorta ettirendir, sigortacı için bu hüküm geçerli değildir veya IV. maddedeki şartlar altında sigortacının bu hakka sahip olmadığı belirtilir; detaylı incelemelerde IV. maddenin TTK m. 147/4 kapsamında sigorta ettirenin konkordato ilan etmesi halinde sigorta ettirenin feshi söz konusudur, sigortacının feshi için başka şartlar aranır veya IV. madde tamamen hatalı bir yargı içerir).
Bilinmesi gereken kural Sigorta ettirenin feshetme hakları (iflas, ruhsat iptali) ile sigortacının feshetme hakları (prim ödememe, konkordato) TTK’da net olarak ayrılmıştır.
Soru 2 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Katılım Esasları Çerçevesinde Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik uyarınca katılım esaslarına göre faaliyet gösteren sigorta, reasürans şirketi ve sigorta kooperatifi ile emeklilik şirketinde sigortacılık ve bireysel emeklilik faaliyetlerinin katılım esasları çerçevesinde icrasını teminde görev alan organ aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Danışma komitesi
- B)Katılım uyum birimi
- C)Denetim komitesi
- D)İç denetim birimi
- E)Uygunluk komitesi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Katılım Esasları Çerçevesinde Sigortacılık ve Bireysel Emeklilik Faaliyetlerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, katılım esaslarına uygunluk sürecini yöneten ve bu çerçevede faaliyetlerin icrasını temin eden organ Danışma Komitesi'dir. Bu komite, şirketin faaliyetlerinin İslami hükümlere ve katılım esaslarına uygunluğunu gözetmekle yükümlüdür.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Katılım uyum birimi, Danışma Komitesi'ne raporlama yapan ve teknik destek sunan bir birimdir, karar alma organı değildir. C) Denetim komitesi, genel olarak şirketin mali ve idari denetiminden sorumludur, özel olarak katılım esaslarının icrasını temin eden ana organ değildir. D) İç denetim birimi, yönetim tarafından atanan ve bağımsız denetim yapan bir birimdir, katılım esaslarının icrasını temin eden organ değildir. E) Uygunluk komitesi, genellikle bankacılıkta veya genel uygunluk süreçlerinde yer alır; bu yönetmelikteki özel görevi üstlenen organ değildir.
Bilinmesi gereken kural: Katılım şirketlerinde ve emeklilik şirketlerinde, faaliyetlerin katılım esasları çerçevesinde icrasını temin eden ve bu konudaki görüşlerini belirleyen yetkili organ Danışma Komitesi'dir.
Soru 3 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Türk Ticaret Kanununa göre sigorta sözleşmelerinde temsile ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Başkasının adına yapıldığı anlaşılmayan sözleşme, menfaati bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, temsilci adına yapılmış sayılır.
- B)Adına sigorta sözleşmesi yapılan kişi, riziko gerçekleşince sözleşmeye sonradan icazet veremez.
- C)Yetkisiz yapılan sözleşme, menfaati bulunup bulunmadığına bakılmaksızın, temsilci adına yapılmış sayılır.
- D)Temsilci yetkisiz ise ilk sigorta döneminin primlerinden adına sigorta sözleşmesi yapılan kişi sorumlu olur.
- E)Sigorta ettiren tarafından temsilciye sigorta şartlarıyla ilgili bir talimat verilmişse, temsilci, sigorta sözleşmesini, söz konusu talimatlara göre yapar.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 871/2 hükmüne göre, sigorta ettiren temsilciye sözleşme şartları konusunda talimat vermişse, temsilci bu talimatlara uymak zorundadır. Bu kural, temsilcinin yetki sınırlarını ve sigorta ettirenin iradesini korur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Başkası adına yapılan sözleşme, menfaati olan kişi adına yapılmış sayılır, temsilci adına değil. B) Riziko gerçekleşmeden önce icazet verilebilir; gerçekleşince verilemez ifadesi eksiktir ve bağlayıcılık kurallarıyla çelişir. C) Yetkisiz sözleşme, menfaati olan kişi adına yapılmış sayılır, temsilci adına değil. D) Yetkisiz işlemde ilk primlerden sorumlu olan, menfaati olan kişidir, temsilci değil.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta sözleşmelerinde temsilci, sigorta ettirenin verdiği açık talimatlara sıkı sıkıya bağlıdır; bu talimatlar sözleşme şartlarını belirleyici niteliktedir.
Soru 4 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Denetim kuruluşu ve denetçiler tarafından Bağımsız Denetçilik Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında yaptırılan mesleki sorumluluk sigortası poliçesinin düzenlenme tarihini takip eden bildirilmesi gerekmektedir?
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bağımsız Denetçilik Mesleki Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın 5. maddesi uyarınca, denetim kuruluşu ve bağımsız denetçiler, poliçenin düzenlenme tarihini takip eden 30 gün içinde sigorta poliçesini ilgili Kurula bildirmekle yükümlüdür. Bu süre, sigortalıların mevzuata uygun hareket ettiğinin ve riskin sigorta kapsamına girdiğinin resmi kayda geçirilmesi için kritik bir yasal zorunluluktur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) 10 gün, yasal bildirim süresinden daha kısa olup yükümlülüğü hafifletir. B) 15 gün, mevzuatta öngörülen yasal süre ile uyuşmamaktadır. D) 45 gün, yasal süreyi aşarak sigortalıyı geçici olarak korumasız bırakır. E) 60 gün, yasal süreyi ciddi şekilde ihlal eder ve yaptırım riski doğurur.
Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetim sorumluluk sigortası poliçesi düzenlendikten sonra, Kurula bildirim süresi kesinlikle 30 gündür.
Soru 5 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Bireysel Emeklilik Sisteminde Kısmen Ödeme Hakkında Yönetmelik uyarınca kısmen ödeme hakkını aşağıdaki katılımcılardan hangisi kullanamaz?
- A)Konut alımı için kısmen ödeme hakkından faydalanmak isteyen katılımcılar
- B)Türkiye’de faaliyet gösteren üniversitelerin herhangi bir örgün eğitim lisans programına kayıtlı olan öğrenciler
- C)Evlilik nedeniyle kısmen ödeme hakkından faydalanmak isteyen katılımcılar
- D)Genel hayata etkili afet ilan edilen bölgelerde, afetten zarar gören katılımcılar
- E)Hayati önem taşıyan bir hastalık tanısı alan katılımcılar
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bireysel Emeklilikte Kısmen Ödeme Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesi, kısmen ödeme hakkının sadece belirli sınırlı hallerde (konut, eğitim, evlilik, afet) tanındığını hükme bağlar. Hayati önem taşıyan hastalık tanısı alan katılımcılar için kısmen ödeme değil, erken çıkış (emeklilik öncesi çıkış) hakkı öngörülür. Bu nedenle E şıkkındaki katılımcı kısmen ödeme hakkını kullanamaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Konut alımı, yönetmelikte açıkça belirtilen kısmen ödeme haklarından biridir. B) Üniversite lisans eğitimi, eğitim amaçlı kısmen ödeme hakkı kapsamında değerlendirilir. C) Evlilik, yönetmelikte sayılan kısmen ödeme haklarından biridir. D) Afet bölgelerindeki zarar görenler, afet nedeniyle kısmen ödeme hakkına sahiptir.
Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte kısmen ödeme sadece konut, eğitim, evlilik ve afet hallerinde mümkündür; hastalık durumunda erken çıkış uygulanır.
Soru 6 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Türk Ticaret Kanununa göre sigorta ettirenin beyan yükümlülüğüne ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Sözleşmenin yapılması sırasında yanlış bildirilen bir olgunun gerçek durumu sigortacı tarafından biliniyorsa, sigortacı beyan yükümlülüğünün ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek sözleşmeden cayamaz.
