Soru 1 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Mevduat kabulü II. Katılım fonu kabulü III. Yatırım danışmanlığı işlemleri IV. Sigorta acenteliği ve bireysel emeklilik aracılık hizmetleri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre kalkınma ve yatırım bankaları, diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla yukarıda belirtilen hangi faaliyet veya faaliyetleri gerçekleştiremezler?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız IV
- C)I, II
- D)I, II, III
- E)I, III, IV
Çözümü göster — doğru cevap C
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 5. maddesi, kalkınma ve yatırım bankalarının faaliyet alanlarını sınırlar. Bu bankalar, genel bankacılık faaliyetleri olan mevduat kabulü (I) ve katılım fonu kabulü (II) işlemlerini gerçekleştiremezler. Kanun, bu bankaların yalnızca belirli kalkınma ve yatırım amaçlı işlemlerle sınırlı kalmasını öngörür.
Diğer şıklara gelince: IV. şıktaki sigorta ve bireysel emeklilik aracılığı, ilgili mevzuata uygunsa yapılabilir; III. şıktaki yatırım danışmanlığı ise kalkınma ve yatırım bankalarının yapabileceği hizmetler arasındadır. Dolayısıyla sadece I ve II maddeleri yasaktır.
Bilinmesi gereken kural: Kalkınma ve yatırım bankaları, mevduat ve katılım fonu kabulü başta olmak üzere genel bankacılık faaliyetlerini yürütme yetkisine sahip değildirler.
Doğru cevap C şıkkıdır.
Soru 2 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankacılık faaliyetleri, kurulu bulunulan ülke harici ile sınırlı tutulan veya ülke genelinde uygulanan ekonomik ve malî mevzuata tâbi olmayan ya da kurulu bulunulan ülkede yerleşik olanlardan mevduat ve fon kabulünün yasaklandığı bankacılık türü aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Destek hizmeti kuruluşu
- B)Kıyı bankacılığı
- C)Fon bankası
- D)Katılım bankası
- E)Finansal kuruluş
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B) Kıyı bankacılığı'dır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 5. maddesinde tanımlanan kıyı bankacılığı; faaliyetlerinin sadece kurulu bulunduğu ülkenin sınırları dışına (genellikle uluslararası piyasalara) yönelik olduğu, yerel ekonomik ve mali mevzuata tabi olmadığı ve yerleşiklerden mevduat kabulünün yasak olduğu özel bir bankacılık türüdür. Bu tanım, sorudaki tüm kısıtlamaları birebir karşılar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Destek hizmeti kuruluşu: Banka değildir, sadece destek hizmeti verir ve mevduat kabul etmez.
- C) Fon bankası: Fon yönetimi odaklıdır, kıyı bankacılığındaki yasal muafiyetlere sahip değildir.
- D) Katılım bankası: Geleneksel bankacılık gibi yerel mevzuata tabidir ve yerel halktan fon toplar.
- E) Finansal kuruluş: Genel bir terimdir ve kıyı bankacılığına özgü bu özel istisnaları kapsamaz.
Bilinmesi gereken kural: Kıyı bankacılığı, yerel mevzuata tabi olmayan ve yerleşiklerden mevduat kabulü yasak olan, sadece uluslararası piyasalarda faaliyet gösteren özel bankacılık türüdür.
Soru 3 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankaların kuruluşları veya Türkiye'de şube ve temsilcilik açmalarıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Türkiye'de bankalar anonim şirket şeklinde kurulur.
- B)Türkiye'de kurulacak bir bankanın hisse senetleri nakit karşılığı çıkarılır ve hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması gerekir.
- C)Türkiye’de bir bankanın kurulmasına Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının en az üç üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınacak kararla izin verilir.
- D)Türkiye’de münhasıran kıyı bankacılığı faaliyetinde bulunmak üzere banka kurulması Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun kararıyla belirlenir.
- E)Türkiye'de kurulacak bir bankanın konsolide denetimini engelleyici nitelikte herhangi bir hususun bulunmaması gereklidir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır çünkü 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, Türkiye’de banka kurulmasına izin verme yetkisi Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kuruluna (BDDK) aittir. C şıkkında bu yetkinin Merkez Bankasına ait olduğu ve kararın en az üç üyenin oyuyla alınacağı belirtilerek mevzuata aykırı bir hüküm sunulmuştur. İzahat: Bankacılık sektöründe denetim ve düzenleme yetkisi BDDK’da merkezileştirilmiştir; Merkez Bankası para politikası ve sistem güvenliğinden sorumludur ancak banka kuruluş izni vermez.
Diğer şıkların yanlışlığı: A) Doğrudur; Kanun’a göre bankalar anonim şirket şeklinde kurulur. B) Doğrudur; hisse senetleri nakit karşılığı çıkarılır ve nama yazılı olmak zorundadır. D) Doğrudur; kıyı bankacılığı izni BDDK kararıyla verilir. E) Doğrudur; konsolide denetimi engelleyici durumların bulunmaması kuruluş şartıdır.
Bilinmesi gereken kural: Banka kuruluş izni, Merkez Bankası değil, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) yetki alanındadır.
Soru 4 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna kullandırılabilecek kredilerin toplamı özkaynakların yüzde … aşamaz. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre, yukarıda verilen boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)beşini
- B)onunu
- C)onbeşini
- D)yirmibeşini
- E)kırkını
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, bankaların bir gerçek veya tüzel kişiye veya bir risk grubuna kullandırılabilecek kredilerinin toplamı, bankanın özkaynaklarının %25’ini aşamaz. Bu kural, bankanın tek bir borçluya veya ilişkili gruplara karşı aşırı maruz kalmasını (konsantrasyon riskini) sınırlayarak likidite ve sermaye yeterliliğini korumayı amaçlar. Dolayısıyla boşluğa "yirmibeşini" getirilmelidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) %5 sınırı, bankaların belirli likidite oranları veya küçük ölçekli kısıtlamalar için geçerlidir, genel kredi limiti değildir. B) %10 sınırı, bankaların sermaye yeterliliği hesaplamarında kullanılan bazı risk ağırlıkları veya özel kısıtlamalarla ilgilidir. C) %15 sınırı, mevzuatta bu bağlamda geçerli bir genel kredi limiti olarak tanımlanmamıştır. E) %40 sınırı, bankaların tek bir borçluya verebileceği maksimum kredi limitini aşan ve riski kontrol edilemez kılan bir orandır.
Bilinmesi gereken kural: Bankalar, tek bir borçlu veya risk grubuna toplamda özkaynaklarının en fazla %25’i kadar kredi kullandırabilir.
Soru 5 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi mevduat bankaları nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait ve münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan mevduat hesaplarını ifade eder?
- A)Tasarruf mevduatı
- B)Özel cari hesap
- C)Mevduat
- D)Katılma hesabı
- E)Katılım fonu
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A) Tasarruf mevduatı'dır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 31. maddesine göre tasarruf mevduatı; gerçek kişilere ait, münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan ve vadeli veya vadesiz olarak tutulan mevduatlardır. Bu tanım, sorudaki tüm kriterleri (gerçek kişi, çek dışı ticari kullanım yasağı) tam olarak karşıladığı için A şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- B) Özel cari hesap: Ticari amaçlı işlemler için kullanılan, gerçek kişi ve tüzel kişi fark etmeksizin açılabilen hesaplardır.
- C) Mevduat: Genel bir kavramdır; tasarruf mevduatını da kapsar ancak sorudaki spesifik kısıtlamalara (çek yasağı vb.) tek başına cevap vermez.
- D) Katılma hesabı: İslami bankacılık esaslarına göre faizsiz işlem yapılan, kâr-zarar ortaklığına dayalı hesaplardır.
- E) Katılım fonu: Yatırımcıların bir araya gelerek profesyonel yöneticiler tarafından yönetilen yatırım araçlarıdır, bireysel mevduat hesabı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Tasarruf mevduatı, sadece gerçek kişilere açılır ve ticari amaçlı çek keşide edilmesine izin verilmez.
