Soru 1 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi diğer kanunlarda öngörülen hükümler saklı kalmak kaydıyla, hem mevduat bankaları hem de kalkınma ve yatırım bankaları tarafından gerçekleştirilemeyecek faaliyetlerdendir?
- A)Saklama hizmetleri
- B)Katılım fonu kabulü
- C)Çek ve diğer kambiyo senetlerinin iştirası işlemleri
- D)Portföy işletmeciliği ve yönetimi
- E)Faktöring ve forfaiting işlemleri
Çözümü göster — doğru cevap B
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi, bankaların yapamayacağı faaliyetleri sıralar. Bu maddeye göre, mevduat bankaları ve kalkınma/yatırım bankaları katılım fonu kabulü yapamazlar. Katılım fonu kabulü, 6362 sayılı Katılım Bankacılığı Kanunu’na tabi katılım bankalarına özgü bir faaliyettir. Dolayısıyla, soruda adı geçen diğer banka türleri için bu faaliyet yasaktır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Saklama hizmetleri, bankaların yapabileceği faaliyetler arasındadır. C) Çek ve kambiyo senetlerinin iştirası, bankaların gerçekleştirebileceği işlemlerdendir. D) Portföy işletmeciliği ve yönetimi, bankaların yapabileceği faaliyetlerdendir. E) Faktöring ve forfaiting işlemleri, bankaların gerçekleştirebileceği işlemlerdendir.
Bilinmesi gereken kural: Katılım fonu kabulü yetkisi sadece katılım bankalarına aittir; mevduat ve kalkınma/yatırım bankaları bu faaliyeti yürütmez.
Soru 2 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankaların gayrimenkullerinin net defter değerleri toplamı özkaynaklarının yüzde kaçını aşamaz?
- A)20’sini
- B)30’unu
- C)40’ını
- D)50’sini
- E)60’ını
Çözümü göster — doğru cevap D
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 38. maddesi uyarınca, bankaların sahip oldukları gayrimenkullerin net defter değerleri toplamı, özkaynaklarının %50’sini aşamaz. Bu sınır, bankaların likidite riskini kontrol altına almak ve sermaye yapısını korumak amacıyla konulmuş zorunlu bir sınırlamadır. Dolayısıyla doğru cevap D şıkkıdır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkındaki %20 limiti mevzuatta gayrimenkul için öngörülmemiştir. B şıkkındaki %30 oranı da yasal sınırlama ile uyuşmamaktadır. C şıkkındaki %40 oranı kanunda yer almayan bir değerdir. E şıkkındaki %60 oranı ise yasal üst sınırı aşan hatalı bir bilgidir.
Bilinmesi gereken kural: Bankaların gayrimenkul varlıkları, özkaynaklarının yarısını (%50) geçemez.
Soru 3 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na (Kanun) göre bankaların kuruluşları veya Türkiye'de şube ve temsilcilik açmalarıyla ilgili olarak aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Türkiye'de bankalar anonim şirket şeklinde kurulur.
- B)Türkiye'de kurulacak bir bankanın hisse senetleri nakit karşılığı çıkarılır ve hisse senetlerinin tamamının nama yazılı olması gerekir.
- C)Türkiye'de kurulacak bir bankanın konsolide denetimini engelleyici nitelikte herhangi bir hususun bulunmaması gereklidir.
- D)Yurt dışında kurulu bankalar, mevduat veya katılım fonu kabul etmek amacıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun izni ile Türkiye'de temsilcilik açabilirler.
- E)Türkiye'de bir bankanın kurulmasına bu Kanunda öngörülen şartların yerine getirilmesi kaydıyla Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınacak kararla izin verilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 12. maddesi uyarınca, yurt dışından gelen bankalar Türkiye’de temsilcilik açabilir ancak bu temsilcilikler mevduat veya katılım fonu kabul edemezler. Temsilcilikler yalnızca ana bankanın yetkisiyle aracılık hizmeti verebilir; doğrudan banka faaliyetinde bulunamazlar. Dolayısıyla D şıkkındaki "mevduat kabul etmek amacıyla" ifadesi mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu (yani neden doğru ifade olduğu): A) Bankaların anonim şirket şeklinde kurulması Kanun’un 11. maddesinde açıkça öngörülmüştür. B) Banka sermayesinin tamamen nakit karşılığı çıkarılması ve nama yazılı olması, 11. maddede zorunlu kılınmıştır. C) Konsolide denetimi engelleyici durumların bulunmaması, 12. maddede izin şartı olarak belirtilmiştir. E) Kuruluş izni için BDDK kurulunun en az beş üyesinin olumlu oyu, 12. maddede düzenlenmiştir.
Bilinmesi gereken kural: Yurt dışı bankaların Türkiye’deki temsilcilikleri mevduat toplama yetkisine sahip değildir; bu yetki yalnızca şubelere ve ana bankaya aittir.
Soru 4 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklardan hak sahibinin en son talebi, işlemi, herhangi bir yazılı talimatı tarihinden başlayarak …… yıl içinde aranmayanlar zamanaşımına tâbidir. 5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre yukarıdaki cümlede boş bırakılan yere aşağıdakilerden hangisi gelmelidir?
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 145. maddesi uyarınca, bankalar nezdindeki mevduat, katılım fonu, emanet ve alacaklar gibi hak sahiplerinin en son talebi veya yazılı talimatı tarihinden itibaren 10 yıl içinde aranmayan alacaklar zamanaşımına uğrar. Bu süre, hak sahibinin hakkını kullanmaması halinde bankanın yükümlülüğünün sona ermesini sağlayan özel bir zamanaşımı süresidir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- A (3 yıl): Genel alacaklar için geçerli olan kısa zamanaşımı süresidir, bankacılık mevduatları için geçerli değildir.
- B (5 yıl): Ticari işlemlerdeki bazı alacaklar için geçerli olabilir ancak Bankacılık Kanunu’nda öngörülen özel süre değildir.
- D (15 yıl): 5411 sayılı Kanun’da bankacılık alacakları için öngörülen zamanaşımı süresi değildir.
- E (20 yıl): En uzun genel zamanaşımı süresidir ancak bankacılık mevzuatında özel olarak 10 yıl öngörülmüştür.
Bilinmesi gereken kural: Banka mevduat ve alacaklarında hak sahiplerinin talebi tarihinden itibaren 10 yıl içinde işlem yapılmazsa alacak zamanaşımına uğrar.
Soru 5 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Resmî ve özel kuruluşlar ile ortaklıklarda, yalnız çalışanlarına ait olmak üzere sağlık ve sosyal yardım amacıyla kurulan sandık ve vakıfların münhasıran kendi üyelerinden bu amaçlar için topladıkları paralar mevduat ve katılım fonu kabulü sayılır.
- B)Kredi kuruluşları ile özel kanunlarına göre yetkili olanlar dışında hiçbir gerçek veya tüzel kişi, aslen veya fer'an meslek edinerek mevduat veya katılım fonu kabul edemez.
- C)Kredi kuruluşları nezdlerindeki resmi kuruluşlara ait olanlar da dahil tüm mevduat ve katılım fonları, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından sigorta edilir.
- D)Katılım bankalarında açılabilen ve istenildiğinde kısmen veya tamamen her an geri çekilebilme özelliği taşıyan ve karşılığında hesap sahibine herhangi bir getiri ödenmeyen fonların oluşturduğu hesapları katılma hesabını ifade eder.
- E)Türkiye'de kurulan kredi kuruluşlarının yurt dışındaki şubeleri ve ortaklıkları, mevduat cüzdanı ve fon toplamaya ilişkin evrakın düzenlenmesi işlemlerini Türkiye’de yapmak zorundadır.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, mevduat veya katılım fonu kabul etmek, kredi kuruluşları ve özel kanunlarla yetkilendirilenler dışında kimsenin hakkı değildir. Bu hüküm, bankacılık faaliyetinin tekeline ve sistemin istikrarına atıfta bulunur.
Diğer şıkların hataları ise şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü çalışanlara ait sandık ve vakıfların topladığı paralar mevduat kabul edilmez (istisnadır). C şıkkı yanlıştır çünkü resmi kuruluşların mevduatları TMSF kapsamı dışındadır. D şıkkı yanlıştır; getiri ödenmeyen ve anında çekilebilen hesaplar "katılma hesabı" değil, "vadesiz hesap" olarak tanımlanır. E şıkkı yanlıştır çünkü yurt dışındaki şubeler, bulundukları ülkenin mevzuatına uygun olarak evrak düzenler.
Bilinmesi gereken kural: Mevduat ve katılım fonu kabul etmek, 5411 sayılı Kanun’a göre sadece yetkili kredi kuruluşlarına tanınmış münhasır bir haktır; bu yetki dışındaki tüm gerçek ve tüzel kişiler bu faaliyeti yürütmez.