- B)Rizikonun gerçekleşmesinden sonra, sigorta ettirenin ihmali ile beyan yükümlülüğü ihlal edildiği takdirde, bu ihlal rizikonun gerçekleşmesine etki edebilecek nitelikte ise, ihmalin derecesine göre tazminattan indirim yapılır.
- C)Sigortacı sözleşmenin süresi içinde, rizikonun artmasına, sigortacının menfaati ile ilişkili bir hususun sebep olduğunu öğrendiği takdirde, bu tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir.
- D)Sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasından sonra, sigortacının izni olmadan rizikoyu ağırlaştırarak tazminat tutarının artmasını etkileyici işlemlerde bulunamaz.
- E)Sigortacı tarafından yazılı veya sözlü olarak sorulan hususlar, aksi ispat edilinceye kadar önemli sayılır.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. TTK 1479/2 maddesine göre, sigorta ettiren rizikonun artmasına neden olan bir hususu sigortacıya bildirmekle yükümlüdür. Sigortacı bu durumu öğrendiği tarihten itibaren bir ay içinde sözleşmeyi feshedebilir. Ancak bu feshetme hakkı, rizikonun artmasına neden olan halin sigortacı tarafından öğrenilmesinden itibaren üç ay geçmesiyle düşer. C şıkkı, üç aylık düşme süresini (hak düşürücü süre) belirtmediği ve sadece bir aylık feshetme süresine atıfta bulunduğu için eksik ve dolayısıyla yanlıştır.
A şıkkı doğrudur; sigortacı gerçeği biliyorsa cayamaz (TTK 1476). B şıkkı doğrudur; ihmali beyan ihlali tazminatı orantılı azaltır (TTK 1478). D şıkkı doğrudur; riziko ağırlaştırma izne tabidir (TTK 1479/1). E şıkkı doğrudur; sorulan hususlar önemli kabul edilir (TTK 1475/2).
Bilinmesi gereken kural: Riziko artışı durumunda sigortacının feshetme hakkı bir aydır, ancak bu hak öğrenilmeden üç ay geçerse düşer.
Soru 7 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Ödenecek bedelin menfaatten fazla olduğu durumlarda, aşan kısım sigortalının lehine yapılmış sayılır. II. Evlat edinirken ana babadan biri için yaptırılmış bir sağlık sigortasının bulunması hâlinde, evlat edinilen küçükler ancak ek prim ödenmesi durumunda sigortanın kapsamına girer. III. Sigortalı onbeş yaşını doldurmuşsa, sigorta yapılabilmesi için onun da izni alınır; aksi takdirde yapılan sözleşme geçersizdir. IV. Lehtarı belirleyerek başkasının hastalığı üzerine sigorta yapılabilmesi için, o kimse ile lehtar arasında bir menfaat ilişkisinin bulunması zorunluluğu yoktur. Türk Ticaret Kanununa göre hastalık ve sağlık sigortalarına ilişkin yukarıdaki bilgilerden hangisi veya hangileri yanlıştır?
- A)Yalnız II
- B)Yalnız IV
- C)I, III
- D)II, IV
- E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır.
Neden Doğru? Türk Ticaret Kanunu (TTK) Madde 872’ye göre, başkasının hastalığı üzerine sigorta yapılırken lehtar ile sigortalı arasında menfaat ilişkisi bulunması zorunludur. Bu nedenle IV. ifade yanlıştır. Ayrıca, TTK Madde 873 uyarınca, evlat edinilen küçüklerin sigorta kapsamına girmesi için ek prim ödenmesi şartı aranmaz; sigorta sözleşmesi devam ettiği sürece otomatik olarak kapsam dahilinde sayılırlar. Bu nedenle II. ifade de yanlıştır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- I. İfade: TTK Madde 871’e göre, ödenen bedel menfaatten fazla ise aşan kısım sigortalının lehine sayılır; bu ifade doğrudur.
- III. İfade: TTK Madde 874’e göre, sigortalı 15 yaşını doldurmuşsa sözleşmenin geçerliliği için onun izni gerekir; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Başkası üzerine sağlık sigortası yapılırken mutlaka menfaat ilişkisi aranır ve evlat edinilen çocuklar için ek prim ödenmesine gerek yoktur.
Soru 8 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Hayat grubu sigorta branşları; hayat sigortası, evlilik/doğum sigortası, sermaye itfa sigortası ve yatırım fonlu sigortalardan oluşmaktadır.
- B)Birikim priminin alındığı hayat grubu sigorta ürünlerinde; yatırım fonlu sigortalar hariç teknik faiz oranında garanti getiri verilmesi ihtiyaridir.
- C)Sigorta tarifesine konu ürünün sunulması düşünülen hedef kitle, hedef kitlenin genel özellikleri, beklenen pazar payı, devamlılığa ilişkin öngörüler ve ürüne ilişkin kârlılık analizi açıklamalı olarak tarife ekinde yer alır.
- D)Kâr payı verilen hayat grubu sigortaları için dağıtılacak kâr payı oranları, şirketin internet sitesinde ilân edilerek elektronik ortamda da Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine bildirilir.
- E)Hayat grubu sigortalarında aracı komisyonu, şirketler ile sigorta aracıları arasında serbestçe belirlenir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Hayat Grubu Sigortaları Yönetmeliği uyarınca, birikim priminin alındığı ürünlerde (yatırım fonluları hariç) teknik faiz oranında garanti getiri verilmesi zorunludur, ihtiyari değildir. Bu nedenle B seçeneğindeki "ihtiyaridir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve sorunun yanıtıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A: Hayat grubu sigorta branşlarının kapsamı yönetmelikte açıkça bu şekilde tanımlanmıştır; ifade doğrudur.
- C: Tarife ekinde hedef kitle, pazar payı ve kârlılık analizi gibi detayların yer alması zorunludur; ifade doğrudur.
- D: Kâr payı oranlarının şirket sitesinde ilan edilmesi ve SİGMER’e bildirilmesi yasal bir zorunluluktur; ifade doğrudur.
- E: Aracı komisyonlarının şirket ve aracılar arasında serbestçe belirlenmesi esastır; ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Birikim primli hayat grubu sigortalarında (yatırım fonluları hariç) teknik faiz oranında garanti getiri sağlanması zorunludur, şirketin tercihi değildir.
Soru 9 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Kazanılmamış primler karşılığının hesaplanması sırasında, sigorta teminatının başladığı gün ile bitiş günü yarım gün olarak dikkate alınır ve buna göre hesaplama yapılır. II. Kazanma ve kaybetme ihtimali değerlendirilmeksizin, dava aşamasında olan hasarlar için muallak tazminat karşılık tutarı olarak öncelikle dava değeri esas alınır. III. Aktüeryal matematik karşılıklar, şirketlerin üstlendiği riziko için alınan primleri ile sigorta ettirenler ile lehdarlara olan yükümlülüklerin peşin değerleri arasındaki farktır. IV. Vefat teminatının verildiği hayat sigortalarında dengeleme karşılığının hesabı sırasında şirketler kendi istatistik verilerini kullanırlar. Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına ve Bu Karşılıkların Yatırılacağı Varlıklara İlişkin Yönetmelik’te sayılan teknik karşılıklara ilişkin yukarıdaki bilgilerden hangileri doğrudur?
- A)I, IV
- B)I, II, III
- C)I, II, IV
- D)II, III, IV
- E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Tüm ifadeler, Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Teknik Karşılıklarına İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygundur.
I. Doğrudur: Yönetmelik uyarınca, kazanılmamış prim karşılığında süre hesabında başlangıç ve bitiş günleri yarım gün kabul edilir. II. Doğrudur: Dava aşamasındaki hasarlar için muallak tazminat karşılığı, kazanma/kaybetme ihtimaline bakılmaksızın dava değeri üzerinden hesaplanır. III. Doğrudur: Aktüeryal matematik karşılıklar, alınan primlerin peşin değeri ile yükümlülüklerin peşin değeri arasındaki farktır. IV. Doğrudur: Hayat sigortalarında dengeleme karşılığı hesabında şirketler kendi istatistik verilerini esas alır.