Soru 6 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi söz konusu Kanunun uygulanmasında bankalarca maruz kalınan riskler nedeniyle oluşabilecek zararlara karşı yeterli özkaynak bulundurulmasını ifade eder?
- A)Korumalı özkaynak
- B)Sermaye yeterliliği
- C)Özkaynak likiditesi
- D)Özkaynak kârlılığı
- E)Asgari likidite yeterliliği
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesi ve ilgili düzenlemeler uyarınca, bankaların maruz kaldıkları kredi, piyasa ve operasyonel riskler gibi risklere karşı yeterli özkaynak bulundurma yükümlülüğü "Sermaye Yeterliliği" olarak tanımlanır. Bu kavram, bankanın zararları karşılayabilecek finansal gücünün ölçüsüdür.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Korumalı özkaynak, sermaye yeterliliği hesaplamasında dikkate alınan belirli bir özkaynak kalemi türüdür, genel risk karşılaştırma kavramı değildir. C) Özkaynak likiditesi, bankanın kısa vadeli borçlarını ödeyebilme kapasitesiyle ilgilidir, risk karşılama amacını doğrudan ifade etmez. D) Özkaynak kârlılığı, bankanın sermayesinden elde ettiği getiriyi ölçen bir performans göstergesidir, risk karşılama yükümlülüğü değildir. E) Asgari likidite yeterliliği, likidite risk yönetimi çerçevesindeki bir düzenlemedir ve özkaynak yeterliliği kavramından farklıdır.
Bilinmesi gereken kural: Bankaların risklere karşı yeterli özkaynak bulundurma yükümlülüğüne "Sermaye Yeterliliği" denir.
Soru 7 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Kalite yönetim sistemi II. Kalite denetim sistemi III. İç kontrol sistemi IV. İç denetim sistemi 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankalar, maruz kaldıkları risklerin izlenmesi, kontrolünün sağlanması, faaliyetlerinin kapsamı ve yapısıyla uyumlu ve değişen koşullara uygun, tüm şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını kapsayacak şekilde yukarıdakilerden hangisi veya hangilerini kurmak zorundadır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I, IV
- D)II, III
- E)III, IV MEVZUATI A
Çözümü göster — doğru cevap E
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca bankalar, maruz kaldıkları risklerin izlenmesi ve kontrolünün sağlanması amacıyla İç Kontrol Sistemi ve İç Denetim Sistemi kurmak zorundadır. Bu sistemler, bankanın faaliyet kapsamı, yapısıyla uyumlu ve değişen koşullara uygun olmalı; tüm şube ile konsolidasyona tabi ortaklıkları kapsamalıdır. Dolayısıyla doğru cevap E seçeneğidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A (Yalnız I): Kanun, "Kalite Yönetim Sistemi" kurmayı zorunlu kılmamaktadır.
- B (Yalnız II): "Kalite Denetim Sistemi" ifadesi mevzuatta zorunlu bir sistem olarak yer almaz.
- C (I, IV): Kalite Yönetim Sistemi zorunlu olmadığı için bu seçenek yanlıştır.
- D (II, III): Kalite Denetim Sistemi zorunlu olmadığı için bu seçenek yanlıştır.
Bilinmesi gereken kural: Bankacılık Kanunu’na göre bankaların kurmakla yükümlü olduğu iki temel yapısal sistem "İç Kontrol" ve "İç Denetim" sistemleridir; kalite yönetim veya denetim sistemleri yasal zorunluluk kapsamında değildir.
Soru 8 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdakilerin hangisi yanlıştır?
- A)Ödenmiş sermaye, bankaların fiilen ve her türlü muvazaadan arî olarak ödenmiş veya Türkiye'ye ayrılmış ve ödenmiş sermayelerinden, bilançoda görülen zararın yedek akçelerle karşılanamayan kısmı düşüldükten sonra kalan tutardır.
- B)Yedek akçeler, bankaların Türk Ticaret Kanunu ve ilgili kanunlar ile ana sözleşmelerine göre ayırdıkları yedek akçelerinden varsa bilanço zararının düşülmesinden sonra elde edilen tutardır.
- C)Özkaynak, ana sermayeden katkı sermayenin çıkarılması sonucu bulunacak tutarı ifade eder.
- D)Özkaynaklarda meydana gelebilecek düşüşler nedeniyle özkaynağın belirli bir oranı ile ilişkilendirilen sınırlama ve oranlarda aşımların oluşması ve şartların gerektirmesi hâlinde, bu aşımlar Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenecek bir süre içinde giderilir.
- E)Bankalar, Merkez Bankasının uygun görüşü alınmak suretiyle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenecek usûl ve esaslara göre asgarî likidite düzeyini hesaplamak zorundadır.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesine göre özkaynak; ana sermaye, yedek akçeler, kâr veya zarar hesabı, değerleme farkları ve katkı sermayesi gibi unsurların toplamından oluşur. C şıkkında özkaynağın, ana sermayeden katkı sermayesinin "çıkarılması" ile bulunacağı belirtilmesi hukuka aykındır. Katkı sermayesi, özkaynakların bir bileşeni olarak eklenir, çıkarılmaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Şık, kanunda tanımlanan "ödenmiş sermaye" kavramının doğru tanımını içermektedir. B) Şık, "yedek akçeler"in yasal ve sözleşmesel dayanağı ile bilanço zararının düşülmesi sonrası kalan tutar olduğunu doğru ifade etmektedir. D) Şık, özkaynak yetersizliğinde BDDK’nın müdahale yetkisini ve süre içinde giderilme zorunluluğunu doğru aktarmaktadır. E) Şık, bankaların asgari likidite düzeyini hesaplamadaki Merkez Bankası görüşü ve BDDK usullerine uyum yükümlülüğünü doğru belirtmektedir.
Bilinmesi gereken kural: Özkaynak, ana sermaye ile katkı sermayesinin toplamı ve diğer yedeklerdir; katkı sermayesi özkaynaktan düşülmez, eklenir.
Soru 9 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdakilerin hangisi kredi sınırlamalarına tâbi olan işlemlerdendir?
- A)Bir gerçek ya da tüzel kişiye veya bir risk grubuna özkaynakların yüzde onu veya daha fazlası oranında kullandırılan krediler
- B)Karşılığı nakit, nakit benzeri kıymet ve hesaplar ile kıymetli maden olan işlemler
- C)Merkez Bankası nezdindeki piyasalarda veya kanunla teşkilatlanmış diğer para piyasalarında yapılan işlemler
- D)Her türlü sermaye artırımları dolayısıyla bedelsiz edinilen ortaklık payları ile ortaklık paylarının herhangi bir fon çıkışı gerektirmeyen değer artışları
- E)Özkaynak hesabında indirilecek değer olarak dikkate alınan işlemler
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, bankaların tek bir gerçek veya tüzel kişiye veya bir risk grubuna toplam özkaynaklarının %10’undan fazla kredi kullandırmaları yasaktır. Bu kural, aşırı risk konsantrasyonunu önlemek ve bankanın likidite güvenliğini sağlamak amacıyla konulmuştur. Dolayısıyla özkaynağın %10’unu aşan krediler, yasal kredi sınırlamasına tabi işlemler arasında yer alır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı yanlıştır; çünkü nakit, nakit benzeri kıymetler ve kıymetli madenler, teminat niteliği taşıdığı için kredi sınırlamasına tabi değildir. C şıkkı yanlıştır; Merkez Bankası ve diğer para piyasalarındaki işlemler, düşük riskli kabul edildiğinden bu sınırlamadan muaf tutulmuştur. D şıkkı yanlıştır; bedelsiz edinilen ortaklık payları ve değer artışları, doğrudan kredi kullandırımı olmadığı için bu sınırlamaya dahil edilmez. E şıkkı yanlıştır; özkaynaktan düşülen değerler, kredi kullandırımı işlemi olmadığından sınırlamaya tâbi değildir.