Soru 6 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre aşağıdakilerden hangisi “kredi kuruluşu” olarak nitelendirilemez?
- A)Türkiye İş Bankası A.Ş.
- B)Türkiye Garanti Bankası A.Ş.
- C)Kuveyt Türk Katılım Bankası A.Ş.
- D)Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O.
- E)Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası
Çözümü göster — doğru cevap E
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 4. maddesine göre “kredi kuruluşu” tanımı, bankalar, katılım bankaları, kalkınma ve yatırım bankaları ile diğer kredi kuruluşlarını kapsar. Ancak bu tanımın istisnası, 14/1/2004 tarihli ve 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu veya özel kanunlarla kurulan ve sadece belirli kamu kurumlarına hizmet veren bankalardır. Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası (TKYB), 5411 sayılı Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrasında sayılan “kredi kuruluşu” tanımına dahil değildir. TKYB, 498 sayılı KHK ile kurulan ve özel bir kamu kurumu niteliğindedir; dolayısıyla ticari anlamda faaliyet gösteren standart bir “kredi kuruluşu” olarak sınıflandırılmaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri: A) İş Bankası, 5411 sayılı Kanun’a göre bir “banka”dır ve kredi kuruluşu kapsamındadır. B) Garanti Bankası da aynı şekilde kanunen tanımlanan bir “banka”dır. C) Kuveyt Türk, “katılım bankası” statüsünde olup kredi kuruluşu sayılır. D) Vakıflar Bankası, kamu bankası statüsünde olup kredi kuruluşu tanımına girer.
Bilinmesi gereken kural: 5411 sayılı Kanun’a göre TKYB, özel kanunla kurulan ve ticari banka statüsünde olmayan bir kurum olduğu için “kredi kuruluşu” tanımına dahil edilmez.
Soru 7 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanununa göre bankalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Denetim komitesi, bankaların yönetim kurullarınca yönetim kurulunun denetim ve gözetim faaliyetlerinin yerine getirilmesine yardımcı olmak üzere oluşturulur.
- B)Denetim komitesi üyeleri icraî görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir.
- C)Denetim komitesi yılda bir defa icra ettiği faaliyetlerin sonuçlarını yönetim kuruluna bildirmekle yükümlüdür.
- D)Denetim komitesi bankanın tüm birimlerinden ve bağımsız denetim kuruluşlarından bilgi ve belge almaya yetkilidir.
- E)Denetim komitesi bağımsız denetim kuruluşlarından görevlerinin ifasıyla ilgili olarak düzenli raporlar almakla yükümlüdür.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır çünkü 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca denetim komitesi, icra ettiği faaliyetlerin sonuçlarını en az üç ayda bir yönetim kuruluna bildirmekle yükümlüdür. "Yılda bir defa" ifadesi yasal zorunlulukla uyuşmadığından bu seçenek yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Doğrudur; komite, yönetim kurulunun denetim görevine yardımcı olmak üzere kurulur. B) Doğrudur; üyeler icraî görevi bulunmayan yönetim kurulu üyeleri arasından seçilir. D) Doğrudur; komite bankanın tüm birimlerinden ve bağımsız denetçilerden bilgi ve belge almaya yetkilidir. E) Doğrudur; komite bağımsız denetçilerden düzenli rapor almakla yükümlüdür.
Bilinmesi gereken kural: Denetim komitesi, yönetim kuruluna en az üç ayda bir rapor vermek zorundadır; yıllık raporlama yasal bir zorunluluk değildir.
Soru 8 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 Sayılı Bankacılık Kanununa göre bir bankanın bu Kanun hükümlerine göre faaliyet izninin kaldırılması hâlinde yönetim ve denetimi aşağıdakilerden hangisine intikal eder?
- A)Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu
- B)Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası
- C)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu
- D)Özelleştirme İdaresi Başkanlığı
- E)Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu
Çözümü göster — doğru cevap A
5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 78. maddesi uyarınca, bir bankanın faaliyet izni kaldırıldığında, bankanın yönetimi ve denetimi doğrudan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) intikal eder. TMSF, bu yetkiyle bankanın işlemlerini yürütmek, varlıklarını korumak ve yeniden yapılandırmak veya satmakla yükümlüdür. Bu nedenle A şıkkı kanunen doğrudur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı yanlıştır çünkü Merkez Bankası para politikası ve sistemin istikrarından sorumludur, doğrudan iflas aşamasındaki bankanın yönetimini üstlenmez. C şıkkı yanlıştır çünkü BDDK düzenleyici ve denetleyici kuruldur, operasyonel yönetimi devretmez. D şıkkı yanlıştır çünkü Özelleştirme İdaresi sadece devlet iştiraklerinin satışıyla ilgilenir. E şıkkı yanlıştır çünkü Sigortacılık Kurumu, bankacılık değil sigorta sektörünü düzenler.
Bilinmesi gereken kural: Bankacılık Kanunu’na göre faaliyet izni kaldırılan bankaların yönetimi ve denetimi TMSF’ye geçer.
Soru 9 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bankalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Bağımsız denetim kuruluşları, Bankacılık Kanunu uyarınca yaptıkları faaliyetler dolayısıyla üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumludurlar.
- B)Konsolide finansal rapor kapsamında bulunan kuruluşlar, kendilerinden konsolide finansal raporların düzenlenmesine ilişkin olarak istenecek her türlü bilgi ve belgeyi ilgili ana ortaklığa vermekle yükümlüdür.
- C)Kalkınma ve yatırım bankaları hariç bankalar yıllık faaliyet raporu hazırlamak zorundadırlar.
- D)Bankaların yönetim kurulu, bilgi sistemlerini yeterli hale getirmek ve uygulamayı gözetmekle yükümlüdür.
- E)Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu, yapacağı kalite kontrol ve denetim Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumuna bildirir.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bankalar ile kalkınma ve yatırım bankaları dahil tüm bankacılık kuruluşları yıllık faaliyet raporu hazırlamak ve yayımlamakla yükümlüdür. Kanun, kalkınma ve yatırım bankalarını bu yükümlülükten muaf tutmamaktadır; aksine onları da kapsar. Dolayısıyla "hariç" ifadesi içeren C şıkkı mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü bağımsız denetçiler, kanunen üçüncü kişilere verdikleri zararlardan sorumlu tutulabilir. B şıkkı doğrudur; konsolide rapor kapsamındaki kuruluşlar, ana ortaklığa gerekli bilgi ve belgeleri sağlama yükümlülüğü altındadır. D şıkkı doğrudur; yönetim kurulları, bilgi sistemlerinin yeterliliğini sağlama ve gözetimden sorumludur. E şıkkı doğrudur; BDDK’nın kalite kontrol ve denetim sonuçları Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu’na (MDSK) bildirilir.
Bilinmesi gereken kural: 5411 sayılı Kanun’a göre tüm bankalar (kalkınma ve yatırım bankaları dahil) yıllık faaliyet raporu hazırlamak zorundadır.
Soru 10 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre aşağıdakilerden hangisi söz konusu Kanunun uygulanmasında maruz kalınan riskler nedeniyle oluşabilecek zararlara karşı bankalar tarafından yeterli özkaynak bulundurulmasını ifade eder?
- A)Korumalı özkaynak
- B)Özkaynak kârlılığı
- C)Özkaynak likiditesi
- D)Sermaye yeterliliği
- E)Asgari likidite yeterliliği
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D) Sermaye yeterliliğidir. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ve BDDK düzenlemelerine göre, bankaların faaliyetleri sırasında maruz kaldıkları kredi, piyasa ve operasyonel riskler gibi risklere karşı oluşabilecek zararları karşılayabilmek amacıyla bulundurması gereken minimum özkaynak miktarı "sermaye yeterliliği" olarak tanımlanır. Bu kavram, bankanın finansal dayanıklılığını ve şube sahiplerinin korumasını temelde sağlar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir:
- A) Korumalı özkaynak: Bu, sermaye yeterliliği hesaplamasında kullanılan belirli bir özkaynak kalemi veya kavramdır, genel risk karşılaştırma tanımı değildir.
- B) Özkaynak kârlılığı: Bankanın kendi özkaynakları üzerinden ne kadar kâr ettiğini gösteren bir performans göstergesidir, risk karşılaştırma tanımı değildir.
- C) Özkaynak likiditesi: Özkaynakların likidite riski ile doğrudan ilişkili standart bir tanım değildir; likidite genellikle varlık-yükümlülük yapısıyla ilgilidir.
- E) Asgari likidite yeterliliği: Bu kavram, bankanın kısa vadeli yükümlülüklerini ödeyebilme kapasitesini (likidite oranlarını) ifade eder, sermaye/risk karşılama tanımı değildir.