Diğer şıkların yanlışlığı, tüm bu doğru ifadelerin E seçeneğinde toplu olarak yer almasından kaynaklanır; A, B, C ve D şıkları eksik veya hatalı kombinasyonlar içerir.
Bilinmesi gereken kural: Teknik karşılık hesaplamalarında süreler yarım gün, dava hasarları dava değeri, aktüeryal karşılıklar peşin değer farkı ve dengeleme karşılıkları ise şirket içi istatistikler temel alınarak belirlenir.
Soru 10 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Bireysel Emeklilik Sisteminde Devlet Katkısı Hakkında Yönetmelik uyarınca aşağıdakilerden hangisi devlet katkısının değerlendirilebileceği yatırım araçlarından biri değildir?
- A)Kira sertifikaları
- B)İpoteğe dayalı menkul kıymetler
- C)BIST 30 endeksindeki paylar
- D)Katılma hesapları
- E)Türev araçlar
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bireysel Emeklilikte Tasarruf ve Yatırım Sistemi Hakkında Kanun ve ilgili yönetmelikler uyarınca, devlet katkısının yatırıldığı araçlar arasında kira sertifikaları, ipoteğe dayalı menkul kıymetler, BIST 30 endeksindeki paylar ve katılma hesapları açıkça yer almaktadır. Ancak türev araçlar, yüksek risk ve karmaşıklık yapıları nedeniyle bu sistemde devlet katkısının değerlendirilebileceği yasal yatırım araçları arasında bulunmamaktadır. Bu kısıtlama, bireysel emeklilik sisteminin güvenlik ve istikrar ilkeleriyle uyumludur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Kira sertifikaları, mevzuatça izin verilen yatırım araçlarındandır. B) İpoteğe dayalı menkul kıymetler, yasal olarak kabul edilen araçlardandır. C) BIST 30 endeksindeki paylar, doğrudan yatırım aracı olarak izin verilmiştir. D) Katılma hesapları, şeriata uygun yatırım aracı olarak yasaldır.
Bilinmesi gereken kural: Bireysel emeklilikte devlet katkısı, sadece mevzuatta açıkça belirtilen düşük riskli ve likit araçlarda değerlendirilebilir; türev araçlar bu kapsamda değildir.
Soru 11 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık Sektöründe Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Hakkında 2024/10 Sayılı Genelgeye göre sigorta, reasürans ve emeklilik şirketlerinin enflasyon muhasebesi uygulamasına geçiş tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)01/01/2023
- B)01/01/2024
- C)01/01/2025
- D)01/01/2026
- E)Henüz bir belirleme yapılmamıştır.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigortacılık Sektöründe Enflasyon Muhasebesi Uygulaması Hakkında 2024/10 Sayılı BDDK Genelgesi’ne göre, sigorta, reasürans ve emeklilik şirketleri enflasyon muhasebesi uygulamasına 1 Ocak 2025 tarihi itibarıyla geçiş yapacaktır. Bu tarih, şirketlerin finansal tablolarını enflasyon etkilerinden arındırılmış şekilde hazırlamaya başladığı ilk dönemdir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A) 2023 yılı, uygulamanın başlangıç tarihi değildir; geçmiş bir dönemi temsil eder. B) 2024 yılı, genelgenin yayımlandığı ve hazırlık sürecinin yürütüldüğü yıldır, uygulama yılı değildir. D) 2026 yılı, mevzuatta öngörülen geçiş tarihinden daha ileri bir tarihtir. E) BDDK, geçiş tarihi konusunda net bir tarih belirlemiştir; belirsizlik yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta ve emeklilik şirketleri, enflasyon muhasebesine 1 Ocak 2025’ten itibaren tabi olacaklardır. Bu tarih, finansal raporlama standartlarındaki kritik bir dönüm noktasıdır ve şirketlerin bu tarihe kadar sistem ve prosedürlerini buna göre güncellemesi gerekmektedir.
Soru 12 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Finansal Tablolarının Sunumu Hakkında Tebliğ uyarınca aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Finansal tablolar bir şirketin; varlıkları, yükümlülükleri, özsermayesi, gelir, gider, kazanç ve kayıpları, özsermayede gerçekleşen değişiklikleri, nakit akışı, kâr dağıtımı hakkında bilgi verecek şekilde düzenlenir.
- B)Birden fazla tabloyu ilgilendiren bilgilerin topluca verilmesinin gerekli olması durumunda, ilgili bilgi ilk tabloyla ilgili dipnotlarda verilir ve diğer tablolarda ilgili maddeye referans verilir.
- C)Finansal tabloların üzerinde; finansal tablonun adı, şirketin ticaret unvanı, finansal tabloların konsolide olup olmadığı, paranın cari satın alma gücü cinsinden hazırlanıp hazırlanmadığı, finansal tablonun tarihi veya kapsadığı dönem, hazırlandığı para birimi ve tutarların yuvarlanma derecesi ile bağımsız denetimden geçip geçmediği bilgilerine yer verilir.
- D)Finansal tablolardan üretilen ancak finansal tablolardaki ayrıntıların yer almadığı özet tablolar da finansal tablo olarak değerlendirilir.
- E)Finansal tabloların hazırlanmasında her bir varlık ve yükümlülük grubu için kullanılan değerleme ilkeleri ayrıca açıklanır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Finansal Tablolarının Sunumu Hakkında Tebliğ’e göre, finansal tablolar; bilanço, gelir tablosu, özsermaye değişim tablosu, nakit akış tablosu ve dipnotlardan oluşur. Tebliğ uyarınca, finansal tablolardan üretilen ancak ayrıntıların yer almadığı özet tablolar finansal tablo olarak kabul edilmez. Bu nedenle D seçeneğindeki "finansal tablo olarak değerlendirilir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Finansal tabloların amacı şirketin mali durumu ve performansına ilişkin bilgi sağlamasıdır; bu ifade doğrudur. B) Birden fazla tabloyu ilgilendiren bilgiler dipnotlarda verilir, diğer tablolarda ise referans gösterilir; bu ifade doğrudur. C) Finansal tablolarda yer alması zorunlu bilgiler (ad, tarih, para birimi vb.) bu şıkta doğru sayılmıştır. E) Değerleme ilkelerinin varlık ve yükümlülük gruplarına göre açıklanması zorunludur; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Özet tablolar, eksik ayrıntı içerdiği için yasal finansal tablo statüsünde değildir ve bağımsız denetim kapsamındaki resmi finansal tablo yerine geçemez.
Soru 13 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
………...; sigorta konusu olayın, gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın bir sigorta sözleşmesinin, her durumda işletmeden poliçe hamiline geri ödeme yapmasını öngördüğü tutarlardır. TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri kapsamında yukarıda boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
- A)Sigorta teminatı
- B)Yatırım bileşeni
- C)Geri kazanım bileşeni
- D)Yatırım teminatı
- E)Zarar bileşeni
Çözümü göster — doğru cevap B
TFRS 17 standardına göre, sigorta sözleşmelerindeki nakit akışlar üç ana bileşene ayrılır. Soruda tanımlanan kavram, olayın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın poliçe hamiline geri ödenecek tutarlardır. Bu tanım, Yatırım Bileşeni için geçerlidir. TFRS 17’ye göre yatırım bileşeni, sigorta teminatı veya geri kazanım bileşeni olmayan ve sözleşme hamiline ödenen tutarlardır. Önemli olan nokta, bu tutarların sigorta riski taşıması değildir; yani sigorta olayının gerçekleşip gerçekleşmediği bu ödemenin yapılmasını etkilemez. Bu nedenle boşluk, "Yatırım bileşeni" ifadesiyle doldurulmalıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sigorta teminatı, sadece sigorta olayının gerçekleşmesi durumunda ödenir. C) Geri kazanım bileşeni, sigorta yükümlülüğünün azaltılmasına yönelik tutarlardır. D) Yatırım teminatı TFRS 17’de bu bağlamda kullanılan bir terim değildir. E) Zarar bileşeni, standartta bu şekilde sınıflandırılan ayrı bir bileşen değildir.
