Soru 1 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’na göre mevduat bankaları nezdinde açtırılan, gerçek kişilere ait ve münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan mevduat hesapları aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A)Özel cari hesap
- B)Katılma hesabı
- C)Katılım fonu
- D)Yatırım mevduatı
- E)Tasarruf mevduatı
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E) Tasarruf mevduatı'dır. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 33. maddesine göre, tasarruf mevduatı; gerçek kişilere ait, münhasıran çek keşide edilmesi dışında ticari işlemlere konu olmayan ve vadeli veya vadesiz olarak tutulan mevduatlardır. Bu tanım, sorudaki kriterlerle birebir örtüşmektedir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- A) Özel cari hesap: Ticari amaçlı, genellikle şirketlere yönelik ve çek çekilebilen hesaplardır.
- B) Katılma hesabı: İslami bankacılık esaslarına göre faizsiz çalışan, kar/zarar ortaklığına dayalı hesaplardır.
- C) Katılım fonu: Yatırım amaçlı, birikimlerin profesyonel yönetime bırakıldığı fon birimleridir.
- D) Yatırım mevduatı: Genellikle kurumlar veya yüksek tutarlı birikimler için, belirli vadeli ve faizli olarak tutulan mevduatlardır.
Bilinmesi gereken kural: Tasarruf mevduatı, gerçek kişilerin günlük harcamaları dışında birikimlerini değerlendirmek amacıyla, ticari işlem gücü taşımayan ve sadece çek keşide edebildikleri (kullanım kısıtlaması olan) mevduat türüdür.
Soru 2 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Mevduat kabulü II. Nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri III. Finansal kiralama işlemleri IV. Saklama hizmetleri Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre katılım bankalarının gerçekleştiremeyeceği faaliyetlerdendir?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I, III
- D)II, IV
- E)I, II, III
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca, katılım bankaları "mevduat kabulü" yetkisine sahip değildir. Bu kanun, katılım bankalarını ticari bankalardan ayıran temel fark budur; onlar mevduat yerine "katılım fonu" kabul ederler. Dolayısıyla I. seçenek, katılım bankalarının yapamayacağı faaliyetler arasındadır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: II. şık yanlıştır çünkü katılım bankaları da kredi benzeri (mürabehe, istisna vb.) işlemlerle finansman sağlar. III. şık yanlıştır çünkü finansal kiralama, katılım bankalarının yapabileceği temel faaliyetlerdendir. IV. şık yanlıştır çünkü saklama hizmetleri (kuyumculuk, kıymetli evrak vb.) yasal olarak izin verilen faaliyetler arasındadır.
Bilinmesi gereken kural: Katılım bankaları mevduat kabul edemez; bunun yerine kar-zarar ortaklığı esasına dayalı katılım fonlarını kabul ederler.
Soru 3 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bir kredi kuruluşuna verilen aşağıdaki yetkilerden hangisinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından kaldırılması faaliyet izninin kaldırılması hükmündedir?
- A)Katılım fonu kabulü
- B)Nakdî, gayrinakdî her cins ve surette kredi verme işlemleri
- C)Nakdî ve kaydî ödeme ve fon transferi işlemleri
- D)Muhabir bankacılık veya çek hesaplarının kullanılması dahil her türlü ödeme ve tahsilat işlemleri
- E)Para piyasası araçlarının alım ve satımı
Çözümü göster — doğru cevap A
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bir kredi kuruluşunun faaliyet izni, kanunda sayılan yetkilerinden birinin veya birkaçının kaldırılmasıyla birlikte sona erer. Ancak, "Katılım fonu kabulü" yetkisinin kaldırılması özel bir hüküm içerir. Bu yetki, bankacılık faaliyetinin temel özünü ve likidite yapısını oluşturur. Bu yetkinin elinden alınması, kuruluşun bankacılık işlevini tamamen yitirdiği anlamına geldiğinden, doğrudan faaliyet izninin kaldırılması hükmündedir. Diğer yetkiler (kredi verme, ödeme transferi, muhabirlik, para piyasası işlemleri) kaldırıldığında kuruluşun temel varlığı devam edebilir ve sadece o dalda faaliyet gösteremez hale gelir; ancak fon kabulü yetkisi gitmişse kuruluş artık bankacılık kurumu olarak varlığını sürdüremez.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: B) Kredi verme yetkisinin kaldırılması, kuruluşun kredi veremeyeceği anlamına gelir, izni kaldırmaz. C) Ödeme transferi yetkisinin kaldırılması, sadece bu işlemi yapamayacağı anlamına gelir, izni kaldırmaz. D) Ödeme ve tahsilat yetkisinin kaldırılması, sadece bu hizmetleri sunamayacağı anlamına gelir, izni kaldırmaz. E) Para piyasası işlemlerinin kaldırılması, sadece bu yatırımları yapamayacağı anlamına gelir, izni kaldırmaz.
Bilinmesi gereken kural: Katılım fonu kabulü yetkisinin elinden alınması, diğer yetki kısıtlamalarından farklı olarak doğrudan faaliyet izninin sona ermesi anlamına gelir.
Soru 4 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankaların kuruluş ve faaliyet izinleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Yurt dışında kurulu bankalar, mevduat veya katılım fonu kabul etmemek ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca (Kurul) belirlenecek esaslara göre faaliyet göstermek kaydıyla, Kurulun izni ile Türkiye'de temsilcilik açabilirler.
- B)Türkiye'de kurulacak bir bankanın hisse senetlerinin nakit karşılığı çıkarılması ve tamamının nama yazılı olması şarttır.
- C)Devrolunan bankanın birleşme veya bölünme işlemlerinin tamamlanması halinde bir bankanın kuruluş izni Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınan kararla iptal edilir.
- D)Bir bankanın, faaliyet iznini almasından itibaren üç ay içinde faaliyete geçmemesi hâlinde faaliyet izni iptal edilir.
- E)Türkiye'de şube açmak suretiyle faaliyet gösterecek yurt dışında kurulu bir bankanın, izin kapsamındaki faaliyet konularına ait iş plânlarını, ilk üç yıl için bütçe plânını ve yapısal örgütlenmesini gösteren bir faaliyet programını ibraz etmesi şarttır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, faaliyet izni alan bir bankanın, bu izni almasından itibaren altı ay içinde faaliyete geçmemesi halinde faaliyet izni iptal edilir. Soruda "üç ay" ifadesi geçtiği için D şıkkı yanlıştır ve sorunun doğru cevabıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifade olduğu): A) Yurt dışı bankalarının temsilcilik açabilmesi için mevduat kabul etmemesi ve Kurul izni şarttır; bu ifade kanuna uygundur. B) Türkiye’de kurulacak bankaların hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması ve nakit karşılığı çıkarılması zorunludur; bu ifade doğrudur. C) Devrolan bankanın birleşme/bölünmesi halinde kuruluş izni, Kurul’un en az beş üyesinin oyuyla iptal edilir; bu ifade mevzuata uygundur. E) Yurt dışı bankalarının şube açarken iş planı, bütçe ve örgütlenme programını ibraz etmesi zorunludur; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Banka kuruluş izni sonrası faaliyet başlatma süresi altı aydır; üç ay değildir.
Soru 5 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Merkezinin bulunduğu ülkede esas faaliyetlerinde yasaklamanın bulunmamış olması II. Merkezinin bulunduğu ülkenin yetkili denetim merciinin Türkiye'de faaliyet göstermesine ilişkin olumsuz görüşünün bulunmaması III. Müdürler kurulu üyelerinin, kurumsal yönetim hükümlerinde belirtilen şartları ve plânlanan faaliyetleri gerçekleştirebilecek meslekî tecrübeyi haiz olmaları IV. Ödenmiş sermayesinin tamamının Türkiye’ye tahsis edilmiş olması 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre yukarıdakilerden hangileri merkezi yurt dışında bulunan bankaların Türkiye’de şube açma şartlarındandır?
- A)I, II
- B)II, III
- C)I, II, III
- D)I, III, IV
- E)I, II, III, IV BANKACILIK
Çözümü göster — doğru cevap C
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, merkezi yurt dışında olan bankaların Türkiye’de şube açabilmesi için öncelikle ana ülkelerinde faaliyetlerine devam etmelerine engel bir yasağın olmaması (I) ve ana ülkenin denetleyicisinin Türkiye’de faaliyet için olumsuz görüş bildirmemiş olması (II) gerekir. Ayrıca, bankanın müdürler kurulu üyelerinin hem kurumsal yönetim şartlarını taşıması hem de planlanan faaliyetleri yürütebilecek mesleki tecrübeye sahip olması (III) zorunludur.