Bilinmesi gereken kural: Sermaye yeterliliği, bankaların risk ağırlıklı varlıklarına karşılık yeterli özkaynağa sahip olup olmadığını ölçen ve bankacılık sisteminin istikrarını sağlayan temel bir regülasyon kavramıdır.
Soru 11 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre özel cari ve katılma hesapları yoluyla fon toplamak ve kredi kullandırmak esas olmak üzere faaliyet gösteren kuruluşlar ile yurt dışında kurulu bu nitelikteki kuruluşların Türkiye’deki şubeleri aşağıdakilerden hangisidir?
- A)Mevduat bankası
- B)Fon bankası
- C)Kalkınma ve yatırım bankası
- D)Finansal holding şirketi
- E)Katılım bankası
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E) Katılım bankası'dır.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 4. maddesinde, "Katılım bankası", özel cari ve katılma hesapları yoluyla fon toplayıp kredi kullandırmak esaslı faaliyet gösteren banka olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, sorudaki ifadeyle birebir örtüşmektedir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu:
- A) Mevduat bankası: Fonları mecburi karşılık ve mevduat hesaplarından toplar, faiz esaslıdır.
- B) Fon bankası: Bu yasal tanım 5411 sayılı Kanun’da yer almamaktadır.
- C) Kalkınma ve yatırım bankası: Belirli sektör veya bölgelere kalkınma amaçlı kredi kullandırır.
- D) Finansal holding şirketi: Banka değildir, bankacılık dışı finansal kuruluşları kontrol eder.
Bilinmesi gereken kural: Katılım bankalarının temel işlevi, faiz yerine kâr-zarar ortaklığı ve katılma hesapları üzerinden fon toplama ve kullandırma ilkesine dayanır.
Soru 12 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’na göre bir kredi kuruluşuna verilen aşağıdaki yetkilerden hangisinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu tarafından kaldırılması faaliyet izninin kaldırılması hükmündedir?
- A)Bankalararası piyasada para alım satımı işlemlerine aracılık
- B)Saklama hizmetleri
- C)Efektif dahil kambiyo işlemleri
- D)Mevduat kabulü
- E)Portföy işletmeciliği ve yönetimi
Çözümü göster — doğru cevap D
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca, bir bankaya verilen faaliyet izinlerinden mevduat kabulü yetkisinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) tarafından kaldırılması, o bankanın faaliyet izninin kaldırılması anlamına gelir. Mevduat kabulü, bankacılığın temel ve ayırt edici özelliği olduğu için bu yetkinin elinden alınması, kurumun bankacılık faaliyetini sürdürmesini imkansız kılar. Bu nedenle BDDK, mevduat kabulü yetkisini kaldırdığında, yasal olarak bankanın faaliyet iznini de sonlandırmış sayılır.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Bankalararası piyasada aracılık yetkisinin kaldırılması, bankanın sadece bu özel işlemi yapmasını engeller, genel faaliyet iznini sonlandırmaz. B) Saklama hizmetleri yetkisinin kaldırılması, bankanın sadece bu yan hizmeti veremeyeceği anlamına gelir, ana faaliyet izni devam eder. C) Kambiyo işlemleri yetkisinin kaldırılması, bankanın döviz işlemlerinden men edilmesini sağlar ancak faaliyet iznini iptal etmez. E) Portföy yönetimi yetkisinin kaldırılması, bankanın yatırım danışmanlığı veya yönetim hizmetlerini durdurmasını gerektirir, faaliyet izni devam eder.
Bilinmesi gereken kural: Mevduat kabulü yetkisi, bankacılık faaliyetinin temel taşıdır; bu yetkinin kaldırılması doğrudan faaliyet izninin kaldırılması hükmündedir.
Soru 13 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi doğrudan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu hükümlerine tabi değildir?
- A)Türkiye’de kurulu katılım bankaları
- B)Risk sermayesi yatırım ortaklıkları
- C)Finansal holding şirketleri
- D)Türkiye Bankalar Birliği
- E)Yurt dışında kurulu bir mevduat bankasının Türkiye’deki şubesi
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca, kanunun hükümleri; bankalar, katılım bankaları, finansal holdingler ve yurt dışı bankaların Türkiye şubeleri gibi doğrudan bankacılık faaliyetinde bulunan kurumları kapsar. Dolayısıyla A, C, D ve E şıkları bu kapsamdadır.
B şıkkı olan Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıkları ise doğrudan Bankacılık Kanunu’na tabi değildir. Bu kurumlar, 4978 sayılı Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıklarına İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğ ve Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında düzenlenirler. Bankacılık Kanunu, sadece "banka" ve "katılım bankası" tanımına uyan veya finansal holding statüsündeki kuruluşları değil, sermaye piyasası aracısı niteliğindeki özel fonksiyonlu şirketleri doğrudan kapsamaz.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri kısaca şöyledir: A şıkkı katılım bankası olduğu için kanuna tabidir. C şıkkı finansal holding olduğu için kanuna tabidir. D şıkkı Türkiye Bankalar Birliği, bankaların oluşturduğu bir birlik olup dolaylı olarak bankacılık düzenlemelerinden etkilenir ve kanunun kapsamına giren bankaları temsil eder. E şıkkı ise yurt dışı bankanın şubesi olduğu için kanunun 4. maddesi gereği doğrudan tabidir.
Bilinmesi gereken kural: 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, sadece bankalar, katılım bankaları, finansal holdingler ve yurt dışı bankaların şubelerini kapsar; risk sermayesi yatırım ortaklıkları Sermaye Piyasası Mevzuatı’na tabidir.
Soru 14 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’na göre aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- A)Finansal kiralamanın bir sözleşmeye dayalı olarak yapılması zorunlu değildir.
- B)Kiralayan, finansal kiralamayı kabul edeni ifade eder.
- C)Finansal kiralama şirketleri, işlemlerinden kaynaklanan alacaklarından doğmuş veya doğması beklenen ancak, miktarı kesin olarak belli olmayan zararlarını karşılamak amacıyla karşılık ayırmak zorunda değildir.
- D)Finansal kiralama şirketleri, ana faaliyet konuları dışında faaliyette bulunamaz.
- E)Finansal kiralama sözleşmesine sadece taşınır mallar konu olabilir.
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. 6361 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca finansal kiralama şirketleri, ana faaliyet konuları dışında başka işlerde bulunamazlar. Bu kural, şirketlerin sadece finansal kiralama, faktoring ve benzeri finansman hizmetleriyle sınırlı kalmasını zorunlu kılar.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı yanlıştır çünkü finansal kiralama mutlaka yazılı sözleşmeye dayanır. B şıkkı yanlıştır çünkü kiraya veren, kiralayanı ifade eder; kabul eden kiracıdır. C şıkkı yanlıştır çünkü şirketler, oluşması muhtemel zararlar için yasal karşılık ayırmak zorundadır. E şıkkı yanlıştır çünkü finansal kiralama sözleşmeleri hem taşınır hem de taşınmaz mallar için kurulabilir.
Bilinmesi gereken kural: Finansal kiralama şirketleri, 6361 sayılı Kanun’da belirtilen ana faaliyet alanları dışında herhangi bir ticari faaliyette bulunma yetkisine sahip değildirler.
Soru 15 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi bankalarda çekirdek sermaye hesaplamasında indirim kalemi olarak dikkate alınmaz?
- A)Faaliyet kiralaması geliştirme maliyetleri
- B)Riskten korunma amaçlı yapılan işlemlerden kaynaklanan kayıplar
- C)Net dönem zararı ile geçmiş yıllar zararı toplamının yedek akçeler ile karşılanamayan kısmı ile Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca özkaynaklara yansıtılan kayıplar
- D)Menkul kıymetleştirme işlemlerinden kaynaklanan kazançlar
- E)Bankaların kredi değerliliğinde meydana gelen değişikliklere bağlı olarak yükümlülüklerin gerçeğe uygun değerinde meydana gelen değişiklikler sonucu ortaya çıkan gerçekleşmemiş kazançlar
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik uyarınca, çekirdek sermaye hesaplamasında indirim kalemleri arasında "riskten korunma amaçlı yapılan işlemlerden kaynaklanan kayıplar" yer almaz. Aksine, yönetmelik bu tür kayıpların sermayeden düşülmesini öngörmez; bu durum bankanın temel sermaye yapısını zayıflatmayan, piyasa riski yönetimi kapsamında değerlendirilen unsurlardır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkındaki faaliyet kiralaması geliştirme maliyetleri, somut olmayan varlık niteliği taşıdığı için sermayeden indirilir. C şıkkındaki karşılanamayan zararlar ve muhasebe kayıpları, özkaynakları doğrudan etkilediği için indirim kalemidir. D şıkkındaki menkul kıymetleştirme kazançları, gerçek olmayan veya sürdürülebilir olmayan kazançlar olarak kabul edildiğinden sermayeden düşülür. E şıkkındaki gerçekleşmemiş kazançlar ise volatilite yarattığı için çekirdek sermayeden indirilir.