Bilinmesi gereken kural: Bankalar, tek bir borçlu veya risk grubuna toplam özkaynaklarının %10’undan fazla kredi kullandıramaz.
Soru 10 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalar nezdlerindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak …. içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre yukarıda ifadede yer alan boşluğa aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)on yıl
- B)yedi yıl
- C)beş yıl
- D)iki yıl
- E)bir yıl
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru Şıkkın Açıklaması: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 146. maddesi, bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar gibi hak sahiplerinin talepleri için zamanaşımı süresini düzenler. Kanun hükmüne göre, hak sahibinin en son talebi, işlemi veya yazılı talimatı tarihinden itibaren on yıl içinde aranmayan haklar zamanaşımına uğrar. Bu nedenle boşluğa "on yıl" getirilmelidir.
Diğer Şıkların Yanlışlığı:
- B) Yedi yıl: Bankacılık mevzuatında bu haklar için geçerli bir zamanaşımı süresi değildir.
- C) Beş yıl: Ticari işlemlerde genel bir süre olsa da bankacılık mevduatı için özel olarak öngörülen süre değildir.
- D) İki yıl: Borçlar hukukundaki bazı alacaklar için geçerli olabilir ancak bankacılık mevduatı için geçerli değildir.
- E) Bir yıl: Çok kısa bir süre olup bankacılık mevzuatında bu tür haklar için öngörülmemiştir.
Bilinmesi gereken kural: Banka mevduatı ve benzeri haklarda zamanaşımı süresi, son işlem tarihinden itibaren 10 yıldır.
Soru 11 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bir bankanın aktiflerinin vade itibarıyla yükümlülüklerini karşılayamama tehlikesiyle karşı karşıya kaldığının tespit edilmesi halinde aşağıdakilerden hangisi 5411 sayılı Bankacılık Kanununda uygulanması öngörülen düzeltici önlemlerden biri değildir?
- A)Bankanın özkaynağının artırılması
- B)Kâr dağıtımının geçici bir süreyle durdurularak ihtiyatlara aktarılması
- C)Hissedarlara kredi verilmesinin durdurulması
- D)Kredi politikasının gözden geçirilerek riskli işlemlerin durdurulması
- E)Aktiflerin elden çıkarılması suretiyle likidite temin edilmesi
Çözümü göster — doğru cevap D
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi, bankanın likidite krizi (aktiflerinin vade itibarıyla yükümlülüklerini karşılayamama tehlikesi) yaşaması durumunda uygulanacak düzeltici önlemleri sıralar. Bu maddeye göre; bankanın özkaynağının artırılması (A), kâr dağıtımının durdurulup ihtiyatlara aktarılması (B), hissedarlara kredi verilmesinin yasaklanması (C) ve aktiflerin elden çıkarılarak likiditenin sağlanması (E) açıkça öngörülen tedbirler arasındadır.
Ancak, "kredi politikasının gözden geçirilerek riskli işlemlerin durdurulması" (D) seçeneği, Kanun’un 13. maddesinde likidite krizi için öngörülen spesifik düzeltici önlemler listesinde yer almaz. Bu tür önlemler daha çok genel denetim veya solvansiyon (sermaye yeterliliği) sorunlarında ele alınabilir, ancak likidite krizi anında doğrudan uygulanması öngörülen yasal listede bulunmamaktadır.
Bilinmesi gereken kural: Likidite krizi durumunda 5411 sayılı BK m.13’te sayılan önlemler (özkaynak artırımı, kâr dağıtımının durdurulması, hissedara kredi yasağı, aktif satışı) zorunludur; kredi politikası gözden geçirme bu listede yer almaz.
Soru 12 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü alınmaksızın yapılan ana sözleşme değişiklikleri Ticaret Siciline tescil edilebilir.
- B)Bankaların ana sözleşme değişikliklerinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun uygun görüşü aranır.
- C)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından uygun görülmeyen ana sözleşme değişiklikleri genel kurulda karara bağlanamaz.
- D)Bankalar ana sözleşmelerini güncel olarak internet sayfalarında yayınlar.
- E)Ana sözleşmelerin güncelleştirilmesi, değişikliklerin gerçekleştiği tarihten itibaren on iş günü içerisinde yapılmak zorundadır.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bankaların ana sözleşmelerinde yapılacak değişikliklerin Ticaret Siciline tescil ve ilan edilebilmesi için öncelikle Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’ndan (BDDK) uygun görüş alınması zorunludur. Dolayısıyla BDDK onayı olmadan yapılan değişikliklerin tescil edilemeyeceği açıktır; bu nedenle A şıkkındaki "alınmaksızın... tescil edilebilir" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri ise şöyledir:
- B Şıkkı: Yanlış değildir; kanun, ana sözleşme değişikliklerinde BDDK uygun görüşünü şart koşar.
- C Şıkkı: Yanlış değildir; BDDK’nın olumsuz görüşü durumunda genel kurulun değişiklikleri karara bağlaması hukuka aykırıdır.
- D Şıkkı: Yanlış değildir; bankaların güncel ana sözleşmelerini internet sitelerinde yayınlama yükümlülüğü vardır.
- E Şıkkı: Yanlış değildir; değişikliklerin internet sitesinde güncellenmesi, gerçekleşim tarihinden itibaren en geç 10 iş günü içinde yapılmalıdır.
Bilinmesi gereken kural: Banka ana sözleşme değişikliklerinde BDDK uygun görüşü, tescil ve ilan için zorunlu bir ön koşuldur.
Soru 13 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Kartlı sistem kurmak, kart çıkarmak, üye işyerleri ile anlaşma yapmak ve bilgi alışverişi faaliyetinde bulunmak isteyen kuruluşların anonim şirket şeklinde kurulması şarttır.
- B)Kart çıkaran kuruluş tarafından bir gerçek kişinin sahip olduğu tüm kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartları limiti, ilk yıl için, ilgilinin aylık ortalama net gelirinin beş katını, ikinci yıl için ise, on katını aşamaz.
- C)Kart çıkaran kuruluşlar, talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremezler.
- D)Kredi kartı ile yapılan işlemlere, son ödeme tarihinden itibaren on gün içinde, kart çıkaran kuruluşa başvurmak suretiyle itiraz edilebilir.
- E)Kart kullanımından doğan sorumluluk, sözleşme imzalandığı ve kartın zilyetliğine geçtiği veya fizikî varlığı bulunmayan kart numarasının öğrenildiği andan itibaren, kart hamiline aittir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5464 sayılı Kanun’un 10. maddesine göre, ilk yıl için limit aylık ortalama net gelirin üç katını, ikinci yıl için beş katını aşamaz. B şıkkındaki "beş kat" ve "on kat" ifadeleri mevzuata aykırıdır, bu nedenle yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifade olduğu): A) 5464 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereği, kartlı sistem kuran kuruluşların anonim şirket olması zorunludur. C) 10. madde uyarınca, izinsiz veya sözleşmesiz üçüncü şahıslara kart verilmesi yasaktır. D) 11. maddeye göre, itiraz hakkı son ödeme tarihinden itibaren 10 gün içinde kullanılabilir. E) 12. maddeye göre, sorumluluk kartın teslimi veya numarasının öğrenilmesi anından itibaren kart hamiline aittir.
Bilinmesi gereken kural: Kredi kartı limiti, ilk yıl için aylık ortalama net gelirin 3 katını, ikinci yıl için 5 katını geçemez.
Soru 14 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Finansal kiralamanın bir sözleşmeye dayalı olarak yapılması gerekmez.
- B)Kiralayan, finansal kiralamayı kabul edeni ifade eder.
- C)Finansal kiralama şirketleri, işlemlerinden kaynaklanan alacaklarından doğmuş veya doğması beklenen ancak, miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak amacıyla karşılık ayırmak zorunda değildir.
- D)Finansal kiralama şirketleri, ana faaliyet konuları dışında faaliyette bulunamaz.