IV. şıktaki "Ödenmiş sermayenin tamamının Türkiye’ye tahsis edilmesi" ifadesi yanlıştır. Kanun, sermayenin tamamının değil, şubenin faaliyet göstermesi için yeterli bir sermayenin Türkiye’de tutulmasını veya teminat gösterilmesini öngörür; sermayenin tamamının transferi gerekmez. Bu nedenle IV. madde şube açma şartları arasında yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: Yurt dışı merkezli bankaların şube açabilmesi için ana ülkede yasak olmaması, ana ülkenin onayı ve yöneticilerin yeterliliği esastır; sermayenin tamamının Türkiye’ye aktarılması şart değildir.
Doğru Cevap: C
Soru 6 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankaların yönetim kurulları ve denetim komiteleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Genel müdür, bulunmadığı hallerde vekili, yönetim kurulunun doğal üyesidir.
- B)Bankaların yönetim kurulları genel müdür dahil yedi kişiden az olamaz.
- C)Denetim komitesi üyeleri icraî görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir.
- D)Denetim komitesi, yönetim kurulu tarafından seçilen bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetlerini düzenli olarak izlemekle görevli ve sorumludur.
- E)Denetim komitesi, bankanın tüm birimlerinden, anlaşmalı destek hizmeti kuruluşları ve bağımsız denetim kuruluşlarından bilgi ve belge almaya yetkilidir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bankaların yönetim kurulları en az beş kişiden oluşur. Dolayısıyla "yedi kişiden az olamaz" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifade olduğu): A) Genel Müdür, bulunmadığı hallerde vekiliyle birlikte Yönetim Kurulu’nun doğal üyesidir (Kanun m. 13). C) Denetim Komitesi üyeleri, icraî görevi bulunmayan Yönetim Kurulu üyeleri arasından seçilir (Kanun m. 13). D) Denetim Komitesi, bağımsız denetim kuruluşlarının faaliyetlerini düzenli olarak izlemekle görevli ve sorumludur (Kanun m. 13). E) Denetim Komitesi, bankanın tüm birimlerinden ve anlaşmalı destek hizmeti kuruluşlarından bilgi ve belge almaya yetkilidir (Kanun m. 13).
Bilinmesi gereken kural: Banka Yönetim Kurulu en az 5 kişiden oluşur; denetim komitesi ise icraî görevi olmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir.
Soru 7 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Türkiye'de kurulan kredi kuruluşlarının yurt dışındaki şubeleri ve ortaklıkları, mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrakın düzenlenmesi işlemlerini Türkiye’de yapmak zorundadır.
- B)Kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişi, aslen veya fer'an meslek edinerek mevduat veya katılım fonu kabul edemez.
- C)Resmî ve özel kuruluşlar ile ortaklıklarda, yalnız çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal yardım, emeklilik, ihtiyat ve tasarruf sağlama amaçlarıyla kurulan sandık ve vakıfların münhasıran kendi üyelerinden bu amaçlar için topladıkları paralar ile sigorta şirketlerinin işlemleri Bankacılık Kanunu uygulamasında mevduat ve katılım fonu kabulü sayılmaz.
- D)Kalkınma ve yatırım bankalarının Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde kredi müşterileri, ortaklıkları ve ortaklarından sağlayacakları fonlar Bankacılık Kanunu uygulamasında mevduat sayılmaz.
- E)Kredi kuruluşları, tasarruf mevduatı ve gerçek kişilere ait katılım fonunu diğer hesaplardan ayırmak zorundadırlar.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, yurt dışındaki şube ve ortaklıkların mevduat/fon toplamaya ilişkin evrak düzenleme işlemlerini yurt dışında yapmaları esastır. A şıkkı, bu işlemlerin Türkiye’de yapılması gerektiğini iddia ederek kanuna aykırıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: B şıkkı doğrudur; mevduat kabulü sadece yetkili kredi kuruluşlarına aittir. C şıkkı doğrudur; çalışanlara yönelik sandık/vakıf fonları ve sigorta işlemleri mevduat sayılmaz. D şıkkı doğrudur; kalkınma/yatırım bankalarının belirli fonları mevduat kapsamı dışındadır. E şıkkı doğrudur; tasarruf mevduatı ve katılım fonları diğer hesaplardan ayrı tutulmalıdır.
Bilinmesi gereken kural: Bankaların yurt dışı şubeleri, mevduat evrakı ve fon toplama işlemlerini bulundukları ülke mevzuatına uygun olarak yurt dışında yürütür; bu işlem Türkiye’de zorunlu değildir.
Soru 8 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
“Bankaların gayrimenkullerinin net defter değerleri toplamı özkaynaklarının yüzde … aşamaz. Bu hesaplamada, değerleme veya enflasyon düzeltmesine bağlı olarak oluşan ve gayrimenkul hesabına eklenen değer artışları yüzde … oranında dikkate alınır.” 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankaların gayrimenkul ve emtia işlemleriyle ilgili yukarıdaki ifadede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)otuzunu / otuz
- B)otuzunu / elli
- C)ellisini / otuz
- D)ellisini / elli
- E)altmışını / elli
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, bankaların sahip oldukları gayrimenkullerin net defter değerleri toplamı, özkaynaklarının yüzde ellisini aşamaz. Bu sınırlandırma, bankaların likidite riskini kontrol altına almak ve spekülasyondan kaçınmak amacıyla konulmuştur. Hesaplama yapılırken, değerleme veya enflasyon düzeltmesi nedeniyle gayrimenkul hesabına eklenen değer artışlarının sadece yüzde ellisi dikkate alınır. Bu kural, bankanın sermayesinin büyük bir kısmının donuk varlıklarda kalmamasını sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, yasal sınırlar olan %50 yerine %30 ve %30 oranlarını yanlış vermektedir. B şıkkı, ilk oranı %30 olarak hatalı belirtirken ikinci oranı doğru vermiştir. C şıkkı, ikinci oranı %30 olarak hatalı belirtirken ilk oranı doğru vermiştir. E şıkkı, yasal sınırlar olan %50 yerine %60 oranını yanlış vermektedir.
Bilinmesi gereken kural: Bankaların gayrimenkul varlıkları özkaynaklarının %50’sini, değer artışları ise bu hesabın %50’sini geçemez.
Soru 9 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre kredi kuruluşları nezdlerindeki resmi kuruluşlar, kredi kuruluşları ve finansal kuruluşlara ait olanlar haricindeki tüm mevduat ve katılım fonları aşağıdakilerden hangisi tarafından sigorta edilir?
- A)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu
- B)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
- C)Türkiye Varlık Fonu
- D)Kredi Garanti Fonu
- E)Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
Çözümü göster — doğru cevap E
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138. maddesi uyarınca, bankacılık sektöründeki tasarruf sahiplerinin haklarını korumak amacıyla Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kurulmuştur. Kanun hükmü gereği; kredi kuruluşları nezdindeki resmi kuruluşlar, diğer kredi ve finansal kuruluşlar dışındaki tüm mevduat ve katılım fonları TMSF tarafından sigorta kapsamına alınır. Bu nedenle doğru cevap E seçeneğidir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A) Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), denetleyici ve düzenleyici kuruluştur, sigorta fonu değildir.
- B) Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SDDK), sigorta ve emeklilik sektörünü düzenler, banka mevduatını sigorta etmez.
- C) Türkiye Varlık Fonu, kamu iktisadi teşebbüslerinin özelleştirilmesi ve varlık yönetimi ile ilgilenir, mevduat sigortası yapmaz.
- D) Kredi Garanti Fonu, kredi kullananlara yönelik teminat sağlar, mevduat sahiplerini sigorta etmez.
Bilinmesi gereken kural: 5411 sayılı Kanun’a göre banka mevduatı ve katılım fonları, istisnalar hariç olmak üzere, yalnızca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından sigorta edilir.
Soru 10 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankaların iç sistemleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Bankalar risk yönetimi sistemi kapsamında, risk politikalarını Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde oluşturmak, uygulamak ve raporlamak zorundadır.
- B)Bankalar bütün birim, şube ve konsolidasyona tâbi ortaklıklarını kapsayan bir iç denetim sistemi kurmak zorundadır.
- C)Ana ortaklık niteliğindeki bankanın iç denetiminde görev alanlar konsolidasyona tâbi ortaklıklarda iç denetim görevini ifa edemezler.
- D)İç denetim raporunun, en az üçer aylık dönemler itibarıyla yönetim kuruluna tevdii zorunludur.