Bilinmesi gereken kural: Yatırım bileşeni, sigorta riskinden bağımsız olarak her durumda hamile ödenen ve sigorta teminatı niteliği taşımayan tutarlardır.
Soru 14 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik uyarınca emeklilik sözleşmesi taraflarının hakları ve yükümlülüklerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Bireysel emeklilik hesabındaki birikimin ve ödenen katkı paylarının fonlar arasındaki dağılım oranları veya tutarları, bir yılda on iki kez değiştirilebilir.
- B)Emekliliğe hak kazanan ve bu hakkı kullanarak bireysel emeklilik hesabındaki birikimini ve devlet katkısı hesabındaki tutarları almak isteyen katılımcı, toplu para, programlı geri ödeme ya da yıllık gelir sigortası seçeneklerinden yalnızca birini seçebilir.
- C)Fon dağılımı değişikliği hakkının kullanımı işverene aittir ve bu hakkın kullanımı belirli koşullarda katılımcıya devredilebilir.
- D)Emeklilik sözleşmesi süresi içinde katkı payı tutarı ve ödeme dönemi değiştirilebilir.
- E)Katılımcının talebi halinde, emeklilik hakkı kazanılmış olmakla birlikte bu hak kullanılmadan sözleşmenin sonlandırılması mümkündür.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelik uyarınca, emeklilik hakkını kullanan katılımcı; toplu para, programlı geri ödeme veya yıllık gelir sigortası seçeneklerinden yalnızca birini seçmek zorunda değildir. Mevzuat, katılımcıların bu seçeneklerden birden fazlasını veya hepsini kombinasyon halinde seçmesine izin verir. Dolayısıyla "yalnızca birini seçebilir" ifadesi yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani doğru ifadeler): A) Fon dağılımı değişiklik sıklığı yılda en fazla 12 kez olarak düzenlenmiştir, bu ifade doğrudur. C) İşverenler fon dağılımı konusunda yetkilidir, ancak belirli koşullarda bu hak katılımcıya devredilebilir, bu ifade doğrudur. D) Sözleşme süresi içinde katkı payı tutarı ve ödeme dönemi değiştirilebilir, bu ifade doğrudur. E) Emeklilik hakkı kazanılsa bile, hak kullanılmadan sözleşme sonlandırılabilir, bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Emeklilik birikimini kullanırken katılımcı, toplu para, programlı geri ödeme ve yıllık gelir sigortası seçeneklerinden sadece birini değil, istediği kombinasyonu veya hepsini seçme özgürlüğüne sahiptir.
Soru 15 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi TFRS 17 Sigorta Sözleşmeleri uyarınca ilk defa finansal tablolara alma sırasında sözleşmenin ifasına ilişkin nakit akışlarının unsurlarından biri değildir?
- A)Kazanılmamış kâr
- B)Gelecekteki nakit akışlarına ilişkin finansal riskleri yansıtacak bir düzeltme
- C)Gelecekteki nakit akışı tahminleri
- D)Paranın zaman değerini yansıtacak bir düzeltme
- E)Finansal olmayan riske ilişkin risk düzeltmesi
Çözümü göster — doğru cevap A
TFRS 17’e göre sigorta sözleşmesinin ilk defa finansal tablolara alınmasında (başlangıçta), sözleşme grubunun defter değeri şu unsurlardan oluşur: gelecekteki nakit akışı tahminleri (C), paranın zaman değerini yansıtacak düzeltme (D), gelecekteki finansal risklere ilişkin düzeltme (B) ve finansal olmayan risklere ilişkin risk düzeltmesi (E). Bu dört unsur, sözleşmenin "gerçekleştirilebilir tutarını" belirler.
A şıkkı olan "Kazanılmamış kâr", TFRS 17 kapsamında ilk defa almada doğrudan bir nakit akışı unsuru veya düzeltme kalemi değildir. TFRS 17, başlangıçta sözleşmeden kaynaklanan zarar hariç olmak üzere, kârın (yani pozitif sözleşmesel hizmet marjının) ilk defa almada tanınmasını yasaklar. Yani kâr, nakit akışı tahminlerinin bir parçası olarak değil, bu tahminler ile risk düzeltmeleri arasındaki farkın (marj) zaman içinde gelir tablosunda tanınmasıyla ilgili bir kavramdır. Başlangıçta kâr tanınmadığı için bu, ilk defa almada nakit akışı unsuru olarak listelenmez.
Diğer şıkların yanlışlığı: B, D ve E şıkları TFRS 17.10 paragrafında açıkça belirtilen başlangıç değerini oluşturan zorunlu unsurlardır. C şıkkı ise nakit akışı tahminlerinin temelini oluşturduğu için doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 17 uyarınca sigorta sözleşmesinin ilk defa alınmasında kâr (pozitif marj) tanınmaz; sadece nakit akışı tahminleri, zaman değeri, finansal ve finansal olmayan risk düzeltmeleri dikkate alınır.
Soru 16 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Mali Bünyelerine İlişkin Yönetmelik uyarınca aşağıdakilerden hangisi sigorta ve reasürans ile emeklilik şirketlerinin mali bünyelerinin zayıfladığını gösteren durumlardan biri değildir?
- A)Bilgi işlem ve veri tabanı alt yapısının gözetim ve denetim için gerekli özelliklere sahip olmaması
- B)Tüm acenteleri tarafından gerçekleştirilen işlemleri de dahil olmak üzere düzenlenen poliçelerin en az yüzde otuzunda prim ödemede temerrüt oluşması
- C)Bünyesinde, faaliyetlerinin kapsamı ve yapısıyla uyumlu, değişen koşullara cevap verebilecek nitelik, yeterlilik ve etkinlikte iç denetim sistemlerinin bulunmaması
- D)Tesis etmesi gereken teminatı tesis edememesi
- E)Teknik karşılıklarını karşılayacak yeterli veya teknik karşılıklara uygun varlıklarının bulunmaması
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Soru, mali bünyenin zayıfladığını göstermeyen durumu sormaktadır.
Neden Doğru? Sigorta ve Reasürans ile Emeklilik Şirketlerinin Mali Bünyelerine İlişkin Yönetmelik’e göre, prim tahsilatındaki temerrüt oranı (B şıkkı) doğrudan "mali bünye zayıflaması" sayılan durumlar arasında yer almaz. Bu durum daha çok operasyonel veya tahsilat süreçleriyle ilgilidir; yönetmeliğin açıkça saydığı mali zayıflık kriterlerinden biri değildir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış? A) Bilgi işlem altyapısının yetersizliği, yönetmeliğe göre mali bünyenin zayıfladığına işaret eden açık bir durumdur. C) Yetersiz iç denetim sistemi, şirketin risk yönetimi ve mali sağlamlığı açısından zayıflık göstergesi olarak kabul edilir. D) Gerekli teminatı tesis edememek, şirketin yükümlülüklerini karşılayamaması anlamına gelir ve doğrudan mali zayıflıktır. E) Teknik karşılıkları karşılayacak varlık bulunmaması, likidite ve sermaye yetersizliği nedeniyle mali bünyenin zayıfladığının en net kanıtıdır.
Bilinmesi gereken kural Prim temerrüt oranı, mali bünye zayıflığı kriterleri arasında yer almadığı için sorunun tek istisnasıdır; diğer tüm seçenekler yönetmelikte açıkça zayıflık göstergesi olarak sayılmıştır.