- E)Finansal kiralama şirketleri, bağımsız denetime tabi değildir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 6361 sayılı Kanun’un 13. maddesi uyarınca finansal kiralama şirketleri, ana faaliyet konuları dışında başka işlerde bulunamazlar. Bu kural, şirketlerin sadece kanunen izin verilen finansal kiralama, faktoring ve benzeri finansman hizmetleriyle sınırlı olduğunu net bir şekilde belirtir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Finansal kiralama, yazılı bir sözleşmeye dayalı olarak yapılması zorunludur; sözleşmesiz işlem kurulamaz. B) Kiralayan, malı kiralayan tarafı ifade eder; kabul eden kiracıdır. C) Şirketler, alacaklarından doğabilecek zararları karşılamak amacıyla yasal karşılık ayırmak zorundadır. E) Finansal kiralama şirketleri, bağımsız denetime tabi olmak zorundadır; denetim istisnası yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralama şirketleri, 6361 sayılı Kanun’da belirtilen ana faaliyet konuları dışında hiçbir ticari veya sivil işlemde bulunamazlar ve bu sınırlama zorunludur.
Soru 15 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi katılım bankalarının satım yöntemi ile fon kullandırma yöntemlerinden değildir?
- A)İstisna
- B)Murabaha
- C)Müsaveme
- D)Selem
- E)Müşareke
Çözümü göster — doğru cevap E
Katılım bankaları, kredi işlemlerinde faizsiz finans ilkelerine uygun olarak Murabaha, Müşareke ve Müzaraa gibi yöntemleri kullanır. Ancak soruda yer alan "Müsaveme" ifadesi, Türk Bankacılık Mevzuatı'nda ve İslami finans literatüründe geçerli bir fon kullandırma yöntemi olarak tanımlanmamıştır. Bu nedenle, katılım bankalarının satım veya ortaklık yöntemleri arasında yer almadığı için doğru cevap E şıkkıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkındaki istisna, yasal düzenlemelerle belirlenen özel durumları ifade ederken, B şıkkındaki Murabaha mal alım-satımına dayalı en yaygın yöntemdir. C şıkkındaki Müzaraa (toprak işleme ortaklığı) ve D şıkkındaki Selem (ileriye teslim sözleşmesi) katılım bankacılığında kabul görmüş geçerli sözleşme türleridir. E şıkkındaki Müşareke ise ortaklık kurma yöntemi olup, fon kullandırma yöntemlerinden biridir.
Bilinmesi gereken kural: Katılım bankaları, faizsiz finans ilkelerine uygun olarak Murabaha, Müzaraa, Selem ve Müşareke gibi yöntemleri kullanır; "Müsaveme" ise mevzuatta tanınan bir yöntem değildir.
Soru 16 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Bankalarda kredi açma yetkisi esas itibarıyla yönetim kuruluna aittir. II. Yönetim kurulu kredi açma yetkisini teşkil edeceği genel müdürlüğe devredebilir. III. Bir gerçek veya tüzel kişiye açılacak kredi sınırının tespitinde, yönetim kurulu, en fazla, kredi komitesine özkaynakların yüzde beşi tutarındaki kredi açma yetkisini devredebilir. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre bankalarda kredi açma yetkisine ilişkin yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yanlıştır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I, II
- D)I, III
- E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır.
- Neden Doğru? Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik uyarınca, yönetim kurulu kredi komitesine devredebileceği yetki sınırı özkaynakların yüzde beşi değil, yüzde yedisidir. Dolayısıyla III. ifade mevzuata aykırıdır ve yanlıştır. I. ve II. ifadeler ise yönetmeliğin temel ilkeleriyle (yetkinin yönetim kurulunda olması ve bu yetkinin genel müdürlüğe devredilebilmesi) tam olarak uyumludur, dolayısıyla doğru ifadelerdir. Soru "yanlış olanları" sorduğu için sadece III. maddeyi içeren B şıkkı doğrudur.
- Diğer Şıkların Hataları:
- A: I. ifade doğrudur, bu yüzden "Yalnız I" yanlıştır.
- C: I ve II ifadeleri doğrudur, bu yüzden "I, II" yanlıştır.
- D: I. ifade doğrudur, bu yüzden "I, III" yanlıştır.
- E: I ve II ifadeleri doğrudur, bu yüzden "I, II, III" yanlıştır.
- Bilinmesi Gereken Kural: Yönetim kurulu, kredi komitesine özkaynakların en fazla yüzde yedi tutarında kredi açma yetkisi devredebilir.
Soru 17 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre kredi komitesinin çalışma esaslarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
- A)Kredi komitesi, üyelerin salt çoğunluğunun katılımı ile toplanır.
- B)Kredi komitesinin oy çokluğu ile verdiği kararlar doğrudan uygulanır.
- C)Yönetim kurulu, kredi komitesinin faaliyetlerini denetlemekle yükümlüdür.
- D)Kredi komitesince kredi açılmasında yönetim kurulunun yazılı önerisi aranır.
- E)Kredi komitesinden, komitenin faaliyetleri hakkında her türlü bilgiyi istemeye ve gerekli göreceği her türlü kontrolü yapmaya yalnızca yönetim kurulu başkanı yetkilidir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’in 14. maddesinin birinci fıkrasına göre, kredi komitesi yönetim kurulu tarafından kurulur ve yönetim kurulu, komitenin faaliyetlerini denetlemekle yükümlüdür. Bu nedenle C şıkkı mevzuata tam uygunluk gösterir.
Diğer şıkların hataları ise şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü kredi komitesi toplantıları, üyelerin salt çoğunluğunun değil, tam sayısının üçte ikisinin katılımıyla geçerli olur. B şıkkı yanlıştır çünkü komite kararları oy çokluğuyla değil, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla alınır ve bu kararlar doğrudan uygulanmaz, yönetim kuruluna sunulur. D şıkkı yanlıştır çünkü kredi komitesi, yönetim kurulunun yazılı önerisine değil, kendi yetki sınırları içindeki yetkilere dayanarak karar alır. E şıkkı yanlıştır çünkü yönetim kurulunun kendisi, komite faaliyetlerini denetleme ve bilgi isteme yetkisine sahiptir; bu yetki yalnızca yönetim kurulu başkanına ait değildir.
Bilinmesi gereken kural: Kredi komitesi, yönetim kurulu tarafından kurulur, toplantıya tam sayının üçte ikisi katılmalıdır ve faaliyetleri yönetim kurulu tarafından denetlenir.
Soru 18 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi denetçinin, denetlenenin tabi olduğu mevzuat çerçevesinde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin iş süreçlerini ve bu süreçler üzerindeki iç kontrollerini, önemlilik kriterini esas alarak belirlediği kapsam dâhilinde etkinlik, yeterlilik ve uyumluluk açısından inceleyeceği öngörülen süreçlerden biri değildir?
- A)Mevduat süreci
- B)Bireysel/Kurumsal kredi süreçleri
- C)Muhasebe süreci
- D)İnsan kaynakları süreci
- E)Banka ve kredi kartları süreci
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesi, denetçinin bankacılık faaliyetlerinin doğası gereği kritik öneme sahip olan mevduat, kredi, banka/kredi kartları, ödeme ve menkul kıymet işlemleri ile muhasebe süreçlerini incelemesini zorunlu kılar. İnsan kaynakları süreçleri, bankacılık faaliyetlerinin doğrudan işleyişini ve finansal raporlamayı etkileyen ana operasyonel süreçler arasında sayılmadığı için bu yönetmeliğin kapsamındaki zorunlu denetim süreçleri listesinde yer almaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı mevduat, B şıkkı kredi, C şıkkı muhasebe ve E şıkkı kart süreçleri, Yönetmelik’in 5. maddesinde açıkça sayılan ve denetlenmesi zorunlu ana bankacılık süreçleridir.
Bilinmesi gereken kural: Bilgi sistemleri denetiminde, bankacılık faaliyetinin özünü oluşturan mevduat, kredi, kart, ödeme ve muhasebe süreçleri zorunlu denetim kapsamındadır; insan kaynakları gibi destek birim süreçleri bu zorunlu liste dışındadır.