- E)Bankalarda kurulan iç denetim sistemi çerçevesinde faaliyetlerin mevzuata, ana sözleşmeye, iç düzenlemelere ve bankacılık ilkelerine uygunluğu, banka müfettişleri tarafından denetlenir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ana ortaklık niteliğindeki bankanın iç denetiminde görev alan personelin, konsolidasyona tabi ortaklıklarda da iç denetim görevini ifa etmesi mümkündür. Dolayısıyla "ifa edemezler" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifadeler olduğu): A) Bankaların risk yönetimi sistemini BDDK esaslarına uygun kurması zorunludur (Kanun md. 13/1). B) İç denetim sistemi tüm birim, şube ve konsolide ortaklıkları kapsamak zorundadır (Kanun md. 13/2). D) İç denetim raporlarının en az üçer aylık dönemlerle yönetim kuruluna sunulması zorunludur (Kanun md. 13/4). E) Faaliyetlerin uygunluğu banka müfettişleri tarafından denetlenir (Kanun md. 13/5).
Bilinmesi gereken kural: Ana bankanın iç denetim personeli, konsolidasyona tabi ortaklıklarda da görev yapabilir; bu kısıtlama mevzuatta bulunmamaktadır.
Soru 11 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Kâr dağıtımının geçici bir süreyle durdurularak ihtiyatlara aktarılması II. Zarar doğurduğu tespit edilen faaliyetlerinin durdurulması III. Hissedarlara kredi verilmesinin durdurulması IV. Faaliyetlerinin, faaliyet türleri itibarıyla gerekli görülecek yurt içi veya yurt dışı şubelerini kapsayacak şekilde kısıtlanması Yukarıdakilerden hangisi veya hangileri 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre konsolide veya konsolide olmayan bazda yapılan denetimler sonucunda bir bankanın gelir ve giderleri arasındaki ilgi ve dengelerin bozulması nedeniyle kârlılığının faaliyetlerini emin bir şekilde yürütecek yeterlilikte olmadığının tespit edilmesi halinde uygulanması öngörülen düzeltici önlemlerden değildir?
- A)Yalnız IV
- B)I, III
- C)II, III
- D)II, IV
- E)I, II, IV
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 138. maddesi uyarınca, bankanın kârlılığının yetersiz bulunması halinde uygulanacak düzeltici önlemler arasında; kâr dağıtımının durdurulup ihtiyatlara aktarılması (I) ve hissedarlara kredi verilmesinin engellenmesi (III) yer alır. Bu nedenle I ve III numaralı önlemler, kanunen öngörülen tedbirlerdendir.
Ancak, zararlı faaliyetlerin durdurulması (II) ve şube faaliyetlerinin kısıtlanması (IV), bankanın sermaye yetersizliği veya likidite sorunları gibi daha ciddi ihlallerde veya genel denetim sonuçlarında uygulanabilecek diğer idari yaptırımlar veya farklı bir hukuki dayanağa sahip tedbirlerdir. Kârlılık yetersizliği özelinde doğrudan bu iki önlem, 138. madde kapsamında "kârlılığın yetersizliği" nedeniyle uygulanan temel düzeltici önlemler arasında sayılmaz. Dolayısıyla II ve IV numaralı maddeler soruda istenen "uygulanması öngörülen düzeltici önlemlerden değildir" ifadesine uymaz.
Bilinmesi gereken kural: Bankacılık Kanunu’na göre kârlılık yetersizliğinde doğrudan uygulanan önlemler kâr dağıtımının durdurulması ve hissedarlara kredi verilmesinin engellenmesidir; zararlı faaliyetlerin kapatılması ve şube kısıtlamaları bu özel madde kapsamında yer almaz.
Soru 12 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Bankaların genel kurullarına sunacağı yıllık finansal raporların bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanması şarttır.
- B)Bankalar tarafından hazırlanacak yıllık faaliyet raporu bağımsız denetim raporunu da içerir.
- C)Bankalar, kanunî ve yardımcı defter ve kayıtlarını, şubeleri, yurt içi ve yurt dışındaki muhabirleri ile hesap mutabakatı sağlamadan bilançolarını kapatamazlar.
- D)Ana ortaklık niteliğindeki bankalar, finansal durum ve faaliyet sonuçları hakkında bir bütün olarak bilgi vermek amacıyla konsolide finansal raporlar düzenlemek zorundadır. Bağımsız denetim kuruluşları finansal tabloların
- E)hazırlanması, onaylanması, denetlenmesi dâhil finansal raporlama sistemini yeterli hale getirmekle yükümlüdür.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, finansal raporlama sistemini yeterli hale getirme, hazırlama ve onaylama yükümlülüğü banka yönetimine aittir. Bağımsız denetçilerin görevi ise bu raporların kanunlara ve muhasebe standartlarına uygunluğunu denetleyip raporlamaktır; sistemi kurmak onların yetki ve sorumluluğu değildir. Bu nedenle E şıkkındaki "bağımsız denetim kuruluşları... yükümlüdür" ifadesi mevzuata aykırıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A: Bankaların yıllık finansal raporlarının bağımsız denetim kuruluşlarınca onaylanması kanunen zorunludur (Doğru ifade).
- B: Yıllık faaliyet raporunun bağımsız denetim raporunu içermesi mevzuat gereğidir (Doğru ifade).
- C: Bilanço kapatmadan önce hesap mutabakatının sağlanması zorunludur (Doğru ifade).
- D: Ana ortaklık niteliğindeki bankaların konsolide finansal rapor düzenlemesi zorunludur (Doğru ifade).
Bilinmesi gereken kural: Finansal raporlama sistemini kurma ve raporları hazırlama/yayınlama yükümlülüğü banka yönetimindedir; bağımsız denetçiler sadece bu süreçleri denetler.
Soru 13 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’na göre finansal kiralamalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Taşınır ve taşınmaz mallar finansal kiralama sözleşmesine konu olabilir.
- B)Sözleşmede aksi belirtilmediği takdirde, sözleşme konusu malın sözleşme tarihinden itibaren iki yıl içerisinde kiracıya teslim edilmesi zorunludur.
- C)Bilgisayar yazılımlarının çoğaltılmış nüshaları dahil olmak üzere patent gibi tüm fikri ve sınai haklar finansal kiralama sözleşmesine konu olabilir.
- D)Sözleşmede açıkça belirtilmek kaydıyla sözleşme konusu mal henüz imal edilmemiş veya kiracıya teslim edilmemiş olsa dahi, sözleşme tarihinden başlamak üzere kira bedelleri tahsil edilebilir.
- E)Yurt dışından yapılacak finansal kiralama sözleşmeleri Finansal Kurumlar Birliği tarafından tescil edilir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 6361 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca, finansal kiralama sözleşmesinin konusu olabilecek mallar arasında "bilgisayar yazılımları dahil fikri ve sınai haklar" açıkça dışlanmıştır. Bu nedenle, fikri mülkiyet haklarının finansal kiralama konusu olamayacağını belirten C seçeneği mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Taşınır ve taşınmaz mallar, kanunun açık izniyle finansal kiralama konusu olabilir. B) Kanun, malın sözleşme tarihinden itibaren iki yıl içinde kiracıya teslim edilmesini zorunlu kılar. D) Sözleşmede açıkça kararlaştırılması kaydıyla, henüz imal edilmemiş mallar için kira bedelleri sözleşme tarihinden itibaren tahsil edilebilir. E) Yurt dışından yapılan finansal kiralama sözleşmelerinin tescili, ilgili birim olan Finansal Kurumlar Birliği tarafından yapılır.
Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralama işlemlerinin konusu sadece somut mallar (taşınır/taşınmaz) olup, bilgisayar yazılımları ve diğer fikri/sınai haklar bu işleme konu edilemez.
Soru 14 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
“Kart çıkaran kuruluş tarafından bir gerçek kişinin sahip olduğu tüm kredi kartları için tanınacak toplam kredi kartları limiti, ilk yıl için, ilgilinin aylık ortalama net gelirinin …. katını, ikinci yıl için ise, …. katını aşamaz.” Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’na göre yukarıdaki ifadede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)iki / dört
- B)iki / beş
- C)üç / dört
- D)dört / beş
- E)dört / altı
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca, bir gerçek kişinin sahip olduğu tüm kredi kartları için tanınacak toplam limit, ilgilinin aylık ortalama net gelirinin ilk yıl için iki katını, ikinci yıl için ise dört katını aşamaz. Bu kural, aşırı borçlanmayı önlemek ve tüketiciyi korumak amacıyla konulmuştur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkı ikinci yıl için yanlış oran (beş) vermektedir. C şıkkı hem ilk hem de ikinci yıl için yanlış oranlar (üç/dört) sunmaktadır. D şıkkı ilk yıl için yanlış oran (dört) içermektedir. E şıkkı ise hem ilk hem de ikinci yıl için mevzuata aykırı yüksek oranlar (dört/altı) öngörmektedir.
Bilinmesi gereken kural: Kredi kartı limiti, ilk yıl net gelirin 2, ikinci yıl ise 4 katı ile sınırlıdır.