Soru 17 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Türkiye’de faaliyet gösterecek sigorta şirketlerinin anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulmuş olması şarttır. II. Sigorta şirketleri, sigortacılık işlemleri ve bunlarla doğrudan bağlantısı bulunan işler dışında başka işle iştigal edemezler. III. Sigorta şirketleri hayat ve hayat dışı sigorta gruplarından sadece birinde faaliyet gösterebilir. Sigortacılık Kanununa göre sigorta şirketleri ile ilgili olarak yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I, II
- D)I, III
- E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Sigortacılık Kanunu’nun 11. maddesine göre, sigorta şirketleri anonim şirket veya kooperatif şeklinde kurulmak zorundadır; bu nedenle I. ifade doğrudur. Aynı kanunun 12. maddesi uyarınca, sigorta şirketleri sadece sigortacılık işlemleri ve bunlarla doğrudan bağlantılı işlerle uğraşabilir, başka ticari faaliyetlerde bulunamazlar; bu da II. ifadenin doğruluğunu teyit eder. Ayrıca, 13. madde gereği şirketler ya hayat sigortaları, ya da hayat dışı sigortalar grubunda faaliyet gösterir; aynı anda her ikisinde de çalışamazlar, dolayısıyla III. ifade de doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı, II ve III. ifadelerin de doğru olduğunu göz ardı ettiği için yanlıştır. B şıkkı, I ve III. ifadelerin geçerliliğini reddettiği için yanlıştır. C şıkkı, III. ifadenin doğruluğunu görmezden geldiği için yanlıştır. D şıkkı ise II. ifadenin mevzuata uygunluğunu dışladığı için yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketleri anonim şirket veya kooperatif olarak kurulur, yalnızca sigortacılık ve bağlantılı işlerle uğraşır ve hayat/hayat dışı gruplarından sadece birinde faaliyet gösterir.
Soru 18 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
…………………………; sigorta şirketinin sözleşme kapsamında, rizikolara karşı ekonomik açıdan malını veya hayatını güvence kapsamına aldığı gerçek veya tüzel kişilerdir. Yukardaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)Sigortalı
- B)Sigorta ettiren
- C)Sigortacı
- D)İpotekli alacaklı
- E)Lehtar
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Sigorta mevzuatına göre sigortalı, sigorta sözleşmesi kapsamında, rizikolara karşı ekonomik açıdan malını veya hayatını güvence kapsamına alan gerçek veya tüzel kişidir. Sigorta ettiren (B) sözleşmeyi imzalayıp prim ödeyen, sigortacı (C) riski üstlenen şirket, lehtar (E) tazminatı alan kişidir. İpotekli alacaklı (D) ise teminat hakkı olan alacaklıdır; doğrudan sigorta güvencesi altındaki kişi değildir. Sigortalı, sigorta olayının gerçekleşmesiyle doğrudan etkilenen ve güvenceye tabi olan taraftır. Bu tanım, sigorta sözleşmesinin temel unsurlarından biridir ve sınavlarda sıkça sorulur. Sigorta ettiren ile sigortalı aynı kişi olabilir, ancak farklı da olabilir. Örneğin, bir şirket çalışanı için şirket sigorta ettiren, çalışan ise sigortalıdır. Bu ayrımı bilmek, soruları çözerken kritik öneme sahiptir. Sigorta sözleşmesinde tarafların rolleri net bir şekilde tanımlanmıştır. Sigortalı, sigorta olayının gerçekleşmesi durumunda sigorta tazminatını veya sigorta bedelini alma hakkına sahip olabilir, ancak bu hak genellikle lehtara aittir. Sigortalı, sigorta riskinin taşıyıcısıdır. Bu nedenle, boşlukta "sigortalı" ifadesi yer almalıdır. Diğer şıklar, sigorta sözleşmesinin farklı taraflarını veya ilişkili kavramları temsil eder ve bu tanıma uymaz.
Bilinmesi gereken kural: Sigortalı, sigorta riskinin taşıyıcısı ve güvence kapsamındaki kişidir.
Soru 19 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi rizikonun sigorta sözleşmesine konu edilmesi için sahip olması gereken özelliklerden biri değildir?
- A)Rizikonun sigorta sözleşmesinin kurulduğu andan sona erdiği ana kadar mevcut olması gerekir.
- B)Kesinlikle gerçekleşecek bir riziko sigortalanamaz.
- C)Rizikonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği veya gerçekleşme tarihi belirsizdir.
- D)Riziko tarafların iradesi ile gerçekleşmelidir.
- E)Riziko, bir kimsenin para ile ölçülebilir menfaatini tehdit eden tehlikedir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigorta hukukunda rizikonun (tehlikenin) sigorta sözleşmesine konu olabilmesi için temel özellikleri vardır. D şıkkı, rizikonun "tarafların iradesi ile gerçekleşmesi" gerektiğini iddia eder ki bu yanlıştır. Sigortanın temel prensibi, olayın şans ve beklenmedik bir şekilde gerçekleşmesidir. Tarafların iradesiyle (kasıtlı olarak) oluşturulan zararlar sigorta kapsamına girmez; bu durum sigorta dolandırıcılığı veya kasti zarar verme olarak değerlendirilir ve sigorta şirketi tazminat yükümlülüğünden kurtulur.
Diğer şıkların analizi: A) Doğrudur. Sigorta riski, sözleşme süresince mevcut olmalıdır (sigortalı menfaat ilkesi). B) Doğrudur. Kesinlikle gerçekleşecek olaylar (ölüm gibi) risk sayılmaz, sigorta konusu olamaz. C) Doğrudur. Riskin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği veya ne zaman olacağı belirsiz olmalıdır. E) Doğrudur. Risk, parasal değeri olan bir menfaati tehdit etmelidir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta, şans eseri ve tarafların kontrolü dışında kalan belirsiz olayları karşılar; kasıtlı veya iradi zararlar sigorta kapsamı dışındadır.
Soru 20 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi sigorta sözleşmesinin sona erme nedenlerinden biri değildir?
- A)Sözleşme süresinin sona ermesi
- B)Hayat sigortalarında sigortalının ölümü
- C)Teminat kapsamındaki riziko sonucu kısmi zarar gerçekleşmesi
- D)Sigortacının iflası
- E)Rizikonun gerçekleşmesinin sonradan imkânsız hale gelmesi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigorta sözleşmeleri, 5684 sayılı Sigorta Sözleşmeleri Kanunu’nun 14. maddesinde sayılan nedenlerle sona erer. Bu maddeler arasında sözleşme süresinin dolması, hayat sigortalarında sigortalının ölümü, sigortacının iflası ve rizikonun gerçekleşmesinin imkânsız hale gelmesi açıkça yer alır. Dolayısıyla A, B, D ve E şıkları yasal sona erme nedenleridir.
C şıkkı ise yanlıştır çünkü teminat kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi (zararın görülmesi), sözleşmenin sona ermesi değil, sigorta şirketinin tazminat ödeme yükümlülüğünün doğması anlamına gelir. Kısmi zarar, sözleşmenin devam etmesine engel teşkil etmez; aksine sigorta ilişkisini aktif hale getirir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta sözleşmesi, zarar gerçekleştiğinde sona ermez; zararı karşılamak için tazminat ödenir ve sözleşme (belirli istisnalar dışında) devam eder. Sona erme nedenleri, sözleşmenin hukuki varlığının sona erdiği durumlardır.
Soru 21 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık Kanununa göre güvence hesabı aşağıdakilerden hangisi nezdinde oluşturulur?