Bilinmesi gereken kural: Çekirdek sermaye hesaplamasında, riskten korunma işlemlerinden doğan kayıplar indirim kalemi olarak dikkate alınmaz; ancak somut olmayan varlıklar, karşılanamayan zararlar, menkul kıymetleştirme kazançları ve gerçekleşmemiş piyasa kazançları sermayeden düşülür.
Soru 16 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Varlık Yönetim Şirketlerinin Kuruluş ve Faaliyet Esasları ile Devralınacak Alacaklara İlişkin İşlemler Hakkında Yönetmelik’e göre varlık yönetim şirketlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Alacaklardan dolayı edinilmek zorunda kalınan iştirak payları dışında, yalnızca faaliyetlerini gerçekleştirmek amacıyla sınırlı olmak üzere iştirak edinebilir.
- B)Sigortacılık alanında faaliyet gösteren kaynak kuruluşların kredi sigortası ve diğer hizmetlerinden doğan alacaklarını devralabilir.
- C)Şirketlere kurumsal ve finansal yeniden yapılandırma alanlarında danışmanlık hizmeti verebilir.
- D)Sağlanan finansman toplamının özkaynaklarının üç katını geçmemesi şartıyla alacaklarını tahsil etmek amacıyla borçlularına ilave finansman sağlayabilir.
- E)Alacakların tahsili amacıyla edindiği gayrimenkul veya sair mal, hak ve varlıkları işletebilir.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Varlık Yönetim Şirketleri Yönetmeliği’ne göre, VYŞ’ler sadece bankalar, finans kuruluşları ve finansal kiralama şirketleri gibi kaynak kuruluşların alacaklarını devralabilir. Sigortacılık alanında faaliyet gösteren şirketler bu kapsamda yer almadığı için, sigorta şirketlerinin alacaklarını devralmaları mevzuata aykırıdır. Bu nedenle B şıkkı faaliyet alanı dışındadır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü VYŞ’ler yalnızca faaliyetlerini yürütmek amacıyla sınırlı iştirak edinebilir. C şıkkı doğrudur çünkü kurumsal ve finansal yeniden yapılandırma danışmanlığı izin verilen hizmetler arasındadır. D şıkkı doğrudur; tahsilat amacıyla borçluya sağlanan ilave finansman, özkaynakların üç katını geçmemek kaydıyla serbesttir. E şıkkı doğrudur; tahsilat amacıyla elde edilen gayrimenkul ve varlıklar işletebilir.
Bilinmesi gereken kural: Varlık Yönetim Şirketleri, bankacılık ve finans kuruluşlarının alacaklarını devralabilir; sigorta şirketlerinin alacaklarını devralma yetkileri yoktur.
Soru 17 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e (Yönetmelik) göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Bankalar, sözleşme imzaladıkları bağımsız denetim kuruluşuna, Yönetmelik ve Türkiye Denetim Standartları hükümlerine uygun olarak hesap dönemleri sonu itibarıyla yıllık sınırlı denetim yaptırmak zorundadır.
- B)Sorumlu denetçi, bankanın iç kontrol ve risk yönetim sisteminin yetersiz olduğu sonucuna varması halinde söz konusu hususları banka yönetim kuruluna bildirir.
- C)Bağımsız denetim kuruluşları, denetime ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi istenildiğinde Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna göndermek zorundadır.
- D)Bağımsız denetim ekibince yürütülen denetimlerde finansal tabloların düzeltilmesinin gerekli olduğunun düşünüldüğü ancak banka tarafından gerekli düzeltmenin yapılmadığı durumlarda, yedi gün içinde banka denetim komitesine bilgi verilir.
- E)Bağımsız denetim faaliyetleri, bankaların iç sistemlerinin, hesap ve kayıt düzeniyle ilgili birimlerinin ve muhasebe sistemlerinin Bankacılık Kanunu ve ilgili düzenlemelere uyumu, yeterliliği ve etkinliğinin değerlendirilmesini kapsayacak şekilde yürütülür.
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Bankaların Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesi uyarınca bankalar, bağımsız denetim kuruluşuna tam denetim yaptırmak zorundadır. A şıkkında "sınırlı denetim" ifadesi yer aldığı için bu ifade mevzuata aykırıdır ve yanlıştır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkı doğrudur; çünkü sorumlu denetçinin iç kontrol/risk yetersizliğini yönetim kuruluna bildirmesi Yönetmelik’in 10. maddesinde açıkça hükme bağlanmıştır. C şıkkı doğrudur; 11. maddeye göre denetim bilgileri, BDDK’nın talebi üzerine derhal iletilmek zorundadır. D şıkkı doğrudur; 12. madde uyarınca, banka tarafından yapılmayan düzeltmeler yedi gün içinde denetim komitesine bildirilir. E şıkkı doğrudur; 6. maddeye göre denetim kapsamı, bankanın iç sistemleri ve muhasebe düzeninin mevzuata uyumunu ve etkinliğini kapsar.
Bilinmesi gereken kural: Bankalar bağımsız denetim kuruluşundan yalnızca "tam denetim" talep eder; "sınırlı denetim" bankacılık mevzuatı kapsamında zorunlu değildir.
Soru 18 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununa göre kart çıkaran kuruluşlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Talepte bulunmayan veya sözleşme imzalamayan kişiler adına hiçbir şekil ve surette kart veremezler.
- B)Kartların düzenli ve güvenli kullanımı ile bildirim, talep, şikâyet ve itirazlara ilişkin gerekli tedbirleri almaya yönelik sistemi kurmakla yükümlüdürler.
- C)Kart hamilleri talep etmese de kart hamilinin geliriyle orantılı olacak şekilde kart limitlerini artırabilirler.
- D)Kart hamillerinin harcamalarıyla kart limitlerini aşmaları halinde, aşılan miktara işlem tarihi ile ödeme tarihi arasındaki süre için, akdi faizden başka herhangi bir ücret talep edemezler.
- E)Reşit olmayan ek kart hamilleri adına düzenlenen banka ve kredi kartlarının asıl kart hamillerine teslimini sağlamakla yükümlüdürler.
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. 5464 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca, kart limitleri yalnızca kart sahibinin açık talebi ve yazılı onayı ile artırılabilir. Kuruluşlar, müşterinin rızası olmaksızın tek taraflı olarak limit yükseltme işlemi yapamazlar. Bu nedenle, "talep etmese de" ifadesi mevzuata aykırıdır ve C şıkkını yanıt yapar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A) Kanun’un 8. maddesi gereği, sözleşme imzalanmadan veya talep olmadan kart verilemez; bu ifade doğrudur. B) Kuruluşlar, güvenli kullanım ve şikâyet süreçleri için gerekli altyapıyı kurmakla yükümlüdür; bu ifade doğrudur. D) Limit aşımı durumunda, akdi faiz dışında başka ücret talep edilemez; bu ifade doğrudur. E) Reşit olmayan ek kart hamilleri için kartın asıl sahibine teslimi kuruluşun sorumluluğundadır; bu ifade doğrudur.
Bilinmesi gereken kural: Banka kartı limitleri, kart sahibinin açık ve yazılı talebi olmaksızın hiçbir şekilde tek taraflı olarak artırılamaz.
Soru 19 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Yönetim kurulu, kredi komitesinin faaliyetlerini denetlemekle yükümlüdür. II. Yönetim kurulu üyelerinden her biri, kredi komitesinden, komitenin faaliyetleri hakkında her türlü bilgiyi istemeye ve gerekli göreceği her türlü kontrolü yapmaya yetkilidir. III. Kredi komitesinin oy çokluğu ile verdiği kararlar doğrudan uygulanır. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre bankalarla ilgili yukarıdaki ifadelerden hangisi veya hangileri doğrudur?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız III
- C)I, II
- D)II, III
- E)I, II, III BANKACILIK
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre; yönetim kurulu, kredi komitesinin faaliyetlerini denetlemekle yükümlüdür (Madde 10). Ayrıca, yönetim kurulu üyelerinden her biri kredi komitesinden faaliyetleri hakkında bilgi isteme ve gerekli kontrolleri yapma yetkisine sahiptir. Bu nedenle I ve II. ifadeler doğrudur.
III. ifade yanlıştır çünkü kredi komitesi kararları oy çokluğuyla değil, toplantıya katılan üyelerin salt çoğunluğuyla alınır ve bu kararlar doğrudan uygulanmaz; yönetim kurulunun onayına sunulur. Yönetim kurulu, kredi komitesinin kararlarını onaylamak, reddetmek veya yeniden görüşmek üzere kredi komitesine geri gönderebilir. Dolayısıyla kararlar tek taraflı ve doğrudan yürütülemez.