Soru 15 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında tarafından yayımlanan Türkiye Muhasebe Standartlarına göre hesaplanan gerçeğe uygun değerinden; ilgili teminatların elden çıkarılmasıyla doğrudan ilişkilendirilebilecek tahmini tüm maliyetler ile teminat üzerinde banka dışında bir başka tarafın hakkı veya tasarrufu mevcut ise bankanın tasarrufunda bulunmayan tutarların düşülmesi ile bulunan değer aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A)Brüt Değer
- B)Brüt Gerçekleşebilir Değer
- C)Net Gerçekleşebilir Değer
- D)Tarihi maliyet
- E)Cari maliyet
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C) Net Gerçekleşebilir Değer'dir.
Türkiye Muhasebe Standartları (TMS) ve bankacılık düzenlemeleri uyarınca, teminata dayalı kredilerin değerlemesinde "Net Gerçekleşebilir Değer", varlığın tahmini satış fiyatından, elden çıkarma sırasında doğacak tüm maliyetlerin ve üçüncü tarafların haklarının düşülmesiyle elde edilen net tutardır. Soruda tanımlanan bu hesaplama yöntemi, bilançoda varlığın gösterilebilecek en gerçekçi değerini yansıttığı için doğrudan Net Gerçekleşebilir Değer kavramını ifade eder.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Brüt Değer: Maliyet veya değer düşüklüğü öncesi, indirimler yapılmamış toplam tutarı ifade eder.
- B) Brüt Gerçekleşebilir Değer: Satış fiyatını ancak elden çıkarma maliyetlerini düşmemiş haliyle gösterir.
- D) Tarihi maliyet: Varlığın ilk alım bedelini ifade eder, güncel piyasa değerini yansıtmaz.
- E) Cari maliyet: Varlığın günümüzdeki yeniden edinim bedelini ifade eder, satış maliyetlerini içermez.
Bilinmesi gereken kural: Teminatın net değeri, brüt satış fiyatından elden çıkarma giderleri ve üçüncü taraf hakları düşülerek hesaplanır.
Soru 16 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre bankalarda aşağıdakilerden hangisi “Birinci Grup-Standart Nitelikte Kredi” olarak sınıflandırılamaz?
- A)Borçlusunun kredi değerliliğinde zayıflama tespit edilmemiş olan krediler
- B)Kredilendirilebilir nitelikte finansman yapısına sahip gerçek ve tüzel kişilere kullandırılan krediler
- C)Anapara ve faiz ödemeleri, borçlusunun ödeme gücüne ve nakit akımına göre yapılandırılan krediler
- D)TFRS 9 Finansal Araçlar Standardına göre on iki aylık beklenen kredi zarar karşılığı uygulamasına tabi olan krediler
- E)Geri ödemesi tamamen teminata bağlı olan kredilerde teminatın net gerçekleşebilir değeri alacak tutarının altına düşen krediler
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bankacılık Mevzuatı’na göre, teminatın net gerçekleşebilir değerinin alacak tutarını karşılamadığı durumlarda kredi kalitesi bozulmuş kabul edilir ve bu tür krediler "Birinci Grup-Standart Nitelikte Kredi" sınıflandırmasından çıkarılarak daha riskli gruplara (ikinci, üçüncü vb.) alınır. Standart nitelikteki kredilerde teminatın yetersizliği, borçlunun ödeme gücündeki zayıflamanın veya kredinin standart dışı hale gelmesinin açık bir göstergesidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Borçluda zayıflama yoksa kredi standart kabul edilir. B) Kredilendirilebilir yapıya sahip kişilere verilen krediler standart gruptadır. C) Ödeme gücüne uygun yapılandırılan krediler standart niteliktedir. D) TFRS 9’a göre on iki aylık zarar karşılığı uygulanan krediler standart gruptadır.
Bilinmesi gereken kural: Teminat değeri alacağı karşılamadığında kredi artık "standart" değildir ve karşılık ayrımı artar.
Soru 17 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre bankalarda aşağıdakilerden hangisi “Donuk Alacak” olarak kabul edilen krediler arasında yer almaz?
- A)TFRS 9 Finansal Araçlar Standardına göre borçlunun temerrüdü dolayısıyla ömür boyu beklenen kredi zarar karşılığı uygulamasına tabi olan krediler
- B)Yakın izlemedeki krediler grubunda sınıflandırılan krediler
- C)Tahsil imkânı sınırlı krediler grubunda sınıflandırılan krediler
- D)Zarar niteliğinde krediler grubunda sınıflandırılan krediler
- E)Tahsili şüpheli krediler grubunda sınıflandırılan krediler
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bankacılık Mevzuatı’na göre "Donuk Alacak" tanımı, kredi riskinin ciddi şekilde arttığı ve tahsilatın şüpheli veya imkansız hale geldiği durumları kapsar. TFRS 9 standardına göre ömür boyu zarar karşılığı uygulanan krediler (A), tahsil imkânı sınırlı (C), tahsili şüpheli (E) ve zarar niteliğinde (D) olan krediler, mevzuatta açıkça donuk alacak kategorisinde yer alır. Bu gruplar, bankanın nakit akışını olumsuz etkileyen yüksek riskli varlıklardır.
Ancak "Yakın izlemedeki krediler" (B şıkkı), henüz donuk alacak statüsüne geçmemiş, ancak gelişmeleri takip edilen kredilerdir. Bu krediler, henüz temerrüt veya ciddi tahsilat sorunu yaşamamış, izleme sürecindeki varlıklardır. Bu nedenle donuk alacak tanımına girmezler.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) TFRS 9 ömür boyu zarar karşılığı uygulanan krediler, donuk alacak kapsamındadır. C) Tahsil imkânı sınırlı krediler, donuk alacak grubundadır. D) Zarar niteliğinde krediler, donuk alacak grubundadır. E) Tahsili şüpheli krediler, donuk alacak grubundadır.
Bilinmesi gereken kural: Yakın izleme, donuk alacak öncesi bir uyarı aşamasıdır; donuk alacak ise tahsilatın ciddi şekilde risk altında olduğu kesinleşmiş durumdur.
Soru 18 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre krediler için TFRS 9 Finansal Araçlar Standardı kapsamında ayrılan karşılıklardan; on iki aylık beklenen kredi zarar karşılığı tutarları ve borçlunun kredi riskinde önemli derecede artış nedeniyle ayrılan ömür boyu beklenen kredi zarar karşılığı tutarları aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A)Standart nitelikle krediler karşılığı
- B)Proje bazında kullandırılan krediler karşılığı
- C)Özel karşılık
- D)Genel karşılık
- E)Yakın izleme gerektiren krediler karşılığı
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. TFRS 9 standardına göre, kredi riskinde önemli derecede artış olmamış (1A) veya önemli derecede artış olsa da kredi temerrüde düşmemiş (1B/2A) pozisyonlar için ayrılan karşılıklar "genel karşılık" (veya beklenen kredi zararı karşılığı) kapsamında değerlendirilir. Soruda belirtilen "on iki aylık" ve "ömür boyu beklenen zarar" tutarları, temerrüt riski düşük veya orta seviyede olan, yani genel karşılık esasına tabi olan kredilerin risk karşılıklarını ifade eder.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Standart nitelikli krediler için ayrılan karşılık, genel karşılık kapsamındadır ancak sorudaki tanım daha spesifik olarak TFRS 9’ın genel karşılık mantığını (12 aylık/ömür boyu) vurgular; D şıkkı bu kapsamlı tanımı en iyi karşılayan resmi terimdir. B) Proje bazlı krediler, risk sınıflandırmasına göre karşılık ayrılır, özel bir karşılık türü değildir. C) Özel karşılık, yalnızca kredi temerrüde giren (3A, 3B, 3C) krediler için ayrılan, bireysel değerlendirilen karşılıktır. E) Yakın izleme, bir sınıflandırma grubudur; karşılık türü adı değildir.
Bilinmesi gereken kural: TFRS 9 kapsamında, temerrüde düşmemiş krediler için ayrılan 12 aylık veya ömür boyu beklenen zarar karşılıkları "genel karşılık" olarak adlandırılır; özel karşılık ise sadece temerrüde giren krediler içindir.
Soru 19 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre mevcut kredisini ödemekte güçlük çeken veya çekmesi muhtemel olan bir borçluya bu kredinin kısmen veya tamamen ödenmesini sağlamak amacıyla yeni kredi kullandırılması aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A)Yeniden finansman
- B)Finansman
- C)Ticari finansman
- D)Dış finansman
- E)İç finansman
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Bankacılık Mevzuatı’na göre, mevcut kredisini ödemekte güçlük çeken veya çekmesi muhtemel borçluya, bu borcun kısmen veya tamamen ödenmesini sağlamak amacıyla yeni kredi kullandırılması işlemi Yeniden Finansman olarak tanımlanır. Bu uygulama, borçlunun likidite sorununu çözmek ve kredi riskinin artmasını önlemek amacıyla yapılan bir yapılandırmadır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B şıkkındaki "Finansman" genel bir kavram olup özel bir mevzuat tanımı değildir; C şıkkındaki "Ticari finansman" işletme sermayesi ihtiyaçlarını karşılayan kredi türüdür; D şıkkındaki "Dış finansman" yurt dışından kaynak sağlanması anlamına gelir; E şıkkındaki "İç finansman" ise şirketin kendi kaynaklarıyla finansman yapmasıdır.