- A)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
- B)Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi
- C)Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği
- D)Sigortacı Tahkim Komisyonu
- E)Özel Riskler Yönetim Merkezi
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigortacılık Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca, sigorta şirketlerinin teminat yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda zararların karşılanması amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde güvence hesabı oluşturulur. Bu hesap, şirketlerin iflas veya tasfiye halinde poliçe sahiplerinin haklarını korumak için yasal zorunluluk olarak Birlik tarafından yönetilir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SDDK), denetleyici ve düzenleyici kuruluştur; fon yöneticisi değildir. B) Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi, sektöre ait istatistik ve bilgi sistemlerini yürüten bir kuruluştur. D) Sigortacı Tahkim Komisyonu, uyuşmazlıkların çözümünde görev yapar; finansal güvence fonu tutumu yoktur. E) Özel Riskler Yönetim Merkezi EMEKLİLİK MEVZUATI, mevzuatta böyle bir güvence hesabı kurumu bulunmamaktadır.
Bilinmesi gereken kural: Sigortacılık Kanunu’na göre güvence hesabı, sigorta şirketlerinin mali yükümlülüklerini yerine getirememesi durumunda poliçe sahiplerini korumak amacıyla Türkiye Sigorta, Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği nezdinde oluşturulur.
Soru 22 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık Kanununa göre kazanılmamış primler karşılığının şirketin taşıdığı risk ve beklenen masraf düzeyine göre yetersiz kalması halinde ayrılan karşılık aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Dengeleme karşılığı
- B)Devam eden riskler karşılığı
- C)Matematik karşılık
- D)Muallâk tazminat karşılığı
- E)İkramiyeler ve indirimler karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B) Devam eden riskler karşılığı'dır.
Sigortacılık Kanunu ve ilgili düzenlemelere göre, şirketin henüz tamamlanmamış (devam eden) riskleri için tahsil ettiği primler, o risklere karşılık ayırması gereken teknik karşılıklardan yetersiz kaldığında bu fark Devam Eden Riskler Karşılığı (veya kısa vadeli risk karşılığı) olarak ayrılır. Bu karşılık, primlerin risk ve masraf düzeyine göre yetersiz kalması durumunda, şirketin gelecekteki tazminat yükümlülüklerini karşılayabilmesi için yasal bir zorunluluktur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Dengeleme karşılığı: Büyük hasar dalgalanmalarını yumuşatmak ve prim stabilitesini sağlamak amacıyla, uzun vadeli risklerin ortalama maliyetini dengelemek için ayrılan karşılıktır; anlık prim yetersizliği ile doğrudan ilgili değildir.
- C) Matematik karşılık: Hayat sigortalarında sözleşme süresince birikim ve gelecekteki tazminat taahhütlerini karşılamak için matematiksel yöntemlerle hesaplanan uzun vadeli karşılıktır.
- D) Muallâk tazminat karşılığı: Hasar bildirimi yapılmış ancak henüz kesinleşmemiş veya ödenmemiş tazminat tutarları için ayrılan karşılıktır.
- E) İkramiyeler ve indirimler karşılığı: Sigortacılara veya acentelere ödenecek komisyonlar, ikramiyeler ve müşteri indirimleri gibi satış masrafları için ayrılan karşılıktır.
Bilinmesi gereken kural: Primlerin, o döneme ait risk ve masrafları karşılamada yetersiz kaldığı durumlarda, fark Devam Eden Riskler Karşılığı olarak muhasebeleştirilir.
Soru 23 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Nakliyat sigortaları II. Hayat sigortaları III. Motorlu taşıt sigortaları IV. Yangın sigortaları Sigortacılık Kanununa göre yukarıdakilerden hangileri Türkiye’de bulunan yerleşik kişilerin yurt dışında yaptırılabileceği sigortalardan biridir?
- A)I, II
- B)I, III
- C)II, IV
- D)I, II, III
- E)I, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigortacılık Kanunu’nun 10. maddesi uyarınca, yerleşik kişilerin yurt dışındaki sigorta şirketlerinden teminat alabilmeleri için sigorta türünün "serbest sigorta" kapsamında olması gerekir. Nakliyat (I), Hayat (II) ve Motorlu Taşıt (III) sigortaları, kanunen serbest sigorta olarak kabul edildiğinden yurt dışından yaptırılabilir. Ancak Yangın sigortası (IV), Türkiye sınırları içindeki taşınmazlar için zorunlu ve tek yetkili sigortacılar aracılığıyla yapılması gereken bir türdür; bu nedenle yurt dışından yapılamaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Hayat sigortası da yurt dışından yapılabildiği için eksiktir. B) Hayat sigortası eksik, Yangın ise yapılamaz. C) Nakliyat ve Motorlu Taşıt sigortaları yapılabildiği için eksiktir. E) Yangın sigortası yurt dışından yapılamadığı için yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: Türkiye’de yerleşik kişiler, nakliyat, hayat ve motorlu taşıt sigortalarını yurt dışından yaptırabilir; ancak yangın sigortası Türkiye sınırları içindeki taşınmazlar için yurt dışından yapılamaz.
Soru 24 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
I. Brüt yazılan primler II. Üretim komisyonları giderleri III. Ödenecek vergi ve fonlar IV. Kazanılmamış primler karşılığı Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre poliçenin feshedilmesi durumunda sigorta şirketinin yapması gereken yevmiye kaydında yukarıdaki hesaplardan hangileri borçlandırılır?
- A)I, II
- B)I, III
- C)I, II, IV
- D)I, III, IV
- E)I, II, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap B
Brüt yazılan primler (I), poliçe düzenlenirken prim geliri olarak borçlandırılmıştır. Poliçe feshedildiğinde bu gelir iptal edilmek zorundadır; bu nedenle brüt prim hesabı borçlandırılarak kapatılır.
Öte yandan, brüt primden düşülen vergi ve fonlar (III), şirket adına ödenen yükümlülüklerdir. Poliçe feshedildiğinde bu vergi ve fonlar iade edileceği veya yükümlülük kalkacağı için, ilgili vergi ve fon borçları hesabı borçlandırılarak kapatılır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: Üretim komisyonları giderleri (II), poliçe feshiyle doğrudan ilgili bir gelir/gider iptali değil, zaten gider olarak kaydedilmiştir; bu nedenle bu soruda borçlandırılmaz. Kazanılmamış primler karşılığı (IV), poliçe feshedildiğinde karşılık tutarı gelir olarak kaydedilir (alacaklandırılır), borçlandırılmaz.
Bilinmesi gereken kural: Poliçe feshinde, daha önce borçlandırılan brüt prim ve buna bağlı vergi/fon borçları, işlemin iptali nedeniyle borçlandırılarak (kapatılarak) muhasebeleştirilir.
Soru 25 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden doğan uyuşmazlıkları çözen kişi aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Sigorta arabulucusu
- B)Sigorta hakemi
- C)Sigorta raportörü
- D)Sigorta eksperi
- E)Sigorta acentesi
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Sigorta Hakemi, sigorta ettiren veya menfaat sahibi ile riski üstlenen (sigorta şirketi) arasında doğan uyuşmazlıkları çözmek üzere atanan, tarafsız ve bağımsız kişidir. 5684 sayılı Sigorta Sözleşmeleri Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca, taraflar anlaşamazlarsa hakem heyeti oluşturulur. Hakem, hukuki ve teknik bilgisiyle uyuşmazlığı karara bağlar. Bu nedenle B şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Sigorta arabulucusu, tarafları uzlaştırmaya çalışır ancak kesin bağlayıcı karar vermez. C) Sigorta raportörü, hasar tespit raporunu hazırlayan teknik kişidir, uyuşmazlık çözmez. D) Sigorta eksperi, hasarın miktarını ve nedenini belirleyen uzman kişidir, yargısal veya hakemlik yetkisi yoktur. E) Sigorta acentesi, sigorta şirketini temsil eden ve poliçe düzenleyen ticari temsilcidir, uyuşmazlık çözümleyici değildir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta uyuşmazlıklarında tarafları bağlayıcı karar veren yetkili mercii Sigorta Hakemidir.
Soru 26 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık Kanununa göre hayat sigortalarına ilişkin sözleşmelerin yapılmasına dair teklifnamenin sigorta şirketine ulaştığı tarihten itibaren kaç gün içinde sigorta şirketi tarafından reddedilmemesi halinde sigorta sözleşmesi yapılmış olur?