Soru 19 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’te yer alan denetim tekniklerinden biri değildir?
- A)Dış teyit
- B)Tetkik
- C)Gözlem
- D)Yeniden uygulama
- E)Yeniden hesaplama
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A) Dış teyit seçeneğidir.
Neden Doğru? Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesinde sayılan denetim teknikleri şunlardır: Tetkik, Gözlem, Denetim örneklemesi, Yeniden uygulama ve Yeniden hesaplama. Yönetmelik, geleneksel finansal denetimde sıkça kullanılan "dış teyit" yöntemini bu özel bağımsız denetim sürecinin teknikleri arasında açıkça zikretmemiştir. Dolayısıyla, mevzuat metnindeki liste dışı kalan seçenek A şıkkıdır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- B) Tetkik: Yönetmelikte açıkça sayılan temel bir denetim tekniğidir.
- C) Gözlem: Yönetmelikte açıkça sayılan ve işleyişin yerinde izlenmesi için kullanılan bir tekniktir.
- D) Yeniden uygulama: Denetçinin kontrol prosedürlerini kendi başına tekrar uygulamasını ifade eden, yönetmelikte yer alan bir tekniktir.
- E) Yeniden hesaplama: Rakamsal doğruluğun kontrolü için kullanılan, yönetmelikte belirtilen geçerli bir tekniktir.
Bilinmesi gereken kural: Bilgi sistemleri denetiminde Yönetmelik’in 10. maddesinde sayılan teknikler (tetkik, gözlem, örneklem, yeniden uygulama, yeniden hesaplama) dışındaki yöntemler, bu özel denetim çerçevesinde "belirtilen teknikler" arasında yer almaz.
Soru 20 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre denetim örneklemesine ilişkin aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Denetim örneklemesi; denetim tekniklerinin, tüm kalemlerin seçilme şansı olacak şekilde denetime ilişkin bir anakitlenin yüzde 100’ünden daha azına uygulanmasını ifade eder.
- B)Denetim örneklemesinde, istatistiki ya da istatistiki olmayan yaklaşımlar kullanılabilir.
- C)Denetçi, denetim örneklemini oluştururken, denetim tekniğinin amacını ve örneklemin seçileceği anakitlenin niteliklerini göz önünde bulundurmak zorundadır.
- D)Denetçi, örneklem büyüklüğünü belirlerken, denetim riskinin kabul edilebilir düşük bir seviyeye indirilip indirilmediğini dikkate almak zorundadır.
- E)Denetçinin kabul etmek istediği örnekleme riski düzeyi düştükçe, örneklem büyüklüğünün de o oranda azalması gerekir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik ile uluslararası denetim standartlarına göre, denetçinin kabul etmek istediği örnekleme riski (örnekleme hatası yapma ihtimali) düştükçe, bu riski karşılamak için örneklem büyüklüğünün artması gerekir. Risk azaldıkça daha fazla veriye ihtiyaç duyulur; bu nedenle E şıkkındaki "azalması gerekir" ifadesi yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Doğrudur; yönetmelik örneklemeyi anakitlenin %100’ünden azına uygulama olarak tanımlar. B) Doğrudur; hem istatistiki hem de istatistiki olmayan yöntemler kullanılabilir. C) Doğrudur; denetçi amaç ve anakitle niteliklerini dikkate almak zorundadır. D) Doğrudur; denetim riski ve kabul edilebilirlik seviyesi örneklem büyüklüğünü etkiler.
Bilinmesi gereken kural: Örnekleme riski ile örneklem büyüklüğü doğru orantılıdır; risk azaldıkça örneklem artmalıdır.
Soru 21 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’te düzenlenmemiştir?
- A)Donuk alacaklar
- B)Kredilerin sınıflandırılması
- C)Mevduatların sınıflandırılması
- D)Kredilerin yeniden sınıflandırılması
- E)Kredilerin yeniden yapılandırılması
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. "Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik", bankaların kredi portföyündeki riskleri ölçmek ve karşılık ayırmak amacıyla kredilerin sınıflandırılmasını (A, B), yeniden sınıflandırılmasını (D) ve yeniden yapılandırılmasını (E) detaylıca düzenler. Ancak bu yönetmelik, bankaların pasif tarafındaki mevduatların sınıflandırılmasını kapsamaz. Mevduatlar, banka için birer borçtur ve kredi riski analizi doğrudan onlara uygulanmaz; dolayısıyla mevduat sınıflandırılması bu yönetmeliğin konusuna girmez.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A) Donuk alacaklar, yönetmelikte karşılık ayrımı açısından sınıflandırma kriteri olarak açıkça düzenlenmiştir. B) Kredilerin sınıflandırılması, yönetmeliğin temel amacı ve ana başlığını oluşturur. D) Kredilerin yeniden sınıflandırılması, olumsuz gelişmeler sonrası sınıflandırma güncellemesi için yönetmelikte yer alır. E) Kredilerin yeniden yapılandırılması, borçlunun ödeme gücünü korumak için yönetmelikte belirtilen bir işlemdir.
Bilinmesi gereken kural: Bu yönetmelik yalnızca aktif tarafı (kredileri) kapsar; pasif tarafı (mevduatları) düzenlemez.
Soru 22 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi kredi zararlarının karşılanması amacıyla finansal tablolarda hesaben ayrılarak gider yazılan tutarları ifade eder?
- A)Karşılıklar
- B)Yeniden sınıflandırma zararı
- C)Kredi ihtiyat giderleri
- D)Hesaben ayrılan giderler
- E)Finansman giderleri
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Bankacılık Mevzuatı’na göre, kredilerin sınıflandırılması ve karşılık ayrılmasına ilişkin yönetmelik uyarınca, bankaların kredi zararlarını karşılamak amacıyla finansal tablolarında hesaben ayırdığı ve gider olarak gösterdiği tutarlar "Karşılıklar" olarak tanımlanır. Bu karşılıklar, olası kayıplara karşı bankanın finansal dayanıklılığını artırmak ve gerçek tablo sunmak için zorunlu bir muhasebe uygulamasıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı, vadesi gelen kredilerin yeniden yapılandırılması sonucu oluşan zararı ifade eder; C şıkkı, henüz gerçekleşmemiş olası kayıplar için ayrılan tutarlardır; D şıkkı, genel bir muhasebe terimidir ve spesifik karşılık tanımını karşılamaz; E şıkkı ise finansman maliyetlerini ifade eder, kredi zararlarıyla ilgisi yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Kredi zararlarını karşılamak amacıyla finansal tablolarda hesaben ayrılan ve gider yazılan tutarlar "Karşılıklar"dır.
Soru 23 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Anaparanın ve/veya faizin ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsili bir yıldan fazla gecikmiş olan krediler II. Anapara ve/veya faizin vadesinden veya ödenmesi gereken tarihten itibaren tahsilinin gecikmesi yüz seksen günü geçen, ancak bir yılı geçmeyen krediler III. Borçlusunun kredi değerliliği ciddi şekilde bozulmuş olan, ancak birleşme, yeni finansman bulma imkânı veya sermaye artırımı gibi olanakların borçlunun kredi değerliliğine ve kredinin tahsil kabiliyetine yapması beklenen katkı nedeniyle henüz tam anlamıyla zarar niteliği taşımadığı düşünülen krediler Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri “Tahsili Şüpheli Krediler” arasında sayılır?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)Yalnız III
- D)II, III
- E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bankacılık Mevzuatı’na göre tahsili şüpheli krediler, anapara ve/veya faizin vadesinden itibaren 180 günü geçen ancak 1 yılı geçmeyen krediler (II. madde) ile borçlunun kredi değerliliği ciddi şekilde bozulmuş ancak henüz zarar niteliği taşımadığı düşünülen kredilerdir (III. madde). Bu iki durum, yönetmeliğin açık tanımları gereği doğrudan "Tahsili Şüpheli" sınıfına girer.