Bilinmesi gereken kural: Borçlunun ödeme güçlüğü nedeniyle mevcut borcun yenilenmesi veya yeni kredi ile kapatılması, mevzuatta açıkça "Yeniden Finansman" olarak adlandırılır ve bu işlem özel risk sınıflandırma kurallarına tabidir.
Soru 20 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi katılım bankalarının satım usulüyle fon kullandırma yöntemlerinden değildir?
- A)Murabaha
- B)Tevliye
- C)Mudarebe
- D)Selem
- E)İsticrar
Çözümü göster — doğru cevap C
Katılım bankacılığında satım usulü fon kullandırma yöntemleri, bankanın malı veya parasını alıcıya satarak kar elde etmesini esas alır. Murabaha, bankanın malı alıp müşteriye kar koyarak satmasıdır. Tevliye, bankanın malı alıp taksitli satmasıdır. Selem, peşin ödeme karşılığında gelecekte teslim edilecek malın satımıdır. İsticrar ise bankanın malı alıp, belirli bir kar marjı ile müşteriye satmasıdır. Bu dört yöntem de "satım" (bay') prensibine dayanır.
Ancak Mudarebe, bir işbirliği (ortaklık) sözleşmesidir. Banka sermaye, müşteri ise emek ve bilgi sağladığı için kar/zarar ortaklaşa paylaşılır. Burada bir mal satışı veya borç verme yoktur; aksine ortaklık kurulur. Bu nedenle Mudarebe, satım usulü değil, ortaklık usulü fon kullandırma yöntemidir.
- A) Murabaha: Satım usulüdür, bankanın karlı satış yapmasıdır.
- B) Tevliye: Satım usulüdür, taksitli satış uygulamasıdır.
- D) Selem: Satım usulüdür, peşin ödeme ile gelecekteki mal satımıdır.
- E) Isticrar: Satım usulüdür, belirli karla mal satımıdır.
Bilinmesi gereken kural: Mudarebe, satım değil, ortaklık esasına dayalı bir fon kullandırma yöntemidir.
Soru 21 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik kapsamında yeniden yapılandırılmış alacak ve donuk alacak olarak kabul edilen alacaklar sorunlu alacaklardır. II. Denetimler sonucu bankaların sorunlu alacaklarında yüksek düzeyde artış tespit edilmesi halinde, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu bu bankaların sorunlu alacak stratejisi oluşturmasını isteyebilir. III. Yönetim kurulu, sorunlu alacakların çözümlenmesine ilişkin gerekli tedbirleri almakla yükümlüdür. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre bankalarda sorunlu alacaklarla ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I, II
- D)II, III
- E)I, II, III MEVZUATI A
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır.
İfade I doğrudur. "Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik" uyarınca, yeniden yapılandırılmış alacaklar ve donuk alacaklar açıkça sorunlu alacak kategorisinde yer alır.
İfade II doğrudur. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), denetimlerde sorunlu alacaklarda anlamlı artış görürse, bankalardan bu alacakları yönetmek için strateji oluşturmalarını talep etme yetkisine sahiptir.
İfade III doğrudur. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre yönetim kurulu, sorunlu alacakların azaltılması ve çözümlenmesi için gerekli tedbirleri alma konusunda doğrudan sorumludur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu: A şıkkı, II ve III ifadelerinin de doğru olduğunu göz ardı eder. B şıkkı, I ve II ifadelerinin mevzuata uygun olduğunu görmezden gelir. C şıkkı, yönetim kurulunun yükümlülüğünü (III) yanlış değerlendirir. D şıkkı, sorunlu alacak tanımını (I) eksik bırakır.
Bilinmesi gereken kural: Sorunlu alacak tanımı, BDDK’nın strateji talep yetkisi ve yönetim kurulunun sorumluluğu bankacılık mevzuatında bütüncül olarak tanımlanmış temel risk yönetimi ilkeleridir.
Soru 22 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Bankalarda bağımsız denetim yapmaya yetkili bağımsız denetim kuruluşları listesine alınacak tarafından kamu yararını ilgilendiren kuruluşlarda denetim yapmak üzere yetkilendirilmiş olması gerekmektedir. II. Bankalarda bağımsız denetim yapmaya yetkili bağımsız denetim kuruluşları listesine alınacak bağımsız denetim kuruluşuna daha önce herhangi bir idari yaptırım uygulanmamış olması gerekir. III. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (Kurum), Bankacılık Kanunu uyarınca yürürlüğe konulan düzenlemelerde öngörülen veya Kurumca belirlenecek özellik arz eden konulara münhasır olmak üzere bankalar veya bağımsız denetim kuruluşlarından özel amaçlı bağımsız denetim gerçekleştirilmesini istemeye yetkilidir. IV. Bağımsız denetim faaliyetleri, bankaların iç sistemlerinin Bankacılık Kanunu ve ilgili düzenlemelere uyumu, yeterliliği ve etkinliğinin değerlendirilmesini kapsamaz. Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre yukarıdaki ifadelerden hangileri yanlıştır?
- A)I, II
- B)I, III
- C)II, IV
- D)III, IV
- E)II, III, IV BANKACILIK
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır.
Neden Doğru? Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; bağımsız denetim kuruluşlarının listeye alınması için kamu yararını ilgilendiren kuruluşlarda denetim yapma yetkisine sahip olması şart değildir (I. ifade yanlıştır). Ayrıca, denetim kapsamı sadece finansal tabloları değil, bankaların iç sistemlerinin mevzuata uyumu, yeterliliği ve etkinliğinin değerlendirilmesini de içerir (IV. ifade yanlıştır). Bu nedenle II ve IV ifadelerindeki iddialar yönetmelik ruhuna aykırıdır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- I. İfade: Kamu yararını ilgilendiren kuruluşlarda denetim yetkisi, bankacılık denetçisi olma şartı değildir; sadece bağımsız denetim yetkisi yeterlidir.
- III. İfade: Kurum, bankalardan veya denetçilerden özel amaçlı bağımsız denetim talep etme yetkisine açıkça sahiptir.
- IV. İfade: Bağımsız denetim, iç sistemlerin uyum ve etkinliğini değerlendirmeyi zorunlu olarak kapsar.
Bilinmesi gereken kural: Banka bağımsız denetçisi olmak için kamu yararlı kuruluş denetçisi olmak şartı aranmaz ve denetim kapsamı iç kontrol sistemlerinin etkinliğini de kapsar.
Soru 23 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Denetlenen bankanın denetim konularıyla ilgili tüm defter, kayıt ve belgelerini gizli olsa dahi incelemek II. Denetim işlemini ilgilendiren tüm bilgileri banka yönetiminden, müfettişlerden ve diğer ilgililerden istemek III. Denetlenen banka tarafından talep edildiği takdirde, yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarına katılarak, denetim faaliyetini ve sonuçlarını ilgilendiren konularda açıklamalarda bulunmak IV. Denetlenen bankanın finansal tablolarında hata tespit edildiği takdirde gerekli düzeltme kayıtlarını yapmak Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre yukarıdakilerden hangileri bankaların bağımsız denetiminde bağımsız denetçinin yetkilerindendir?
- A)I, II
- B)I, IV
- C)II, III
- D)I, II, III
- E)II, III, IV Bilgi 27) Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre denetlenenin verilerinin bütünlüğünün, tutarlılığının, güvenilirliğinin ve gereken durumlarda gizliliğinin sağlanmasına, faaliyetlerinin devamlılığının teminine olumsuz etki yapması muhtemel bir kontrol zayıflığı veya birkaç kontrol zayıflığının bir araya gelmesi sonucu oluşan önemsiz sayılamayacak eksiklik aşağıdakilerden hangisini ifade eder? A) Kayda değer kontrol eksikliği B) Tasarımdaki kontrol eksikliği C) Önemli kontrol eksikliği D) İşletimdeki kontrol eksikliği E) Kontrol zayıflığı
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bankaların Bağımsız Denetimine İlişkin Yönetmelik uyarınca bağımsız denetçi; denetim konularıyla ilgili tüm defter, kayıt ve belgeleri (gizlilik kuralı saklı kalmak kaydıyla) inceleme, denetimle ilgili bilgileri yönetimden ve diğer ilgililerden isteme, ayrıca yönetim kurulu ve genel kurul toplantılarına katılarak açıklama yapma yetkisine sahiptir. Bu nedenle I, II ve III numaralı maddeler denetçinin yasal yetkileridir.