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigortacılık Kanunu’nun 113. maddesi hükmüne göre, hayat sigortası teklifnamesinin şirkete ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde şirket tarafından yazılı olarak reddedilmemesi halinde, sigorta sözleşmesi yapılmış sayılır. Bu düzenleme, sigortalı adayının haklarını korumak ve belirsizliği gidermek amacıyla konulmuştur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A (7): 7 gün, hayat sigortası dışındaki bazı sigorta türleri veya özel durumlar için geçerli olabilir ancak hayat sigortası için yasal süre değildir.
- B (15): 15 gün, kanunda hayat sigortası teklifleri için öngörülen süre ile uyuşmamaktadır.
- C (20): 20 gün, mevzuatta hayat sigortası tekliflerinin kabul süresi olarak belirtilen bir zaman dilimi değildir.
- E (45): 45 gün, yasal sürelerden daha uzundur ve sigortalı aleyhine bir belirsizlik yaratacağı için kanunda yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: Sigortacılık Kanunu’na göre, hayat sigortası teklifnamesinin şirkete ulaştığı tarihten itibaren 30 gün içinde yazılı reddedilmemesi halinde sözleşme kurulmuş sayılır.
Soru 27 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta şirketleri tarafından düzenlenecek sigorta poliçelerinde uygulanacak banka ve sigorta muameleleri vergisi oranı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)%5
- B)%7,5
- C)%10
- D)%20
- E)%25
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır (%5). 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 138. maddesi ve ilgili tebliğler uyarınca, sigorta şirketleri tarafından düzenlenen poliçelerden alınan banka ve sigorta muameleleri vergisi (BSMV) oranı genel olarak %5 olarak belirlenmiştir. Bu oran, sigorta sözleşmelerinin resmi belgesi niteliğindeki poliçeler için geçerli temel orandır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı (%7,5), geçmişte bazı özel durumlarda veya farklı vergi kalemlerinde gündeme gelmiş ancak poliçe BSMV’si için geçerli değildir. C şıkkı (%10), genel KDV oranı veya bazı özel vergi uygulamalarıyla karıştırılabilir ancak poliçe vergisi değildir. D şıkkı (%20), yüksek vergi oranı içeren başka bir vergi türüyle (örneğin bazı özel tüketim vergileri) karıştırılmıştır. E şıkkı (%25), emeklilik mevzuatı notu olsa da, BSMV oranı olarak sigorta poliçelerinde geçerli değildir.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta poliçelerinde uygulanan Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) oranı sabit olarak %5’tir.
Soru 28 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigorta şirketinin hayat dışı branşlarda üretmiş olduğu poliçe ile ilgili olarak reasürans şirketine riski devrettiği zaman yapması gereken yevmiye kaydında aşağıdaki hesaplardan hangisi alacaklandırılır?
- A)Reasürans şirketlerinden alacaklar
- B)Sigortalılardan alacaklar
- C)Brüt yazılan primler
- D)Reasürans şirketlerine borçlar
- E)Reasüröre devredilen primler
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Sigorta şirketleri, hayat dışı branşlarda reasüröre risk devrettiğinde, devredilen prim miktarını "Reasüröre devredilen primler" hesabından borçlandırır. Bu işlem karşılığında, reasürans şirketine olan bu yükümlülüğü yansıtmak amacıyla "Reasürans şirketlerine borçlar" hesabını alacaklandırır. Bu kayıt, sigorta şirketinin reasürör nezdindeki borcunu ve brüt primden düşülecek reasürans payını gösterir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Reasürans şirketlerinden alacaklar, reasürörün sigorta şirketine ödeyeceği tazminat veya komisyonlar için kullanılır, devredilen prim kaydı değildir. B) Sigortalılardan alacaklar, prim tahsilatı ile ilgilidir, reasürans işlemiyle doğrudan bağlantılı değildir. C) Brüt yazılan primler, prim tahsilatı anında kaydedilir, reasürans devri sırasında alacaklanmaz. E) Reasüröre devredilen primler, bu işlemden dolayı borçlandırılır, alacaklanmaz.
Bilinmesi gereken kural: Reasürans devri işlemlerinde, devredilen prim "Reasüröre devredilen primler" hesabından borçlandırılırken, ilgili borç "Reasürans şirketlerine borçlar" hesabından alacaklandırılır.
Soru 29 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Yürürlükteki Sigortacılık Hesap Planı ve İzahnamesi Hakkında Tebliğe göre gelir tablosu hesapları sınıfının ana bölümleri aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak verilmiştir?
- A)Esas faaliyet – Diğer faaliyet
- B)Hayat – Hayat dışı
- C)Olağan – Olağan dışı
- D)Mali – Mali olmayan
- E)Teknik – Teknik olmayan
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Sigortacılık Hesap Planı ve İzahnamesi Hakkında Tebliğ uyarınca, gelir tablosu hesapları sınıfı iki ana bölüme ayrılır: Teknik faaliyetler ve teknik olmayan faaliyetler. Teknik faaliyetler, sigorta ve reasürans işlemlerinden doğan gelir ve giderleri (prim gelirleri, tazminat giderleri vb.) kapsar. Teknik olmayan faaliyetler ise faiz, kâr payı, hisse senedi kârı gibi finansal gelir ve giderleri içerir. Bu ayrım, sigorta şirketlerinin temel sigortacılık faaliyetlerinin performansını, finansal yatırımlarından bağımsız olarak izlemesini sağlar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Esas ve diğer faaliyet ayrımı genel muhasebe için geçerlidir, sigorta hesap planının gelir tablosu ana yapısını oluşturmaz. B) Hayat ve hayat dışı ayrımı şirket türlerini veya branşları belirtir, gelir tablosunun ana bölümleri değildir. C) Olağan ve olağan dışı ayrımı, faaliyetlerin normal olup olmadığını ifade eder, ana sınıflandırma kriteri değildir. D) Mali ve mali olmayan ayrımı, varlık ve yükümlülük sınıflandırmasında kullanılır, gelir tablosu için esas alınmaz.
Bilinmesi gereken kural: Sigorta şirketlerinin gelir tablosu, teknik ve teknik olmayan faaliyetler olarak iki ana başlıkta sunulur.
Soru 30 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi reasüransın yararları ve işlevlerinden biri değildir?
- A)Riskin farklı coğrafyalara yayılmasını önlemesi
- B)Sigorta şirketinin mali yapısının desteklenmesi
- C)Sigortacının iş kabul kapasitesinin artması
- D)Reasürörden sigortacıya teknik bilgi aktarımı
- E)Afet risklerinden doğacak sorumluluğun kontrolünü kolaylaştırması
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Reasüransın temel işlevi, sigorta şirketinin üstlendiği riskleri reasürörler aracılığıyla farklı coğrafyalara ve zamanlara yayarak dağıtmaktır. Bu sayede tek bir olayın (örneğin büyük bir deprem) tek bir şirketi iflas noktasına getirmesi engellenir. Dolayısıyla, riskin yayılmasını "önlemek" reasüransın tam tersi bir etkisidir; oysa reasürans risk yayılımını sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- B şıkkı: Yanlıştır, çünkü reasürans, büyük tazminatlar karşısında sigorta şirketinin sermaye yapısını ve likiditesini destekler.
- C şıkkı: Yanlıştır, çünkü reasürans güvencesi sayesinde sigortacı, tek başına karşılayamayacağı büyük riskleri de kabul edebilir ve iş kapasitesi artar.
- D şıkkı: Yanlıştır, çünkü reasürörler genellikle uzmanlaşmış yapılar olup, sigortacılara teknik analiz ve fiyatlandırma konusunda bilgi aktarımı yaparlar.