I. şıktaki tanım ise yanlıştır; çünkü anapara veya faizin ödenme tarihinin üzerinden bir yıldan fazla süre geçmesi, kredinin "Zarar" olarak sınıflandırılma koşuludur, tahsili şüpheli değil. II. şıktaki 180-365 gün aralığı doğru sınıflandırmayı yansıttığı için doğrudur. III. şıktaki "değer kaybı riski ama henüz zarar değil" tanımı da mevzuata uygun olarak doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Tahsilat gecikmesi 180-365 gün arası ise "Tahsili Şüpheli", 1 yılı aşarsa "Zarar" sınıflandırması uygulanır.
Soru 24 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi mevcut kredisini ödemekte güçlük çeken veya çekmesi muhtemel olan bir borçluya bu kredinin kısmen veya tamamen ödenmesini sağlamak amacıyla yeni kredi kullandırılmasını ifade eder?
- A)Varlık finansmanı fonları
- B)Yeniden finansman
- C)Tüketici kredisi
- D)Portföy kredisi
- E)İpotek finansmanı
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B) Yeniden finansman'dır.
Bankacılık Mevzuatı kapsamında, mevcut kredisini ödemekte güçlük çeken veya çekmesi muhtemel borçlulara, bu borcun kısmen veya tamamen ödenmesini sağlamak amacıyla yeni kredi kullandırılması işlemine Yeniden Finansman denir. Bu tanım, ilgili Yönetmelik'teki "Yeniden Finansman" maddesinde açıkça yer almaktadır. Amacı, borçlunun ödeme gücünü koruyarak kredi riskini yönetmektir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Varlık finansmanı fonları: Bu fonlar, bankaların belirli varlıklarını likiditeye çevirmesi için kullanılan araçlardır, kredi yeniden yapılandırması değildir.
- C) Tüketici kredisi: Tüketicilere yönelik, belirli bir harcama amacı taşıyan standart kredi türüdür.
- D) Portföy kredisi: Bankanın genel kredi portföyünde yer alan, belirli bir yapılandırma işlemi olmayan kredileri ifade eder.
- E) İpotek finansmanı: Taşınmaz malların teminat gösterilmesiyle sağlanan finansman yöntemidir, zorluk çeken borçluya yeni kredi kullandırma işlemi değildir.
Bilinmesi gereken kural: Ödeme güçlüğü çeken borçluya, mevcut borcun ödenmesini kolaylaştırmak için verilen yeni krediye mevzuatta "Yeniden Finansman" denir.
Soru 25 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi donuk alacak olarak nitelendirilemez?
- A)TFRS 9’a göre borçlunun temerrüdü dolayısıyla ömür boyu beklenen kredi zarar karşılığı uygulamasına tabi olan alacaklar
- B)Zarar niteliğindeki krediler
- C)Borçlusunun kredi değerliliği bozulmuş olan krediler
- D)Yakın izlemedeki krediler
- E)Tahsili şüpheli krediler
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bankacılık Mevzuatı’na göre "Donuk Alacaklar", kredi değerliliği bozulmuş, tahsili şüpheli, zarar niteliğinde veya TFRS 9 kapsamında temerrüt nedeniyle ömür boyu beklenen kredi zarar karşılığı uygulamasına tabi olan alacakları kapsar. Bu nedenle A, B, C ve E şıkları doğrudan donuk alacak tanımına girer.
Ancak D şıkkındaki "Yakın İzlemedeki Krediler", kredi değerliliğinde önemli bir bozulma yaşanmamış, ancak olası risklere karşı bankanın dikkatini çeken ve izleme altına alınan kredilerdir. Bu kategorideki alacaklar henüz "donuk" veya "şüpheli" sınıflandırmasına girmemiştir; dolayısıyla donuk alacak olarak nitelendirilemezler.
Bilinmesi gereken kural: Yakın izleme, erken uyarı mekanizmasıdır; donuk alacak ise kredi kalitesinde ciddi bozulma ve karşılık ayrılması gereken nihai bir sınıflandırmadır.
Soru 26 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar için Ayrılacak Karşılıklara ilişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre teminatlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Kredi değerliliği bulunan gerçek ve tüzel kişilerden alınan kefaletlerin değerlemesinde, kefalet veya yükümlülük tutarları yerine bu kişilerin ödeme güçleri dikkate alınır.
- B)Karşılık hesaplamasında teminatlar itfa edilmiş değer üzerinden dikkate alınır.
- C)Bankalar teminatların değerleme sıklıklarına ilişkin politikalarını gerekçeleri ile belgelendirir.
- D)Donuk alacak olarak sınıflandırılan kredilerin gayrimenkul ipoteği niteliğindeki teminatları, sınıflandırma tarihini takip eden ay sonuna kadar yeniden değerlemeye tabi tutulur.
- E)İşletme rehni niteliğindeki teminatların değerlemesinde, gerçeğe uygun değerin tespitinde ikinci el piyasa fiyatları veya sigortaya tabi olanlar için sigortaya esas bedel kullanılır.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bankacılık mevzuatına göre, karşılık hesaplamalarında teminatlar güncel piyasa değeri üzerinden dikkate alınır. İtfa edilmiş değer (amortisman sonrası kalan değer), muhasebe standartlarında kullanılan bir kavram olup, bankacılıkta teminatın likidasyon değeri esas alındığı için bu ifade yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kredi değerliliği bulunan kişilerin kefaletlerinde, tutar yerine ödeme gücü esas alındığı için bu ifade doğrudur. C) Bankaların teminat değerleme sıklığı politikalarını gerekçeleriyle belgelendirmesi zorunludur; bu ifade doğrudur. D) Donuk alacaklardaki gayrimenkul ipoteği teminatlarının bir ay içinde yeniden değerlemeye tabi tutulması yönetmelik hükmüdür; bu ifade doğrudur. E) İşletme rehni teminatlarında ikinci el piyasa fiyatı veya sigorta bedeli kullanılması usule uygundur; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Karşılık hesaplamalarında teminatlar, itfa edilmiş değer değil, güncel piyasa değeri üzerinden değerlendirilir.
Soru 27 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre bankalarca tutturulması ve idame ettirilmesi gereken asgari sermaye yeterliliği oranları aşağıdaki seçeneklerden hangisinde doğru bir şekilde gösterilmiştir?
- A)Sermaye yeterliliği standart oranı: %8 Ana sermaye yeterliliği oranı: %6 Çekirdek sermaye yeterliliği oranı: %4,5
- B)Sermaye yeterliliği standart oranı: %10 Ana sermaye yeterliliği oranı: %8,5 Çekirdek sermaye yeterliliği oranı: %5,5
- C)Sermaye yeterliliği standart oranı: %15 Ana sermaye yeterliliği oranı: %10 Çekirdek sermaye yeterliliği oranı: %8,5
- D)Sermaye yeterliliği standart oranı: %20 Ana sermaye yeterliliği oranı: %15 Çekirdek sermaye yeterliliği oranı: %6
- E)Sermaye yeterliliği standart oranı: %20 Ana sermaye yeterliliği oranı: %10,5 Çekirdek sermaye yeterliliği oranı: %7,5
Çözümü göster — doğru cevap A
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre, bankaların tutturması ve idame ettirmesi gereken asgari sermaye yeterliliği oranları Basel II standartlarına paralel olarak belirlenmiştir. Doğru cevap olan A şıkkı, yönetmeliğin açık hükmüne uygun olarak; toplam sermaye yeterliliği oranının en az %8, ana sermaye yeterliliği oranının en az %6 ve çekirdek sermaye yeterliliği oranının en az %4,5 olarak tespit edilmesini öngörür. Bu oranlar, bankaların kayıplar karşısında dayanıklılığını sağlamak için konulan temel asgari limitlerdir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkındaki oranlar yönetmelikte öngörülen asgini değerlerin üzerinde ve hatalıdır. C şıkkındaki oranlar gerçek dışı yüksek değerler içerir. D şıkkındaki oranlar mevzuata aykırıdır. E şıkkındaki oranlar da yönetmelikte belirtilen asgari limitlerle uyuşmamaktadır.