IV. şık ise yanlıştır çünkü bağımsız denetçi, denetlenen bankanın finansal tablolarında hata tespit etse dahi doğrudan düzeltme kaydı yapma yetkisine sahip değildir. Düzeltme yapma yetkisi yönetim kuruluna aittir; denetçi sadece hatayı raporlar ve düzeltme yapılmasını talep eder.
Bilinmesi gereken kural: Bağımsız denetçinin yetkisi "inceleme, bilgi isteme ve görüş bildirme" sınırlarıyla sınırlıdır; muhasebe kayıtlarını doğrudan düzeltme yetkisi yoktur.
Soru 24 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Kontrolün olmaması nedeniyle, en azından kayda değer olan bir kontrol eksikliğinin var olması riskine …… denir. II. Kontrolün beklendiği gibi çalışmaması sebebiyle, en azından kayda değer olan bir kontrol eksikliğini önleyememesi, ortaya çıkaramaması veya zamanında düzeltememesi riskine …… denir. III. Denetçinin, denetlenenin iç kontrol sisteminde yer alan en azından kayda değer olan bir kontrol eksikliğini ortaya çıkaramaması riskine …… denir. Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre yukarıda yer alan boşluklara sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)I- önemli kontrol eksikliği riski / II- ciddi risk / III- yapısal risk
- B)I- kontrol riski / II- önemli kontrol eksikliği riski / III- tespit riski
- C)I- tespit riski / II- ciddi risk / III- kontrol riski
- D)I- yapısal risk / II- kontrol riski / III- tespit riski
- E)I- ciddi risk / II- yapısal risk / III- kontrol riski
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre; kontrol sisteminin tasarımındaki veya varlığındaki eksikliklerden kaynaklanan risk Yapısal Risktir (I). Kontrolün tasarımı uygun olsa da uygulanmaması veya işleyiş bozukluğu nedeniyle kontrolün başarısız olma ihtimali Kontrol Riskidir (II). Son olarak, bağımsız denetçinin bu eksiklikleri denetim sırasında tespit edememe ihtimali ise Tespit Riski olarak adlandırılır (III).
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, risk tanımlarını yönetmelikteki karşılıklarıyla eşleştirememektedir. B şıkkı, yapısal riski kontrol riski ile, kontrol riskini ise önemli kontrol eksikliği riski ile karıştırmaktadır. C şıkkı, tespit riskini yapısal risk, kontrol riskini ise tespit riski ile yer değiştirmiştir. E şıkkı ise ciddi risk kavramını yanlış bir bağlamda kullanmış ve diğer riskleri de yanlış sıralamıştır.
Bilinmesi gereken kural: Yapısal risk (tasarım/varlık sorunu), kontrol riski (uygulama/çalışmama sorunu) ve tespit riski (denetçinin kaçırdığı durum) olmak üzere üç temel denetim riski türünü ve bunların sırasını ezberlemelisiniz.
Soru 25 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre bankalarda bilgi sistemleri ve iş süreçleri bağımsız denetim stratejisi ve denetim planı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Bilgi sistemleri ve iş süreçleri bağımsız denetim stratejisi, denetimin kapsamını ve denetim esnasında kullanılacak önemlilik değerlendirmesini içerir.
- B)Denetçi, denetim riskini makul bir düzeye indirebilecek yeterli ve uygun denetim kanıtının elde edilmesi için bilgi sistemleri ve iş süreçleri bağımsız denetim stratejisine uyumlu bir denetim planı oluşturur.
- C)Bilgi sistemleri ve iş süreçleri bağımsız denetim planlaması yapılırken, denetlenenin sistem ve süreçlerini konu alan bir risk değerlendirmesi çalışması yapılır ve bu çalışmanın sonuçları önemlilik kriteri açısından değerlendirilir.
- D)Bilgi sistemi ve iş süreçleri bağımsız denetim planı, denetim sürecinde güncellenemez ya da değiştirilemez.
- E)Denetçi, denetimi planlarken, hata, suistimal ve yasa dışı fiillere ilişkin riskleri dikkate alır.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır çünkü Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre denetim planı, değişen koşullar ve elde edilen bulgular ışığında güncellenebilir ve değiştirilebilir. Denetim dinamik bir süreçtir; planın sabit kalması denetimin etkinliğini zedeler.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Strateji, denetimin kapsamını ve önemlilik değerlendirmesini kapsar; bu ifade doğrudur. B) Denetçi, riski makul düzeye indirmek için stratejiye uygun plan oluşturur; bu ifade doğrudur. C) Planlama aşamasında risk değerlendirmesi yapılır ve sonuçlar önemlilik kriteri açısından değerlendirilir; bu ifade doğrudur. E) Denetçi, hata, suistimal ve yasa dışı fiil risklerini dikkate alır; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Bilgi sistemleri denetim planı, denetim süreci boyunca esnek olup, yeni riskler veya bulgular doğrultusunda güncellenmek ve değiştirilmek zorundadır.
Soru 26 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre denetim teknikleri ve kontrollerin test edilmesi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Denetçi, denetim görüşünün oluşturulmasına makul güvence sağlayacak düzeyde yeterli ve uygun denetim kanıtlarını elde etmek için tetkik, gözlem, sorgulama, yeniden uygulama, yeniden hesaplama ve analitik prosedür tekniklerinden hepsini ya da bir kısmını uygun zaman ve detay kapsamıyla kullanır.
- B)Denetçi, test edeceği kontrollerin kapsamını, önemlilik ilkesini gözeterek ve test edeceği kontrol kümesinin bilgi sistemleri ve iş süreçleri ile bu sistem ve süreçler üzerindeki kontrollerin bütününün etkinliği, yeterliliği ve uyumluluğu hakkında kendisine makul bir güvence sağlayacak şekilde belirler.
- C)Denetçi sadece bilgi toplama tekniğini kullanarak elde ettiği denetim kanıtıyla bir kontrolün etkinlik, yeterlilik ve uyumluluğuna ilişkin görüş oluşturabilir.
- D)Denetçi kontrole ilişkin test kapsamını belirlerken ilgili kontrolün uygulanma sıklığı, faal olma durumu açısından güvenilen süre, kontrollerdeki sapma beklentisi gibi kontrol karakteristiklerini dikkate alır.
- E)Denetçi, denetim riskini kabul edilebilir bir seviyeye indirmek için, test ettiği kontrol ile ilişkili önemli veya kayda değer kontrol eksikliği riskinin yüksek olduğu alanlarda tespit riskini düşürecek şekilde testlerini detaylandırır, örneklem hacmini genişletir ve kanıtlarının yeterlilik ve güvenilirlik seviyesini artırır.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre, denetçi tek bir teknik olan "bilgi toplama" (sorgulama) ile yeterli denetim kanıtı elde edemez. Sorgulama başlı başına yetersizdir; denetçi mutlaka tetkik, gözlem, yeniden uygulama veya analitik prosedürler gibi diğer teknikleri de kullanarak kanıtların güvenilirliğini artırmalıdır. Bu nedenle C şıkkındaki "sadece bilgi toplama tekniğini kullanarak" ifadesi mevzuata aykırıdır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) Denetçi, yeterli ve uygun kanıt elde etmek için belirtilen tüm teknikleri veya uygun olanlarını kullanır; bu ifade doğrudur. B) Denetçi, kontrol kümesinin kapsamını önemlilik ilkesine ve makul güvence sağlamaya göre belirler; bu ifade doğrudur. D) Denetçi, test kapsamını belirlerken kontrolün sıklığı, faal olma durumu ve sapma beklentisi gibi karakteristikleri dikkate alır; bu ifade doğrudur. E) Denetçi, tespit riskini düşürmek için testleri detaylandırır ve örneklem hacmini artırır; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Denetim kanıtları, sorgulama gibi tek bir teknikle değil, tetkik, gözlem ve yeniden uygulama gibi çoklu tekniklerle desteklenerek elde edilmelidir.
Soru 27 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre aşağıdakilerin hangisi çekirdek sermaye yeterliliği oranını ifade eder?
- A)Konsolide olmayan bazda hesaplanan ana sermaye / (piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- B)Konsolide bazda hesaplanan ana sermaye / (kur riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- C)Konsolide bazda hesaplanan çekirdek sermaye / (kur riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- D)Konsolide olmayan bazda hesaplanan çekirdek sermaye / (kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- E)Konsolide bazda hesaplanan çekirdek sermaye / (kur riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D'dir. Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca, çekirdek sermaye yeterliliği oranı; konsolide olmayan bazda hesaplanan çekirdek sermayenin, toplam risk ağırlıklı varlıkların (kredi, piyasa ve operasyonel risklerin toplamı) oranına eşittir. Bu oran, bankanın temel sermaye gücünü ölçer ve konsolide olmayan bazda hesaplanır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şunlardır: A şıkkı ana sermayeyi ve eksik risk kalemlerini içerir; B şıkkı konsolide bazda ve ana sermayeyi kullanır; C şıkkı konsolide bazda ve eksik risk kalemlerini içerir; E şıkkı konsolide bazda hesaplanır.