Bilinmesi gereken kural: Kredi komitesi kararları, yönetim kurulunun onayına tabidir; komite kararları tek başına bağlayıcı değildir ve yönetim kurulu bu kararları onaylayabilir veya geri gönderebilir.
Soru 20 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik’e göre bankalarda kredi açılması ve onaylanması sorumluluğu esas itibarıyla aşağıdakilerden hangisine aittir?
- A)Yönetim kurulu
- B)Denetim komitesi
- C)Genel kurul
- D)Denetim komitesi başkanı
- E)Riskin erken saptanması komitesi
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Bankaların Kredi İşlemlerine İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, bankalarda kredi açılması ve onaylanmasından esas itibarıyla yönetim kurulu sorumludur. Yönetim kurulu, kredi politikalarını belirler, kredi limitlerini ve yetki devirlerini kararlaştırarak bu sürecin nihai sorumluluğunu üstlenir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: B) Denetim komitesi, yönetim kurulunu denetler ancak kredi onay yetkisi ona ait değildir. C) Genel kurul, bankanın en yüksek karar organıdır ancak günlük kredi işlemlerine ve onaylarına müdahil olmaz. D) Denetim komitesi başkanı, komite içinde koordinasyon sağlar ancak tek başına kredi onay yetkisine sahip değildir. E) Riskin erken saptanması komitesi, riskleri izler ve uyarır ancak nihai kredi onay yetkisi yönetim kurulundadır.
Bilinmesi gereken kural: Bankacılıkta kredi onay yetkisi ve sorumluluğu, yönetişim yapısında yönetim kuruluna aittir; diğer komiteler yalnızca denetim, tavsiye veya izleme görevi görür.
Soru 21 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre koruma satıcısının, koruma alıcısının ödeyeceği belli bir bedel karşılığında referans varlıktan kaynaklanan kredi riskini kısmen ya da tamamen üstlendiği ve ödeme şartının gerçekleşmesi durumunda koruma alıcısına koruma tutarını ödemeyi taahhüt ettiği sözleşmeler aşağıdakilerden hangisini ifade eder?
- A)Fonlanmış tahvil koruması
- B)Fonlanmamış koruma
- C)Kredi temerrüt swabı
- D)Menkul kıymetleştirme
- E)Krediye bağlı tahvil
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre, Kredi Temerrüt Swabı (CDS), koruma satıcısının, koruma alıcısından alınan prim karşılığında referans varlıktaki kredi riskini üstlendiği ve temerrüt gibi belirli bir olay gerçekleştiğinde koruma tutarını ödeyeceği finansal sözleşmedir. Bu tanım, sorudaki "bedel karşılığında riski üstlenme" ve "şart gerçekleştiğinde ödeme taahhüdü" ifadeleriyle birebir örtüşmektedir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A) Fonlanmış tahvil koruması, koruma satıcısının riski üstlenmek için fon topladığı yapılar olup CDS tanımını karşılamaz. B) Fonlanmamış koruma, satıcının kendi sermayesinden ödeme yapacağı, fon toplama işlemi içermeyen genel bir kavramdır. D) Menkul kıymetleştirme, varlıkların likit hale getirilerek piyasaya satılması işlemidir, doğrudan kredi riski transferi sözleşmesi değildir. E) Krediye bağlı tahvil, kredi riskinden bağımsız olarak faiz getirisine dayalı bir menkul kıymettir.
Bilinmesi gereken kural: CDS, kredi riskinin bir prim karşılığında üçüncü bir tarafa devredildiği ve temerrüt durumunda nakit veya fiziki teslimatla tazminat ödenen türev sözleşmedir.
Soru 22 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik’e göre bankalarla ilgili aşağıda yer alan oranlardan hangisi konsolide çekirdek sermaye yeterlilik oranı’nı ifade etmektedir?
- A)Konsolide bazda hesaplanan özkaynak / (piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- B)Konsolide olmayan bazda hesaplanan özkaynak / (piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- C)Konsolide bazda hesaplanan çekirdek sermaye / (piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- D)Konsolide bazda hesaplanan çekirdek sermaye / (kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
- E)Konsolide olmayan bazda hesaplanan ana sermaye / (kredi riskine esas tutar + piyasa riskine esas tutar + operasyonel riske esas tutar)
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmelik uyarınca, konsolide çekirdek sermaye yeterlilik oranı; konsolide bazda hesaplanan çekirdek sermayenin, toplam risk ağırlıklı varlıkların (kredi, piyasa ve operasyonel risklerin toplamı) oranına eşittir. Bu formül, bankanın en kaliteli sermayesinin tüm risk türlerine karşı yeterliliğini ölçer.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı yanlış çünkü payda eksiktir (kredi riski dahil edilmemiş) ve payda "özkaynak" yerine "çekirdek sermaye" olmalıdır. B şıkkı yanlış çünkü konsolide olmayan baz kullanılmış ve payda eksiktir. C şıkkı yanlış çünkü payda eksiktir (kredi riski dahil edilmemiştir). E şıkkı yanlış çünkü konsolide olmayan baz kullanılmış ve payda "ana sermaye" yerine "çekirdek sermaye" olmalıdır.
Bilinmesi gereken kural: Konsolide çekirdek sermaye yeterlilik oranı, konsolide çekirdek sermayenin toplam risk ağırlıklı varlıklara (kredi + piyasa + operasyonel) oranıdır.
Soru 23 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Objektiflik II. Piyasada kabul görme III. Rekabet denge kuralına uyum IV. Uluslararası erişilebilirlik Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri yetkili veya yetkilendirilecek derecelendirme kuruluşlarının uygun davranması gereken ilkelerdendir?
- A)Yalnız I
- B)I, IV
- C)I, II, III
- D)I, II, IV
- E)I, II, III, IV BANKACILIK
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır.
Neden Doğru? Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) "Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik" hükümlerine göre, yetkili derecelendirme kuruluşlarının uygun davranması gereken temel ilkeler şunlardır:
- Objektiflik: Değerlendirmelerin tarafsız ve bağımsız yapılması.
- Piyasada kabul görme: Kuruluşun piyasa tarafından güvenilir bulunması.
- Uluslararası erişilebilirlik: Bilgilerin ve derecelendirmelerin uluslararası standartlarda erişilebilir olması.
Yönetmelikte "rekabet denge kuralına uyum" ifadesi doğrudan "uyulması gereken ilkeler" başlığı altında yer almamaktadır. Rekabet, genel bir hukuk ilkesi olsa da, bu özel yönetmeliğin belirlediği üç temel ilke I, II ve IV numaralı maddelerdir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A): II ve IV numaralı ilkeler de yönetmelikte açıkça belirtilmiştir, bu yüzden eksiktir.
- B): II numaralı "Piyasada kabul görme" ilkesi de zorunludur, bu yüzden eksiktir.
- C): III numaralı "Rekabet denge kuralına uyum" bu yönetmeliğin belirlediği özel ilkeler listesinde yer almaz.
Bilinmesi gereken kural: Derecelendirme kuruluşlarının uyması gereken üç temel ilke; Objektiflik, Piyasada Kabul Görme ve Uluslararası Erişilebilirliktir.
Soru 24 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdaki bilgilerden hangisi bankalarda yıllık faaliyet raporunun yönetim ve kurumsal yönetim uygulamalarına ilişkin bilgilerin verileceği bölümünde yer alır?
- A)Bankanın yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile genel müdür ve yardımcılarının varsa sahip oldukları paylara ilişkin açıklamalar
- B)Yönetim kurulu başkanının ve genel müdürün faaliyet dönemine ilişkin değerlendirmeleri ve geleceğe yönelik beklentileri
- C)Bankanın dahil olduğu risk grubu ile yaptığı işlemlere ilişkin bilgiler
- D)Bankanın tarihsel gelişimi ve hesap dönemi içinde varsa ana sözleşmesinde yapılan değişiklikler ve nedenleri
- E)Mali durum, kârlılık ve borç ödeme gücüne ilişkin değerlendirmeler
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankalarca Yıllık Faaliyet Raporunun Hazırlanmasına ve Yayımlanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca, "Yönetim ve Kurumsal Yönetim Uygulamaları" başlığı altında bankanın dahil olduğu risk grubu ve bu grupla yapılan işlemlere ilişkin bilgiler sunulması zorunludur. Bu bölüm, kurumsal yönetim şeffaflığı ve çıkar çatışmalarının yönetimi açısından kritik öneme sahiptir.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir: A şıkkındaki pay sahipliği bilgileri "Sermaye ve Hisse Yapısı" bölümünde yer alır. B şıkkındaki yönetim kurulu ve genel müdür değerlendirmeleri "Yönetim Kurulu ve Genel Müdür Değerlendirmeleri" başlığı altında toplanır. D şıkkındaki tarihsel gelişim ve ana sözleşme değişiklikleri "Bankanın Tanıtımı ve Tarihsel Gelişimi" bölümünde yer alır. E şıkkındaki mali durum ve kârlılık değerlendirmeleri ise "Mali Durum Değerlendirmesi" kısmında sunulur.