Bilinmesi gereken kural: Bankaların asgari sermaye yeterliliği %8, ana sermaye %6 ve çekirdek sermaye %4,5'tir.
Soru 28 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi operasyonel riski ifade eder?
- A)Bir menkul kıymetleştirme işleminde maruz kalınan risk tutarı
- B)Piyasa fiyatlarındaki hareketlerden kaynaklı olarak kur riski, emtia riski, faiz oranı riski ve hisse senedi pozisyon riski kapsamında bankanın bilanço içi ve bilanço dışı pozisyonlarının maruz kalabileceği zarar olasılığı
- C)Takas işleminin vade tarihinde gerçekleşmemesinden ötürü işleme konu menkul kıymet, döviz veya emtianın fiyat değişimleri nedeniyle bankanın maruz kalacağı zarar olasılığı
- D)Yetersiz veya başarısız iç süreçler, insanlar ve sistemlerden ya da harici olaylardan kaynaklanan ve yasal riski de kapsayan zarar etme olasılığı
- E)Finansal varlıkların fiyat veya oranlarındaki dalgalanmaların büyüklük ve sıklık derecesinin ölçüsü
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca operasyonel risk; yetersiz veya başarısız iç süreçler, personel ve sistemlerden ya da harici olaylardan kaynaklanan zarar etme olasılığı olarak tanımlanır. Bu tanım, iç hileler, dış siber saldırılar, doğal afetler ve yasal sorunları kapsar. Yönetmelikte yasal riskin de operasyonel riskin bir parçası olduğu açıkça belirtilmiştir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, menkul kıymetleştirme işlemlerine özgü riski ifade eder, operasyonel risk tanımına girmez. B şıkkı, piyasa fiyatlarındaki değişimlerden doğan piyasa riskini tanımlar. C şıkkı, takas işlemlerindeki gecikmeden kaynaklanan karşıt taraf riskini ifade eder. E şıkkı, finansal değişkenlerin volatilitesini (oynaklığını) ölçen bir istatistiksel terimdir, risk tanımı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Operasyonel risk, insan, sistem, süreç hataları ve dış olaylardan kaynaklanan zararları; yasal riski de içinde barındıran genel bir risk kategorisidir.
Soru 29 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Ana sermaye, ……………. ile ilave ana sermaye toplamından oluşur. Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik’e göre yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)Ana sermaye
- B)Maliyet
- C)Çekirdek sermaye
- D)Toplam giderler
- E)Özkaynaklar toplamı
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik uyarınca, bankaların ana sermayesi iki ana bileşenden oluşur: Çekirdek sermaye ve ilave ana sermaye. Çekirdek sermaye, bankanın en temel ve kalıcı özkaynaklarını (ödenmiş sermaye, yasal yedekler, kar yedekleri vb.) ifade ederken, ilave ana sermaye ise belirli şartları taşıyan daha uzun vadeli yükümlülükleri kapsar. Bu nedenle boşluk, ana sermayenin temelini oluşturan "çekirdek sermaye" ifadesiyle doldurulmalıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Ana sermaye, kendisiyle ilave ana sermaye toplanarak tekrar ana sermaye oluşturulamaz; bu mantıksal bir tautolojidir. B) Maliyet, bir gelir veya sermaye kalemi değil, işletme giderlerini ifade eden muhasebe terimidir. D) Toplam giderler, sermaye yapısını oluşturan bir kaynak değil, faaliyet sonucu ortaya çıkan çıkışları gösterir. E) Özkaynaklar toplamı, ana sermayenin yanı sıra diğer özkaynakları da içeren daha geniş bir kavramdır; ana sermayenin bileşeni değildir.
Bilinmesi gereken kural: Banka ana sermayesi, her zaman çekirdek sermaye ve ilave ana sermaye bileşenlerinin toplamından hesaplanır.
Soru 30 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik’te belirlenen, yetkili derecelendirme kuruluşları ve derecelendirme uzmanları tarafından uyulması gereken ilkelerden değildir?
- A)Sürdürülebilirlik
- B)Objektiflik
- C)Bağımsızlık/tarafsızlık
- D)Uluslararası erişilebilirlik/şeffaflık
- E)Kaynak yeterliliği
Çözümü göster — doğru cevap A
Bankacılık mevzuatında, Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesi, yetkili kuruluşların ve uzmanların uyması gereken temel ilkeleri sayar. Bu maddede açıkça objektiflik, bağımsızlık/tarafsızlık, şeffaflık (uluslararası erişilebilirlik kapsamında değerlendirilebilir), kaynak yeterliliği ve gizlilik gibi ilkeler yer alır.
A şıkkı (Sürdürülebilirlik) bu yönetmelikteki zorunlu ilkeler listesinde yer almaz. Dolayısıyla doğru cevap A’dır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- B) Objektiflik: Yönetmeliğin 10. maddesinde açıkça aranan temel bir ilkedir.
- C) Bağımsızlık/tarafsızlık: Çıkar çatışmalarını önlemek için yönetmelikle zorunlu kılınmıştır.
- D) Uluslararası erişilebilirlik/şeffaflık: İşlevselliği sağlamak adına yönetmelikte belirtilen şeffaflık ilkesinin bir parçasıdır.
- E) Kaynak yeterliliği: Kaliteli derecelendirme için gerekli personel ve altyapı şartı olarak yönetmelikte yer alır.
Bilinmesi gereken kural: Derecelendirme kuruluşlarının uyması gereken yasal ilkeler; objektiflik, bağımsızlık, şeffaflık, kaynak yeterliliği ve gizlilik olup, "sürdürülebilirlik" bu listede yer almaz.
Soru 31 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi yıllık faaliyet raporunda yer alması zorunlu bilgilerden değildir?
- A)Hesap dönemine ait faaliyet sonuçlarına ilişkin özet finansal bilgiler
- B)Bankanın tarihsel gelişimi ve hesap dönemi içinde varsa ana sözleşmesinde yapılan değişiklikler ve nedenleri
- C)Rapor dönemi dahil son on beş yıllık döneme ilişkin sürdürülebilir finansal bilgiler ve sürdürülebilirlik hedefleri ile performans metrikleri
- D)Denetçilerin görev süreleri ve mesleki deneyimleri
- E)İnsan kaynakları uygulamalarına ilişkin bilgiler
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca, raporun hazırlanmasında Uluslararası Finansal Raporlama Standartları (UFRS) esas alınır. Ancak yönetmelik, rapor içeriğinde sürdürülebilirlik raporlaması için özel bir zorunluluk öngörmez. Sürdürülebilir finansal bilgiler ve hedeflerin rapor içinde yer alması, bankanın kendi isteğine veya ek düzenlemelere bağlıdır; bu nedenle C şıkkı zorunlu bilgiler arasında yer almaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, yönetmeliğin açıkça öngördüğü özet finansal bilgiler olduğu için zorunludur. B şıkkı, bankanın tarihi ve sözleşme değişikliklerinin şeffaflık açısından raporlanması gerektiği için zorunludur. D şıkkı, bağımsız denetçilerin niteliklerinin belirtilmesi yönetmelikle zorunlu kılınmıştır. E şıkkı, insan kaynakları politikalarının raporlanması yönetmelik kapsamında yer alır.
Bilinmesi gereken kural: Banka yıllık faaliyet raporları UFRS esaslarına göre hazırlanır ancak sürdürülebilirlik bilgileri bu yönetmelik kapsamında zorunlu değildir.
Soru 32 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Muhasebe Uygulamalarına ve Belgelerin Saklanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Finansal tablolar; bilanço (bilanço dışı hesaplarla birlikte), gelir tablosu (kâr ve zarar cetveli), özkaynak değişim tablosu ve nakit akış tablosu ile kâr dağıtım tablosundan oluşur.
- B)Borç bakiyesi veren hesapların bilançonun pasif bölümünde, alacak bakiyesi veren hesapların aktif bölümünde yer alması sağlanır.