- E şıkkı: Yanlıştır, çünkü afet gibi yüksek potansiyelli risklerin etkisi reasüransla sınırlanır ve kontrol altına alınır.
Bilinmesi gereken kural: Reasürans, riski tek bir noktada tutmak yerine küresel ölçekte dağıtarak sigorta sektörünün istikrarını ve dayanıklılığını sağlar.
Soru 31 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik kapsamında aşağıdakilerden hangisi özellikli kuruluşlar arasında yer almaz?
- A)Güvence Hesabı
- B)Sigorta Tahkim Komisyonu
- C)Bireysel Emeklilik Danışma Kurulu
- D)Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu
- E)Doğal Afet Sigortaları Kurumu
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik’in 4. maddesi, özellikli kuruluşları açıkça sayar. Bu maddeye göre Güvence Hesabı, Sigorta Tahkim Komisyonu, Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu (TMTB) ve Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK), sigortacılık sektörünün iç sistemlerinde yer alan ve denetim kapsamına giren özellikli kuruluşlardır. Ancak Bireysel Emeklilik Danışma Kurulu, yönetmeliğin 4. maddesinde listelenen özellikli kuruluşlar arasında yer almaz. Bu kurul, bireysel emeklilik sistemine ilişkin görüş ve önerileri belirlemek amacıyla kurulmuş danışma organıdır; iç sistem denetimi kapsamında yer alan "özellikli kuruluş" statüsünde değildir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Güvence Hesabı, yönetmeliğin 4. maddesinde açıkça özellikli kuruluş olarak sayılmıştır. B) Sigorta Tahkim Komisyonu, aynı madde kapsamında yer alan özellikli bir kuruluştur. D) Türkiye Motorlu Taşıt Bürosu, yönetmelikte belirtilen özellikli kuruluşlar arasındadır. E) Doğal Afet Sigortaları Kurumu, yönetmeliğin 4. maddesinde yer alan özellikli kuruluştur.
Bilinmesi gereken kural: Bireysel Emeklilik Danışma Kurulu, iç sistem denetimi kapsamında yer alan özellikli kuruluşlar arasında yer almaz.
Soru 32 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Yürürlükte bulunan sigorta muhasebesi uygulamalarına göre sigorta poliçesinin prim tahsilat yetkisi olan acenteler tarafından düzenlenmiş olması durumunda sigorta şirketinin yapması gereken yevmiye kaydı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)/ Acentelerden Alacaklar XXX Üretim Komisyonu Giderleri XXX Brüt Yazılan Primler XXX Acentelere Borçlar XXX Ödenecek Vergi ve Fonlar XXX /
- B)/ Sigortalılardan Alacaklar XXX Üretim Komisyonu Giderleri XXX Brüt Yazılan Primler XXX Acentelere Borçlar XXX Ödenecek Vergi ve Fonlar XXX /
- C)/ Sigorta Şirketlerine Devredilen XXX Primler Üretim Komisyonu Giderleri XXX Brüt Yazılan Primler XXX Acentelere Borçlar XXX Ödenecek Vergi ve Fonlar XXX /
- D)/ Kazanılmamış Primler Karşılığı XXX Üretim Komisyonu Giderleri XXX Acentelere Borçlar XXX Ödenecek Vergi ve Fonlar XXX /
- E)/ Sigorta Şirketlerinden Alacaklar XXX Üretim Komisyonu Giderleri XXX Brüt Yazılan Primler XXX Acentelere Borçlar XXX /
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Sigorta muhasebesi standartlarına göre, acente tarafından tahsil edilen primler şirketin geliri sayılır. Bu nedenle "Brüt Yazılan Primler" hesabı borçlandırılır. Acenteye ödenecek komisyon "Üretim Komisyonu Giderleri" olarak gider kaydedilir ve bu hesap borçlandırılır. Şirketin acenteden alacağı ("Acentelerden Alacaklar") varlık olarak borçlandırılır. Acenteye ödenecek komisyon ve vergiler ise şirketin borcu olduğundan "Acentelere Borçlar" ve "Ödenecek Vergi ve Fonlar" hesapları alacaklandırılır.
B şıkkı yanlıştır çünkü tahsilat acente üzerinden yapıldığı için alacak sigortalıdan değil, acenteden doğar. C şıkkı yanlıştır çünkü "Sigorta Şirketlerine Devredilen Primler" hesabı bu işlemde kullanılmaz. D şıkkı yanlıştır çünkü kazanılmamış prim karşılığı ayrı bir karşılık hesabıdır ve bu yevmiyeye dahil değildir. E şıkkı yanlıştır çünkü "Sigorta Şirketlerinden Alacaklar" ifadesi hatalıdır ve emeklilik mevzuatı bu sigorta muhasebesi sorusuyla ilgisizdir.
Bilinmesi gereken kural: Acentelerle yapılan prim tahsilatlarında, brüt prim gelir, komisyon gider ve alacak/borç ilişkileri acente üzerinden yansıtılır.
Soru 33 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik kapsamında denetim komitesi üyelerinin aşağıdaki fonksiyonlardan hangisine ilişkin görevi bulunmamaktadır?
- A)İç kontrol
- B)Aktüerya
- C)Risk yönetim
- D)Bağımsız dış denetim
- E)Bütçeleme
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Sigortacılık ve Özel Emeklilik Sektörlerinde İç Sistemlere Dair Yönetmelik uyarınca, denetim komitesinin temel görevleri şirketin iç kontrol, risk yönetimi, muhasebe, bağımsız dış denetim ve aktüerya faaliyetlerini izlemektir. Bütçeleme ise yönetim kurulu ve üst yönetimin stratejik planlama ve operasyonel karar alma süreçlerine giren bir işlevdir; denetim komitesinin doğrudan görev alanı değildir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- A) İç kontrol: Denetim komitesi, iç kontrol sisteminin etkinliğini izlemekle yükümlüdür.
- B) Aktüerya: Komite, aktüerya değerlemelerinin uygunluğunu ve aktüerya fonksiyonunun bağımsızlığını denetler.
- C) Risk yönetim: Risk yönetim politikalarının uygulanmasını ve etkinliğini gözetmek komitenin vazifesidir.
- D) Bağımsız dış denetim: Dış denetçi ile iletişim kurmak ve denetim sürecini koordine etmek komitenin görevidir.
Bilinmesi gereken kural: Denetim komitesi, şirketin finansal raporlama, risk ve uyumluluk süreçlerini "gözetleyen" bir organ olup, bütçe gibi "karar ve uygulama" odaklı yönetim fonksiyonlarını yürütmekle görevli değildir.
Soru 34 · 2024/6 · Sigortacılık ve Özel Emeklilik Mevzuatı
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanununa göre 8 yıl bireysel emeklilik sisteminde kalan bir katılımcı devlet katkısı hesabındaki tutarın ne kadarına hak kazanır?
- A)%15
- B)%25
- C)%35
- D)%50
- E)%60 Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap C
Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi (BETS) Kanunu’na göre, devlet katkısı hak kazanma oranı sisteminde geçen süreye göre kademeli olarak artar. 8 yıl ve daha fazla süreyle sistemde kalan katılımcılar, devlet katkısı hesabındaki tutarın %35’ine hak kazanır. Bu oran, 3. madde kapsamında belirlenen asgari süre şartını sağlayanlar için geçerlidir. Dolayısıyla, 8 yıl tamamlanmış bir katılımcı için doğru oran %35’tir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) %15 oranı, 3-6 yıl arası kalanlar için geçerlidir. B) %25 oranı, 6-8 yıl arası kalanlar için geçerlidir. D) %50 oranı, BETS Kanunu’nda öngörülen bir hak kazanma oranı değildir. E) %60 oranı, mevzuatta yer almayan ve geçerli olmayan bir orandır.
Bilinmesi gereken kural: 8 yıl ve üzeri süreyle BETS’te kalan katılımcılar, devlet katkısının %35’ine hak kazanır.