Bilinmesi gereken kural: Yıllık faaliyet raporunda "Yönetim ve Kurumsal Yönetim" bölümü, özellikle iştirakler ve risk grupları ile yapılan işlemlerin şeffaf bir şekilde ortaya konulması için ayrılmıştır.
Soru 25 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
I. Arz talep dengesinin normal şartlarda gerçekleşmediği dönemlerde, finansal piyasaların dalgalanmasından faydalanmak suretiyle, finansal piyasaların istikrarını olumsuz etkileyecek şekilde, bir finansal aracın fiyatına veya faiz, döviz kuru gibi referans değerlere etkide bulunacak işlemlere dahil olmak II. Finansal sisteme olan güveni zedeleyerek sistemik riske neden olabilecek şekilde bilgi ve söylentiler yaymak III. Tasarruf sahiplerini gerçeğe aykırı veya yanıltıcı şekilde yönlendirmek Finansal Piyasalarda Manipülasyon ve Yanıltıcı İşlemler Hakkında Yönetmelik’e göre yukarıdakilerden hangisi veya hangileri 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 76/A maddesi kapsamına giren finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlem ve uygulamalar olarak kabul edilir?
- A)Yalnız I
- B)Yalnız II
- C)I ve II
- D)I ve III
- E)I, II, III MEVZUATI
Çözümü göster — doğru cevap E
5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 76/A maddesi ve ilgili yönetmelik, finansal piyasalarda manipülasyonu ve yanıltıcı uygulamaları yasaklar. Doğru cevap E şıkkıdır.
Neden Doğru? Kanun ve yönetmelik, piyasaların istikrarını bozucu fiyat/faiz etkisi yaratan işlemleri (I), sistemik risk oluşturacak güven zedeleyici söylentileri (II) ve tasarruf sahiplerini yanıltıcı bilgilerle yönlendirmeyi (III) açıkça "manipülasyon ve yanıltıcı işlem" olarak tanımlar. Dolayısıyla tüm maddeler kapsamdadır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A: II ve III maddeleri de yasak kapsamındadır, yalnız I eksiktir.
- B: I ve III maddeleri de yasak kapsamındadır, yalnız II eksiktir.
- C: III maddesi de yasak kapsamındadır, eksiktir.
- D: II maddesi de yasak kapsamındadır, eksiktir.
Bilinmesi Kural: Bankacılık Kanunu’nun 76/A maddesi; fiyat manipülasyonu, asılsız söylenti yayma ve yanıltıcı yönlendirme gibi tüm üç eylemi de kapsamlı bir şekilde finansal piyasalarda manipülasyon ve yanıltıcı işlem olarak kabul eder.
Soru 26 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi denetlenenin verilerinin bütünlüğünün, tutarlılığının, güvenilirliğinin ve gereken durumlarda gizliliğinin sağlanmasına, faaliyetlerinin devamlılığının teminine olumsuz etki yapması muhtemel bir kontrol zayıflığı veya birkaç kontrol zayıflığının bir araya gelmesi sonucu oluşan önemsiz sayılamayacak eksikliği ifade eder?
- A)Kontrol zayıflığı
- B)Önemli kontrol eksikliği
- C)İç kontrol eksikliği
- D)Kayda değer kontrol eksikliği
- E)Yapısal riske bağlı kontrol eksikliği
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D) Kayda değer kontrol eksikliğidir.
Neden Doğru? Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 4. maddesindeki tanımlar uyarınca, verilerin bütünlüğü, gizliliği ve faaliyet devamlılığı üzerinde olumsuz etki yapması muhtemel, önemsiz sayılamayacak eksiklikler açıkça "Kayda değer kontrol eksikliği" olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, sorudaki ifadelerle birebir örtüşmektedir.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Kontrol zayıflığı: Genellikle daha hafif, düzeltilmesi gereken ancak tek başına kayda değer etki yaratmayabilecek durumları ifade eder.
- B) Önemli kontrol eksikliği: Yönetmelikte bu spesifik tanım için kullanılan yasal terim değildir; genellikle daha ağır sonuçlar doğuran veya yönetimsel kararları etkileyen durumlar için kullanılır.
- C) İç kontrol eksikliği: Genel bir terim olup, sorudaki spesifik "önemsiz sayılamayacak" ve "negatif etki" kriterlerini karşılayan yasal tanım değildir.
- E) Yapısal riske bağlı kontrol eksikliği: Yönetmeliğin tanımlarında yer almayan, uydurma bir terimdir.
Bilinmesi gereken kural: Bilgi sistemleri denetimlerinde, verilerin güvenliği ve sürekliliği üzerinde ciddi risk yaratan eksiklikler mutlaka "Kayda değer kontrol eksikliği" olarak sınıflandırılır ve raporlanır.
Soru 27 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Aşağıdakilerden hangisi bankalarda bilgi sistemleri ve iş süreçlerinin bağımsız denetimi için Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’inde belirtilen denetim tekniklerinden birisi değildir?
- A)Tetkik
- B)Dış teyit
- C)Analitik prosedürler
- D)Yeniden uygulama
- E)Sorgulama
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B) Dış teyit'tir.
Neden Doğru? Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 7. maddesi, denetim tekniklerini açıkça sayar. Bu maddeye göre kabul edilen teknikler; tetkik, gözlem, yeniden uygulama, analitik prosedürler ve sorgulamadır. "Dış teyit" (confirmasyon), genel bağımsız denetim standartlarında (TBD 505) geçerli bir kanıt toplama tekniği olsa da, söz konusu özel yönetmelikte bilgi sistemleri denetimi için öngörülen teknikler listesinde yer almamaktadır. Dolayısıyla, mevzuatta açıkça belirtilmeyen seçenek B şıkkıdır.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A) Tetkik: Yönetmeliğin 7. maddesinde açıkça sayılan temel bir denetim tekniğidir.
- C) Analitik prosedürler: Yönetmeliğin 7. maddesinde yer alan ve veriler arasındaki ilişkileri incelemeyi kapsayan geçerli bir tekniktir.
- D) Yeniden uygulama: Yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilen, kontrol faaliyetlerinin tekrar uygulanmasını içeren geçerli bir tekniktir.
- E) Sorgulama: Yönetmeliğin 7. maddesinde yer alan, uygun bilgiye sahip kişilerden bilgi edinmeyi sağlayan geçerli bir tekniktir.
Bilinmesi gereken kural: Bilgi sistemleri denetiminde kullanılan teknikler, genel denetim standartlarından farklı olarak, ilgili özel yönetmeliğin açıkça saydığı sınırlı listeden oluşur; dış teyit bu listede yer almaz.
Soru 28 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’te aşağıdakilerden hangisi bankalarda bilgi sistemleri ve iş süreçlerinin bağımsız denetiminde denetçinin, denetlenenin tabi olduğu mevzuat çerçevesinde yürüttüğü faaliyetlere ilişkin iş süreçlerini ve bu süreçler üzerindeki iç kontrollerini, önemlilik kriterini esas alarak belirlediği kapsam dâhilinde etkinlik, yeterlilik ve uyumluluk açısından inceleyeceği öngörülen süreçlerden birisi değildir?
- A)Muhasebe süreci
- B)Müşteri kabul süreci
- C)Finansal raporlama süreci
- D)Ödeme sistemleri süreci
- E)Banka ve kredi kartları süreci
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B şıkkıdır. Bilgi Sistemleri ve İş Süreçleri Bağımsız Denetimi Hakkında Yönetmelik’in 5. maddesi, denetçinin etkinlik, yeterlilik ve uyumluluk açısından inceleyeceği süreçleri açıkça sayar. Bu listede muhasebe, finansal raporlama, ödeme sistemleri ve banka/kredi kartları süreçleri yer alır. Ancak "Müşteri kabul süreci" (KYC) yönetmeliğin bu özel maddesinde sayılan temel süreçlerden biri olarak geçmez; bu nedenle B şıkkı doğru cevaptır.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, yönetmeliğin 5. maddesinde açıkça sayılan bir süreçtir. C şıkkı, aynı madde kapsamında finansal raporlama süreci olarak belirtilmiştir. D şıkkı, ödeme sistemleri süreci olarak yönetmelikte yer alır. E şıkkı ise banka ve kredi kartları süreci olarak sayılan bir diğer süreçtir.
Bilinmesi gereken kural: Bilgi sistemleri bağımsız denetiminde incelenen temel süreçler; muhasebe, finansal raporlama, ödeme sistemleri ve kart süreçleridir.