- C)Bilanço ve gelir tablosu, dipnot, açıklama ve ekleri ile birlikte temel finansal tabloları oluşturur.
- D)Bütün gelir ve giderler, tahakkuk tarihleri itibarıyla kayda alınır ve tahakkuk ettikleri hesap dönemine ait gelir tablosunda gösterilir.
- E)Finansal tablo dipnot ve açıklamaları ile finansal tablolarda yer alan bilgilere ilişkin açıklayıcı rapor ve tablolar, finansal tabloların ayrılmaz parçalarıdır.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bankaların Muhasebe Uygulamalarına İlişkin Yönetmelik’e göre, bilançoda aktif taraf alacak bakiyesi veren hesapları, pasif taraf ise borç bakiyesi veren hesapları kapsar. B şıkkı bu temel muhasebe prensibini tersine çevirdiği için yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkı, finansal tabloların yasal bileşenlerini doğru şekilde sıralamaktadır. C şıkkı, temel finansal tabloların kapsamını (dipnotlar dahil) doğru tanımlamaktadır. D şıkkı, tahakkuk esasına dayalı muhasebe kayıtlarının doğru uygulandığını belirtmektedir. E şıkkı ise dipnotların finansal tabloların ayrılmaz parçası olduğunu doğru ifade etmektedir.
Bilinmesi gereken kural: Bilançoda aktif taraf alacak, pasif taraf ise borç bakiyesi veren hesapları içerir; bu kural bankacılık muhasebesinin temel taşıdır.
Soru 33 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Muhasebe Uygulamalarına ve Belgelerin Saklanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi bankalarda faaliyetlerin muhasebeleştirilmesi, finansal tabloların hazırlanması, onaylanması, denetlenmesi, yetkili mercilere sunulması ve yayımlanması dâhil finansal raporlama sistemini, görev, yetki ve sorumlulukları belirlemek, bilgi sistemlerini yeterli hale getirmek ve uygulamayı gözetmekle yükümlüdür?
- A)Genel kurul
- B)Finans ve muhasebe birimi
- C)İç denetim birimi
- D)Denetim kurulu
- E)Yönetim kurulu
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bankaların Muhasebe Uygulamalarına ve Belgelerin Saklanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 10. maddesi uyarınca, finansal raporlama sistemi, görev ve yetkiler, bilgi sistemleri yeterliliği ve uygulama gözetimi gibi konulardan Yönetim Kurulu sorumludur. Yönetim kurulu, bankanın finansal raporlama sürecinin bütünlüğünü ve doğruluğunu sağlamak üzere üst düzey stratejik ve denetimsel yetkiyi elinde bulundurur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Genel kurul, bankanın en yüksek karar organıdır ancak günlük muhasebe ve finansal raporlama süreçlerinin teknik yönetimi ve gözetimi doğrudan yönetim kuruluna aittir. B) Finans ve muhasebe birimi, raporlamayı hazırlayan operasyonel birimdir; ancak sistemi tasarlayan, yetkilendiren ve gözetimden sorumlu üst mercii değildir. C) İç denetim birimi, süreçlerin uygunluğunu bağımsız olarak denetleyen bir birimdir; sorumluluk ve yetki belirleme görevi yönetim kurulundadır. D) Denetim kurulu (varsa), yönetim kurulunu denetler; ancak finansal raporlama sisteminin kurulmasından ve uygulanmasından doğrudan sorumlu olan yönetim kuruludur.
Bilinmesi gereken kural: Bankalarda finansal raporlama sistemi, yetki/sorumluluk dağılımı ve bilgi sistemleri altyapısından doğrudan Yönetim Kurulu sorumludur.
Soru 34 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi’ne göre aşağıdakilerden hangisi faiz dışı gelir değildir?
- A)İskonto ve İştira Senetlerinden Alınan Komisyonlar
- B)Faktoring Alacaklarından Alınan Ücret ve Komisyonlar
- C)Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kredilerine Verilen Faizler (Türk Parası)
- D)Kredilerden Alınan Ücret ve Komisyonlar
- E)Donuk Alacaklardan Alınan Ücret ve Komisyonlar
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankacılık mevzuatına ve Tekdüzen Hesap Planı’na göre, bankaların gelirleri temel olarak "Faiz ve Benzeri Gelirler" ile "Faiz Dışı Gelirler" olarak ikiye ayrılır. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan alınan Türk parası kredilerine ödenen faizler, bankanın parasal varlıklarından elde ettiği getiri niteliğindedir. Bu nedenle, bu gelirler bilançoda doğrudan Faiz Gelirleri grubu altında değerlendirilir. Faiz dışı gelirler ise genellikle komisyon, ücret, kiralama ve temettü gibi faiz mekanizması dışında kalan işlemlerden kaynaklanır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A Şıkkı: İskonto ve iştira senetlerinden alınan komisyonlar, bankanın aracılık hizmeti karşılığı aldığı ücret olduğu için faiz dışı gelirdir.
- B Şıkkı: Faktoring işlemlerinden elde edilen ücret ve komisyonlar, hizmet bedeli mahiyetinde olduğundan faiz dışı gelir olarak sınıflandırılır.
- D Şıkkı: Kredilere ilişkin açılış, kullanım ve yönetim ücretleri, faizden bağımsız hizmet bedeli olduğundan faiz dışı gelirdir.
- E Şıkkı: Donuk alacakların tahsili veya yönetimi sırasında alınan ücretler, operasyonel hizmet geliri olduğu için faiz dışı gelir kapsamındadır.
Bilinmesi gereken kural: Merkez Bankası'ndan alınan faizler, bankanın parasal varlık getirisi olduğu için "Faiz Geliri" olarak kaydedilir; komisyon ve ücretler ise "Faiz Dışı Gelir" olarak muhasebeleştirilir.
Soru 35 · 2024/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi’ne göre aşağıdakilerden hangisi pasif niteliklidir?
- A)Ülkemizde tedavülde bulunan banknot ve madeni paraların bankaya yatırılmasından veya çekilmesinden kaynaklanan işlemlerin kaydedildiği Kasa Hesabı
- B)Ticari işletmelerin veya gerçek kişilerin mesleki veya ticari faaliyetleri ile ilgili işyeri, taşıt ve ihtiyaç kredilerinin kaydına özgü Taksitli Ticari Krediler Hesabı
- C)Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilgili düzenlemesinde belirtilen ticari kuruluşlar mevduatının izlendiği Ticari Kuruluşlar Mevduatı Hesabı
- D)Alım satım konusu yapılan yabancı paraların sabit fiyat üzerinden kaydedildiği Efektif Deposu Hesabı
- E)Bankaların, sermayesi veya yönetimi üzerinde kontrol gücüne sahip bulundukları ortaklıklarındaki paylarının kaydına özgü Bağlı Ortaklıklar Hesabı Test Bitti. Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı’na göre, bankaların müşterilerinden topladığı fonlar pasif hesaplar grubunda yer alır. Ticari Kuruluşlar Mevduatı Hesabı, bankaların ticari kuruluşlardan topladığı mevduatları izlemek amacıyla kullanılan bir hesabın adıdır. Mevduat, bankanın müşterisine karşı olan borcunu temsil ettiği için kesinlikle pasif niteliklidir. Bu nedenle C şıkkı doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Kasa Hesabı, bankanın elindeki nakit varlığını gösteren aktif bir hesaptır. B) Taksitli Ticari Krediler Hesabı, bankanın müşterilere verdiği kredileri izleyen aktif bir hesaptır. D) Efektif Deposu Hesabı, bankanın sahip olduğu yabancı para ve kâğıt paraları kaydettiği aktif bir hesaptır. E) Bağlı Ortaklıklar Hesabı, bankanın iştiraklerindeki paylarını gösteren aktif bir hesaptır.
Bilinmesi gereken kural: Bankacılıkta "Mevduat" her zaman bankanın müşterisine olan borcunu, yani pasifi; "Kredi" ise bankanın varlığını, yani aktifi ifade eder.