Bilinmesi gereken kural: Çekirdek sermaye yeterliliği oranı, konsolide olmayan bazda hesaplanan çekirdek sermayenin, kredi, piyasa ve operasyonel risklerin toplamına oranıdır.
Bu kural, bankaların temel sermaye yeterliliğini ölçmek için kullanılır ve yönetmelikte açıkça belirtilmiştir.
Soru 28 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre bağımsız ve gerçek alım-satım tekliflerinin mevcut olduğu, gün içinde son satış fiyatı veya cari gerçek rekabetçi alım-satım teklifleri ile makul ölçüde ilişkili bir fiyatın belirlenebildiği ve işlemlerin ticari teamüllere uygun olan kısa bir süre içerisinde gerçekleştiği piyasa aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A)İki yönlü likit piyasa
- B)Monopol piyasa
- C)Sermaye piyasası
- D)Vadeli işlem piyasası
- E)Oligopol piyasa
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A) İki yönlü likit piyasadır.
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca, aktiflerin piyasa değeri belirlenirken "iki yönlü likit piyasa" kriterleri aranır. Bu piyasa tanımı; bağımsız alıcı ve satıcıların bulunması, gün içinde son satış fiyatı veya cari rekabetçi tekliflerle makul fiyat belirlenebilmesi ve işlemlerin kısa sürede gerçekleşmesi şartlarına dayanır. Bu standart, varlıkların adil değerinin güvenilir bir şekilde ölçülebilmesi için esastır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- B) Monopol piyasa: Tek bir satıcının hakim olduğu, rekabetin olmadığı ve fiyatın serbestçe belirlenemediği yapıdır.
- C) Sermaye piyasası: Geniş bir finansal piyasa kavramıdır; likidite kriterlerini spesifik olarak tanımlamaz.
- D) Vadeli işlem piyasası: Belirli bir vadede teslimat yapılan sözleşmelerin yapıldığı özel bir piyasa türüdür.
- E) Oligopol piyasa: Az sayıda büyük satıcının hakim olduğu, rekabetin sınırlı olduğu piyasa yapısıdır.
Bilinmesi gereken kural: Aktiflerin piyasa değeri hesaplanırken, fiyatın güvenilirliği için piyasanın iki yönlü likit, aktif ve rekabetçi olması zorunludur.
Soru 29 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Muhasebe Uygulamalarına ve Belgelerin Saklanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre bilanço ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
- A)Bilanço, bankanın belirli bir tarihteki iktisadi ve mali durumunu yansıtan, varlıklarını, borçlarını ve özkaynaklarını, aktif ve pasif hesaplar şeklinde gerçeğe uygun ve doğru bir biçimde gösteren tablodur.
- B)Tutarları kesin olarak saptanamayan alacaklar için tahakkuk işlemi tahmin edilerek yapılır.
- C)Bilançonun aktif bölümü paraya dönüşüm çabukluğuna, pasif bölümü ise ödeme çabukluğuna göre düzenlenir.
- D)Bankanın aktif ve pasif yapısını düzenleyici nitelikteki hesaplar ilgili bulundukları kalemlerin altında birer indirim kalemi olarak gösterilir.
- E)Borç bakiyesi veren hesapların bilançonun aktif bölümünde, alacak bakiyesi veren hesapların pasif bölümünde yer alması sağlanır.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bankacılık mevzuatı, muhasebe işlemlerinin kesinlik ve güvenilirlik ilkelerine dayanmasını zorunlu kılar. Tutarları kesin olarak saptanamayan alacaklar için tahakkuk işlemi, tahminlere dayalı olarak yapılamaz. Muhasebe standartları, finansal tabloların gerçeğe uygun bir şekilde yansıtılmasını gerektirdiğinden, belirsiz tutarlar için tahmini kayıtlar kabul edilemez; bunun yerine şüpheli alacak karşılıkları veya diğer uygun muhasebe yöntemleri izlenir. Bu nedenle B şıkkı, mevzuata aykırı bir ifade içerir ve yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, bilançonun tanımını doğru şekilde yapar. C şıkkı, bilanço kalemlerinin likidite esasına göre düzenlenmesi kuralını doğru ifade eder. D şıkkı, indirim kalemlerinin gösterim şeklini doğru açıklar. E şıkkı, bakiye yönüne göre hesapların bilançoda yer almasını doğru belirtir.
Bilinmesi gereken kural: Bankacılık muhasebesinde kesinlik esastır; tutarı kesinleşmemiş alacaklar için tahmine dayalı tahakkuk işlemi yapılamaz.
Soru 30 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
“Katkı sermaye hesaplamasına dahil edilen borçlanma araçları ile kredilerden kalan vadesi beş yıldan az olanlar her bir yıl için yüzde ….. oranında azaltılarak katkı sermaye hesaplamasına dahil edilir.” Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik’e göre katkı sermayeye ilişkin yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)onbeş
- B)yirmi
- C)yirmibeş
- D)otuz
- E)otuzbeş
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik’in 10. maddesi uyarınca, katkı sermaye hesaplamasına dahil edilen borçlanma araçları ve kredilerden kalan vadesi beş yıldan az olanlar, her bir yıl için yüzde yirmi oranında azaltılarak hesaplanır. Bu kural, vadesi yaklaşan araçların sermaye kalitesinin zamanla azalacağını dikkate alarak oluşturulmuştur.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A) Onbeş: Mevzuatta vade azaltma oranı olarak %15 öngörülmemiştir.
- C) Yirmibeş: Yönetmelikte bu oran %25 olarak belirtilmemiştir.
- D) Otuz: Hesaplama metodolojisinde %30’luk bir indirim oranı bulunmamaktadır.
- E) Otuzbeş: Yönetmelikte %35 oranında bir azaltma kuralı yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: Katkı sermayeye dahil borçlanma araçlarında, kalan vade beş yılı aştığında %20’lik yıllık indirim uygulanır.
Soru 31 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Pay sahiplerine yapılacak kâr payı ödemeleri II. Hisse senedi geri alım işlemleri III. Bedelsiz hisse senedi verilmesi IV. Bankanın ödeme yapmama hakkına sahip olmasına rağmen ilave ana sermayeye dâhil araçlar için yapılacak ödemeler. Sermaye Koruma ve Döngüsel Sermaye Tamponlarına İlişkin Yönetmelik’e göre bankalarda yukarıdakilerden hangisi veya hangileri kâr dağıtımı olarak kabul edilir?
- A)Yalnız I
- B)I, II
- C)II, III
- D)III, IV
- E)I, II, IV
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. Bankacılık Mevzuatı’na göre, sermaye koruma ve döngüsel sermaye tamponlarına ilişkin yönetmelik kapsamında kâr dağıtımı; pay sahiplerine yapılan kâr payı ödemeleri (I), hisse senedi geri alım işlemleri (II) ve ilave ana sermayeye dâhil araçlar için yapılan ödemeler (IV) olarak tanımlanır. Bu nedenle I, II ve IV numaralı ifadeler kâr dağıtımı sayılır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: II. şıkta yer alan hisse geri alımları, sermaye yapısını etkilediği için kâr dağıtımı kapsamındadır, bu yüzden yalnız I veya II, III içeren seçenekler eksiktir. III. şıktaki bedelsiz hisse senedi verilmesi, mevcut sermayenin bölünmesi niteliğinde olup yeni bir nakit çıkışı veya kâr dağıtımı teşkil etmediği için kâr dağıtımı olarak kabul edilmez. IV. şıkta belirtilen ilave ana sermaye araçları için yapılan ödemeler, düzenleyici kurumun onayıyla kâr dağıtımı sayılır.
Bilinmesi gereken kural: Bedelsiz hisse dağıtımı kâr dağıtımı değildir; ancak nakit çıkışı gerektiren kâr payı, hisse geri alımı ve ilave ana sermaye ödemeleri kâr dağıtımı kapsamında değerlendirilir.
Soru 32 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
“Bankalar, ilgili hesap dönemine ilişkin yıllık genel kurul toplantısını müteakiben yıllık faaliyet raporunu en geç ilgili hesap dönemi sonunu izleyen yılın ….. ayı sonuna kadar matbu olarak ve ayrıca kendi internet sayfalarında finansal tablo kullanıcıları tarafından kolaylıkla ulaşılabilecek şekilde elektronik ortamda yayımlamakla yükümlüdürler.” Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre yukarıdaki ifadede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- A)ocak
- B)şubat
- C)mart
- D)nisan
- E)mayıs
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E) Mayıs'tır.
Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesi uyarınca, bankalar yıllık genel kurul toplantısını müteakiben faaliyet raporunu, ilgili hesap dönemi sonunu izleyen yılın mayıs ayı sonuna kadar yayımlamakla yükümlüdür. Bu süre, finansal tabloların denetimini ve genel kurul onayını takiben halka açıklama yükümlülüğünün yerine getirilmesi için yasal bir son tarihtir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Ocak: Genel kurul toplantısı henüz yapılmamış olabilir; bu tarih çok erken ve imkansızdır.
- B) Şubat: Yönetmelikte öngörülen yasal son tarih değildir.
- C) Mart: Yönetmelikte öngörülen yasal son tarih değildir.
- D) Nisan: Yönetmelikte öngörülen yasal son tarih değildir.
Bilinmesi gereken kural: Bankaların yıllık faaliyet raporlarını, hesap dönemi bitiminden itibaren en geç bir yıl içinde (yani takip yılın Mayıs ayı sonuna kadar) yayımlaması zorunludur.
Soru 33 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik’e göre dijital bankaların kredi müşterileri aşağıdakilerden hangisi olamaz?
- A)Finansal tüketici
- B)Küçük işletmeler
- C)Orta büyüklükteki işletmeler
- D)Mikro işletmeler
- E)Finansal kuruluş
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır.
Neden Doğru? Bankacılık Mevzuatı’nın temel ilkelerinden biri, bankaların kendi sektöründeki diğer finansal kuruluşlarla rekabetçi veya ortaklık dışındaki ticari ilişkilerde kısıtlamalarla karşılaşmamasıdır. Ancak, dijital bankaların faaliyet esasları yönetmeliği ve genel bankacılık ilkeleri gereği, dijital bankalar finansal kuruluşları (diğer bankalar, sigorta şirketleri, finansal kiralama şirketleri vb.) doğrudan kredi müşterisi olarak kabul edemezler. Bu durum, sektörel ayrılık ve risk yönetimi ilkeleriyle uyumludur. Finansal kuruluşlar, kendi sermaye ve likidite yapıları ile düzenlenirler; bir bankanın diğer bir bankaya veya finansal kuruluşa kredi vermesi, sistematik riski artırabilir ve regülasyon karmaşası yaratabilir. Bu nedenle, dijital bankaların kredi portföyünde finansal kuruluşlar yer alamaz.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Finansal tüketici: Dijital bankalar, bireysel müşterilere kredi verebilir; bu, temel bankacılık hizmetidir.
- B) Küçük işletmeler: Küçük işletmeler, dijital bankaların hedef kitlesinin önemli bir parçasıdır ve kredi alabilirler.
- C) Orta büyüklükteki işletmeler: Orta ölçekli işletmeler de dijital bankaların kredi verebileceği geçerli müşteri grubudur.
- D) Mikro işletmeler: Mikro işletmeler, dijital bankaların özellikle desteklemeyi hedeflediği ve kredi verebileceği bir müşteri segmentidir.
Bilinmesi gereken kural: Dijital bankalar, finansal kuruluşları kredi müşterisi olarak kabul edemezler.
Soru 34 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi süreklilik yüzdesini ifade eder?
- A)İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi / Yaşanan arıza veya kesinti sonrası ortalama tamir süresi
- B)İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi / (İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi + Yaşanan arıza veya kesinti sonrası ortalama tamir süresi)
- C)(İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi + Yaşanan arıza veya kesinti sonrası ortalama tamir süresi) / İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi
- D)Yaşanan arıza veya kesinti sonrası ortalama tamir süresi / İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi
- E)(İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi + Yaşanan arıza veya kesinti sonrası ortalama tamir süresi) / Yaşanan arıza veya kesinti sonrası ortalama tamir süresi
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Dijital Bankaların Faaliyet Esasları ile Servis Modeli Bankacılığı Hakkında Yönetmelik uyarınca süreklilik yüzdesi, sistemin toplam çalışma süresi içindeki aktif çalışma oranını gösterir. Bu oran, "İki arıza veya kesinti arası ortalama süresi"nin, bu sürenin "Yaşanan arıza veya kesinti sonrası ortalama tamir süresi" ile toplamına (yani toplam döngü süresine) bölünmesiyle hesaplanır. Formül gereği payda, sistemin tamamını (çalışma + arıza süresi) kapsadığı için B şıkkı matematiksel ve mevzuat açısından doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, süreklilik oranı değil, MTBF/MTTR oranını ifade eder. C şıkkı, pay ve paydanın yer değiştirmesiyle elde edilen, anlamsız bir oran verir. D şıkkı, arıza süresinin çalışma süresine oranını gösterir. E şıkkı ise arıza süresine göre normalize edilmiş bir toplam sürelendirme yapar.
Bilinmesi gereken kural: Süreklilik yüzdesi, sistemin toplam döngü süresi (çalışma + onarım) içindeki çalışma süresinin oranıdır ve her zaman 1’den küçük veya eşittir.
Soru 35 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi’ne göre aşağıdaki hesaplardan hangisi bir bankanın bilançosunun aktifinde yer almaz?
- A)İştirakler - Türk Parası
- B)İhbarlı Döviz Tevdiat Hesabı
- C)Zorunlu Karşılıklar - Türk Parası
- D)Kiralama İşlemlerinden Alacaklar - Türk Parası
- E)Türev Finansal Varlıklar – Yabancı Para
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı’na göre, mevduat hesapları (ihbarlı, ihbarsız, vadeli vb.) bankanın yükümlülüklerini gösterir. Dolayısıyla "İhbarlı Döviz Tevdiat Hesabı", bilançonun pasif kısmında yer alır. Aktif kısım ise bankanın sahip olduğu varlıkları (nakit, alacaklar, yatırımlar vb.) içerir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) İştirakler, bankanın iştiraklerdeki payını gösteren bir yatırımdır ve aktifte yer alır. C) Zorunlu karşılıklar, bankanın Merkez Bankası nezdindeki mevduatıdır ve aktifte yer alır. D) Kiralama işlemlerinden alacaklar, bankanın alacağı bir varlıktır ve aktifte yer alır. E) Türev finansal varlıklar, bankanın sahip olduğu türev araçlarıdır ve aktifte yer alır.
Bilinmesi gereken kural: Banka bilançosunda "Tevdiat" veya "Mevduat" içeren tüm hesaplar, bankanın müşterilerine borçlu olduğu tutarları ifade ettiğinden kesinlikle pasifte yer alır; aktifte ise bankanın alacakları ve yatırımları bulunur.
Soru 36 · 2025/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi’ne göre aşağıdakilerden hangisi bankalar tarafından kullanılan hesap gruplarından biri değildir?
- A)Dönen Değerler
- B)Krediler
- C)Duran Değerler
- D)Yatırım Amaçlı Değerler ve Diğer Aktifler
- E)Mevduat ve Diğer Yabancı Kaynaklar Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C) Duran Değerler'dir.
Bankaların mali tabloları, Ticaret Kanunu’na tabi şirketlerden farklı olarak, Bankacılık Mevzuatı kapsamında yayımlanan "Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi"ne göre düzenlenir. Bu özel planda, bankaların aktif tarafında Krediler, Yatırım Amaçlı Değerler ve Diğer Aktifler ve Dönen Değerler (nakit, mevduat vb.) gibi gruplar yer alır. Ancak "Duran Değerler" ifadesi, bankaların ana faaliyet konusu olan finansal varlıklar ve krediler yerine, fiziki sabit kıymetleri (bina, makine vb.) ifade eden ticari bir kavramdır. Bankaların aktif yapısı, dönen ve yatırım amaçlı varlıklar üzerine kuruludur; bu nedenle Tekdüzen Hesap Planı'nda "Duran Değerler" adında ayrı bir hesap grubu bulunmaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri:
- A) Dönen Değerler: Bankaların nakit akışını ve kısa vadeli likit varlıklarını gösterdiği için planın temel aktif grubudur.
- B) Krediler: Bankaların en büyük aktif kalemi olduğu için planın ayrıntılı olarak kapsadığı ana gruptur.
- D) Yatırım Amaçlı Değerler ve Diğer Aktifler: Menkul kıymetler ve diğer uzun vadeli finansal varlıklar için kullanılan geçerli bir hesap grubudur.
- E) Mevduat ve Diğer Yabancı Kaynaklar: Bankaların pasif tarafındaki en önemli kaynak grubudur ve planda yer alır.
Bilinmesi gereken kural: Bankaların muhasebe yapısı, ticari şirketlerden farklı olarak "Duran Değerler" grubunu değil, "Krediler" ve "Yatırım Amaçlı Değerler" gibi finansal odaklı grupları esas alır.