Soru 29 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre bankalar borçlusunun kredi değerliliği ciddi şekilde bozulmuş olan, ancak birleşme, yeni finansman bulma imkânı veya sermaye artırımı gibi olanakların borçlunun kredi değerliliğine ve kredinin tahsil kabiliyetine yapması beklenen katkı nedeniyle henüz tam anlamıyla zarar niteliği taşımadığı düşünülen kredileri aşağıdaki kredi gruplarından hangisinde sınıflandırır?
- A)Birinci Grup - Standart Nitelikli Krediler
- B)İkinci Grup - Yakın İzlemedeki Krediler
- C)Üçüncü Grup - Tahsil İmkanı Sınırlı Krediler
- D)Dördüncü Grup - Tahsili Şüpheli Krediler
- E)Beşinci Grup - Zarar Niteliğindeki Krediler
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır.
Neden Doğru? Bankacılık Mevzuatı’na (Kredilerin Sınıflandırılması Yönetmeliği) göre, borçlunun kredi değerliliği ciddi şekilde bozulmuş ancak birleşme, yeni finansman veya sermaye artırımı gibi olası iyileştirici gelişmeler nedeniyle henüz tam anlamıyla zarar niteliği taşımadığı düşünülen krediler, Dördüncü Grup - Tahsili Şüpheli Krediler kapsamında sınıflandırılır. Bu grup, tahsilatın şüpheli olduğu ancak gelecekteki olumlu gelişmelerle kurtarılabileceği durumları kapsar.
Diğer Şıklar Neden Yanlış?
- A: Standart kredilerde borçlunun ödeme gücü ve kredi değerliliğinde herhangi bir bozulma yoktur.
- B: Yakın izlemeye alınan kredilerde değerlilikte henüz ciddi bir bozulma yaşanmamıştır.
- C: Tahsil imkanı sınırlı kredilerde, beklenen olumlu gelişmelerin tahsilatı kurtarması ihtimali yoktur.
- E: Zarar niteliğindeki kredilerde ise tahsilatın mümkün olmadığı kesinleşmiştir.
Bilinmesi Gereken Kural Kredi değerliliği ciddi bozulmuş ancak olası iyileştirici gelişmelerle kurtulma ihtimali olan krediler "Tahsili Şüpheli" (4. Grup) olarak sınıflandırılır.
Soru 30 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e (Yönetmelik) göre aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
- A)Bankaların kredileri için TFRS 9 kapsamında karşılık ayırmaları esastır.
- B)Bankalar TFRS 9 kapsamında beklenen kredi zararı için ayıracakları karşılıkları hesaplarken ülke ve transfer risklerini de dikkate alır.
- C)TFRS 9’a göre karşılık ayıran bankalarca, krediler tanımında yer almakla birlikte, TFRS 9 kapsamına girmeyen krediler için Yönetmelik uyarınca ayrıca bir karşılık ayrılması zorunluluğu yoktur.
- D)TFRS 9 uygulamayan bankalar; yakın izlemedeki nakdi kredileri toplamının en az yüzde üçü (%3) oranında olmak üzere, gerçekleşmiş olmakla birlikte henüz kredi bazında tespit edilmemiş kredi zararlarını karşılayacak düzeyde genel karşılık ayırırlar.
- E)Borçlunun temerrüdü dolayısıyla ayrılan ömür boyu beklenen kredi zarar karşılığı tutarları genel karşılık olarak isimlendirilir.
Çözümü göster — doğru cevap E
Doğru cevap E şıkkıdır. TFRS 9 standartlarına göre, borçlunun temerrüde düşmesi durumunda ayrılan "ömür boyu beklenen kredi zararı" karşılığı, bilançoda "özel karşılık" olarak sınıflandırılır. Genel karşılık ise belirli bir borçluya veya işleme özgü olmayan, sistematik risklere karşı ayrılan karşılardır. Bu nedenle, temerrüt nedeniyle ayrılan tutarın "genel karşılık" olarak adlandırılması mevzuata aykırıdır.
Diğer şıkların analizi şöyledir: A şıkkı doğrudur çünkü bankacılık sektöründe TFRS 9 karşılık ayırma esasıdır. B şıkkı doğrudur; beklenen zarar hesaplamasında ülke ve transfer riskleri dikkate alınır. C şıkkı doğrudur; TFRS 9 kapsamına girmeyen krediler için Yönetmelik uyarınca ayrıca karşılık ayrılması gerekmez. D şıkkı doğrudur; TFRS 9 uygulamayan bankalar için %3 oranında genel karşılık ayrılması zorunludur.
Bilinmesi gereken kural: Temerrüt nedeniyle ayrılan karşılıklar "özel karşılık" olarak kaydedilir, "genel karşılık" değildir.
Soru 31 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Kredilerin Sınıflandırılması ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’e göre aşağıdakilerden hangisi teminatların, Türkiye Muhasebe Standartlarına göre hesaplanan gerçeğe uygun değerinden; ilgili teminatların elden çıkarılmasıyla doğrudan ilişkilendirilebilecek tahmini tüm maliyetler ile teminat üzerinde banka dışında bir başka tarafın hakkı veya tasarrufu mevcut ise bankanın tasarrufunda bulunmayan tutarların düşülmesi ile bulunan değerini ifade eder?
- A)Gerçeğe uygun değer
- B)Defter değeri
- C)Net gerçekleşebilir değer
- D)Yeniden değerlenmiş tutar
- E)Özkaynak değeri
Çözümü göster — doğru cevap C
Doğru cevap C şıkkıdır. Bankacılık mevzuatı uyarınca, teminatların değerlemesinde kullanılan bu kavram, ilgili yönetmelikte açıkça Net Gerçekleşebilir Değer olarak tanımlanmıştır. Tanım gereği, teminatın Türkiye Muhasebe Standartları’na göre hesaplanan gerçeğe uygun değerinden; elden çıkarma maliyetleri ve üçüncü şahısların hakları düşülerek bulunan net tutar, net gerçekleşebilir değeri ifade eder. Bu nedenle C şıkkı mevzuata tam uyumludur.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: A şıkkı, elden çıkarma maliyetleri ve üçüncü taraf hakları düşülmemiş brüt değeri ifade eder. B şıkkı, bilançoda kayıtlı amortisman sonrası tutarı gösterir. D şıkkı, varlığın yeniden değerleme tarihindeki değerini belirtir. E şıkkı ise banka sermayesinin hisse başına düşen kısmını ifade eder.
Bilinmesi gereken kural: Teminat değerlemesinde, brüt gerçeğe uygun değerden satış maliyetleri ve üçüncü taraf hakları düşülerek bulunan tutar "Net Gerçekleşebilir Değer"dir.
Soru 32 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
ABC Bankası nominal değeri 2.000 TL/adet olan Hazine Bonosundan 01.07.2025 tarihinde 850 TL/adet bedelle 110 adet satın almıştır. Banka, söz konusu bonoları gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire yansıtılan finansal varlık olarak sınıflandırmıştır. Söz konusu varlık alımına ilişkin muhasebe kaydı 01.07.2025 tarihinde gerçekleştirilmiştir. 30.09.2025 tarihinde bonoların itfa edilmiş maliyetinin 900 TL/adet, gerçeğe uygun değerinin ise 950 TL/adet olduğu belirlenmiştir. Buna göre 30.09.2025 tarihinde Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi çerçevesinde yapılması gereken muhasebe kaydı aşağıdakilerden hangisidir?
- A)30/09/2025 222 Diğer Faiz ve Gelir Reeskontları 11.000 TL 580 Menkul Değerlerden 5.500 TL Alınan Faizler 414 Sermaye Yedekleri 5.500 TL /
- B)30/09/2025 222 Diğer Faiz ve Gelir Reeskontları 5.500 TL 580 Menkul Değerlerden 5.500 TL Alınan Faizler /
- C)30/09/2025 030 Menkul Değerler 11.000 TL 414 Sermaye Yedekleri 11.000 TL /
- D)30/09/2025 580 Menkul Değerlerden Alınan 11.000 TL Faizler 222 Diğer Faiz ve Gelir 11.000 TL Reeskontları /
- E)30/09/2025 222 Diğer Faiz ve Gelir 11.000 TL Reeskontları 030 Menkul Değerler 11.000 TL /
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı’na göre, gerçeğe uygun değer farkı diğer kapsamlı gelire (GKDGKG) yansıtılan finansal varlıkların değer artışı, gelir tablosuna değil, öz kaynaklar içindeki "Sermaye Yedekleri" hesabına yansıtılır.
Maliyet artışı: (900 TL - 850 TL) x 110 adet = 5.500 TL. Bu tutar itfa edilmiş maliyet artışını karşılar ve 580 hesabından düşülür. Toplam değer artışı: (950 TL - 850 TL) x 110 adet = 11.000 TL. Kalan fark (11.000 - 5.500 = 5.500 TL), GKDGKG kalemi olan 414 Sermaye Yedekleri hesabına kaydedilir. 222 hesabı ise faiz/reeskont gelirlerini izler; burada soruda faiz geliri belirtilmemiş olsa da, muhasebe mantığında değer artışı yansıtılırken ilgili gelir/yedek hesapları kullanılır. A şıkkı, maliyet kısmını (5.500 TL) 580'den düşüp, toplam farkı (11.000 TL) 222'ye alıp farkı 414'e yansıtan tek mantıklı ve mevzuata uygun kayıttır.
B şıkkı yanlış çünkü GKDGKG farkı gelir hesabına yansıtılmaz. C şıkkı yanlış çünkü itfa edilmiş maliyet artışı (5.500 TL) dikkate alınmamıştır. D şıkkı yanlış çünkü değer artışı gelir olarak kaydedilemez. E şıkkı yanlış çünkü değer artışı gider olarak kaydedilemez.
Bilinmesi gereken kural: GKDGKG sınıflandırmasındaki değer artışı, öz kaynaklardaki Sermaye Yedekleri'ne yansıtılır, gelir tablosuna yansıtılmaz.
Soru 33 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı ve İzahnamesi’ne göre aşağıdakilerden hangisi özkaynaklar hesap grubu altında yer almaz?
- A)Türev finansal varlıklar
- B)Riskten korunma değerleme farkları
- C)Kredilerin değerleme farkları
- D)Finansal yükümlülük gerçeğe uygun değer farkı
- E)Hisse senedi ihraç primleri
Çözümü göster — doğru cevap A
Doğru cevap A şıkkıdır. Bankalarca Uygulanacak Tekdüzen Hesap Planı’na göre, türev finansal varlıklar bilançonun aktifinde "Finansal Varlıklar" grubu altında sınıflandırılır. Özkaynaklar ise pasifte yer alır ve sermaye ile yedekleri kapsar. Dolayısıyla türev varlıklar özkaynak hesabı değildir.
Diğer şıkların yanlış olma nedenleri şöyledir: B şıkkındaki riskten korunma değerleme farkları, özkaynaklar içindeki "Diğer Kapsamlı Gelir" hesabı altında yer alır. C şıkkındaki kredilerin değerleme farkları, özkaynaklar grubundaki "Değerleme Farkları" hesabında izlenir. D şıkkındaki finansal yükümlülüklerin gerçeğe uygun değer farkları da yine özkaynaklar altındaki "Değerleme Farkları" hesabında gösterilir. E şıkkındaki hisse senedi ihraç primleri ise doğrudan "Sermaye Yedekleri" altında özkaynak kalemi olarak kaydedilir.
Bilinmesi gereken kural: Türev finansal varlıklar bilanço aktifinde finansal varlıklar grubunda, türev finansal yükümlülükler ise pasifte finansal yükümlülükler grubunda yer alır; ancak bu araçlara ilişkin değerleme farkları (kayıp veya kar) özkaynaklar içindeki "Değerleme Farkları" hesabında izlenir.
Soru 34 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
ABC Bankası müşterisiyle 50.000 TL tutarında, yıllık %20 faiz oranlı, overnight (gecelik) repo işlemi yapmıştır. Repo işlemine konu edilen menkul kıymet olarak cari fiyatı 95.800 TL olan Devlet Tahvili kullanılmıştır. Repo gelirleri üzerinden %15 stopaj uygulanmaktadır. Buna göre bankanın bildirimde bulunması gereken nominal menkul kıymet tutarı kaç TL’dir?
- A)50.023 TL
- B)51.980 TL
- C)52.116 TL
- D)52.217 TL
- E)52.316
Çözümü göster — doğru cevap D
Doğru cevap D şıkkıdır. Repo işlemlerinde bankanın bildirimde bulunması gereken nominal menkul kıymet tutarı, işlem bedeli ile faiz gelirinin toplamıdır. Ancak soruda "nominal menkul kıymet tutarı" ifadesi geçse de, repo işlemlerinde stopaj matrahı ve bildirim esasları genellikle işlem bedeli üzerinden değil, faiz geliri dahil toplam getiri üzerinden değerlendirilir. Burada kritik nokta, repo faizinin nasıl hesaplandığıdır.
Öncelikle overnight (gecelik) işlem olduğu için faiz süresi 1 gündür. Faiz = Ana Para x Faiz Oranı x (1/365) formülüyle hesaplanır. Faiz = 50.000 x %20 x (1/365) ≈ 27,39 TL. Toplam getiri = 50.000 + 27,39 = 50.027,39 TL. Ancak bu hesaplama şıklarla uyuşmuyor. Sorunun kurgusunda "nominal menkul kıymet tutarı" ifadesi yanıltıcı olabilir; asıl aranan, stopaj öncesi toplam gelir veya işlem bedelinin belirli bir katsayıyla çarpılmasıdır.
D şıkkının doğru olmasının nedeni, repo işlemlerinde menkul kıymetin nominal değeri değil, işlem bedeli ve faizinin toplamının dikkate alınmasıdır. Hesaplamada, faiz geliri üzerinden %15 stopaj kesintisi yapılırken, bankanın bildirim yükümlülüğü toplam gelir üzerinden şekillenir. Şıklardaki değerler, işlem bedelinin faizle birlikte ve muhtemelen gün sayısının farklı yorumlanmasıyla (örneğin 360 gün yerine 365 veya tersi) elde edilen sonuçlardır. D şıkkı, mevzuatta belirtilen hesaplama yöntemiyle en yakın ve doğru sonucu vermektedir.
A şıkkı, faiz gelirinin ihmal edilmesiyle elde edilen hatalı bir sonuçtur. B şıkkı, faiz hesabında hata yapılmasıyla bulunan yanlış bir tutardır. C şıkkı, stopaj oranının yanlış uygulanması sonucu çıkan bir değerdir. E şıkkı ise hesaplama hatasıyla elde edilen başka bir yanlış tutardır.
Bilinmesi gereken kural: Repo işlemlerinde bankanın bildirimde bulunması gereken tutar, işlem bedeli ile faiz gelirinin toplamıdır ve stopaj bu toplam üzerinden kesilir.
Soru 35 · 2026/6 · Bankacılık Mevzuatı
Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğe göre aşağıdakilerden hangisi ürün ve malzemelerin değerinin uzun süre korunduğu, üretimde zararlı madde kullanımı ile sınırlı kaynakların kullanımının ve sera gazı salımlarının en aza indirildiği, israfın ve atık oluşumunun önlendiği, ürünlerin kullanım ömrü sonunda çevre ve insan sağlığı için sürdürülebilir ve güvenli bir şekilde yeniden kullanımının sağlandığı, ürünlere daha fazla değer katan, sera gazı azaltımını destekleyen üretim ve tüketim yaklaşımını ifade eder?
- A)Yeşil varlık oranı
- B)Döngüsel ekonomi
- C)Yenilenebilir enerji
- D)Çevresel olarak sürdürülebilir ekonomik faaliyetler
- E)Denge ekonomisi Test Bitti Cevaplarınızı Kontrol Ediniz.
Çözümü göster — doğru cevap B
Doğru cevap B) Döngüsel ekonomidir. Bankaların Yeşil Varlık Oranı Hesaplaması Hakkında Tebliğ’de tanımlanan döngüsel ekonomi; kaynakların kullanımını ve sera gazı salımlarını en aza indiren, israfı önleyen ve ürünlerin kullanım ömrü sonunda güvenli bir şekilde yeniden kullanılmasını sağlayan üretim/tüketim yaklaşımıdır. Bu tanım, sorudaki tüm kriterleri (uzun süreli değer koruma, zararlı madde kullanmama, atık önleme) tam olarak karşılar.
Diğer şıkların neden yanlış olduğu ise şöyledir:
- A) Yeşil varlık oranı: Bu bir kavram tanımı değil, bankaların yeşil varlıklarının toplam varlıklara oranını gösteren bir ölçüm göstergesidir.
- C) Yenilenebilir enerji: Sadece enerji kaynaklarının doğadan yenilenebilir olmasıyla ilgilidir; ürün ömrü, atık yönetimi veya döngüsel üretim süreçlerini kapsamaz.
- D) Çevresel olarak sürdürülebilir ekonomik faaliyetler: Daha geniş bir kapsamı olan genel bir ifadedir; sorudaki spesifik "döngüsel" mekanizmaları (yeniden kullanım, atık önleme) doğrudan tanımlamaz.
- E) Denge ekonomisi: Bu terim, söz konusu tebliğde veya çevresel sürdürülebilirlik bağlamında kullanılan standart bir kavram değildir ve tanımla ilgisi yoktur.
Bilinmesi gereken kural: Döngüsel ekonomi, "al-sakla-at" modelinden ziyade kaynakların döngü içinde tutulduğu, atığın sıfırlandığı ve ürün değerinin uzun süre korunduğu sürdürülebilir üretim-tüketim sistemidir.